gasteci.com
 
     Ana Sayfa Reklam Tüm Haberler İletişim

Nuh Gönültaş

Nuh Gönültaş Korkular üzerinden değil, ümitler üzerinden çözüm
Graham Fuller’in BBC’ye Türkiye hakkında yaptığı açıklamalar öyle çok fazla matah şe...

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz Çürüttü ve de ürküttü…
Ergenekon Davası sanığı İlhan Selçuk, gazetesinde hemen her gün “Dava şimdiden çöktü” yo...

Taceddin Kayaoğlu

Taceddin Kayaoğlu Türkiye’nin 200 Yıllık İktidarı / Carborani 1865
Carborani, İtalyancada “Kömür işçileri” manâsına geliyor; Mason kelimesinin &#...

Harun Tokak

Harun Tokak Ey kervancı! Çek kervanı sevgilinin köyüne
Sarışın sonbahar günleri geride kalıyor. Kış kapımızda… Son baharın bu son günlerinde; ü...

Aydoğan Vatandaş

Aydoğan Vatandaş Obama’nın Başkanlığı bir devrim midir?
Barack Obama’nın ABD’nin 44. Başkanı olarak seçilmesi elbette devrim niteliğinde bir o...

Hamdullah Öztürk

Hamdullah Öztürk Sıra dışı zamanlar ve sıra dışı insanlar
Sıra dışı zamanlar ve sıra dışı insanlar vesilesiyle monotonluğun kısırdöngüsü kırılıyor. Alışılmı...

Sebahattin Çelebi

Sebahattin Çelebi Bizden Obama çıkmaz!
Amerika'nın 44. Başkanı herhalde bu kadar ülkeyi etkileyeceğini hesap etmemiştir. Bütün dünyada müth...

Halit Esendir

Halit Esendir Susurluk trafik kaza raporu Ergenekon'u gösteriyor...
3 Kasım 1996’da meydana gelen Susurluk kazasının suikast olduğunu gösteren bir çok iddia ve de...

Mehmet Ali Bulut

Mehmet Ali Bulut CHP nereye koşuyor?
Yıl 1999 - 2000 Kamuran Çörtük beyin BRT televizyonunda çalışıyorum. Rahmetli Şakir Süter’i...

Sezai Şen

Sezai Şen BİZDE ŞEHİT CENAZESİ DE TERÖRE LANET DE NİYE HİÇ EKSİK OLMAZ Kİ!
Bu memlekette, jandarma dahil, 1 milyonun oldukça üstünde asker var. Rütbeli askerlerimizin sayısı b...

Gasteci Kulislerde

Gasteci Kulislerde Eğer AK Parti kapatılsaydı...
3.5 aylık baş döndürücü trafik bitti. Ak Parti kapatılacak mı ?, kimler siyasi yasak alacak ? gibi s...

Erol Kavas

Erol Kavas Mini Laptop - Asus Eee PC Türkiye'de!!!
İlk kez hepsiburada.com tarafından satışa çıkarılan ürünün özelliklerini inceliyelim....

DARBE VE MUHTIRALARDAN BUNALMIŞ BİR VATANDAŞIN MUHTIRASIDIR!

Sezai Şen Ne yani, ben bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ömrü hayatımda darbeden, muhtıradan, gerginlikten başka bir şey göremeyecek miyim? Ne yani ben ülkemin hiç değilse bir 10 sene adam gibi demokratik bir ortama kavuştuğunu göremeden mi ölüp gideceğim? Nedir bu yahu, bu millete kader olarak biçmeye çalıştığınız şey; bir yaşam mı yoksa bir işkence tarzı mı?
Sezai Şen
Ben, daha yolun yarısını yeni aşmış olmasına rağmen her yanı mamur bir askeri darbe, bir post-modern darbe, bir adet e-muhtıra görmüş, kimsenin hesabını bilmediği kadar çok defa da darbe tehlikesini savuşturmuş bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak artık bıktım!

Bıktım Anayasa’nın, kanunların kişilere ve kurumlara göre farklı farklı işlemesinden ve yorumlanmasından.

Bıktım sabahında bir darbe veya bir muhtıra ile karşılaşma endişeleri içinde akredite gerginliklerle yüz güz olduğum sayısız geceler yaşamaktan.

Bıktım iki de bir dinimin, inancımın, düşüncemin devletin en üst kuruluşlarından veya kendi silahlı kuvvetlerimiz adına yapılan çok sert açıklamalarla aşağılanmasından, ibadetlerimizin kınanmasından. Buna karşın yine bir ibadet olan kurban sonrasında ortaya çıkan derilerin neredeyse zorla elimizden alınmasından.

Bıktım, özellikle batılı ülkelere gittiğimde ülkemden üçüncü dünya ülkesinden bahsediliyor gibi bahsedildiğini görmekten, işitmekten.

Bıktım hem çok fazla çalışıp en az ücreti almaktan hem de aldığımız az miktardaki helal paranın anlamsız tartışmalar ve baskılar nedeni ile zehir ve haram edilmesinden.

Bıktım, hemen hemen her kesimin adaleti ancak kendileri için istediğini ve maalesef kendisinden başkasını dünya üzerinde görmek istemediğini fark etmekten.

Bıktım, birilerinin sürekli olarak laikliğin altını çizerken her nedense demokrasinin ve insan haklarının üstünü çizmeyi de adet haline getirdiğini görmekten.

Bıktım, el altından bazı siyasi partilere baskı yaptırıp Meclis’e gelmelerine engel olunmasından ve böylece rahatça seçilmesi mümkün bir Cumhurbaşkanı’nın seçiminin engellenerek bunun bir rejim sorunu haline getirilmek suretiyle krize dönüştürülmesinden, bugüne kadar 10 defa hep benzer şekilde gerçekleştirildiği halde bu sefer bazıları farklı istedi diye Cumhurbaşkanlığı seçimine Anayasa Mahkemesi’nin de dahil edilmesinden.

