MUSTAFA KEMAL'İN ASKERİYİM diyordu, gözaltına alınınca bir günde çöktü.
BİR GÜNDE ÇÖKTÜ
Tuncay Özkan'ın gözaltına alındığı günden bir yana sadece bir gün geçti ama fotoğraflar çöküşü ortaya çıkardı. Mitinglerinde yaptığı coşkulu konuşmalarda "Ben Mustafa Kemal'in askeriyim" diyen Tuncay Özkan, Bebek'teki evinde gözlatına alınmıştı.
TUNCAY ÖZKAN'IN SORGUSU BAŞLADI
"Ergenekon" soruşturması kapsamında gözaltına alınan gazeteci Tuncay Özkan ve eski Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan’ın da aralarında bulunduğu şüphelilerin sorgularına başlandı. Tuncay Özkan’ın Avukatı Ahmet Çörtoğlu, büro ve evlerde yapılan aramalarda ele geçirilen evrakların incelenmesinin ardından avukatların Emniyet Müdürlüğüne çağrıldığını ve şüphelilerin sorgulama işlemlerine başlandığını söyledi.
EL BOMBASI DEĞİL ONLAR KANDİL
Halkalı’daki depoda yapılan arama hakkında da bilgi veren Çörtoğlu, Depoda bulunan malzemeler arasında birtakım dekoratif şeyler de var. Bunlardan biri de el bombası görüntüsü olan kandillerdir. İçinde kandil yağı ve mumu var. Yarın bu konu mutlaka basında çıkacaktır. Böyle bir şey spekülasyon konusu yapılmasın. Bunlar kandildir. İki kişinin odasında süs olarak kullanılmıştır" şeklinde konuştu.
Yorumlar Devrim Dido özetlenmiş zten ama bence en çarpıcı olan işçilerin hakkının sistemli olarak sömürülmesi. Bayram Meral'in son rezaleti geçek yüzünü gösterdi. Daha önce küçük oğlu KEMAL MERAL değil miydi KArum'da gazetecileri döven. Şimdilerde hayatında ASALAK yaşamaktan başka bişi yapmayan bu zat ACARKENT-MESA arasında BMW Z4 ile karı kız götürmekten başka birşey yapmıyor. Usulsüz diye dava actığı yerde işlettiği ZEYNEL-ÇİLLİ de cabası. Ama çıkar kardeşim haram br yerden çıkar, bunlardan da çıkar.. RİFAT OK Hepsi de okumuş çocuklar!..Hem de ROBERT Kolej'lerde..İngiliz-Amerikan mekteplerinde...Papaz okullarında..Şimdi hepsi de FANATİK ULUSALCI, Ergenekoncu!..İŞTE TEŞKİLAT'tan Notlar: Yayıncı Ferit İlsever: - İP Genel Başkan Danışmanı ve Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ferit İlsever hala yoluna Perinçek ile devam edenlerden.
Zamanında Türkiye İhtilalci İsçi Köylü Partisi (TİİKP) İstanbul sorumlusu olan Ferit İlsever, 12 Mart 1971 darbesinden sonra güvenlik güçlerince yapılan Şafak Operasyonunda, örgütün İstanbul'daki karargahı olan, Robert Kolejdeki İngiliz Profesör Hiller Samder'e ait lojmanda, arkadaşları, telsizler ve örgütsel dökümanlarla birlikte yakalanmıştı.
Maoist bir örgütün karargahının bir İngiliz'in lojmanında bulunması çok dikkat çekmiş ancak o tarihte üzerine gidilmedigi için baglantı tam olarak çözülememişti.
Profesör Mehmet Ümit Necef - ‘‘Ben Türkiye'deki şiddetin artmasına katkıda bulunan kişi, bir teröristim. Eger tarihi bir mahkeme kurulursa ilk önce bizi, sonra hem 1970'li yıllarda gerçekleştirilen terörist hareketleri, hem de PKK'yı yargılamalıdır. İnsanlara zarar verdik. Ben çok şeyimi kaybettim.’’
Bu sözler yukarıdaki arananlar listesinde bulunan, ancak daha sonra önce Dogu Perinçek'i, bilahare de terörü terk edenlerden Ümit Necef'e ait.
1952 Antalya dogumlu Necef, ortaokulu Talas Amerikan Koleji'nde, liseyi Robert Kolej'de tamamlamış. Robert Kolej'de iken Fikir Kulübü'ne üye olan Ümit Necef, Proleter Devrimci Aydınlık Dergisi'nde çalışıp, TKP/ML Halkın Birligi örgütüne ait ‘‘Proleter Birlik’’ ve ‘‘Halkın Birligi’’ adlı yayınların çıkarılmasına katkıda bulunmuş.
