Atatürk Havalimanı'nda kendilerine has kıyafetler giyinmiş yaklaşık 60 Yahudi, yüksek sesle ayin yaptı.
Apron manzaralı dini ayin sırasında Yahudilerin birbirlerine şakalar yapması dikkat çekti.
Tel Aviv'e gitmek için Dış hatlar Terminali 205 numaralı salonda uçak bekleyen aralarında çocukların da olduğu Yahudiler, boynuz çalarak ayine başladı.
Garip sesle irkilen çevredeki diğer yolcular Yahudilerin toplu halde ayakta sallanıp, koro halinde ses çıkarmalarını şaşırarak izledi.
Bazılarının sol kolları ve başlarına şeritler bağladıkları gözlendi. Uçak manzaralı ayin sırasında bazıları da koltuklarda uyudu. Yaklaşık 30 dakika süren ritüel sırasında, söz konusu yere hiçbir görevlisinin gelmemesi dikkat çekti.
Boynuzun çalınmasıyla sona eren ayin sırasında İsraillilerin birbirlerine şakalar yapması dikkat çekti.
Yorumlar alper tunga bir süre önce havaalanında namaz kılan siyah çarşaflı kadınları boy boy izlemiştik. yine havaalanında ayin yapan yahudiler hakkında nedense fazla bir ses yok. neden acaba?YETKİN ELAK İsrail'de tarikatlara ait gazeteler, Hükümeti kurmakla bir bayan görevlendirilince zor durumda kaldılar ama fotoğrafını da basmıyorlar, ismini de yazmıyorlar.
İsrail’deki dinci Yahudilerin günah diye kadın fotoğrafı basmayan gazeteleri, bu kuralı hükümeti kurmakla görevlendirilen Tzipi Livni için de bozmuyor. Bu gazeteler, Livni’nin ön adını da kullanmayacaklar.
İsrail’de, ahlâksızlık olduğu gerekçesiyle bugüne kadar kadın fotoğrafı yayımlamayı reddeden aşırı dinci gazeteler, söz konusu yayın politikalarını ülkenin yeni başbakanı olmaya hazırlanan Dışişleri Bakanı Tzipi Livni için de bozmayacaklarını açıkladılar.
İngiliz Daily Mail gazetesinin haberine göre, geçen çarşamba günü İsrail’in en büyük partisi Kadima’nın genel başkanı seçilen ve Başbakan Ehud Olmert’in istifasından sonra hükümeti kurmakla görevlendirilen Livni’nin halkla ilişkiler danışmanı Avraham Kroizer, “haredi” olarak bilinen ultra-Ortodoks Yahudilerin yayımladıkları gazetelerin sayfalarında Livni’nin fotoğrafına yer vermeyeceklerini söyledi.
Yüzünü mozaikleyecekler
Kroizer, bu gazetelerin haberin yapısı gereği Livni’nin fotoğrafını kullanmak zorunda kalacakları durumlarda da Livni’nin yüzünü mozaikleme yoluna gideceklerini aktardı.
Haredilerin en eski günlük gazetelerinden biri olan Hamodia’dan bir üst düzey yetkili de Kroizer’in iddialarını doğrularken, haberlerinde Livni’nin ön ismi Tzipi’yi de kullanmayacaklarını vurguladı.
İsmi açıklanmayan yetkili, “Bir kadına ön ismiyle hitap etmek kabul edilebilir birşey değildir, bu yüzden kendisinden ‘Bayan T. Livni’ ya da sadece ‘Bayan Livni’ diye bahsedeceğiz” dedi.
Yayın politikalarından etkilenen tek kadının Livni olmayacağını ve geçmiş yıllarda eski İsrail Başbakanı Golda Meir’in bile fotoğraflarını basmadıklarını söyleyen yetkili, “Biz bugüne kadar hep Tevrat’a uygun davranmaya çalıştık. Bundan sonra da böyle yapacağız” ifadesini kullandı.
Ultra-Ortodoks gazetelerinin Livni’nin fotoğrafını ve ön ismini yayımlamama kararı almasını ülkedeki kadın hakları savunucuları “çılgınlık” olarak tanımladı. “İsrail Kadın Ağı” derneğinin kurucusu Galia Golan kararı “Ortaçağ zihniyeti” olarak değerlendirdi.
İsrail’in 7 milyonluk nüfusunun yaklaşık yüzde 10’unu oluşturan haredilerin gazeteleri, kadınlarla ilgili haberlerinde ve ilanlarında bile kadın resmi kullanmıyor.
Bu gazeteler kadınların yanı sıra haredilerin görmesinin uygunsuz olduğunu düşündükleri televizyon gibi bazı elektronik aletlerin fotoğraflarına da sayfalarında yer vermiyorlar.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.