gasteci.com
 
     Ana Sayfa Reklam Tüm Haberler İletişim

Nuh Gönültaş

Nuh Gönültaş Bir asteğmenin günlüğünden, terör niçin bitmiyor?
Aktütün karakoluna yönelik terör saldırısı için 5. Saldırı dedik ama yanılmışız. Değil beş, ...

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz Aktütün, Karatütün...
Acımız çok büyük: Hakkari/Şemdinli'deki Aktütün jandarma karakoluna teröristlerce girişilen saldırıd...

Harun Tokak

Harun Tokak Ramazan çocukları
İlk görev yerim küçük bir kasabaydı. Liseden mezun olduğum yıllar… İçimde ilk defa gurbe...

Aydoğan Vatandaş

Aydoğan Vatandaş Washington-New York arasında birkaç küçük not
Amerika’da din konusunda kalem oynatan muhabir ve yazarlara yardım amaçlı kurulmuş bir kuruluş...

Sebahattin Çelebi

Sebahattin Çelebi İyi gözetlemeler komutanım!
Astsubay Çavuş Hasan Önal. Uzman Çavuş Cahit Yıldırım. Uzman Çavuş Selçuk Can.

Halit Esendir

Halit Esendir Deniz Feneri Almayna Türkiye savaşı
AK Parti başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a Doğan grubu gazetelerinin Almanya’da...

Taceddin Kayaoğlu

Taceddin Kayaoğlu Anti terör konsepti
Aktütün Karakolu’na yapılan terör saldırısı Türkiye’de akl-ı selim olanlar dahil herke...

Mehmet Ali Bulut

Mehmet Ali Bulut Neden askerler hiç mesul olmazlar?
Ben bu yazıma “Geçmiş bayramınız mübarek olsun” diye başlayacaktım. ...

Sezai Şen

Sezai Şen Hoşgeldin Ey Şehr-i RamaZAM
Lafa gelince “Yüzde 99’u Müslüman olan Türkiye” oluruz ama acaba icraata gelince d...

Gasteci Kulislerde

Gasteci Kulislerde Eğer AK Parti kapatılsaydı...
3.5 aylık baş döndürücü trafik bitti. Ak Parti kapatılacak mı ?, kimler siyasi yasak alacak ? gibi s...

Erol Kavas

Erol Kavas Mini Laptop - Asus Eee PC Türkiye'de!!!
İlk kez hepsiburada.com tarafından satışa çıkarılan ürünün özelliklerini inceliyelim....

GURBETİN TRENLERİ GEÇER İÇİMDEN...

Sezai Şen Baktığım her yabancı yüzde sana olan hasretimi görüyorum. Ve anlıyorum ki gurbetin bir ölçüsü yok, kilometresi, santimetresi yok anne. 500 metre ya da 5000 kilometre fark etmiyor. Tadı aynı her mesafede hasretin.
Sezai Şen Haber 26 - ESKİŞEHİR
Belki de alnına yazılmıştı bu iki kelime: Gurbet ve hasret.

Çantasını bir kez daha toplarken bunu düşündü. “Ailem var diye hiç sevinemedim. Hayat beni hep sevdiklerimden uzak kalmaya, onların hasretinde yanmaya mahkum etti. Mahkum kaldığım yerlerde kendi ailemi kurmamı da haram!”

“Üzerime giyebileceğim her şeyimi doldurmama rağmen çantam yüreğime nazaran ne kadar da boş” diye geçirdi içinden, “ve hasret treni her zaman ne kadar da dolu.”

Bu seferki gurbet yolculuğu diğerlerinden çok farklı olacaktı. Gurbet treni bu sefer hiç bilmediği bir ülkede, hiç görmediği insanlar arasında duracaktı. Aradaki mesafe binlerce kilometre ile ölçülebilecek kadar büyüktü.

