Abant Platformu, geçen hafta önemli bir konuyu tartıştı.
Bu vesile ile bir kere daha, çocukluk yıllarımızda küçücük yüreğimizde alevlenen Hz. Ali sevgisinin bizi ısıttığını hissettik.
Harun Tokak
Hazreti Ali ilk çocuk sahabidir.
Peygamberimizi(sav) namaz kılarken ilk gördüğünde, o masum haliyle “Müslüman olmak için gidip bir babama danışayım” der. Sonra da “Allah beni yaratırken babama mı sordu ki, ben ona inanırken sorayım” diye düşünür ve Müslüman olur.
O bir aslan yavrusudur, korkusuzdur…
O, çocukluk hayallerimizin ölümsüz kahramanıdır.
Soğuk kış gecelerinde, sımsıcak köy odalarında onun cenklerini, kahramanlıklarını okuyarak büyüdük.
Hayber Kala'sı'nın kapısını bir hamlede söküşü, Zülfikar'ın karşısında orduların çöküşü hâlâ hafızamızın kıvrımlarında… Peygamberimiz'in(sav) “Ali gibi genç, Zülfikar gibi kılıç yoktur” deyişi de.
Uzun kış gecelerinde nar gibi kızaran sobadan mangala aktarılan közler külleninceye kadar sürerdi sohbetler.
Can kulağı ile dinlerdik Hz. Ali'nin cesaretini.
Sobanın ateşi harlandıkça sesler çıkarır, anlatıcı da bu anlarda ses ritmini daha bir yükseltirdi.
Coştukça coşardık.
Bir zamanlar irfan hayatımızın vazgeçilmez mekânları olan köy odaları, nice güzelliklerin mayalanmasında, yeri inkâr edilemez bir rol üstlenmiştir.
Mehmet Efendi her akşamki yerinde, odanın baş sedirinde oturmuş, hazirun kulak kesilmiş onu dinliyor.
“Mekke Müslümanlara dar edilmişti. Nihayet Müslümanlara, hicret izni geldi.
Birer ikişer herkes şimale doğru yol alıyordu.
Muhacir Müslümanların yeni mekanı Medine idi.
Peygamberimiz(sav) “Herkes huzur içinde hicretini tamamlasın” diye, kendini en sona bırakmıştı.
O, (sav) Mekke'de iken kimse Müslümanların ortadan kaybolmasından şüphelenmeyecekti.
Önce gitseydi, geride kalanları bırakmazlardı.
Kendilerinin de gitme vakti geldiğinde, Hz. Ali'yi çağırdı “Bu gece benim yatağımda sen yat, hırkamı da örtün ki beni uyuyor sansınlar.”
Gül yatağına girer gibi girdi yatağa.
Ölümü bir yorgan gibi çekti üzerine
Yaşı on sekizdi, hayatının baharındaydı, hayalleri vardı. “Yeter ki O sağolsun, O'na canım feda olsun” dedi.
“İnsanları ölümün kollarından kurtaracak O insan yaşamalı” dedi.
Biraz sonra mehtabın ışığında Allah'ın Rasulü(sav) Yasin Suresi'ni okuyarak çıktı gitti.
Bu sohbetleri dinledikçe ruhumuz dinginleşir, dışarı çıkınca ayazdan atımıza atlar Mehtab'ın aydınlığında evimize doğru kanatlanırdık.
Yatağımıza uzandığımızda yorganın altında birer küçük Ali gibi kıvrılır yatardık
Ağabeyimin adı Ali olduğundan o bunlardan, bakışlarıyla kendine ayrı bir pay çıkarırdı.
Hz. Ali'nin kahramanlıklarını köy odalarında okunan Kan Kalesi, Hayber Kalesi gibi kitaplardan daha çocuk yaşlarımızda öğrendik.
Hz. Ali, çocukluk yıllarımızın vazgeçilmez kahramanıdır.
Sünniler arasında Ali, Hüseyin, Hasan isminin diğer bütün isimlerden yaygın olması bu kültürden kaynaklanmaktadır.
Tek başına ordulara direnmek, tek başına Müslüman olmak için karar vermek için, Ali olmak gerekir.
Hz. Ali ilmin kapısıdır.
On iki imamın ilkidir.
Kıymete kadar gelecek altın silsilenin başıdır.
