Sağda ve solda "sandık tehlikesi"nin farkına varanlar apar topar kucaklaşıverdiler...
Önce sola bakalım: Bugüne kadar "Birleşme ancak bana iltihak ederseniz gerçekleşir" diyen CHP bu kadim ısrarından birdenbire vazgeçti: DSP kapatılmayacak, CHP çatısı altında seçime girecek... Tamer Korkmaz
Bir düşünün: O mağrur CHP, DSP ile birlikte seçime girme ihtiyacı hissediyor. Neden acaba? Demek ki, korkusu var!
"Merkez Sağ" a gelince: DYP ve Anavatan hafta sonunda hooop "Demokrat Parti" oluverdiler...
Dikkat ediniz: Yıllardır hep sözü edilen ancak bir türlü gerçekleşmeyen bu birleşme, her iki partinin de demokrasi sınavından çaktığı bir dönemde hayata geçti...
Demokrat Parti adını alarak "günah çıkarma, aklanma" çabasındalar...
DYP'yi DP misyonundan, Anavatan'ı da reformcu niteliğinden uzaklaştırıp sağdaki ana akım partilerin içini boşaltanlar günümüzde bu iki partinin birleşmesini sağladılar!
Demirel ve Yılmaz çok memnunlar. Eh, birleşme projesinin perde arkasında onlar da saf tuttu...
Süleyman Bey'in sevinmek için fazladan bir nedeni var: Özal'ın partisi bugün tabela olarak dahi kalmadığı için keyifli olmalıdır. Yılmaz ise Özal'ın partisini fiilen bitiren kişiydi. Ona Statüko'nun yüklediği misyon zaten buydu...
Özal, Anavatan'ı filmin sonunda gidip DYP ile birleşsin diye mi kurmuştu?
***
DYP ve Anavatan'ın birleşmesi, son iki haftada yaşadıklarımız olmasaydı farklı bir mana ifade edebilirdi...
Mesela, Mumcu ve Ağar uğradıkları "adam adama markaj" neticesinde değiştirdikleri duruşlarını korusalardı yani Meclis'teki ilk tur oylamaya katılsalardı; bu tercihlerinin iktidarın değil, demokrasinin yanında bir tavır olduğunu vurgulayan "Dreyfus Konuşması" yapsalardı...
Hemen ardından da birleşmiş olsalardı, işte o zaman DP adını hak ederlerdi. Böyle bir tablonun sandığa yansıması farklı olabilirdi...
Tam tersini yaptılar. DP misyonuna değil, CHP çizgisine hizmet eden tavırlarıyla çok ciddi tepki topladılar. "Tut şunun ucunu barajı geçelim ağbi" tarzındaki nikahın, oyları artıran değil eksilten bir etki yapma ihtimali çok yüksektir...
Hem Menderes'in hem de Özal'ın kemiklerini sızlatan bir birleşmedir, bu...
"Yeter Söz Milletindir" sloganıyla İsmet Paşa'yı sandığa gömen DP'nin adı -bugün "Yeter Söz Devletindir" cümlesiyle özetlenebilecek bir "operasyon" sonucu yeniden su yüzüne çıkıyor: Siyasi tarihimizin en abuk hadiselerinden biriyle karşı karşıyayız...
DP'nin eski genel başkanı Aydın Menderes birleşmeyi "Anavatan, DYP'ye kuma olarak gitti" diye betimlerken "Suçlarını örtmek için DP'ye iltica etme ve onun ismi altına sığınma girişiminde başarılı olamayacaklardır. Barajı aşamayacaklardır" diyor...
Aydın Menderes bu sözlerinden dolayı "çelişki"ye düşmüş değildir. Aksine, tutarlı olan tavır budur. Menderes, DP'nin misyonunu tersyüz eden bu birleşmeye sevinseydi işte o vakit çelişkiye düşmüş olurdu...
"DP Numarası"na Demirel, Yılmaz (bu arada Doğan Medya Grubu) elbette sevineceklerdir. Yaşasaydı, İsmet İnönü de çok sevinirdi!
"Diriltilen", Aydın Menderes'in babasının partisi olan DP değil; CHP'nin görmeyi arzuladığı bir DP'dir...
Yani, demokrasi sınavında dik duramayan iki partinin birleşmesiyle oluşmuş bir "Sözde" Demokrat Parti!
Yorumlar the long and winding road Erkan Mumcu'yu izlerken sahici olmadığını düşünüyorum nedense.böyle bir his veriyor insana...Volkan İĞRENÇ TEZGAH!!!
KIZILELMA; KIZIL YILDIZA DÖNÜŞÜYOR!...
Tandoğan, Çağlayan mitingini düzenleyen ULUSALCILAR ve KEMALİSTLER; kendilerine destek veren Nihal Atsız Grubu dahil bütün ülkücüleri dışlayarak bayrak açtılar... YENİ Sloganları: "Kemalizm Soldur. Ne Orta Yoldur Ne de Sağdır..!"
Daha detaylı ve ateşli tartışmalar için mutlaka bakınız: http://kemalistler.net/viewtopic.php?t=7250Metin Elbette CHP özleyecek, bu DP CHP yi yokluğa, sandığa mahkum eden bir partiydi.oysa şimdiki uyduruk DP CHP'nin kardeş partisidir.Ağzının suyu akmalıdır Baykalıngülden Moral bozucu,can sıkıcı durumlar...ne yapmalı bilmem ki.Gerçekten kötü oldu bu muhtıra...dayak yemiş gibiyim...Acaba Sn.Ağar ve Mumcu ve aslan demokratlar(diğerleri mutlu, mesut saymıyoruz onları) nasıl hissediyorlar kendilerini.Zira bu dayak misakı milli içindeki herkese atıldı.28 ŞUBATIN EVET ACZIMENDILER DERKEN HIZBULLAH FALAN AYNI FLIM NAKARAT KALDIGI YERDEN DEMESINLER EZAN DEMOKRAT PARTI DONEMINDE TEKRAR TÜRKÇE OLMASIN.GAYRİ MILLI TÜRKLER TEKLIF YAPABILIRİSİM YOK DEMOKRASİ VARMI.* DEMOKRAT PARTIYE O DONEMDE YAPAMADIKLARINI BUNLARA YAPTIRABILMEK NE GUZEL.DEMOKRASIDEN TAM ROVANS PESINDE GORUNEN BIR ISIM ALTINDA KITLENDILER.YAZIK O DONEMON CHP SI ILE BUGUNUN CHP SI DEMOKRASI ADINA USTUNDE HIC BIR SEYI TASIMAYAN KIMLIGINI BOZMAMIŞ.DEMEMKI BİZDE BIR YANLIŞLIK VAR KADER NEDEN BOYLE SEYE FETVA CIKARDI.ILGİNÇ SEYLER OLMAYA DEVAM EDECEK BIZLERDE SEYREDECEZ.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.