“Belki de dönmek nasip olmayacak” düşüncesi ile tanıdığı hemen herkes ile helalleşmişti. Arkadaşları, kardeşleri, babası ve nihayet annesi ile…

Annesi ona öyle sıkı sarılmıştı ki lisan-ı hal ile ona “Gitme kuzum, gitme oğlum!” der gibiydi. Yaşlı gözlerini annesinden saklayarak lisan-ı kal ile cevap vermişti: “Gitmek zorundayım anneciğim, hem bu sefer daha da uzağa! Kusura bakma, sebebini söylemem mümkün değil sana. Ama sen ne olur helal et hakkını bana.” Bir anne ne diyebilirdi ki evladına: “Helal olsun yavrum!” diyerek sarıldı bir kez daha boynuna.

Çantasını eline aldıktan sonra ürkek adımlarla çıktı dışarı. Ardından el sallayan, su dökenlerin yüzüne dönüp de bakmadı bir daha. “Bakarsam yüzlerine, görürsem gözlerini ‘Gitme, kal!’ dediklerini anlarsam, gidemem. Kalırsam başıma gelecekler ile onları daha fazla üzmem muhtemel” düşünceleri arasında gözyaşlarını saldı kara toprağa.

“Allah’ım!” dedi, “Eğer dönüşü olursa bu gurbetin beni lütfen bir daha sevdiklerime hasret bırakma. Gerçi en büyük hasret, en büyük gurbet, en büyük kayıp senden uzak kalmak ama, nefsim bundan anlamaz.”

Binlerce kilometre uzakta hiç bilmediği topraklara ayak bastığında şekil olarak aynı hacim ve sima olarak farklı bir çok yeni insanın ortasında buldu kendini. “Bu şehir ne kadar kalabalık böyle! İnsan yürümekte zorlanıyor. Yazık ki bu kadar insan arasında yalnızım.”

Arkadaşlarından birinin verdiği adresi bulmak için bir taksi kiraladı. Taksici ile anlaşmasında kolaylık sağlayan dili öğrendiği için kendisiyle gurur duydu. “Buradaki insanlar benim bugüne kadar kullandığım dili bilmiyorlar, ben de onları. Bu demektir ki çok süper anlaşacağız!”

Aradan bir ay kadar zaman geçmişti. Arkadaşlarının yardımı ile bir benzincide iş bulmuş, para kazanmaya başlamıştı. İlk haftalığını aldığında kendini çok mutlu hissetti. Yanlarında kaldığı arkadaşlarına evin kira ve diğer masrafları için verdi onu. “Gelecek hafta alacağım parayı anneme göndereyim de yüreğindeki burukluğu yumuşatsın biraz” diye geçirdi içinden.

Sonraki hafta çok daha fazla çalıştı, çok daha fazla kazandı. Bulunduğu yerde çok büyük bir para sayılmazdı ama ailesinin bulunduğu yerde bayağı bir işe yarardı bir haftada kazandığı. Arkadaşlarına danışarak parayı nereden nasıl göndereceğini öğrendi. Küçük kardeşine bir e-mail attı. Gönderdiği parayı nereden nasıl alabileceğini anlattı.

Birkaç hafta sonra kazandığı paralara ilk zamanlardaki kadar çok sevinemediğini fark etti. “Sadece ailemi değil, memleketimi de çok özledim galiba. Çünkü tehlikeden uzakta yaşıyor, para kazanıyorum ama mutlu değilim! Bir şeyler hep eksik kalıyor içimde. Cebimi para ile doldursam da sanki içimde bir yerler sürekli boşalıyor!”

Bir bilgisayar alıp koydu kendi odasına. Yanında getirdiği türkü CD’lerini çıkardı, taktı bilgisayara. Her bir türküde farklı düşüncelere daldı ama hepsinde ağladı. “Daha şimdiden bu kadar özledim her şeyi, böyle bir durumda sayısını henüz bilmediğim yıllar nasıl geçecek ki?”

“Hiç kimse anne gibi özlenmiyor, anne kadar aranmıyor” diye geçirdi içinden, “Babamı, kardeşlerimi, yeğenlerimi ve arkadaşlarımı da özlüyorum ama annemi bir başka özlüyorum.” İçerisinde annesini hatırlatan bir kelime veya deyiş geçen her türkü de bir başka hüzün doluyordu içine ve bir başka boşalıyordu göz pınarları. “Ama” dedi kendi kendine, “benim annem bir başka. Burada da anneler var ama, bizim annelerimiz gibi değiller. Hele benim annem gibi asla olamazlar.”

