Taraf Gazetesi yazarları Polis Akademisi Eğitmeni Önder Aytaç ile Emre Uslu gazetede bugün İslamcılar içindeki Ergenekoncular’ı yazdı. Taraf yazarlarına göre İslamcı siyasetin içinde Ergenekoncu birikim vardı ve ayakları AKP’ye kadar uzanıyordu.
Yazarlara göre İslamcılar içindeki Ergenekoncular:
1. Salih Mirzabeyoğlu önderliğindeki İBDA-C idi. İBDA-C’nin faaliyetleri ulusalcılar ile paraleldi.
2. Medyada Cuma namazı sonrası şeriat eylemleri ile bilinen Hizb-ut Tahrir. Aytaç ve Uslu’ya göre tutuklanan teğmenler bu örgütün üyesi Ergenekonculardı. Şeriat eylemleri ise Ergenekon’un tezgahladığı provakasyonlardı.
3. Son dönemdeki faaliyetlerini övmekle beraber BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun da Ergenekoncular ile ittifak halinde olduğunu ima eden yazarlar, Trabzon’da rahip cinayetini bu grubun Ergenekon tarafından manipülasyonu olarak yorumluyor.
4. Yazarlar bunun dışında Nizam-ı Alem Ocağı ve doğuda Hizbullah içinde Ergenekoncu birikme olduğunu yazdılar.
5. Tuncay Güney ve Nurettin Veren’in de Gülen cemaati içindeki Ergenekoncular olduğunu söyleyen Aytaç ve Uslu, halen cemaat içinde Ergenekoncular’ın bulunduğunu anlatıyor.
6. Son olarak Ergenekon’un ayağının AKP içine kadar uzandığını söyleyen yazarlar, AKP içindeki Ergenekoncular’ın Turhan Çömez ile sınırlı olmadığını yazdılar. Ayrıca operasyonun geleceğine ilişkin mesaj da verdiler: “Pandora’nın kutusu açılsın daha neler göreceksiniz”
Taraf yazarları Ergenekoncu olduğunu iddia ettikleri isimleri yazmaktan çekinmiyor. Ancak Ergenekon’dan daha gelişkin bağlara sahip Neo-Ergenekoncular’ı yazmıyor ya da yazamıyor.
Bu kesimin ilginç ilişkilerini ise Odatv.com yazmaktan çekinmiyor. Bir süredir İslamcı siyaset içindeki Amerikancı yapıları ve bunların ilişkilerini anlatıyoruz. Merve Kavakçı, Yusuf Ziya Kavakçı, Vakit Gazetesi-ABD ilişkileri bu yazılarımıza örnek teşkil ediyor. Bugüne kadar; İslamcı hareketin içinde ABD merkezli kuruluşlar ile ilişki olan sivil toplum ve medyaya ‘Sorosçu’ yakıştırması yapıldığında, buna hep “komplo teorisi” deniyordu.
Odatv.com olarak şimdi ilginç bir ilişki daha sunuyoruz: Zaman Gazetesi yazarı Hugh Pope…
Hugh Pope Zaman’ın yanı sıra Today’s Zaman gazetesinde de yazıyor. Today’s Zaman’daki son yazısında Abdullah Gül’ün Ermenistan ziyaretini alkışlıyor, yetinmiyor, her iki ülkenin de karşılıklı olarak elçilikler açmasını, sınırın açılmasını, Türkiye’nin 1915 olaylarındaki sorumluluğunu kabul edip özür dilemesini, hatta sürülenlerin soyundan gelenlere vatandaşlık vermesini öneriyor. (20 Eylül 2008)
Zaman gazetesinin bizlere bildirdiğine göre; Hugh Pope, Uluslararası Kriz Grubu’nun Türkiye müdürü.
