Seherde bir saray kayığı süzülüyor Nil'de, Züleyha gezintiye çıkmış olmalı diyorum.
Gecenin karanlık kollarından kurtulup nehre dökmek için derdini, Nil'e salmış kendini.
Sepetten bir kayık beşik gibi salınıyor nehirde. İki el alıyor kundaktaki bebeği, kavuşturuyor Asiye'ye. Bir kadın koşuyor saraya doğru, yüreği güvercin. Musa'yı sarıyor kollarına saray.
Kerbela'dan getirmişler Hz. Hüseyin'in kesik başını. Ehl-i Beyt ağlıyor başında
Mustafa İsmail, Yusuf suresini okuyor yanı başında.
Türk revaklarında Mehmet Akif, yaktığı Kur'an mealini yazıyor…
Ümmü Gülsüm çöl gecelerinden yanık sesiyle “Ente ömri”yi şakıyor
Seherde sesler Kahire semalarında buluşuyor.
Nil kan kırmızı koyulaştı bir ara.
Baktım Hz. Musa inananlarıyla Kızıldeniz'e yürüyor
Firavun ordularıyla peşi sıra koşuyor
Köle pazarı kurulmuş erkenden, Yusuf saraya köle diye satılıyor
Yusuf sustu yedi yıl, zindan aydınlandı, Mısır aydınlandı
Ashab-ı kehf uyudu yedi yıl, mağara uyandı, insanlık uyandı
…Ve Yusuf iki kişinin kolları arasında götürülüyor zindandan saraya
Züleyha iftira ettiği gün değil, suçunu itiraf ettiği gün kavuşuyor Yusuf'a
Yusuf, gönlünü açıyor insanlara, çöl yol gösteriyor açlık yorgunu kervanlara.
Çöl fırtınalarında açlığın acısıyla dayanıyorlar Mısır'ın kapılarına
Ve bir gün… Yusuf'u “az bir fiyata satan” kardeşleri, “az bir sermaye” ile çıkıyorlar Yusuf'un huzuruna. “Yoksa sen Yusuf musun?” sesi yankılanıyor sarayda
Zalimlere elbet dedirir bir gün Hazret-i Mevla;
“Tallahi lekad eserakallahü aleyna” (*)
Kardeşleri çıkmadan yola Yusuf'un kokusu ulaşıyor babasına
Kanlı gömlek, gece karası sürme çekti, Yakub'un gözlerine
Yırtık gömlek, gündüz etti zindanın en karanlık gecesini
Reyhan kokulu gömlek can oldu, gece karası gözlerine Yakub'un
Gün gelir, kanlı gömlek bırakılır babasının kollarına
Gün gelir, yırtık gömlek asılır Mısır'ın kapısına
Gün gelir, reyhan kokulu gömlek can olur babasına
Gün olur, yedi yıl kıtlıktır, gün olur yedi yıl bereketle dolar
Gün olur, yedi yıl zindandır, gün olur Yusuf Mısır'a sultandır
Kahire'de gün çoktan ışımıştı
Karşımda Nil nazlı nazlı akıyor
Gece güzeldi, gelen gün de güzel… Bilemedim Kahire'de gün mü güzel, gece mi güzel.
Şehirde sarı kırmızı mavi ışıklar çoktan sönmüştü.
“Olsun” dedim içimden, ne fark eder, değil mi ki Yusuf yüzlüler Mısır'a dönmüşler…
Bir anda etrafımı sardı siyah beyaz her renkten Yusuf yüzlü, bir anda kuşatıldım renkler kuşağı ile elvan elvan.
Tüllenen yeni bir şafak vakti ayrıldık Mısır'dan
Yusuf yüzlüler el sallıyordu arkamızdan, Nil'in öte yakasından…
(*) “Vallahi Allah seni bize üstün kılmıştır”(Yusuf Suresi)
Yorumlar musa Yusuf yüzlüler sadece nil'in öte yakasında mı? güneşin doğduğu her yerde. üzerine güneşin doğup battığı herşeyden güzel olanı bulmak için Bilge Çok lezzetli bir yazı.Benim de ilk adımı hoca Nil diye okumuş kulağıma,ama dedem rahmetli değiştirmiş sonradan.Yazılarınız muhteşem Harun Bey gerçekten,saygılar...saldırgan bahtiyar saldırgan İSLAM mı varki ılımanlaştırılsın.İSLAM var ılımanı,soğugu sıcağı yok.küfre izin yok sevgide yok saygıda yok...etrafındaki radikaller senin gibi gaz insanlarını kullanıp atmasınlar,aman dikkatli ol cennet vadedip eline silah vermesinler,zaten bazı derinler gaza gelecek kek arar... olur yüreyine gönlüne sağlık Allah razı olsun nil ancak bu kadar anlatılırRamazan Allah bu yazidan dolayi sizden razi olsun hocam, makaleyi göz yaslari ile okudum.
Allah bu millete böyle hüzünlü ayriliklari tekrar yasatmasin.
turgut özkul editöre:ne oldu neden yayınlamadınız yorumu,vicdanınız mı sızladı,yoksa işbirlikçilik yanınız mı ağır bastı.Hande Nil kenarında olup da duygulanmamak elde midir Sn.Yazar.Çok beğendim yazınızı...Mehtap yakamoz bırakmış gümüş sulara...Ne kadar güzel ifadeler!Tebrikler...GÜVEN teşekür; hasret giderdik ,yenide ümitlendik.m.marap@hotmail.com Yüreğine sağlık Harun Bey,
Uçtum yine...
Emeğine sağlık..
Saygılar...saimen edebi yönüde çok güzel harika bir yazı...tebrikler.
Ünlüler geçmişlerini inkar ediyor. Örnek Ebru Şallı... Ünlü manken, "İstanbul'da hangi semtlerde oturdunuz?" sorusuna 'Bebek ve Etiler' yanıtını verdi. Oysa Şallı, ünlü olmadan önce Feriköy'de gecekonduda yaşıyordu.
Gülben Ergen'in içi dışı bir!!! İşte Hürriyet'in en çok okunan haberi!!!
Ne Orman yangını, ne YAŞ kararları, ne de Ergenekon... Gündeme bomba gibi düşen ikinci Sibel Can vakası haberi Kıbrıs'tan geldi!
Her kim bu tatlıdan üç lokma yese, göğsüne şifa, gönlüne nur olur. Dindar, yaşlı ve sevimli bir dostu ziyarete gitmiştik. Ben, hüsn-i hat merakım dolayısıyla duvarlardaki eski-yazı levhalarını incelerken, bir levha özerinde ilgi çekici ve hoş bir ilâç târifnâmesine rastladım, ilâcın hazırlanışı şöyle: