Pek Yakında: '367 Sabih' 550 istemek zorunda kalacak!
"Bir gece ansızın gelebilirim" demeye çalışan "27 Nisan Sanal Açıklaması"ndan kâbus topu gibi bir rejim krizi çıkarmak isteyenlerin zerre kadar şansları yok... Tamer Korkmaz
İnternette zuhur eden "muhtıra" metninden yola çıkarak askeri müdahale falı tutanlar, kamuoyunu böyle bir ihtimal varmış gibi güdülemeye çalışanlar artık raptiye rap rap/ zaptiye zap zap günlerine dönüşün olmayacağını bilmek zorundalar...
Türkiye'de muhtıralar, darbeler, askeri müdahaleler dönemi kapanmış bulunuyor.
***
Hükümet "sanal bildiri"ye karşı esaslı bir "dik duruş" sergileyerek bir ezberin daha bozulmasına vesile oldu...
Burada kastedilenler gösterilmeye çalışıldığı gibi AKP'nin içinden birileri midir?
Mesela, Meclis Başkanı mıdır?
Hiç sanmıyorum. Ya? Türkiye'nin içeride ve dışarıda iyiye gitmesinden rahatsız olan Ankara'daki "Kaybedenler Cephesi"nin üyeleridir!
"Fredi'nin Kâbusları"na oynayan bu cephe ile kader ortaklığı yapan simalar ise fazlasıyla tanıdık...
"Gene Hackman'ın Güniz Sokak Şubesi Demirel" artı "Gidişattan Mesut Olmayan Yılmaz" bu bağlamda öne çıkan iki portre...
DYP ile Anavatan'ın Çankaya oylamasının ilk turundan uzak tutulması projesinde en büyük siyasi katkı onlara aitti...
Kısa bir süre önce bu iki partinin birleştirilme çabalarını hep birlikte izledik. Destek verenlerin başında Egemen Medya'nın Amiral Gemisi geliyordu...
Böyle bir birleşmenin olmayacağını kısa sürede gördüler. Hemen ardından, iki sağ partinin "Çankaya Projesi"ndeki belirleyici katkısını bu defa onların "muhtemel siyasi tükenişi" üzerinden yeniden kurguladılar...
DYP ve Anavatan liderleri sandıkta partilerine büyük zarar verecek olan bu kumpası ne yazık ki kıramadılar. Hem siyaseten, hem de "adam adama markaj" yoluyla baskı altında kalarak Çankaya oylamasından uzak durdular...
Bir taşla iki kuş, hesabı...
İkincisi? DYP ve Anavatan'ın gerilemesi "genel seçim sonrasında AKP'siz bir hükümet" tasarlayan malum cephe için elverişli bir sonuç anlamına gelir. O cephe, "CHP-MHP Koalisyonu" hayal ediyor. "Mahşerin Kanaltürk'teki Atlısı" her fırsatta "Solda CHP'ye; sağda MHP'ye oy atın!" demiyor mu?
Ce-Ha-Pes lideri Baykal, Çankaya sürecinde birbiri peşine "Yangınlardayım"ı söylüyor: Tandoğan ve Çağlayan mitinglerinden oy devşirmek maksadıyla sık sık "Kor kor alevler!" diyor...
Gül'ün adaylığı açıklandığı gün grup konuşmasında tek kelime aleyhte söz sarf etmeyen Baykal "367 Hurafesi"nin üreticisi ulusalcı takımla kol kola yürüyor. "Gerilimde pişer/sandıkta bana düşer" nemalanması kovalıyor...
Kutuplaştırma siyaseti Ce-Ha-Pes'in boyunu iki üç puan daha uzatır, tamam; ancak AKP'ye daha fazla oy getirir!
"367 Hurafesi" sonuç alırsa hemen erken seçime gidilecek -ki zaten her halükarda erken seçime doğru doludizgin gidiyoruz: "Sanal Açıklama"ya karşı oluşan geniş demokratik tepkinin çarpan etkisi doğuracağını da hesaba katarak söyleyelim. AKP bir kez daha tek başına iktidara gelir!
O vakit ne mi olur? Artık internetten "sanal muhtıra" siparişi de verilemeyeceği için; Sabih Kanadoğlu bir kez daha Habertürk'e çıkar ve Çankaya seçimi için toplantı yeter sayısının 550 olması gerektiğini iddia eder. Bu 550 talebi ise siyasi literatüre "Artık Yeter" Sayısı olarak geçer!