Biz de şunu bildirelim: Uluslararası Kriz Grubu’nun (International Crisis Group) yönetim kurulunda, Türkiye eski büyükelçisi olan ve neo-conlara yakınlığıyla tanınan Morton Abramowitz ile hepimizin yakından tanıdığı George Soros bulunuyor.
Zaman Gazetesi yazarı Hugh Pope, Gürcistan’dan Ukrayna’ya batı yanlısı iktidar değişikliklerini fonlayan Soros ve ABD’nin eski Türkiye Başkonsolosu Abromovitz ile ortak çalışma yürütüyor. Bu ilginç ilişkileri, Ergenekon’a bakan gözler görmüyor…
Yorumlar cüneyt Genelkurmay’ın Şener Eruygur ve Hurşit Tolon paşaları ziyaret etmesi emekli general Veli Küçük’ ü üzdü.
Kısa bir süre önce emekli Orgeneraller Şener Eruygur ve Hurşit Tolon ‘un TSK Genel Kurmay başkanı Org.İlker Başbuğ adına ziyaret edilmesi ve aynı ziyaretin emekli General Veli Küçük e yapılmaması basında yer almıştı.
İnternetajans Kandıra 1.No’lu F.tipi cezaevinde tutuklu bulunan Veli Küçük ‘ün ziyaretle ilgili düşünceleri öğrendi.
Veli Küçük ‘ün koğuş arkadaşlarına’’Genelkurmay’ın beni ziyaret etmemesine çok üzüldüm’’dediğini öğrendi. Küçük şu ana kadar başka açıklama yapmayarak sessizliğini sürdürüyor.
Bu arada bir süre önce öldürülen susurlukçu polislerden Oğuz Yorulmaz ‘ın annesinin yaptığı açıklamalara Küçük’ün kızı ve Avukatı Zeynep Küçük yanıt verdi. Zeynep Küçük polis memuru Oğuz Yorulmaz’ın Veli Küçük ile hiçbir dönemde çalışmadığını ve tanışmadığını belirterek ’’babam jandarma subayı Oğuz Yorulmaz polis memuru Bu polisin babamın emrinde çalışmış olması mümkün değil. Annesine dava açıyoruz. Bu cinayetleri kim işlemiş? ‘’İddialarını da ispata davet edeceğiz’’diye konuştu. Oğuz Yorulmaz aralarında kardeşinin de bulunduğu bir kavgada silahlardan çıkan bir merminin tavandan sekmesi nedeniyle bir gece kulübünde hayatını kaybetmişti.
Annesi de oğlunun susurlukta uzun bir süre tetikçi olduğunu ve daha sonra öldürüldüğünü iddia etmişti.
İnternetajans-ÖZEL
emin ayhan akyüz bu iftiradan ötürü buhtandır yazarına yazıklar olsun 28 şubat mağduru ibda davasından hüküm giyen gönüldaşları gülen cemaatini[bu ifadeyi kabul etmiyoruz hoca efendiyi sevmek cemaatlikse herkez bunun içinde bence bu ayrımı bölünmeye faydaları olsun diye yapmışlar fitne uykudadır uyandırana lanet olsun[sadaka resulullah]nizamı alem ocağı keza öyle olayın içine mütedeyyin insanları çekmekle islama darbe vuracaklarını zannediyorlar
siz 28 şubatın iğrenç kalıntıları o zamanın müfterileriyle birlikte hep iftiralarınızla anılacaksınız utanın demiyorum haya imanın yarısındır oda sizde .....gönüldaş b/dAhmet Sengönül Haydar Basi unutmayalim. Kücük minnacik bir piyon ama o da Ergenkoncularin kullandiklari bir masa. Sinek te kücük ama mide bulandiriyor. Nadir Tüfekçi İşte o üç fotoğraf: Ergenekon Fotoğrafları içinde Veli Küçük ve Muzaffer Tekin gibi kişilerin yannda üç kişi daha vardı. Biri Emin Şirin. Şimdi üzerinde durmayacağım..Biri de; T.