Aradan geçen 3 yıldan sonra özlemi iyiden iyiye artmıştı. İki ay sonra memlekete bir daha buraya dönmemek üzere gitmeye karar vermişti. Hem habersiz gidecek, söylediğinden erken gidecek, annesine sürpriz yapacaktı. Bu karar ile biraz rahatlamıştı ama içinde hep bir korku vardı. “Ya ailemi, annemi görmek bir daha nasip olmazsa?”

Bir akşam telefona sarıldı. “Şimdi bizim orada öğle vaktidir. Arayıp konuşayım bir, bakalım nasıllar?” Telefona küçük kardeşi çıktı. Annesi rahatsızlandığı için babası ile doktora gitmişlerdi ve henüz dönmemiştiler. Merak edilecek bir şey olmadığını söyledi küçük kardeşi: “Zaten birazdan gelirler” dedi. “Anneme ve babama selamlarımı söyle. Hepinizi çok özledim. Kısmet olursa 4 ay sonra orada olacağım. Nasip olursa görüşürüz. Bana haklarınızı da helal edin. Kendinize de iyi bakın. Bir şey olursa bana e-mail atarsın” diye cevaplandırdı kardeşini.

Telefondaki konuşmasını bitirir bitirmez, sebebini bilmeden ağlamaya başladı. Bilgisayarda beyaz bir sayfa açtı ve o an içinden geçenleri yazdı annesine. Dışarı çıkıp, marketten alışverişi yaptıktan sonra yazmaya devam edecekti. “Cemil!” diye bağırdı yan odadaki arkadaşına, “Ben markete gidip alışveriş yapacağım yemek için. 15 dakikaya kadar dönerim.”

“Tamam Salih” dedi arkadaşı, “Ben de telefon edeyim memleketten yeni gelen arkadaşları yemeğe çağıralım. Onların kalacak yerleri yok, karınları da açtır şimdi.” Salih, kapıyı çekip çıkarken yeni gelenlere iyi bir akşam yemeği hazırlamanın heyecanı ile dopdoluydu. “Öyle bir yemek yapacağım ki… neredeyse…” Gözlerine yaşlar hücum ettiği için cümlesini tamamlamakta zorluk çekti: “neredeyse anneminkine benzeyecek. Ya da sizin annenizin yemeklerine…”

Cemil, yeni gelen arkadaşlarını salona aldıktan sonra Salih’in gelmesini beklemeye başladı. “Bir aksilik oldu galiba. Bu kadar gecikmezdi. Belki bugün daha çok şey almaya çalışıyordur. Ama yemek konusunda gayet iyidir. Parmaklarınızı yersiniz herhalde” diye açıkladı durumu misafirlerine.

Bir saatlik bekleme sonunda Cemil’in içine bir kurt düştü. Misafirlerden müsaade isteyip dışarı çıktı. Salih’in gittiği markete doğru yürümeye başladı, yolda karşılaşmayı umarak. İki sokak ötedeki kavşakta bir kalabalık gözüne ilişti. Polis bantlarla bir bölgeyi kapatmıştı. Çevredeki insanlara bir şeyler soruyordu. İçinde gittikçe artan korkuyla yaklaştı. Polis arabasının aydınlattığı yerde yatan bir cesedi ve etrafa saçılmış gıda maddelerini görünce ağlamaya başladı. Onun ağladığını fark eden polis üzerinde kimliği bulunmayan kişiyi tanıyıp tanımadığını sordu Cemil’e. Cemil’in eli kolu gibi sesi de titriyordu. Elbiselerinden Salih’in olduğunu anladığı cesedin başını emin olmak için çevirdi: “Evet…evet tanıyorum.”