Yorumlar Olcay Parla Olamaz böyle bir şey!!!!!!!!!
DOĞU PERİNÇEK'İN MASONLUK VE ABD BAĞLANTILARI ORTAYA ÇIKTI !..
Bağlantıları fanatik ULUSALCI mason akademisyem Ümit SAYIN yürütmüş...
İşte haberi, belgesi:
Ümit SAYIN’ın Doğu PERİNÇEK’e mektup olarak yazdığı bu belgede, en çok dikkat edilmesi gereken yer, mektubun sonundaki masonik bir selamlama terimi olan “kardeş sevgilerimle” kelimelerinin kısaltmasıdır.
Ümit Sayın,
W: Dep. Of Neurology, H6/574, U.W.
Hospital and Clinics, Highland Avenue,
Madison, WI, 53792
Fax: (608) 263 04 12.
Tel: (608) 256 19 01/ ext 789.
E-mail: sayin@neurology.wisc.edu
H:212, Marion Street, R:401, Madison, WI 53703
Doğu Perinçek,
Aydınlık Dergisi, 4 Mart 1997,
Sayın Doğu Perinçek,
Uzun süredir basından ve Aydınlık Dergisinden izlediğim kadarıyla Türkiye’deki politik gündemi değiştiren cesur ve bilinçli açıklamalarınızdan dolayı sizi kutlarım. Açıklamalarınızın bir kısmını İngilizceye çevirerek ABD’deki bazı demokratik kurumlara da yolladım (en son yazdığım belgeyi de ilişikteki diskette sunuyorum, dosya ismi McCoy), Ender Helvacıoğlu’na da size iletmesi için bir yazıyı Eylül’de Türkiye’ye geldiğimde vermiştim. Belki bazı yazılarımı da Bilim ve Ütopya’dan izlemişsinizdir. Yayınlamış olduğunuz MİT raporunu ve diğer bazı yazıları, İNTERNET’e de geçtim, belki biliyorsunuzdur.
Cumhuriyet Devrimlerinin uygulanması gerektiğindeki görüşünüze gönülden katılıyorum ve hatta “YENİ KEMALİST BİR DEVRİM” yapılması gerektiğine ve bu YENİ KEMALİST ideolojinin aksiyomlarının ve teorisinin bir an önce yazılı hale getirilmesi gerektiğine inanıyorum. Gerek 1988'de gerek 1996'da, gerekse son 16 yıl boyunca ülkücü çetelere karşı verdiğiniz mücadele, Türk tarihine ve Kemalist Mücadele Tarihine dönüm noktaları olarak yazılacak.
......................................
Kitabın müsveddesini okursanız minnettar kalırım. Bu mektubu aldığınızı kısa bir faksla bana lütfen bildirin. Kemalist Devrimin gerçekleştirilmesi ve sürdürülmesi için tüm kalbim sizlerle. ABD’den yapabileceklerim olursa, lütfen yazın. Ve buradaki demokratik kurumlara, bağımsız basına İngilizce yayınlarla ulaşmaya çalışalım. Ka:. Se:.
Dr. Ümit Sayın.
Detaylar, ABD ile ve diğer masonik ilişkiler için mutlaka bakınız:
http://www.kirlitezgah.com/
Turgut Meral Ak PARTİ KARŞITLARI SEÇİM STRATEJİSİ BELİRLİYORLAR:
"Akp'yi vurmanin en iyi yolu pisklojik savastir. Kendilerininde uyguladigi, milletin hashas noktasini bulmak ve oradan giris yapmaktir. Ne kadar dinin siyasete bulasmasina karsi olsamda, insanlarimizin dini duygularini suistima etmemeliyiz. Akp'nin daha cok ekonomi fiyaskolarini ve milli degerlerimizi suistima etmesini milletimize anlantmaliyiz.
Biz Akp'nin yobazligini ne kadar anlatsakta, bazi vatandaslarimiz dinin politikada yeri olmadigini kavrayamamaktadir. Biz ne kadar üzerlerine gidersek, onlar bize inat Akp'ye oy vereceklerdir.
Bu durumda biz Türkcüler önemli ve ciddi bir rolü üstleniyoruz.
Hep birlikte bu baslik altinda Akp'nin son yillardaki fiyaskolarini toplayabilirsek, son derece genis, ciddi ve adamina göre anlatip etkileyebilecegimiz sonuclar cikarabiliriz.
- fabrika satislari (Telekom, Erdemir vs.)