Çömez. Diğeri; Süleyman Sefer Cihan. Çömez; ulusalcılarla ANKARA ENSTİTÜSÜNÜ kurdu. Belçika'da Enstitü ile de yakın teması var. Şu an da oralarda olsa gerek...Adresi ve web sitesi internette var. İkinci isim Süleyman Sefer Bey de, ÜMİT ÖZDAĞ başkanlığında 21. YÜZYIL Enstitüsünü kurdu. Yine Ankara'da. BJK yönetimlerinin gediklilerinden olan S.Sefer, S. Seba'nın yakın arkadaşı. Ama daha önemlisi; bugün ERgenekon'dan tutuklu bulunanların çoğu yakın dostları, mesai arkadaşları. Mesela Kemal Kerinçsiz dahi yazarları. 21. Yüzyıl Enstitüsü hakkında da internette bilgi ve web siteleri var. S.Sefer kim? Kendisi anlatıyor: İskeçe’ye bağlı Şahin köyündenim. Bu köy, artık tüm Batı Trakya’nın öncülüğünü yapıyor. Yunan ile bu bölge için tarihte çok kavgalarımız oldu. Yunan, “O bölge Türk değil; Pomak” diyordu.... Almanya’da 25-26 dernek ve bir federasyon var. Berlin’deki ilk derneğin kurucusu benim. Diğerleri zincirleme olarak kuruldular. 1977 yılında Türkiye’ye döndüğümde Batı Trakya Dergisi’ni oluşturdum. Rumeli Federasyonu’nun üyesiyim. Batı Trakya Derneği Genel Merkezi Yönetim Kurulu’nda 3 yıl görev yaptım. Zeytinburnu’ndaki Batı Trakya Spor Kulübü’nün kurucusuyum. Ama Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği beni 1986’da bazı nedenlerden dolayı ihraç etti...MHP’liyim. Batı Trakya Derneği’ni kapattıktan sonra uslu durmadım. Berlin’de Türk Ocağı vardı. Bir grup arkadaş bir araya geldik. Doğu Almanya Duvarının karşısında büyük bir yer tuttuk. Berlin Büyük Ülkü Derneği’ni kurduk. " İşte S.Sefer beyin yayıın organları; yazar,çizer-aydın çevresi: http://www.y-tm.com/ http://www.21yyte.org/tr/yonetimkurulu.aspx http://www.yenibatitrakyadergisi.com/tr/GeneralContent.aspx?GeneralContentID=6 Yeni Batı Trakya'nın Hukuk müşaviri de Hasan Gürbüz bey..İşte o üç fotoğraf: Ergenekon Fotoğrafları içinde Veli Küçük ve Muzaffer Tekin gibi kişilerin yannda üç kişi daha vardı. Biri Emin Şirin. Şimdi üzerinde durmayacağım..Biri de; T.Çömez. Diğeri; Süleyman Sefer Cihan. Çömez; ulusalcılarla ANKARA ENSTİTÜSÜNÜ kurdu. Belçika'da Enstitü ile de yakın teması var. Şu an da oralarda olsa gerek...Adresi ve web sitesi internette var. İkinci isim Süleyman Sefer Bey de, ÜMİT ÖZDAĞ başkanlığında 21. YÜZYIL Enstitüsünü kurdu. Yine Ankara'da. BJK yönetimlerinin gediklilerinden olan S.Sefer, S. Seba'nın yakın arkadaşı. Ama daha önemlisi; bugün ERgenekon'dan tutuklu bulunanların çoğu yakın dostları, mesai arkadaşları. Mesela Kemal Kerinçsiz dahi yazarları. 21. Yüzyıl Enstitüsü hakkında da internette bilgi ve web siteleri var. S.Sefer kim? Kendisi anlatıyor: İskeçe’ye bağlı Şahin köyündenim. Bu köy, artık tüm Batı Trakya’nın öncülüğünü yapıyor. Yunan ile bu bölge için tarihte çok kavgalarımız oldu. Yunan, “O bölge Türk değil; Pomak” diyordu.... Almanya’da 25-26 dernek ve bir federasyon var. Berlin’deki ilk derneğin kurucusu benim. Diğerleri zincirleme olarak kuruldular. 