“Rejim hiç bu kadar tehdit altında olmamışmış!”
“Cumhurbaşkanı seçilen kişinin partisiyle ilişkisi kesilmeliymişmiş...”
Evet doğru söylüyor Sayın Cumhurbaşkanı ve biz “tehlikenin farkındayız”...
Sebahattin Çelebi
“Rejim hiç bu kadar tehdit altında olmamışmış!”
“Cumhurbaşkanı seçilen kişinin partisiyle ilişkisi kesilmeliymişmiş...”
Evet doğru söylüyor Sayın Cumhurbaşkanı ve biz “tehlikenin farkındayız”...
Tarafsız, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı, laik, ama demokrat olmayan bir cumhurbaşkanı lazım bu millete. Zırt pırt “Rejim elden gidiyor” hezeyanları savuracak, milleti galeyana getirecek, icabında Başbakan falan dinlemeyip, Anayasa’yı tuttuğu gibi kafasına geçirecek bir Cumhurbaşkanı lazım...
Bizi, halktan bir cumhurbaşkanı kesmez...
Yerde bağdaş kurup oturamaz bizim cumhurbaşkanımız. Hatta ve hatta sokakta bile fırak giyecek bir cumhurbaşkanı lazım. “Yav bu çok farklı bir adam” demeli, onu kutsamalıyız. Hiçbirimizde olmayan şeyler olmalı hazrette... Boyu beş metre, ama kilosuz, cüsseli, karizmatik, güçlü kuvvetli biri olmalı. Anayasa’yı eline aldı mı, muhtemel Başbakan adaylarının tam alnının ortasına tutturacak kadar da isabetli atışlar yapabilmeli!
Üniversiteleri kısırlaştıran, öğretim görevlilerini fişleyen, konuşmalarını kasetlere kaydettirip, “Gözüm kulağım sizde” diye korkutan rektörlerin tuttuğu, YÖK darbeci kuvvetleri ile birlikte çalışacak, bir cumhurbaşkanı lazım...
Bize gün aşırı “Ey Cumhur! Rejim elden gidiyor! Tehlikenin farkında mısınız?” naraları atan bir cumhurbaşkanı lazım...
Ha bu arada!
Emekliliğinde de, arada bir İslamcı, başka bir zaman demokrat, bazı bazı da “fötürlü demokrasi” kültürüyle ahkam kesen, meydanı kimseye bırakmamak için, “Ben hala bir köşede duruyorum ey Cumhurum” sinyalleri gönderen bir cumhurbaşkanı lazım...
Özal, “Cumhurbaşkanını halk seçmeli” dediğinde veryansın edip, emekli maaşı almaya başladığında, “Cumhur, başkanını kendi seçmeli” diyen, dünü dün, bugünü bugün tadında yaşayan bir cumhurbaşkanı lazım...
Halkını, “tehlikenin farkında mısınız?” diye uyaran bir cumhurbaşkanından daha iyi ne olabilir ki!
Yorumlar cumhur adına bu ülkeye, bu millete benzeyen, yani sivil,dindar,demokrat bir cumhurbaşkanı lazım....ancak böyle huzur buluruz...dün dündür diyenleri,konu mankeni gibi duranları,anayasa kitabı fırlatanları istemiyoruz.onlar bu millet için tehdittir ...onların beynide bu millet gibi düşünmez.beyinleri dış güçler tarafından yıkanmış çünkü.ama ADNAN MENDERES ,ÖZAL GİBİ DİNDARLARI DA ORADA İSTEMEZ YOK EDERLER.ama artık devir değişti....ibre milletin lehine donüyor inşaalahALPEREN Cumhuriyet Gazetesinin fiyatı 750 bin lira.Geçtiğimiz 21 Mart günü ben Cumhuriyet Gazetesi bulmak için en az 7-8 bayi dolaştım.Kalmadı cevabıyla karşılaştım.En sonunda bulduğum bayideki en son gazeteydi.Çünkü o gün Çanakkale Belgeseli hediye ediyordu.Ben bayiye 50 kuruş uzatınca bayi 250 daha vereceksin dedi.Bende fiyatı 500 bin lira değilmi dedim.Hayır 750 bin lira dedi.Bir an için almaktan vazgeçmeyi düşündüm ama yinede aldım.Ama ben Yeni Çağ okuru bir Cumhurbaşkanını tercih ederim.önemli nicelik değil nitelik önemli.....nadire güler Kanaltürk seyredip,Sümerbank'tan giyincek.Yanında kızgınlığını,sevincini,üzüntüsünü kati surette belli etmeyecek, sfenkslerin sessizliğine sahip bir zevcesi olcek...veysel atasoy AYNEN 1999 MARMARA DEPREMINDE BAYILERDE KALAN TEK GAZETE AMA HER YERDE O GAZETE VARDI ISMI CUMHURIYET''' 63000 KISI OKUYOR. LHN SELÇUK YAKINLARI SAYIN SEZER ÇANKAYA YA ANKARADAKI TUM CUMHURIYET BASKILARINI TOPLATSA 75000 OLMAZ .HAHAH ISTE GUNES GIBI GERÇEK MILLET ONUN GAZETESINE VE DUSUNCESIN DE OLANLARA PRIM VERMIYORKI KALKIP DA CUM. GAZETESINI OKUSUN.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.