Örgütsel egitim için El-Fetih kampına gidip daha sonra TKP/ML örgütünün askeri kanadı olan TİKKO'ya katılan Necef, "sandık cinayeti" olarak bilinen M. Adil Ovalıoglu adlı kişinin öldürülmesi ile ilgili olarak 18 yıl hapis cezasına çarptırılmış.
İstanbul İş Bankası Suadiye ve Kadıköy şubelerinin soyulması olayına da karışan Necef, 1977 yılında illegal yollardan Danimarka'ya gidip, Kopenhag'da temizlikçilik yaparak üniversite egitimini tamamlamış ve Kopenhag Üniversitesi Kültür Sosyolojisi Enstitüsü'nü bitirmiş.
Enstitüyü bitirdikten sonra akademik kariyer yaparak profesör olan Necef, terör örgütlerine katılmış olmaktan utanç duydugunu söylemekte.
Gün Zileli - Gün Zileli, 1968-70 kuşagının liderlerinden. Dogu Perinçek ve Atilla Sarp'ın başkanlıgındaki Fikir Kulüpleri Federasyonu'nun (FKF) MKYK üyesi.
Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisi (TİİKP) kurucusu ve Türkiye İşçi Köylü Partisi (TİKP)'nin Başkanlık Kurulu Üyesi. Bir zamanlar Dogu Perinçek'in sag kolu.
Yandaki, "Yarılma" isimli kitap, 10 küsür yıldır Londra'da siyasi göçmen olarak yaşayan ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlıgından çıkarılmış bulunan Gün Zileli'ye ait.
‘‘Aydınlıkçı’’ bir solcunun, otobiyografisi olma özelligini taşıyan ve 1954-1972 dönemindeki Türk soluna ışık tutan kitabın yazarı Zileli, 1993 yılından beri anarşizmi benimsemiş.
Gazeteci, yayıncı, yönetici, işadamı, patron, sabık TUSİAD üyesi, Türkiye'nin Bilderberg temsilcisi, Mehmet Nuri Çolakoglu - Yukarıda resmi bulunanlar arasındaki en meşhurlardan biri şüphesiz Nuri Çolakoglu.
Ferit İlsever gizli örgütün "İstanbul sorumlusu" iken o da örgütün "Ankara sorumlulugunu" yürütüyordu.
Ancak o İlsever gibi başladıgı yerde kalmadı. Her ne kadar yakın tarihte yaptıgı bir söyleşide "35 yıldır aynıyım, o günkü düşüncelerimle bugünküler arasında temel bir fark yok" diyorsa da bunun dogru olmadıgı muhakkak.
Eger Çolakoglu kendini hala solcu görüyorsa Allah herkese böyle solculuk nasip etsin.
İzmir'de 1943 yılında Hasan ve Emine'nin ilk çocukları olarak dünyaya gelen Mehmet Nuri Çolakoglu'nun, Sabri (1947, işadamı) ve Kemal (1950, Ege Bölgesi Sanayi Odası Meclis Başkanı) adında iki kardeşi var. Nuri Çolakoglu, ilkokulu İzmir'de okuduktan sonra 1954'de İstanbul Robert Kolej'e girmiş. Gazetecilige burada başlayan M.N.Çolakoglu okulun lise gazetesini çıkartmış.
Çolakoglu, 1962'de koleji bitirip Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Dış Münasebetler (Uluslararası İlişkiler) Bölümü'ne girer. Siyasal Bilgiler'i bitirdigi halde Dışişleri Bakanlıgı sınavına girmez.
Üniversitede sırasında aktif birisidir. İyi bir tiyatrocudur, Fikir Kulübü, Ögrenci Dernegi gibi yerlerde görev alır. 1967'de Mülkiye'den mezun olur.
Çolakoglu'nun ismi kurdugu birçok televizyon kanalı ile anılır.
Erol Aksoy'un Show TV ve Cine5'i'ni kuran odur. Ardından Cavit Çaglar adına kurdugu ve daha sonra Ayhan Şahenk'e geçen NTV'de de onun emegi vardır.
Televizyon Yayıncıları Dernegi, Egitim Gönüllüleri Vakfı Yönetim Kurulu, Türk-Amerikan İş Konseyi Yürütme Kurulu, İstanbul Rotary Kulübü, 1907 Fenerbahçe Dernegi gibi 15'in üzerinde kurum ve kuruluşa üyeligi bulundugu söylenen Mehmet Nuri Çolakoglu, yakın tarihte CNN Türk'ün başına geçince, üyesi oldugu TÜSİAD yönetim kurulundan istifa etmiştir. Çolakoglu 2000 yılında yapılan Bilderberg Toplantısı'na da Türkiye'den davet edilen iki kişiden biridir.