Bıktım, tamamen sivil iradenin tezahürü ile belirlenmesi gereken bir seçimin en kritik zamanında silahlı güçlerimizin, ordumuzun şanına ve şerefine pek layık sayılmayacak bir bildiri ile sürece müdahil olmalarından, demokrasimizi yaralamalarından, uygar ülke insanları nazarında itibarımızı ve itibarlarını düşürmelerinden.

Bıktım bu ülkede birilerinin Atatürk’ü, birilerinin İslam’ı, birilerinin bayrağımızı inhisarları altlarına alıp, başkalarının o değerler ile ilgili kanaatlerini yüzlerine ya da gözlerine bakarak okumalarından ve kendi okuduklarına göre karşısındakileri yargılamaya kalkışmalarından.

Bıktım bu ülkenin askerinin, rektörünün, öğretim görevlisinin, hükümet yetkilisinin, muhalefet liderinin, tanınmış siyasi kişiliklerin fındık kabuğunu doldurmayacak davalar peşinde koşturmaktan asıl üzerlerine düşenleri yerine getiremediklerini görmekten.

Bıktım! Bıktım! Bıktım!

Ne zaman, bu milletin büyük bölümü kendi vergileri ile ortalamaların üstünde maaş almalarına vesile oldukları, normal şartlarda gerçekten çok sevdikleri rütbeli askerleri tarafından birinci öncelikli tehdit olarak gösterilmekten ve iki de bir darbe ve muhtıra ile korkutulmaktan kurtulacak?

Ne zaman kendi vergilerimizle düşmanlarımıza doğrultulması için aldığımız silahların kendi üzerimize dandik gerekçelerle doğrultulmayacağından emin olacağız?

Ne zaman gerçek manada insan yerine konulacağız? Askerin desteğini arkasına aldığını sanan sersemler tarafından aşağılanmaktan ne zaman kurtulacağız? Ne zaman bizim askerlerimiz yaptıkları açıklamalarla bizim inancımızı hedef almadıklarını görebileceğiz?

Ne zaman siyasi bir partinin başına hak ederek veya hasbelkader geçmiş birinin, askerin sert bir açıklaması ile kendi peşinden giden kitleleri sattığını, postu anında yere serdiğini ve bir takım çevrelere yalakalık sayılabilecek açıklamaları birbiri ardına sıralamaya yanaşmadığını göreceğiz?

Ne zaman bir aydınımız, bir yazarımız, bir gazetecimiz, tanınmış bir işadamımız zor zamanlarda kimseden korkmadan, çekinmeden, mertçe sesini yükseltebilecek, güçlü gördüğünden değil haklıdan ve adaletten yana tavrını koyabilecek ve “benim fikrim bu olmasını arzu ettiğim şu kardeşim” diyebilecek?

Ne zaman kendimizin faydalandığı bir makamı bir başkası hakkıyla elde ettiği zaman o makamı onun elinden almak için bin bir türlü hile ve hurda yapmaktan, fitne ve fesat çıkarmaktan, kendi menfaatimiz için “ülkenin geleceği için koman kafirleri” türünden sözlerle alt etmek istediklerimiz üzerinde psikolojik harp uygulamaktan vazgeçeceğiz?

Ne zaman arkamızda yüzde 10’luk bir halk desteğini arkamızdaki bir iki generalin desteğine tercih edeceğiz? Ne zaman oyu milletten emri darbecilerden alma sevdasından kurtulacağız? Ne zaman aslında aynı ülkenin insanı, aynı devletin vatandaşları olduğumuzu anlayacak, ne zaman dedelerimizin omuz omuza kurtarmak için uğruna canlarını verdikleri bu güzel vatanı birbirimize düşerek tehlikeye atmaktan kurtulacağız?

Ne zaman birbirimize, niye öyle giyiniyor, niye benim gibi yaşamıyor, niye benim gibi düşünmüyor, niye benimle aynı paralelde konuşmuyor diye tavır almaktan bıkacağız?

Ne zaman yüreklerimize ve zihinlerimize nefret tohumları ekenlerin peşinden gitmeyi bırakıp, sevgi ve hoşgörü ekmeyi deneyenlerin peşine takılacağız?

Ne zaman kendi dünyamızı, sadece belli çerçeve içindeki insan tipini değil olabildiğince farklı insan tiplerini, karakterlerini de sevebilecek şekilde büyütmeye çalışacağız?

Bu ve benzer soru veya temennileri bana yüzlerce, binlerce insan sordu veya ifade etti. Onların sorularını her gün onlarca, yüzlerce kez ben de kendime sordum. Bu ülkede doğmuş olmanın günahı bu kadar büyük, bedeli bu kadar ağır mı? Ne zaman biz hiç değilse birkaç ay huzur içinde yaşayabilecek; bir suikast, bir karışıklık, bir gerginlik, bir kriz veya bir darbe görmeden belli bir süre hayat sürebileceğiz? Ne zaman toplumun diğer kesimlerini hedef alan kalabalıkların siyasi partiler, dernekler ve hatta askeri birlikler tarafından oluşturulduğunu veya oluşturulmasının desteklendiğini görmeyecek ve kahrolmayacağız?

Ne zaman darbeye zemin hazırlayan çağrıların ‘demokrasi’ gösterileri arasında seslendirilmesine şahit olmaktan kurtulacağız? Ve ne zaman etrafımızda birkaç yüz bin insan gördüğümüz zaman bunu canımızı sıkan kesimlere öfke kusmak için ideal bir an olarak algılamaktan uzak duracağız?