- toprak satislari
- AB ugruna feda ettikleri milli degerler
- güvenlik güclerinin eli kolu baglanmasi
- Icisleri Bakani'nin teröristlere karsi hic bir yasa getirmemesi
- Imralidakinin posteriyle eylem yapmanin neredeyse yasallasmasi
- findik fiyaskosu
- Karadeniz Sahil Yolu ve Bolu Dagi Tüneli piyangolarinin Akp'ye cikmasi
- Sehitlerimize "kelle" demesi
- Imralidakine "sayin" demesi
- Ciftciye "ananida al git" demesi
- oglunun gemi almasi
- maasinin az oldugunu Almanya Basbakani'na sikayet ederek Büyük Türkiye Cumhuriyeti'nin imajini düsürmesi
- ...
Bu saat de Akp'nin aklima gelen ilk ve basit fiyaskolari.
Detayli bir calisma sonucunda bir Power Point sunumu hazirlanmasinin yanisira, Youtube icin güzel bir video klibi hazirlanabilir.
Elektronik postalar ve klipler yüzbinlerce insana ulasir.
Mir Dengi Fırat denen eniğin kürtçülüğü,
Bülent Arınç denen eniğin nurculuğu,
Tayyip Erdoğan denen başbelası gürcünün karısının Amerikan vatandaşlığının bulunması,
Abdülkadir Aksu denen eniğin oğlunu İstanbul suç şebekelerinin başına getirmesi,
Gerekirse afiş, kitapçık ve görsel medya ile deşifre edilmeli, halka yığınla duyurulmalıdır."
turkcu.netgerçek mağdur S. Korkmaz;
....C.başkanlığı sürecinde olan gelişmlerin seçimde AKP ye yaratacağını düşünerek, alaycı bir şekilde yazı döşemiş ve erken havaya girmişsiniz...ya da paçaları erken sıvamışsınız da denebilir...
.....sanırım, 2002 seçimlerinde, ben dahil milletin çoğunluğunun neden AKP ye teveccüh ettiğini bilimiyorsunuz...ya da dar bir kadro içinde olduğunuzdan resmin tamamın görememektesiniz diye düşünmekteyim....
....yüzde 34 oy, AKP ye nereden geldiğini ve niçin AKP ye verdiğini düşünürseniz, bugüngü yazınızı yeniden gözden geçirmek zorunda kalırsınız....
.....yok ben, AKP tabanında son günlere oluşan karamsar havayı dağıtmak amacıyla, safları sıklaştırmak için bilinçi olarak böyle yazdım diyorsanız, o zaman mesele yok...
...ben neden AKP ye oy verildğini maddeler halinde belirteyim ve bu beklentilerin ne kadarını AKP sağlamış
yerine getrimiş....
1. AKP kurucuları, refah partisinin çatışmacı, eskimş yüzleri olmayan gurubu olarak algılandığı,refah-yol döneminde karetel medyası, istanbul dükalığına ve faizciler karşı dik durduğu için, ve AKP ninde benzer bir yönetimi sergileyeceklerini umarak,
2. dış politikada ABD İSRAİL AB politikalarına ve onların ortadoğudaki dayatmacı emparyalist emellerine karşı koyacağı beklentisi ile,
3.parti kurucuları arasında yer alan ekonmistlerin (n. canikli gibi), kemal derviş-imf politikalarının ülkeyi orta-uzun vadede darboğaz sürükleyeceği, türkiyenin rekabet gücünü, sanayileşmesini tasfiye edeceğini her gün yazdıkları köşe yazılarıyla kıyasıyla eleştirdikler iiçin, İMF ve dolayısıyla Amerika-israil in taşeronlağını yapmayacaklarını umarak,
4. türban ve imam hatip sorunlarını çözecekleri için,
5.refah tabanında, seçimlerde Erbakan hoca, c.başknaı adayımız diye lanse ettiklerinden,
6.emparyakizme karşı dik duracaklarını düşündüklerinden,
7-işsizliğe, yoksulluğa, yolsuzluğa çözüm getirecekleri umularak....
8-refah-yol döneminde devlet ile çatışmalarından ders çıkardıkları düşünülerek...
9-devlet kadrolaşmasında ve ihalelerde ''işi ehline veriniz'' prensibine uyacakları düşünülerek,
10.ülkeyi perde arkasında yöneten kartel medyasına karşı durduklarını gösterdiklerinden, onlara esaslı bir ders vereckleri umularak...
..................