Cemil, polislere gerekli bilgileri verdikten sonra Salih’in kimliklerini evden alıp kendilerine getirmek için harekete geçti. Misafirlere “Arkadaşlar bana biraz müsaade, lütfen kusura bakmayın!” diyerek Salih’in odasına geçti. Bilgisayar masasının üzerinde telefon kartının yanında duruyordu kimliği ve pasaportu. Onları almak için uzattığı eli klavyeye çarptı; bilgisayarın ekranı açıldı. Ekrana göz atan Cemil, Salih’in ölmeden hemen önce yazmaya çalıştığı “Gurbetin trenleri geçer içimden…” başlıklı yazıyı okudu:

Anneciğim, hasta olduğunu duyunca ben de hasta oldum. Yüzümü göz yaşlarımla yıkadım biraz. Memleketimi, babamı, kardeşlerimi ve arkadaşlarımı özledim ama sana karşı özlemim bir başka arttı. Sinene ve sıcaklığına hasretim anne. Hiç kimsede senin sıcaklığını ve samimiyetini bulmak mümkün olmadı. Eğer içinde senin hasretin olmasaydı bu gurbet bana bu kadar dokunmazdı. Belki inanmayacaksın yazacaklarıma ama ben yine de yazacağım sana anne.

Yediğim yemekler yiyor beni, içtiğim sularda boğuluyorum. Senin hasretinin hüznü, gurbetin yükü ile yoğruluyorum. Senin dualarından ve Allah’ın yardımından başka bel bağladığım bir şeyim yok.

Yüreğim kadar dolu gözlerim. Başım her zaman bulutlu, gözlerim yağmaya hazır. Baktığım her yabancı yüzde sana olan hasretimi görüyorum. Ve anlıyorum ki gurbetin bir ölçüsü yok, kilometresi, santimetresi yok anne. 500 metre ya da 5000 kilometre fark etmiyor. Tadı aynı her mesafede hasretin.

Bütün eşyalarımı yanımda getirirken yüreğimi senin yanında bıraktım. Hepsini doldururken çantama, gözlerimi boşalttım. Beni senden uzaklaştıran her adım yüreğimde bir yara olarak kaldı, yüreğimde yara almayan yer kalmadı. Burada gurbette iken, sana hasret iken bütün değerler değerini yitirdi, ben de kendimi.

Anneciğim müsaade ette sabah namazından gece yarasına kadar çalışmaktan bir deri bir kemik kalmış, nasırlı ellerini öperek yumuşatayım, bayram ettireyim yüreğime biraz. Dua et de bir daha göreyim cennetlik yüzünü, şefkat kokan bağrına başımı yaslayıp dizlerinde vereyim son nefesimi.

Gurbetin trenleri geçiyor içimden anne, ben altlarında kalıp eziliyorum. Canım çok yanıyor… Gözyaşı ile çalışıyor gurbetin trenleri, biliyor musun anne? Hüzün istasyonlarında duruyorlar sadece, başka yerden yolcu almıyorlar. Ücretsiz olduklarından bilet kontrolü de yapılmıyor içlerinde. İnsanları sevdiklerinden uzaklaştırmak için bir dakika bile geç kalmıyorlar gitmeleri gereken yere.

Anneciğim ben, damarlarında gurbet dolaşan oğlun Salih. Bir başka deyişle sevincini yüzünde taşıyan, hüznünü yüreğinde saklayan mahzun bir kul! Çok yakında içimden geçen trenlerden birine binip sana geleceğim. Beni birden bire karşında görünce kim bilir ne kadar çok sevineceksin…



23.Nisan.2007 01:34:37

Puan: 3.3/5 (12 oy verildi)

Yazıcı Görünümlü Sayfa Arkadaşına Yolla Yorum Yazabilirsiniz
Yorumlar
   Kahraman
benim gibi acı çekiyor Salih
   Mustafa
gurbetin treni şimdi benim de içimden geçti. Keşke öldürmeseydiniz Salih'i ama neyse.

