Çocukluğum geliyor aklıma. En sığ.. en yalnız.. en acılı yanımda yeşeriyor o yıllar. Bir gecekondu mahallesinde, çelik çomak oyunlarıma karışan, en köylü yanımla hatırlıyorum seni. Al yazman içinde hatırlıyorum. Çiçekli fistanlarınla.. en anaç yanlarınla.. kömür sobasına odun atışınla hatırlıyorum seni.
Sebahattin Çelebi
Kelimeler, acılar düğümleniyor genzimde.
İçimde çaresiz bir çığlık. İçimde kabarmış bir okyanus. İçimde yıldızsız bir gece.
Kayboluyorum, sensiz, uzak iklimlerde. Her şey anlamını yitiriyor, hiçbir şey üç kuruş etmiyor. Ellerimde kuru bir yalnızlık... Avucuma, yüreğime çörekleniyor bir öksüz ağrısı... Anlatacak çok şey var belki.
Bir anlatabilsem...
Bir haykırabilsem içimdeki acıyı...
Çocukluğum geliyor aklıma. En sığ.. en yalnız.. en acılı yanımda yeşeriyor o yıllar. Bir gecekondu mahallesinde, çelik çomak oyunlarıma karışan, en köylü yanımla hatırlıyorum seni. Al yazman içinde hatırlıyorum. Çiçekli fistanlarınla.. en anaç yanlarınla.. kömür sobasına odun atışınla hatırlıyorum seni.
Kış geceleriyle.. penceremizden, evimize, hüzünlerimize ve şehirli yalnızlıklarımıza vuran dolunay geceleriyle hatırlıyorum seni. Oğul tadında buruk bakışlar içinde, yufka açarken hatırlıyorum seni.
Kelimeler, acılar düğümleniyor genzimde.
İçimde çaresiz bir çığlık. İçimde kabarmış bir okyanus. İçimde yıldızsız bir gece.
Anlatamıyorum seni.
Kelimelere sığmıyorsun..
Dile gelmiyorsun...
Kağıtlara dökemiyorum seni.
“O, benim için gökteki yıldız gibi” demişsin... Demişsin demesine ama, yıkmışsın bilmeden beni. Canevimden vurmuşsun. Kolumu kanadımı kırmışsın.
Ne diyeyim, nasıl anlatayım seni?
Ne ifade edebilir ki seni?
Hangi kitaba sığarsın?
Küçük ruhum, küçük dünyam içinde, penceremden içeri vuran dolunay ışıklarıyla hatırlıyorum seni.
“Az kaldı oğlum” desen de, ümit ediyor, dua ediyorum...
Kelimeler, acılar düğümleniyor genzimde.
İçimde çaresiz bir çığlık. İçimde kabarmış bir okyanus. İçimde “dolunaysız” bir gece.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.