...yukadaki maddelerden hangi birini yaptılar ki....bunlar demokrasi mağdurları değil ki?... hangi demokraside cbaşkanlığı seçimi tek kişini insiyifiyatinde olsun... ve o seçicide son ana kadar kimin olacağını kendisi bile bilmiyorsa, nerde kaldı demokrasi, halk bunu anlamayacak kadar salak mı?..
-301 in kaldıırlması için sivil toplum örgütlerinden görüş isteyen başbakan, c.başkanlığı seçiminde kimseye eyvallah deme ihtiyacı hissetmiyorsa, bu mu demokrasi...
-askerin duyarlılığı ortadayken ve bunu defalarca nazik dille beyan etmişken, egemenlik bizde diyerek, genel seçime 5-6 ay kala, yani ömrünü tamamlmaış bir meclisin seçeceği ile gelecek 7 yılı geçirecek bir c başkanı olması demokrasi ile ne kadar bağdaşmakta...
-askerin görev tanımında cumhuriyeti kollamak ve cumhuriyet değerlerine sahip çıkmak, kanuni bir emir olarak ortadayken, bunu bile bile lades yapmak mı demokrasi...madem demokratsınız, askerin dayanak bulduğu kanunu ortadan kaldırmaya çalışırsınız...kaldırmazsanız bile teşebbüs edersiniz...sizin gerçekte demokrat olduğunuz anlarız...
-türban konusuunda egemen güçleri 4.5 yıldır bir kez olsun karşına almakdan korkan (ANAP ın desteğine rağmen), yoksa borsa terimiyle beklenti gerçekleşirse /yani tüban çözülürse) kar satışlarından mı korkuyorlar...AHİM de baş örtüsü yasağı için dilekçe verip , davalarını geri çekenler, üstüne üstlük yasağın debam etmesi için savunma verenler....nerde kaldı sizin demokrasi anlayışınız...hakkını mahkemede bile savunamayan biri iktidar olsa ne yazar olmasa ne yazar...
...türk halkı mazlumun yanındadır her zaman, ama bu cenah mazlum ve mağdur değil ki...,
...emparyalist güçlere karşı iktidarı (AKP yi) bir pislik olarak tarif eden, lağıma süpürmeyin kullanın diyen birine, karşı yaptırım yaptıramayan birinin kasımpaşalığına kim inanır... bu arada iktidarı meşrutiyetini milletten mi yoksa amerikdan mı alıyor diye de sormak lazım...ya da bugüne kadar kullanıldıklarını itiraf ettiklerini ...
...bunları, çok çok uzatmak mümkün,...
...daha önceleri, 1977 den beri seçimlerde sağ partiler oy kullanmış, son seçimde AKP ye oy vermiş, ve kendisi ile birlikte en az 40-50 kişiyi oy vermesine vesile olmuş biri olarak geldiğim nokta bu....
...şunu iyi bilinki 1970-1980 lerin seçmen kitlesi tarihe karıştı......artık sağcı ve solcu yok......yüzde 70 orda yüzde 30 burda gibi yapay bölme ve çarpmalarla uğraşan seçimde hüsrana uğrayacak....
..ben AKP yeniden oy vermeyeceğimi yukarıda yazdım..........
..bana yeniden AKP ye oy vermem, için tek bir sebep söyleyin yeter....
Saygılarımla,SELAMİ en yaygın kanaat şudur.hukuk kurumları ideolojik davranan yaratıklardan kurtulup sadece hukuki mevzuatlar çerçevesinde karar vermedikten-ordu yöneticileri sadece güvenlik mensubu olmadan-iş çevreleri sadece ticaret ve sanayi mensubu olmadan-medya elemanları doğru,tarafsız,ahlaklı ve sadece haberci olmadıktan-ideolojik tüm çevreler(islamiler dahil)siyaset dışında kalarak sadece misyon yaymakla sınırlı kalmadan ülke de,millet de,devlet de,dünya da yola girmez.Yüksel Hakkı KOŞAR SUÇ DUYURUSU: AÇIKÇA TÜRK DÜŞMANLIĞI YAPIYORLAR!..
Ülkemizdeki Amerikan-Protestan tarikat okullarının ve kuruluşlarının vakfı olan SEV ile birlikte çalışan ÇYDD başkanı, mitingçi Türkan Saylan'ın Türk müziği, bugünkü Bekir Coşkun'un Türk halkı ve Kıbrıs-İngiliz otello-Hamlet mason locası kıdemli üyesi Rauf Denktaş'ın başörtüsü ve Türklük aleyhtarı beyanlarını bir araya getirin ve üç kişinin de fanatik muhtıracı ve darbeci olduğunu görün...