Sezai Şen Arşivi
Hoşgeldin Ey Şehr-i RamaZAM 14.Ağustos.2008
AK PARTİ'Yİ KAPATACAKLAR! 24.Temmuz.2008
YOKSA SİNAN AYGÜN, ERGENEKON'UN BASIN TOPLANTILARINI MI YAPIYORDU? 05.Temmuz.2008
GÜLEN, ASLINDA GURBETTE AĞLAYANDIR 26.Haziran.2008
ALLAH ANKETİNİZİ KABUL ETSİN! ( Yüzde 82 Türkler kazanır) 24.Haziran.2008
Bir annenin tutmayan yanı... 17.Haziran.2008
Bu nefreti anlayabiliyor musunuz? 20.Mayıs.2008
HAZİRAN 2007'DE IRAK'A GİRMEKTE TEREDDÜT EDEN AKP'YE KIZANLAR ŞUBAT 2003'TE IRAK'A GİRMEK İSTEYEN AKP'YE ATEŞ PÜSKÜRÜYORLARDI 08.Haziran.2007
IRAK SINIRINA YIĞINAK YAPARKEN PÜLÜMÜR'DE BASKIN YEMEK 05.Haziran.2007
SÖYLEDİKLERİNİN HİÇBİRİNİ YERİNE GETİRMEYENLER PARTİSİ SEÇİM VAATLERİNİ GURURLA SUNAR! 04.Haziran.2007
OPERASYON İŞE YARAMAZ BİZ EN İYİSİ FETH EDELİM! 25.Mayıs.2007
TEKRAR AKP GELİRSE DARBE OLUR (YERSENİZ!) 21.Mayıs.2007
AK PARTİ'Yİ KAPATMAZLAR! 10.Mayıs.2007
DARBE VE MUHTIRALARDAN BUNALMIŞ BİR VATANDAŞIN MUHTIRASIDIR! 01.Mayıs.2007
BU ORTAMDA SEÇİM OLURSA AK PARTİ YÜZDE 50 OY ALIR! 28.Nisan.2007
SAÇMALIYORLAR! 25.Nisan.2007
GURBETİN TRENLERİ GEÇER İÇİMDEN... 23.Nisan.2007
KANATSIZ MELEK! 15.Nisan.2007
SEZER'İN KONUŞMASI SANKİ MİTİNGE ADAM TOPLUYOR!! 14.Nisan.2007
RUHUMA SIKILAN BU AZAP NİYE? 02.Nisan.2007
BAHARI UNUTTUM! 07.Mart.2007
DÖNÜŞÜM OLMAYACAK! 19.Şubat.2007
MERHABA DOSTUM HÜZÜN! 03.Şubat.2007
SADDAM'DAN ÖNCE HUZUR VE DEMOKRASİ ASILDI! 07.Ocak.2007
ESKİ ATICILARDAN BİR CEM UZAN KALDI GALİBA! 15.Aralık.2006
DİNDAR MIYIZ YOKSA SAHTEKAR MI? 26.Kasım.2006
BAŞLIKSIZ YAZI 14.Kasım.2006
HAKARET İPİNE BAĞLI NOBEL! 14.Ekim.2006
RAMAZAN BEREKETİ BÜTÜN AÇLARI DOYURMAYA YETER Mİ? 23.Eylül.2006
ASKER GÖNDERMEYELİM; YARININ ASKERLERİNİ YETİŞTİRELİM! 02.Eylül.2006
GÜN GELECEK İSRAİL İLE SAVAŞACAĞIZ! 13.Ağustos.2006
EY 'KÜFREDER' TİTRE VE KENDİNE GEL! 26.Temmuz.2006
ZULMÜN ARTMASINA NEDEN OLMAK DA ZULÜMDÜR! 14.Temmuz.2006
4 MİLYAR DOLAR BİR AYDA NASIL 6 MİLYAR DOLAR OLUR? 07.Temmuz.2006
KUSURA BAKMA ANNECİĞİM, KUSURA BAKMA! 19.Haziran.2006
ÖKSÜZLER (şiir) 12.Haziran.2006
SENSİZ OLAMAM Kİ ÇEŞM-İ SİYAHIM 31.Mayıs.2006
AĞLATAN AŞKTIR 24.Mayıs.2006
SALDIRIYI GERÇEKLEŞTİRENLER BELLİ! 19.Mayıs.2006
'Neler oluyor?'un cevabı: Kendi pimini çeken millet 13.Mayıs.2006
HÜRRİYET, BAŞBAKAN'A BUNU NİYE YAPTI? 05.Mayıs.2006
ACELE KARAR VERME! 04.Mayıs.2006
AK Parti ile ‘Tek Parti’ dönemi! 30.Nisan.2006
Irak'ta PKK, Meclis'te TMK operasyonu! 27.Nisan.2006
Demokrasiden bahsetmek suç galiba! 25.Nisan.2006
Bildin mi şehidim? 24.Nisan.2006

Gazetelerin 1. Sayfaları

ARTIK KERİZ DEĞİLİM, PARAYA ÖNEM VERİYORUM

Nihat Genç, televizyon programı için artık daha fazla para istediğini açıkladı.