1977 yılında Türkiye’ye döndüğümde Batı Trakya Dergisi’ni oluşturdum. Rumeli Federasyonu’nun üyesiyim. Batı Trakya Derneği Genel Merkezi Yönetim Kurulu’nda 3 yıl görev yaptım. Zeytinburnu’ndaki Batı Trakya Spor Kulübü’nün kurucusuyum. Ama Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği beni 1986’da bazı nedenlerden dolayı ihraç etti...MHP’liyim. Batı Trakya Derneği’ni kapattıktan sonra uslu durmadım. Berlin’de Türk Ocağı vardı. Bir grup arkadaş bir araya geldik. Doğu Almanya Duvarının karşısında büyük bir yer tuttuk. Berlin Büyük Ülkü Derneği’ni kurduk. " İşte S.Sefer beyin yayıın organları; yazar,çizer-aydın çevresi: http://www.y-tm.com/ http://www.21yyte.org/tr/yonetimkurulu.aspx http://www.yenibatitrakyadergisi.com/tr/GeneralContent.aspx?GeneralContentID=6 Yeni Batı Trakya'nın Hukuk müşaviri de Hasan Gürbüz bey..Kamuran Artam İBDA ve İBDA-C'nin beyni, danışmanı, yazarı..Çok ilginç bir İBDA'lı portre: Dr. Hakkı Açıkalın, 1963 yılında, eski büyük tüccarlardan bir baba ve Osmanlı Hanedanından bir annenin oğlu olarak, İstanbul-Ortaköy’de doğdu. Orta-lise öğrenimini, Saint-Benoit Fransız Lisesi’nde 1975-82 arasında tamamladı. Bu arada 1978'de, bir sosyalist-AEP'ci hareketle bağlantı içine girdi. 1984-90 arası; Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesinde lisans eğitimini tamamlayıp tıp doktoru oldu. 1991 Mayıs-1992 Nisan döneminde; Macaristan, Pecs Üniversitesi’nde Beyin-Sinir Cerrahisi ihtisasına başladı. 26 Ağustos 1992’de; Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı'nda yeniden ihtisasa başladı ve 25 Ocak 1996’da; aynı bölümden Anatomi Bilim Doktoru ünvanıyla mezun olup, tıp doktorluğuyla beraber akademik doktor kimliği de kazandı. 1988, 89 ve 93'te Fransa, İsviçre ve İtalya'da çeşitli tibbî çalışma ve araştırmalar yaptı. 1993 ve 95'teki, iki Anatomi Kongresi'ne, iki orijinal ve kapsamlı bildiri sundu. 1993'te Dr. Meryem Açıkalın’la evlendi ve 1996 Eylül'ünde Türkiye'den ayrılıp Bükreş'e geçti. Burada hayatının kritik bir dönüm noktasını teşkil eden bir siyasî harekete dâhil oldu ve 1997 Ocak ayında bu teşkilatça Atina'ya görevli olarak gönderildi. Aynı siyasî hareketteki eşi 1998 Ekim’inde Kuzey Irak’ta kayboldu ve kendisinden bir daha haber alamadı. 1998 Mayıs’ında, mensubu olduğu siyasî hareketin bir yetkilisiyle şiddetli bir ideolojik-siyasî tartışmanın ardından, bu teşkilatla bağlarını büyük ölçüde kopardı. 1995 yılından bugüne, İBDA fikriyatı çizgisindeki dergilerde Coyotte (Kurt) müstear ismiyle ve aralıklarla makaleleri yayınlandı. İsviçre'de ikâmet ediyor.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.