Benim ömrümün yarısı geçti. Bu ülkeyi, bu ülkenin bayrağını, toprağını, ordusunu, taşını toprağını canım kadar sevmeme rağmen, maalesef bu güzel ülkemde, bu güzel ülkenin insanlarının çok büyük bir kesimi gibi huzur içinde, korkusuzca, yarınlarımdan endişesiz yaşayamadım, yaşayamıyorum. Çünkü ne zaman ne olacağını, ne zaman hangi gerekçe ile silahlı kuvvetlerimiz tarafından, bir siyasi parti rahatlığında, toplumun geniş kesimlerini hedef alan, tehdit dolu cümlelerle yazılmış muhtıralar yayınlanacağını bilemiyoruz. Yarın tam olarak bu ülkede ne olacağı maalesef belli değil. Olması gereken ile olan arasındaki açının büyüklüğü insanın kanını donduruyor, ruhunu daraltıyor. Ülkemizin, milletimizin potansiyelinin birbirini yediği anlamsız tartışmalara harcandığını görmek de yaşamaktan soğutuyor insanı.

Bu tür baskılar ile hiç kimse kalıcı bir şey elde edemez. Artık baskıdan, sindirilmekten, korkutulmaktan, yıldırılmaya çalışılmaktan, üzerinde psikolojik harp tekniklerinin uygulandığı bir denek olmaktan bıktım. Bu ülkenin bir vatandaşı olarak herkesin kendi işini yapmasını, başkalarına avantaj sağlamak için kendi kendine görevler ihdas edip onları gerçekleştirmemesini, bu toplumun her katmanını sevmesini, bu ülkenin yüzlerce ortak değerinde bir araya gelmelerini istiyorum.

Bu ülke kadar, bu ülkenin kurucu Mustafa Kemal Atatürk de hepimizindir. Mustafa Kemal, bu ülkenin vazgeçilmez ve unutulmaz bir değeridir ve toplumun çok büyük bir bölümü de böyle düşünmektedir. Bazılarının ortaya çıkıp daha başkalarını Atatürk düşmanlığı ile, birilerinin de başkalarını din düşmanlığı ile suçlamaya hakkı yoktur. Hiç kimse bir başkasının kalbini yarıp içerisinde kime karşı sevgi kime karşı kin var diye bakamaz. Bu nedenle başkalarına, onlar hakkındaki öngörülerimiz ve önyargılarımıza göre davranmaktan ve onları kendi zihnimizde beliren ve yüreğimizde beliren bir takım korkularla yargılamaktan artık vazgeçelim. Bugüne kadar bu gittiğimiz, bu tuttuğumuz yolun bize hiçbir faydasının dokunmadığı, tam tersine hepimize zarar verdiği anlaşılmıştır. Madem böyle bir tecrübe vardır ortada hala aynı yanlışı sürdürmenin anlamı nedir?

Ne yani ben bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ömrü hayatımda darbeden, muhtıradan başka bir şey göremeyecek miyim? Ne yani ben ülkemin hiç değilse bir 10 sene adam gibi demokratik bir ortama kavuştuğunu göremeden mi ölüp gideceğim? Ne yani ben hep kendisine muhtıra verilen toplumun bir parçası olarak mı yaşacağım? Benim de muhtıra verme hakkım olmayacak mı hiç? Ben muhtıra verme zevkini tatmadan mı gözlerimi dünyaya kapatacağım?

Evet ben bir vatandaş olarak benim bu kadar huzursuz olmama, ülkemin ve milletimin geleceği adına endişelenmeme sebep olanlara buradan sesleniyorum. Yeter artık! Vallahi bıktım, usandım. Bir gün huzurlu yaşama imkanı vermeyecekseniz eğer söyleyin de başımın çaresine bakayım; belki ben de Salih Memecan gibi bir başka ülkeye gidip yerleşeyim! Niye bu kadar ağrınıza gidiyor toplumun tamamının aynı anda huzurlu olarak yaşadığını veya yaşamak üzere olduğunu görmek?

Lütfen hedefe koyduğumuz kişilere, kitlelere bir de farklı bir gözle bakın. O zaman aslında yok etmek üzere olduğunuz değerlerin sizin için bile ne kadar önemli ve faydalı olacağını göreceksiniz. Kininiz, öfkeniz gözünüzün önünde dağlar kadar büyüdüğünden hepimiz için faydalı olanı göremiyorsunuz. Şu kininizi bir bastırın, öfkenizden bir kurtulun; oturup sakin kafayla bir düşünün. Göreceksiniz ki aslında hata ettiğinizi kendi içiniz de söylüyor size. Ve eminim kendi içiniz söyleyecek doğruyu nasıl bulacağınızı da size!

Efendim, Allah bu acizane muhtıramı hayırlara vesile kılsın! Vatana ve millete hayırlı olsun!
Güle güle kullanın...



01.Mayıs.2007 01:53:24

Puan: 3.0/5 (15 oy verildi)