Bir de Murat Bardakçı'ya göre gayri İslam-sapık bir tarikatçı olan hızlı , AB foncusu, ADD'ci, ÇEV'ci subay kızı Prof. Dr. Nur Serter'in beyanlarını ve üniversitedeki utanç verici "ikna odaları"nı hatırlayın...
Şu Atatürkçü, Kemalist ve Ulusalcı geçinenlerin çoğunun aslında KIPKIZIL TÜRK ve İSLAM düşmanı olduklarını görürsünüz. Zaten muhtırada da Peygamber Efendimizi hedef almışlar, O'nun doğumunun kutlanmasını en büyük muhtıra gerekçesi yapmışlardı.
"Rum şarkılarıyla büyütüldüğünü" itiraf eden Giritli Emin Çölaşan da Atatürk ile Peygamberimiz arasında birisinin tercih edilmesini istemişti.
Çölaşan'ın hemşehrisi, akrabası bir diğer GİRİTLİ Hüsamettin Cindoruk da, birçok internet sitesinde İzmir 9 Eylül Üniversitesi Rektörü gibi Süryani olduğu iddia edilen fanatik ulusalcı Sabih Kanatoğlu da CHP'nin 367 mimarı, fikir babası olmuştu.
Yine bir başka GİRİTLİ İlhan Selçuk, birçok ülkücü web sitesinde uzun süredir eşi Ermeni kökenli olduğu ve Devlet Bahçeli ile de akraba olduğu iddia edilen bir cumhurbaşkanı ile ikili çok özel görüşmeler yapıyordu. İlhan Selçuk, bir ara Devlet Bahçeli'den de övgü ile bahsetmişti.
Kardeşi GİRİTLİ Turhan Selçuk da sürekli İslam'ı, müslümanları, tesettürü ağır eleştiriler yönelten hatta ağır hakaretler eden karikatürler çiziyor. Yine Devlet Bahçeli'nin akrabası olduğu belirtilen subay kızı Mine Kırıkkanat da Fransa!dan sürekli Türkleri ve müslümanları aşağılayan yazılar yazıyor!
Türkan Saylan, Andre'nin eşi Bekir Coşkun; soyları, kökenleri, anne-babaları, yetimlikleri ve üvey anneleriyle ilgili enteresan bilgileri bizzat kendileri vermiş, kendileri itiraf etmişlerdi...İnternet sitelerinde bulabilirsiniz...
Allah bunlara hidayet ve selamet versin; şimdi Türk, Türkiye cumhuriyeti ve İslam düşmanlığı moda! Hem de gözü dönmüşcesine cibilli kinle ve hınçla...
Türkler ve müslümanlar ise her şeye rağmen sağduyulu, mutedil, hoşgörülü ve barışçı olmalı; haklerını demokratik ve hukuki yollardan aramalıdırlar..Çünkü bu mandacı masonik takım bugünlerde yine büyük bir suikast, ciyanet, linç gerçekleştirebilir.
Çünkü laikçi ve ulusalcı terör gittikçe tırmanıyor. Laikçi militanların gözleri dönmüş vaziyette. Bunlar Türkiye'yi baştan başa yakıp sonra yüksek bir yere çıkıp sevinçle ve kahkaha ile seyrederler! KIPKIZIL CİBİLLİ TÜRK DÜŞMANI bunlar!..
Ne mutlu Türk'üm diyene!Mehmet DİRİLİŞ inönü rektörü %90 da oy alsanız bir önemi yok demişti.550 yi bilmemde benim önerim akp seçmenlerine katsayısı uygulansın:))1 milyon imamhatip mezunu seçmen var. bunların eş ve çocuklarıyla birlikte 4 milyon bir potansiyel seçmen var..chp ye verilen oylar +4 ile, akp ye verilen oylar -4 katsayısıyla çarpılarak bulanacak bir sonuç en makulu gibi görünüyor:)))) olur mu olur..olursa inanın hiç şaşmayacağım....yılmaz alay TAMER KORKMAZIN ZAMANDAKİ YAZILARINI SEVEREK OKUYORUM. YAZILARIYLA BENİ ÇOK RAHATLATMIŞTI ANCAK CUMHURBAŞKANLIĞIU SÜRECİNDE ŞİMDİLİK DEDİKLERİ ÇIKMADI. DERİN BİR HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADIM DOĞRUSU.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.