Cennetle müjdelenen on sahâbiden biridir.
O, zor zamanların insanıdır.
Dördüncü Halife oluşunu “İslam'ın, o zor yıllarında ancak Hz. Ali gibi güçlü bir omuz lazımdı” yorumunda, Sünni ulema arasında bile neredeyse ittifak vardır.
Onun yolunda gidenler “Razılık” makamına ulaşır. O'nun yolu Peygamberimizin(sav) yoludur.
O yol dört kapı kırk makamın yoludur.
Alevi toplum, bin yıl Anadolu'da Kur'an'ı hayata geçirmiş, ilhamlarını Kur'an'dan almışlardır.
Şimdi ne talep ediyorlar?
Cem evleri cami gibi kabul edilsin.
Türk Aleviliğinin şekillenmesinde saz ve semah hayati önem taşıyan unsurlardır, dolaysıyla Türk halk ve tasavvuf müziği ile Türk folklörüne önemli katkılarda bulunduğu göz ardı edilmesin, şifahi kültürden yazılı kültüre geçmemize yardım edilsin.
“Hz. Muhammed(sav) Hz. Ali yolunun Kırklar Meclisi'nde olgunlaştığı ve on iki imamla devam eden, İmam-ı Câferi Sâdık'ın akıl ölçüsünü rehber olarak alan, Horasan erenlerinin himmetleriyle Anadolu'ya gelen, Hz. Pir'le ve ulu ozanlarımızın nefesleriyle hayat bulan inancın adıdır tarifi kabul görsün” diyorlar.
Diyanet İşleri Başkan Yardmcısı Sayın Mehmet Görmez'in yaptığı, “Alevi kardeşlerimizi yeteri kadar dinlemedik” itirafı, toplantıya damgasını vuran cesurca ve bir ilim adamı haysiyetine yakışır zariflikteydi.
Alevi Federasyonları Başkanı Sayın Doğan Bermek de “Türkiye'de yapay alevi sorunu vardır, bunları çözme konusunda hiçbir umutsuzluk görmüyorum” sözleri salonda tatlı bir meltem gibi esti.
“Referans kaybı acilen ortadan kaldırılmalı ve kulaktan dolma bilgiler yerine kalıcı ve kaynaklara dayalı yazılı kültür ortaya konulmalıdır” görüşü öne çıktı.
Gerekli adımlar cesurca atılmalı ve bir an evvel Alevi kardeşlerimizi inciten, zihinlerde tortulaşmış, yalan yanlış bilgiler kazınmalıdır.
Konunun çözümünde de Hz. Ali'nin cesareti, ilmi, hikmeti, fedakarlığı ve adanmışlığı lazımdır. Bana öyle geliyor ki, sanki sımsıcak sevgisiyle aramızdaydı, oradaydı Hz. Ali.
Yorumlar Hüseyin Arpacık NATO-GLADİO öksüz kaldı...Üç Hüseyin'den biri daha gitti!..Türkiye'deki kontgerillanın en muteber adamlarından biri olarak bilinen; rahmetli Türkeş'in(asıl adı Hüseyin); Hüseyin Sezgin Paşa ile birlikte en güvendiği arkadaşı olan Hüseyin Cevizoğlu Paşa vefat etti. Cenazesine Büyükanıt Paşa ve yeğen gazeteci-yazar Cevizoğlu da katıldı...
Tedavi görmekte olduğu Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde önceki gün vefat eden Emekli Tümgeneral Hüseyin Cevizoğlu, Karşıyaka Mezarlığı’nda defnedildi. Kocatepe Camii’ndeki cenaze törenine askerlerin yanısıra pek çok siyasi katıldı.
Emekli Tümgeneral Hüseyin Cevizoğlu, dün Ankara Kocatepe Camii’nde düzenlenen törenin ardından Karşıyaka Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlandı
Önceki gün, tedavi görmekte olduğu Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde (GATA) vefat eden Emekli Tümgeneral Hüseyin Cevizoğlu (72), dün Ankara’da toprağa verildi. Cevizoğlu için Kocatepe Camii’nde düzenlenen cenaze törenine, eşi Güngür Cevizoğlu, yeğeni Gazeteci-Yazar Hulki Cevizoğlu, ailesi ve yakınları, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı Orgeneral Atila Işık, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, HÜRPARTİ Genel Başkanı Yaşar Okuyan, Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Ergin Celasin, Anadolu Ajansı Haber Yayın Daire Başkanı Muzaffer Şahin, generaller, siyasetçiler ve gazeteciler katıldı.