Yazıcı Görünümlü Sayfa Arkadaşına Yolla Yorum Yazabilirsiniz
Yorumlar
   faruk baharşen
engellilere nezaman iş verilecek cep telefon numaram 05375419375 konyada engelliler işsiz kaldı
   ömer bayrak
Ağzına yüreğine sağlık sezai abi...inan yazının başındaki ismine ve resmine bakmış olmasam bile bu yazının sana ait olabileceğini tahmin ederdim...hiç çizginden bie şey kaybetmemişsin...yine cesur yine direkt ve yine edebi...bu ve arşivindeki yüzlerce yazıyı tüm arkadaşlarıma okumaları için gururla tavsiye ettim...kendine çok iyi bak...en yakın zamanda yazılarınla buluştuğum gibi senle de buluşmak dileğiyle...
   mehmet kozak
yoruma gerek yok herşeyi içinde. anlayabilene veye anlamak isteyene
   SAVAŞCI
MUHTIRA DENEN BİR BASIN BİLDİRGESİYDİ.AYRICA O KADAR BÜYÜTÜLDİKİ HİMALAYALARIN EVEREST TEPESİ BİLE BUNUN YANINDA ALÇAK KALDI.CUMHURİYET REJİMİNE LAİKLİĞE KARŞI OLAN VARSA ÜLKEYİ TERKETSİN.TÜRKİYE CUMHURİYETİ ATATÜRK'ÜN KURDUĞU VE CUMHURİYETLE YÖNETİLEN LAİK BİR ÜLKEDİR... BUNUN ÖTESİ BERİSİ YOK BU ARTIK ANLAŞILSIN KİMSEDE BIKMASINKİ CUMHURİYET DÜŞMANLARININ KARŞISINDA KORUMA GÖREVİ TSK NINDIR.BU GÖREVİDE EN İYİ ŞEKİLDE YAPIYOR....HELAL OLSUN BÜYÜKANIT PAŞAYA..............
   h.bolulu
üzülüyorum TÜRK MİLLETİNE 12 eylül ün sonuçları Devrimcisi .Ülkücüsü hapse BUGÜN ÜLKE İDARESİNDE bulunan zihniyeti üretti Allaha şükür ki senin gibi düşünmüyorum. Müslüman haksızlık yapan olamaz.hırsız hiç olamaz. hükümet edenler bunun hesabını Hz ömer dedigi gibi mutlaka vereceklerdir.
   düşünen adam
bu hükümet avrupa birliği istedi diye milli menfaatlerimize uygun olmayan birsürü yasa çıkarırken nerdeydin sezai bey imf nin türkiye ekonomisi üzerindeki baskıları birsürü müdahelesi olurken nerdeydin aklı başında olan hiçkimse sizi samimi bulmaz
   Atakan Bilen
Serdar Bey bamteline dokunmuş..Türkiye'de HOŞGÖRÜ ortamı gittikçe daralıyor...Ben de isterdim ki Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı; ayda bir Türkiye'nin ünlü gazetecilerini-yazarlarını, medya yöneticilerini AB büyükelçileriyle Dolmabahçe Sarayı'nda bir araya getirsin. Hatta Avrasya ülkelrinin, Ortadoğu ülkelerinin Büyükelçi ve konsoloslarını buluştursun..Vakıf; gerçekçi olarak gazetecileri ve yazarları temsil etsin! Nerede?..NEREDE?.. ZAMAN da her kesimdem insanla; MUHTIRA ve sonrasını tartışabilirdi. Daha demokratik, uzlaşmacı bir yaklaşım içerisine girebilirdi... Unutmayın ki; Tandoğan ve Çağlayan'da ve diğer yerlerde toplanan yüzbinler; bu ülkenin insanları, çoğu müslüman ve farklı farklı siyasi görüşlere sahipler...O insanlar belki de Zaman'ın ulaşamadığı insanlar...Veya bizim yanımızdan kaçırdığımız insanlar!...Şimdi ben de zülfi yare dokunup bir soru sorayım: Biz ne kadar demokratız, bu konuda inandırıcıyız?..İnsanlar kendilerini ne kadar bizim yanımızda özgür, demokrat ve rahat hissediyorlar?!..Kimseyi ikna etmeden; akıllarını ve duygularını bastırarak uzun süre yanımızda tutamayız...
   Serdar Özkan Pülümür
Fethullah Gülen ve Sevgi-Hoşgörü-Diyalog Hareketi neden geri çekildi? ...Ve Demokratlar neden "pısırık" ve "çaresiz" ? Gece yarısı muhtırası öncesi ve sonrası dikkatimi çekti; Türkiye'de demokratlar ve demokratik kurumlar, tarifi mümkün olmayan bir içine sinmişlik, korkaklık-ürkeklik, isteksizlik, etkisizlik içerisinde...Demokrat STK'ların çoğu cami dernekleri gibi... Bir örnek vereyim...Fethullah Gülen'e ve Cemaatine yakınlığıyla bilinen bir STK var: Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı. Neden şu son 10 gün içerisinde olsun, ortaya çıkıp güçlü bir şekilde militarizme, cuntacılığa, demokrasimize iç-dış müdahalelere ve muhtıraya karşı çıkmadı? GAZETECİLER ve YAZARLAR; Türk demokrasisine ve Cumhuriyeti'ne sahip çıkmayacak da kim çıkacak? Neden Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı; önde gelen yerli-yabancı gazeteci ve yazarlarla SEPETÇİLER KASRI'nda Uluslararası Basın Merkezi'nde bir araya gelip bir durum değerlendirmesi yapmadı? Türkiye'yi kaybettikten sonra iftar davetleri vermenin bir mantığı var mıdır? Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın; sahici gazetecileri, yazarları, üyeleri var mıdır? Varsa, bunlar ne iş yaparlar ve ne zaman işe yararlar? Fethullah Gülen ve hareketinin; son muhtıra ve anti demokratik müdahalelerde; pasif, pısırık kalması, geniş-kitlesel bir karşı duruş sergileyememesi beni şok etti!. Hareketin geleceği adına değil sadece; Türklüğün ve ülkemizin geleceği adına şahsımda korku, endişe ve kaygılara yol açtı.. Gülen ve Gülen'le bugüne kadar gelen gönüllü kitleler; daha onurlu, aktif, etkili olabilmeliydi!..Samanyolu Haber ve Zaman gibi yayın organları bile cılız, marjinal tepkisel haberlerle olayı geçiştirmeye, felaketin üstüne şal çekmeye çalıştılar. Ne yazık ki bu yayın organlarında çok farklı kesimlerden, farklı sesler ve tepkiler göremedik. Gülen hareketi; her geçen gün içine kapanırken mevcut kazanımlarını da yitirmekle karşı karşıya...En önemlisi demokratik açılımları, açılım sürecinin samimi sevgi, hoşgörü ve barış ortamlarını!.. Son bir soru: Bir zamanlar Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın müdavimleri ve hoşgörü temsilcileri olarak ortaya çıkan Prof. Dr. Nur Vergin'ler, Prof. İzzettin Doğan'lar, Prof. Dr. Mim Kemal Öke'ler, Latif Erdoğan'lar bugün nerelerde ve neden vakıflarını, misyonlarını sahiplenmiyorlar?. Neden bir zamanlar ZAMAN gazetesinde; Prof. Dr. Orhan Türkdoğan'dan, Prof. Dr. Sadi Somuncuoğlu'ndan, Prof. Dr. Mustafa Erkal'dan, emekli generallere kadar her kesimden insanlar yazı yazarlarken, şimdi neden sadece malum marjinal liberaller ve AFS'li-SOROS'çu kıytırık solcular yazı yazıyorlar büyük ölçüde?!!