AHMEDİNEJAD LARY KİNG'İN KONUĞU OLDU!

Dünyaca ünlü 'talk showcu' ağır politik konulardan, özel yaşamına kadar Ahmedinejad'a pek çok soru sordu..

FADİME ŞAHİN OLAYINDA SİSİ KOORDİNATÖRDÜ!

Son Ergenekon operasyonunda gözaltına alınan 'travestiler kraliçesi' lakaplı Seyhan Soylu ve oyuncu Nurseli İdiz'in yeni bir 28 Şubat süreci için zemin hazırlamakla suçlandığı öğrenildi.

METALLİCA'NIN OLAY KLİBİ...

Metallica'nın son klibi Amerika'yı karıştırdı. Klipte iki Amerikan askerinin Irak ya da Afganistan'da yaşadıkları anlatılıyor.

YANILMIŞIM, TANRI VARMIŞ!

Ünlü ateist artık Tanrı’ya İnanıyor: Dünyanın önde gelen ateistlerinden biri artık, büyük ölçüde, bilimsel kanıtlara dayanarak Tanrı’ya inanıyor.”

BÜYÜK PATLAMANIN İSPATI İÇİN BÜYÜK DENEY!

Dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı" (LHC), 13.7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen Büyük Patlama'dan hemen sonraki başlangıç şartlarını oluşturarak maddenin sır perdesini aralayabilmek için yarın çalıştırılacak.

MODERN HAYATA BAŞKALDIRAN HALK: AMİSHLER

ABD'de yaşayan Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürüyor. Elektriksiz yaşıyor, at arabası kullanıyor, TV ve bilgisayardan uzak duruyor. İşte Amishler'in izole hayatı...

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

» Yüreğimizin yangınını soğutmak adına...
» Bir asteğmenin günlüğünden, terör niçin bitmiyor?

DÜN EN ÇOK OKUNANLAR

» AKTÜTÜN KARAKOLUNU PARASIZLIK YÜZÜNDEN TAŞIYAMAMIŞLAR! PALAVRA! PALAVRA! PALAVRA!
» ARTIK KERİZ DEĞİLİM, PARAYA ÖNEM VERİYORUM
» ÖLDÜRÜLEN TERÖRİSTLERDEN DÖRT TANESİ YABANCI UYRUKLU ÇIKTI!
» ABD GAZETESİNDE KAHREDEN TABLO!
» ŞEHİT OĞLUNUN ARKASINDAN İNTİHAR ETMEK İSTEDİ
» Anti terör konsepti

EN ÇOK ARANANLAR

» Ahmet Hakan
» Ali Kırca
» Nurettin Veren
» Galatasaray
» Fethullah Gülen
» Nuh Gönültaş
» Minik Dualar
» Video Haberler

VİDEO HABERLER

» HOCAEFENDİ İLE GURBETTE BİR BAYRAM DAHA...
» ZAHİT AKMAN MEYDAN OKUDU!
» METALLİCA'NIN OLAY KLİBİ...
» ÇANAKKALE DE TÜRK ASKERİNİN YEMEK LİSTESİ NASILDI? VİDEODOO
» BÜYÜK PATLAMANIN İSPATI İÇİN BÜYÜK DENEY!
» HOCAEFENDİ'NİN BİR ŞİİRİ TRT'DE İLK DEFA OKUNDU
» BU DEVLET BANA ADAM ÖLDÜRTTÜ!
» BAYAN PAKSÜT ERGENEKON KAPSAMINDA ADLİYEYE ÇAĞRILINCA...
» 15 BİN ASKERİMİZ NASIL KÖR EDİLDİ?
» GÖZYAŞLARIYLA İZLEYECEĞİNİZ BİR VİDEO
gasteci.com © 2008