Ayşe (Akmen) ile evli olan Nuri Çolakoglu'nun ilk eşi Sezi'den, Hasan (1971), ve ikinci eşi Merih'ten, Fatma (1980) isminde iki çocugu var.
Mehmet Nuri Çolakoglu, eveliyatı ve yurt dışı ilişkileri ile istihbarat dünyasında soru işaretleri olan bir kişi.
Gizli örgüt şemasında ismi bulunanlardan Bora Gözen, Lübnan'da Filistin Egitim Kampında hayatını kaybetmiş, Türkiye Yayıncılar Birligi Başkanlıgı da yapan Yayıncı Atıl Ant, Afa Yayıncılıgın sahibi, "Sandık Cinayeti'nin failleri arasında olan ve 27 Ocak 1982 tarihinde yakalanan Yazar Garbis Altınoglu halen Almanya'da. Çeşitli panellere katılarak "Ezilmiş halklar, sosyalizm, devrim" edebiyatına devam ediyor.
İlginç bir konuşmayı nakledelim.
Perinçek'in gözaltına alınması ile ilgili yukarıdaki resim çekildigi günlerde, gazeteci Melih Aşık, Perinçek'in başyaveri Hasan Yalçın'a, gözaltına alınma nedenini soruyor;
"İşçi Partisi, bir süredir Ordu'yla aynı çizgide görünüyor. Bu tezgahta bunun rolü var mı?"
Hasan Yalçın cevap veriyor:
"Devlet ikiye bölünmüş durumda... Bir tarafta CIA ve içerideki işbirlikçileri, öte yanda Ordu, İşçi Partisi ve öteki ulusalcı güçler. Birinci grup Ordu'yla çatışmayı göze alamadıgı için bizim üzerimizden güç gösterisi yapıyor."
Vay canına, bir İngiliz'in ikametgahında karargah kuran gizli örgütün temsilcisine göre, "Ordu, İşçi Partisi ve (her kimse) öteki ulusalcı güçler" el ele vermiş ülkemizi CIA ve işbirlikçilere karşı koruyor...!
Gülmeli mi, aglamalı mı bilmiyorum?
KAYNAK: http://www.atin.org/detail.asp?cmd=articledetail&articleid=392RİFAT TUNCAY'ın arkadaşı...Ekipten..Bugünün hızlı Ergenekon'cusu, Cumhuriyet yazarı ÜMİT ZİLELİ; Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisinin militan yönetici kadrosundan..Örgütün başında D. Perinçek var..Ferit İlsever de yardımcısı.. Ümit Zileli de..Bu resim bir zamanlar "Sıkıyönetim Komutanlıklarınca aranan" teröristlere ait broşürlerden bir tanesine, Dogu Perinçek ve arkadaşları tarafından 1971'de kurulan "Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisi Gizli Örgütünün" lider ve militanlarına ait. (Resmi büyük olarak görmek için buraya tıklayın): http://www.atin.org/detail.asp?cmd=articledetail&articleid=392
Dragon LAİKÇİ SALTANAT ve SAADET ZİNCİRİ: Askeri Ve Yargı Birimleri Cumhuriyetin Atatürk'ten Sonraki Dönemlerinde Genelde Hep Belirli Kesimlerin Elinde Kalmıştır..Çocuklarını Yetiştirip Sürekli Buralara Yerleştirdiler..Adamlar Uyanık İş Bitirici Noktalar Hep Ellerinde..İsimlerini Vermeyeceğim İş Farklı Noktalara Gidebilir...