   hakan milli
yaw deniz naaptın şeçimi halk sayımı vatandaş yapsın 108 sandık konsun chp 77 yerde olsun diğer partileri saklayın kimse görmesin yok yok olmadı yaw bu seçim hiç olmasa olmazmı
   hakan milli
olmadı cumhurbaşkanını vatandaş halkıda chp seçsin sonra sayımı bilahare yaparız yapamassak da bişi olmaz zaten bize bi nanay çıkmaz çaktırma tuncay ama seçim tarihini deniz amca belirlesin mesala20 aralık 2088 bence iyi tarih
   hakan milli
yaw şaşırdım halkı çağlayandaki 8 milyon vatandaşı tandoğandaki 28 milyon seçse oylarıda chp saysa iyi olur
   hakan milli
walla helal olsun aslında vatandaşı halk seçse halkı chp oyuda ceviz amcayla hulki özkan kullansa ne iyi olur
   artansela
Bana atımı pardon SANDIĞIMI getirin.Yeter be günlerdir ağzı olan, (hatta ağzı olmayanlar da başka yerleri ile) konuşuyor. Ama sıra bende artık. Ben konuşacağım şimdi.Ben öyle zırt pırt konuşmam. Yeri ve zamanı geldiğinde konuşurum.Işıklar, müzik efektler ve KINAM hazır mı baylar bayanlar? SANDIĞI getirin çabuk herkese söyleyeceklerim var.Kimini nallayıp kimin çullayıp göndereceğim siyaseti-tarihin geri dönüşüm kutusuna.Ve sonra da oturup keyifle bir sigara tüttür(emeyeceğim çünkü bıraktım hiç başlamadığım cigarayı)sigara yakmayacağım ama kınalar yakacağım ahdim var.HADİ ÇABUK SANDIĞIMI GETİRİN BANA DA KINALAYAYIM KIRATLARI, ARILARI, GÜVERCİNLERİ ...HA UNUTMADAN HAYIR SAHİPLERİNE DUYURU BU KADAR KINA İÇİN SPONSOR ARANIYOR
   tuğrul
helal be kardeşim helal ağzına gönlüne yürğine sağlık
   Saniye Derince
Bakınız; ulusalcılar-kemalistler nasıl yayın yapıyorlar?..Edep sınırlarını çoktan aştılar...Bir örnek metin: "... Fethullahı deşifre etmeye devam edeceğimizi beyan ediyoruz. Fethullah denen yılanın güdümüne bu kadar girip onun köpeliğini yapması noktasına gelen müridleri artık beyni yıkanmış zavallılar değil fethullahın piçi olarak değerlendireceğimizi de ifade etmek istiyoruz." http://kemalistler.net/viewtopic.php?t=9224
   Musa Görenek
Milletin duygularına tercüman olmuşsun. Teşekkürler.
   Türkmen Çakıroğlu
HAY ALLAH RAZI OLSUN BE KARDEŞİM KANUNLARA SAYGILI MİLLETİMİZİ İSYAN ETTİRMESİNLER.YETER ARTIK SÖZ MİLLETİNDİR.MİLLETİN İSYANINA VE DE HALK İHTİLALİNE RAMAK KALMIŞTIR.
   mehmet erkol
bu bir avuç denilebileck azınlığın yaygarasını, sessiz sakin bir tavır içerisinde izleyen, sağduyulu çoğunluğun, tükrükleri arasında boğulacağı günleri görecekmiyiz.
   genelkurmaca başkanlığı son(ve gizli) bildiri;
hızlı bir şekilde ülke kaosa sürüklenecek,pkk kartı en acımasızca kullanılacak en ufak faaliyet akp aleyhine döndürülecek,yurt dışından sağlam destek aranacak,siyasilerin çocukluk yıllarına dönülecek,muhtemel akp adaylarının zaafları ve geçmişteki en ufak hataları dahi en sert şekilde yansıtılacak,solcu kesime bunlar gelirse sizi kesecek,İSLAMİ kesime ise bunlar başörtüsü sorununda söz vermişti ama bir arpa boyu yol aldıramadılar dedirtilecek,mhp sürekli ülke satılıyor gazına getirilecek,gerekirse Denktaş ta bu koroya katılacak.Fatih semti adım adım takip edilecek,gaza gelmeye hazır insanlar bir punduna getirilip sert açıklamalar yaptırılacak,Cübbeli Ahmet diye bilinen zatın sohbetlerine katılan insanların içinden akp nin ülkenin en ufak bir beldesinin üyesi dahi olsa birebir alak kurulacak.Bülent Arınç illaki ama illaki akp nin kendi içinden ona ses yükselttirilecek,cemaat(her şeyin başı,iğneyle kuyu kazan O adam )üzerine bunlar misyonerlerle elele imajı iyice yapıştırılacak haydar yine ön plana çıkacak,gerekirse içlerine giren adamlarımızdan hristiyanlığı seçtiği söylettirilecek ve bu manşetlere çektirilecek... TÜRKİYE LAİKTİR LAİK KALACAK!
   Lancefter
Bu millet demokrat olmayanlardan hiç bir şey çekmedi. Çünkü onların demokrat olmadıklarını en azından biliyorduk. En büyük tahribat Demokrat olduğunu zannettiklerimizden çeke çeke bu hale düştük...
   Yüksel Hakkı KOŞAR
SUÇ DUYURUSU: AÇIKÇA TÜRK DÜŞMANLIĞI YAPIYORLAR!.. Ülkemizdeki Amerikan-Protestan tarikat okullarının ve kuruluşlarının vakfı olan SEV ile birlikte çalışan ÇYDD başkanı, mitingçi Türkan Saylan'ın Türk müziği, bugünkü Bekir Coşkun'un Türk halkı ve Kıbrıs-İngiliz otello-Hamlet mason locası kıdemli üyesi Rauf Denktaş'ın başörtüsü ve Türklük aleyhtarı beyanlarını bir araya getirin ve üç kişinin de fanatik muhtıracı ve darbeci olduğunu görün... Bir de Murat Bardakçı'ya göre gayri İslam-sapık bir tarikatçı olan hızlı , AB foncusu, ADD'ci, ÇEV'ci subay kızı Prof. Dr. Nur Serter'in beyanlarını ve üniversitedeki utanç verici "ikna odaları"nı hatırlayın... Şu Atatürkçü, Kemalist ve Ulusalcı geçinenlerin çoğunun aslında KIPKIZIL TÜRK ve İSLAM düşmanı olduklarını görürsünüz. Zaten muhtırada da Peygamber Efendimizi hedef almışlar, O'nun doğumunun kutlanmasını en büyük muhtıra gerekçesi yapmışlardı. "Rum şarkılarıyla büyütüldüğünü" itiraf eden Giritli Emin Çölaşan da Atatürk ile Peygamberimiz arasında birisinin tercih edilmesini istemişti. Çölaşan'ın hemşehrisi, akrabası bir diğer GİRİTLİ Hüsamettin Cindoruk da, birçok internet