Komutanlar saf tuttu
Emekli Tümgeneral Hüseyin Cevizoğlu için kılınan Kocatepe Camii’ndeki cenaze namazında, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ve generaller ile Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Yaşar Okuyan da saf tuttu. Cami çıkışında emekli Tümgeneral Cevizoğlu’nun cenazesi top arabasına konuldu. Askeri bando eşliğinde bir süre top arabası üzerinde taşınan Emekli Tümgeneral Cevizoğlu’nun cenazesi, daha sonra cenaze arabasına alındı. Cevizoğlu’nun cenazesi, Karşıyaka Mezarlığı’na getirilerek burada gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı.
Çok sayıda kitabı bulunuyor
Cevizoğlu, 1935 yılında Giresun’un Tirebolu ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Tirebolu’da tamamlayan Cevizoğlu, sırasıyla Kuleli Askeri Lisesinden, 1957 yılında Kara Harp Okulundan, 1969’da Kara Harp Akademisinden, 1970’te Silahlı Kuvvetler Akademisinden mezun oldu. Piyade ve Kurmay Subay olarak çeşitli kıta, kurum ve karargahlarda görev yaptıktan sonra 1982 yılında Tuğgeneral, 1986’da Tümgeneral rütbesine terfi eden Cevizoğlu, general rütbesiyle tugay ve tümen komutanlıkları ve çeşitli karargah görevlerinden sonra 1990’da emekliye ayrıldı. Araştırmacı-yazar olarak da tanınan Cevizoğlu’nun, strateji, tarih ve kültürel konularda çeşitli gazete ve dergilerde makaleleri yayınlandı. Cevizoğlu’nun, “Atatürkçülük”, “Başlangıçtan Bugüne Strateji Anlayışı”, “Jeopolitik Üzerine Düşünceler ve Eleştiriler”, “Atatürkçü Düşünce ve Sonuçları”, “Sosyo Ekonomik Denge”, “Coğrafyadan Tarihe” ve “Neden Laiklik” adıyla yayınlanmış kitapları bulunuyor.
Haber : Fatih ERBOZ
sürmeli HARUN TOKAK BEYİ KUTLUYORUM...ALLAH EBEDEN RAZI OLSUN...Ekrem H.B. Allah Razi Olsun, Cehar-i yar-i guzin, ilmin kapisi Hz.Ali sahabe efendimizi bir kere daha sizinle coskuyla andik. Su kapimizdaki mevlid kandili hurmetine dua edelim ki Allah habibi peygamber efendimizin ve onun guzide dostlarinin muhabbetini gonlumuzden almasin, onlarin muhabbetiyle dost olalim, dostluklar artsin, eksilmesin...selamlar.Zeynep Yarın güzel bir gün olacak inşaallah! Yarın Cuma! Ve yarin Mevlid kandili! Yarın evlerimizin, işyerlerimizin, ülkemizin, dünyamızın başkonuğu; Peygamberimiz (s.a.v.) olmalı! Tebrik ederim.Cemile "Özgürlükler size geldiği zaman özgürlük, ama Alevilere geldiği zaman özgürlük olmuyor"
26-03-07
YAZAR: ALI YILDIRIM
Geçtiğimiz hafta İstanbul’da Fettullah Gülen vakfı Alevilere yönelik bir toplantı yaptı. Bu toplantıda ’’Aleviliği Sünnileştiremezsiniz’’ diyen Avukat Ali Yıldırım’ın konuşması etkili oldu. Bu konuşmanın çok kısa bir bölümünü aşağıda yayınlıyor, tamanını ise Alevilerin Sesi Dergisi’nin 104. sayısında yayınlıyoruz. Yazının tamamını okumak isteyenler için Alevilerin Sesi Dergisi’nin adresi şöyle: Stolberger Str. 317, 50933 Köln. Tel: 0049-221-9498560 e-mail: alevilerin.sesi.@alevi.com
abdullah boz bu kardeşlerimizinde birileri tarafından sinsi emellerine alet edilmemesi için diyaloga devam. yol bu yol.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.