Neden Buraya Girdim Derseniz Çünkü İşin Özü Burda Başlıyor..Bugün Son 7-8 Yıla Bakın Bu Yolsuzluklardan Hapse Atılanların Büyük Çoğunluğu Hep Bu Kesimdendir..Örneğin Acarkent Villaları Ve Beyazkonak Evleri? Bu Villaların Bulunduğu Arsalar Trilyonluk Ve Devletin Tapulu Malı Oldugu Halde Adamlar Rahatça Kapışmışlar..Kapışanlar Kim Dersiniz?Tabiki Cumhuriyetin(Sözde) Yılmaz Bekçileri.Bu Yılmaz Bekçilerin Listeside Şöyle İyi Okuyun:
Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan’ın damadı Mehmet Ali Yalçındağ ve babası Metin Yalçındağ, Milliyet yazarı ve Basın Konseyi 2. Başkanı Mehmet Doğan Heper ve yeğeni Mehmet Burak Heper, CHP İstanbul Milletvekili ve Türk-İş (Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu) eski Başkanı Bayram Meral’in oğulları Kemal Meral ve Mustafa Meral, DSP’li Kültür eski Bakanı İstemihan Talay’ın çocukları Murat Ali Talay ve Emine Talay Turan, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Komutanlığı’nda görevli Tümgeneral Tuncay Çakan, Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Oramiral Hayri Bülent Alpkaya, Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Oramiral Salim Dervişoğlu’nun oğulları Mehmet Erdem Dervişoğlu ve Burak Ahmet Dervişoğlu, Jandarma Genel Komutanlığı Denetleme ve Değerlendirme eski Başkanı ve emekli Korgeneral Nurettin Çakır, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) eski Müsteşarı Sönmez Köksal, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’ndan emekli olan Zekeriya Dilsizoğlu ve eşi emekli hakim Raziye Nurten Dilsizoğlu ve Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yalçın Çakalır,Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, damadı Ercan Saatçi, Hürriyet gazetesi yazarı Mehmet Ercan Kumcu, Milliyet gazetesi yazarı Halil Derya Sazak ve Kanal D Spor Müdürü İlker Yasin, Cumhuriyet yazarı Ümit Zileli’nin eski eşi Songül Zileli ve Ümit Zileli’nin kayınbiraderi DSP’li Devlet eski Bakanı Erdoğan Toprak, İstanbul Büyükşehir eski Belediye Başkanı Bedrettin Dalan’ın oğlu Altay Burak Dalan ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) eski Başkanı Fu at Miras’ın oğlu Ömer Faruk Miras
Listede Gördüğünüz Gibi Chp-Ordu-Dsp-Yargı-Kartel Medyası Ve Hatta Emek Savunucusu Sendikacılar İşin İçinde..Bakan Ben Bunları Yıkacağım Dedi Ama Yıkamadı Çünkü Yargıtay Bırakmıyor Olay Mahkemelerden Dönüyor Habre..Yagıtayda Kimin Elinde Geçen Hafta Netleşti Kimin Elinde..Ne mi Oldu Dersiniz?Hazır Olun 2 Yıldır El Konulmuş Demirellerin Malları İade Edildi..Halbuki Yahya Demirelin Banka Paralarını Bavullarla Bankadan Çıkardıgı Kameralara Yakalanmış Ve Devamında da Parayı BABA ya Ve BABA nın Kardeşine Değişik Yollarla Aktardıgı Belgelerle Kanıtlanmıştı..
Şimdi Sorarım Size Bu Ergenekon,TİT,Atabeyler vs... Çetelere Yıllarca Tek Bir SEs Çıkarmamış Bir Yargının Doğru Dürüst Karar verebileceği Bir Başörtüsü Davası Olabilirmi Asla!!! Çünkü Onların Derdi Zaten Hep Sadece Makam-Mevki Ve Çıkarlarını Korumak Olur..Böyle Oluncada Kürt Olmakta Sorun Olur,Başörtüsü Takmakta Sorun Olur,Sisteme Karşı Gelmekte Hanilik Olur Onların Gözünde...Polatlı Ayıp be kardeşim. Böyle adamları içeri alıyorlar. Sizde zaten kimi içeri atarlarsa ona çamur atmaya başlıyosunuz. Tayyipi gözaltına alsalar onada saldırcakmısınız cok merak ediyorum. gider kapısında yatarsınız rüşvetçi başbakanınızınE.Dağıstan Mesnevi'de olsa gerek özet olarak hatırlayabildiğim kadarı ile şöyle bir hikaye var: Bir adamın kafeste hapis yaşayan bir kuşu varmış. Adam bir seyahate çıkacak olmuş, kuşa seyahate gidiyorum "sizin memlekete gideceğim bir isteğin var mı" gibi bir soru sorunca kuş, "kardeşlerimi görürsen durumumu anlat onlara" demiş. Adam seyahate gider, ağaçta aynı cins kuşlardan görür ve kuşun istediğini yapar ve durumunu onlara anlatır. Durumu kuşlar duyar duymaz ağaçtan cansız yere düşerler. Adam çok üzülür. Seyhatatten dönünce kuş ne oldu ne cevap aldın diye sorar, adam da üzüntüyle durumu aktarınca bu sefer de kendi kuşu pat diye düşüp ölmez mi !
Adam iyice üzülür, kuşun ölüsünü kafesten çıkartır. Bir de ne görsün, kuş canlanıp pırr diye uçuvermez mi !
Kıssadan hisse, "ergenekon kuşları" nasıl uçup gidivereceklerinin yolunu öğrendiler. Tuncay şimdiden başlamış galiba dersine çalışmaya, erken kalkan yol alır. İçeri girip sonra hasatalansa daha geç çıkacak, "o şimdi hasta", yakında da "malulen tahliye" olmak için girişimlere başlar. Ayrıca ortada dolanan rivayet de şöyle, bu yolu bunlara bir chp'li öğretiyor deniyor. Ama İlahi adaletten kurtuluş yok, bunu bazı kafalar almasa da.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.