sitesinde İzmir 9 Eylül Üniversitesi Rektörü gibi Süryani olduğu iddia edilen fanatik ulusalcı Sabih Kanatoğlu da CHP'nin 367 mimarı, fikir babası olmuştu. Yine bir başka GİRİTLİ İlhan Selçuk, birçok ülkücü web sitesinde uzun süredir eşi Ermeni kökenli olduğu ve Devlet Bahçeli ile de akraba olduğu iddia edilen bir cumhurbaşkanı ile ikili çok özel görüşmeler yapıyordu. İlhan Selçuk, bir ara Devlet Bahçeli'den de övgü ile bahsetmişti. Kardeşi GİRİTLİ Turhan Selçuk da sürekli İslam'ı, müslümanları, tesettürü ağır eleştiriler yönelten hatta ağır hakaretler eden karikatürler çiziyor. Yine Devlet Bahçeli'nin akrabası olduğu belirtilen subay kızı Mine Kırıkkanat da Fransa!dan sürekli Türkleri ve müslümanları aşağılayan yazılar yazıyor! Türkan Saylan, Andre'nin eşi Bekir Coşkun; soyları, kökenleri, anne-babaları, yetimlikleri ve üvey anneleriyle ilgili enteresan bilgileri bizzat kendileri vermiş, kendileri itiraf etmişlerdi...İnternet sitelerinde bulabilirsiniz... Allah bunlara hidayet ve selamet versin; şimdi Türk, Türkiye cumhuriyeti ve İslam düşmanlığı moda! Hem de gözü dönmüşcesine cibilli kinle ve hınçla... Türkler ve müslümanlar ise her şeye rağmen sağduyulu, mutedil, hoşgörülü ve barışçı olmalı; haklerını demokratik ve hukuki yollardan aramalıdırlar..Çünkü bu mandacı masonik takım bugünlerde yine büyük bir suikast, ciyanet, linç gerçekleştirebilir. Çünkü laikçi ve ulusalcı terör gittikçe tırmanıyor. Laikçi militanların gözleri dönmüş vaziyette. Bunlar Türkiye'yi baştan başa yakıp sonra yüksek bir yere çıkıp sevinçle ve kahkaha ile seyrederler! KIPKIZIL CİBİLLİ TÜRK DÜŞMANI bunlar!.. Ne mutlu Türk'üm diyene!
   abuzettin
hacı lakaplı arkadaşım pek bu isme layık görünmüyorsun ama baykala oy verilse ne çıkar diyorsun. oy vermemişken bu ülke insanını sağmal inek gibi görüyor, birde oy alsa binilecek eşek sanır herhalde. adamın hırçınlığına bak anayasa mahkemesi kararına saygılıyız demiyor da aksi karar çıkarsa çatışma çıkar diyor. karşı taraf çıkaryayacağına göre kim çıkaracak çatışmayı? demek istiyorki bizim istsdiğimiz olmazsa biz bu ülkeyi yıkarız diyor, gerekirse eğitime ara veririz diyenler de bunlardan değilmiydi?
   tarihçi
DARBE Mİ GELİYOR??? Arkadaşlar! Dikkat ettiniz mi? Asker 27 Nisan çıkışını yaptı ve köşesine çekildi.... Ve bir daha hiç konuşmadı, görüntü vermedi.... Hani kısa bir süre öncesine kadar her türlü mekanda görüntü verir bir kaç kelam da olsa konuşurlardı... Grünen o ki; kara bulutlar toplanıyor, sert rüzgarlar esiyor ve eğer aksi byle giderse, karargahta %99,99999999 darbe hazırlıkları yapılıyor....
   bomba
cok guzel
   osman
Bu lafları sen git tayyiple denize söyle. Ülkeyi gerenlerin siyasi hayatı fiilen bitmiştir.
   azam kaya
Teşekkürler ne güzel izah etmişsiniz efendim.
   Yakut
Sezai Şen kardeş ağzına sağlık. Anca halkın duygularına bu kadar tercüman olunabilir. İznin olursa yazının çıktısını alıp çoğaltacam...
   antisol
hacı efendi tayyip erdoğandan önce sol yokmuydu başta? ülkenin bereketi kaçtı be. üstelik deniz baykala verelim tek başına iktidar edelim ama evimde oturan anamın dahi başını açtırmaya yeltenmeyeceğinin garantisi varmı? yada annesinin başı açık olmayanlar üniverstelere giremezler şeklinde bir yasak konmayacağı ne malum. herşey beklenir chp den. HAYATIMIN SONUNA KADAR CHP YE OY YOKTUR.!!!
   hacı
Bu millet domuz öpüldüğü yere gider misali 50 yıl sağ ve onun türevi olan partilere oy verdi , rahmetli Menderes , Demirel , Özal , M.Yılmaz , T. Çiller , Tayyipe yeter artık bir de hakkında hiç bir yolsuzluk olmayan Deniz Baykal'a oy verse ne olur . Bu kadar körlük olmaz yazıklar olsun .
   bora kemal
Ben de başörtüsüne "türban" diyenlerden, başörtüsünü politik simge haline getirenlerden, dini siyasete alet etmek isteyenlerden, kafası ve gönlü yüzlerce yıl öncesinde olanlardan bıktım.
   SİZ ASIL ŞUNU OKUYUN
http://www.aktifhaber.com/read_news.php?nID=113119 BENCE SENDE YAYINLA SONSANİYE
   mehmet
bu ne ya şimdi!!!
   orhancan
TSK mensuplarından açıklama http://ivideo.wordpress.com/2007/05/01/tsk-mensuplarindan-aciklama/ Kamuoyuna saygı ile duyurulur. http://www.harbiyeli.net/?q=node/58
   Millet
kelimesi kelimesi bu yazının altına imzamı atıyorum ve aynen katılıyorum. bakın tv kanallarının çoğuna dansöz oynatmakta levsiyat akmakta plajlar doluyken beş on tesettürlü çocuk mu tehdit oluşturmakta.! yazıklar olsun
   ümit sercen
Sezai Bey bu yazıyla ne kadar çok kişinin hislerine tercüman olduğunu bir bilsen...ağzına sağlık....
   Baska bir vatandas...
Bu yazinin altina imzasini atacak milyonlar var. Tesekkurler sayin Sezai...
   Adnan Soysal
siyaset hazineleri yok-> iflas etmis ekonomi hazineleri yok-> iflas etmis eh el mahkum.. -> geriye hot zot kaliyo facayi kurtarmak icin
   VATANDAŞ
AĞZINA.KALEMİNESAĞLIK BE KARDEŞİM .YETERSÖZ MİLLETİN
   YAŞASIN
YAŞASIN KUDRETLİ TÜRK ORDUSU VE KOMUTANLARI HELAL OLSUN SİZLERE
   uluturk
bende biktim sahsen..ulkenin 10 tane sersem yuzunden kaosa suruklemesini defalara gormekten..ama fazla omurleri yok bagirsalarda catlasalarda silaha da sarilsalar her halukarda turk milletinin icine sizmis olan bu deyuslari sokup aticaz...bu artisler saniyolarki biz onlarin istedigi sekilde yasiyacaz..hayir efendim hic bir dayatmaya boyun eymiyecegiz yoksa MUHTURANIN kralini gorursunuz vatan ,millet hainleri sizi

Sezai Şen Arşivi
BİZDE ŞEHİT CENAZESİ DE TERÖRE LANET DE NİYE HİÇ EKSİK OLMAZ Kİ! 10.Ekim.2008
Hoşgeldin Ey Şehr-i RamaZAM 14.Ağustos.2008
AK PARTİ'Yİ KAPATACAKLAR! 24.Temmuz.2008
YOKSA SİNAN AYGÜN, ERGENEKON'UN BASIN TOPLANTILARINI MI YAPIYORDU? 05.Temmuz.2008
GÜLEN, ASLINDA GURBETTE AĞLAYANDIR 26.Haziran.2008
ALLAH ANKETİNİZİ KABUL ETSİN! ( Yüzde 82 Türkler kazanır) 24.Haziran.2008
Bir annenin tutmayan yanı... 17.Haziran.2008
Bu nefreti anlayabiliyor musunuz? 20.Mayıs.2008
HAZİRAN 2007'DE IRAK'A GİRMEKTE TEREDDÜT EDEN AKP'YE KIZANLAR ŞUBAT 2003'TE IRAK'A GİRMEK İSTEYEN AKP'YE ATEŞ PÜSKÜRÜYORLARDI 08.Haziran.2007
IRAK SINIRINA YIĞINAK YAPARKEN PÜLÜMÜR'DE BASKIN YEMEK 05.Haziran.2007
SÖYLEDİKLERİNİN HİÇBİRİNİ YERİNE GETİRMEYENLER PARTİSİ SEÇİM VAATLERİNİ GURURLA SUNAR! 04.Haziran.2007
OPERASYON İŞE YARAMAZ BİZ EN İYİSİ FETH EDELİM! 25.Mayıs.2007
TEKRAR AKP GELİRSE DARBE OLUR (YERSENİZ!) 21.Mayıs.2007
AK PARTİ'Yİ KAPATMAZLAR! 10.Mayıs.2007
DARBE VE MUHTIRALARDAN BUNALMIŞ BİR VATANDAŞIN MUHTIRASIDIR! 01.Mayıs.2007
BU ORTAMDA SEÇİM OLURSA AK PARTİ YÜZDE 50 OY ALIR! 28.Nisan.2007
SAÇMALIYORLAR! 25.Nisan.2007
GURBETİN TRENLERİ GEÇER İÇİMDEN... 23.Nisan.2007
KANATSIZ MELEK! 15.Nisan.2007
SEZER'İN KONUŞMASI SANKİ MİTİNGE ADAM TOPLUYOR!! 14.Nisan.2007
RUHUMA SIKILAN BU AZAP NİYE? 02.Nisan.2007
BAHARI UNUTTUM! 07.Mart.2007
DÖNÜŞÜM OLMAYACAK! 19.Şubat.2007
MERHABA DOSTUM HÜZÜN! 03.Şubat.2007
SADDAM'DAN ÖNCE HUZUR VE DEMOKRASİ ASILDI! 07.Ocak.2007
ESKİ ATICILARDAN BİR CEM UZAN KALDI GALİBA! 15.Aralık.2006
DİNDAR MIYIZ YOKSA SAHTEKAR MI? 26.Kasım.2006
BAŞLIKSIZ YAZI 14.Kasım.2006
HAKARET İPİNE BAĞLI NOBEL! 14.Ekim.2006
RAMAZAN BEREKETİ BÜTÜN AÇLARI DOYURMAYA YETER Mİ? 23.Eylül.2006
ASKER GÖNDERMEYELİM; YARININ ASKERLERİNİ YETİŞTİRELİM! 02.Eylül.2006
GÜN GELECEK İSRAİL İLE SAVAŞACAĞIZ! 13.Ağustos.2006
EY 'KÜFREDER' TİTRE VE KENDİNE GEL! 26.Temmuz.2006
ZULMÜN ARTMASINA NEDEN OLMAK DA ZULÜMDÜR! 14.Temmuz.2006
4 MİLYAR DOLAR BİR AYDA NASIL 6 MİLYAR DOLAR OLUR? 07.Temmuz.2006
KUSURA BAKMA ANNECİĞİM, KUSURA BAKMA! 19.Haziran.2006
ÖKSÜZLER (şiir) 12.Haziran.2006
SENSİZ OLAMAM Kİ ÇEŞM-İ SİYAHIM 31.Mayıs.2006
AĞLATAN AŞKTIR 24.Mayıs.2006
SALDIRIYI GERÇEKLEŞTİRENLER BELLİ! 19.Mayıs.2006
'Neler oluyor?'un cevabı: Kendi pimini çeken millet 13.Mayıs.2006
HÜRRİYET, BAŞBAKAN'A BUNU NİYE YAPTI? 05.Mayıs.2006
ACELE KARAR VERME! 04.Mayıs.2006
AK Parti ile ‘Tek Parti’ dönemi! 30.Nisan.2006
Irak'ta PKK, Meclis'te TMK operasyonu! 27.Nisan.2006
Demokrasiden bahsetmek suç galiba! 25.Nisan.2006
Bildin mi şehidim? 24.Nisan.2006

Gazetelerin 1. Sayfaları

AKSİYON'DAN SÜPER KAPAK: YÜKSEK HEGEMONYA HSYK

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?

İRAN'DA TOPLU İDAM...

İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.

FETHULLAH GÜLEN ONUN YÜZÜNDEN YURT DIŞINA ÇIKTI!

2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR


DÜN EN ÇOK OKUNANLAR

» SEDAT PEKER'İN KARISI HAMİLE
» MEHMET Y. YILMAZ PLAYBOY OLDU!
» RUS GAZETECİNİN İLGİNÇ İDDİASI
» AYŞE ARMAN: BANA ZAMAN'DA YAZDIRIRLAR MI?
» EKREM DUMANLI DOĞAN GRUBU'NU FENERSİZ YAKALADI
» MİT'İN PARASINI PAVYONDA YEDİLER, BORSADA BATIRDILAR
» ERGENEKON MAHKEMESİ HARUN ODABAŞI VE FEHMİ KORU'NUN BİLGİSİNE BAŞVURACAK!

EN ÇOK ARANANLAR

» Ahmet Hakan
» Ali Kırca
» Nurettin Veren
» Galatasaray
» Fethullah Gülen
» Nuh Gönültaş
» Minik Dualar
» Video Haberler

VİDEO HABERLER

» İŞTE VATAN SAĞOLSUN DEMEYECEĞİM DİYEN BİR ŞEHİT ANASI DAHA DAHA!
» ÇILDIRTAN AYNA...
» İŞTE GENELKURMAY BAŞKANI'NIN SERTLİK TARİHİNE GEÇECEK KONUŞMASI
» HOCAEFENDİ İLE GURBETTE BİR BAYRAM DAHA...
» ZAHİT AKMAN MEYDAN OKUDU!
» METALLİCA'NIN OLAY KLİBİ...
» ÇANAKKALE DE TÜRK ASKERİNİN YEMEK LİSTESİ NASILDI? VİDEODOO
» BÜYÜK PATLAMANIN İSPATI İÇİN BÜYÜK DENEY!
» HOCAEFENDİ'NİN BİR ŞİİRİ TRT'DE İLK DEFA OKUNDU
» BU DEVLET BANA ADAM ÖLDÜRTTÜ!
gasteci.com © 2008