Kongre Seçimleri: Bush Yönetimi İçin Sonun Başlangıcı!
George Bush ve partisi on iki yıldır elde tuttukları Parlamento’yu kaybetti. Bush Beyaz Saraydaki dünkü Basın toplantısında bir çok kez kekeledi. Gerginliği her halinden okunuyordu. Yer yer espiriler yaparak durumu kurtarmaya çalışsa da NY Times muhabirinin sorusu karşısında metanetini koruyamadı. Savunma Bakanı Donald Ramsfeld istifa etmek zorunda kaldı. Bush eski CIA Başkanı Robert Gates’a teklif götürdüğünü açıkladı. Aydoğan Vatandaş
Dick Cheney şu an koltuğunu korusa da son senato seçimleri ile Amerikan halkı Irak savaşı ile ilgili ner tavrını ortaya koymuş oldu. Bu Amerika için yepyeni bir dönemin ilk işareti.
Ülkenin ilk kadın Senato sözcüsü olma yolundaki Kaliforniya’lı Demokrat Nancy Pelosi "Amerikalılar oylarını değişim yönünde kullandılar," dedi. Pelosi "Bugün tarih yazdık, şimdi ilerleyelim," ifadelerini kullandı.
Demokratlar Çarşamba sabahı 5:15 itibariyle kongrenin kontrolü için yeterli sayıdaki 228 sandalyeyi kazandılar ve ardından da 232’ye ulaşarak 4 sandalyeye daha ulaştılar. Mevcut Senatoda’da 229 sandalyeyi elinde bulunduran Cumhuriyetçiler 193 sandalye kazandı ve ardısıra gelen 10 sandalye ile 203’e ulaştılar.
Sonuçlar on iki yıl önce Cumhuriyetçilere kayan orta Amerika oylarının da Demokratlara geri döndüğünü gösterdi. Demokratlar New York, Ohio, Florida, Arizona, Colorado, Wisconsin, Iowa ve Teksas’ta Cumhuriyetçilerin elinde bulunan sandalyeleri kazandılar.
Cumhuriyetçiler kampanya finansmanı yolsuzluğuyla suçlandıktan sonra Parlamento’dan ayrılan Tom Delay’in Teksas sandalyesini, bir lobi skandalında suçlu bulunduktan sonra istifa eden Bob Ney’in Ohio sandalyesini ve erkek kongre üyelerine cinsel içerikli açık saçık mesajlar göndererek tacizde bulunduktan sonra çekilen Mark Foley’in Florida sandalyesini Demokratlara kaptırdılar.
Irak’taki Amerikan kayıpları ve masrafları tırmanıp savaşa halk desteği ile birlikte Kongre ve başkana olan destek de düştü.
Skandallar da benzer biçimde iktidar partisini yıprattı.
Bütün bu süreçte, Demokratlar Cumhuriyetçileri yanlış adımlarında başkanı takip etmekle ve bütün politikalarını onaylamakla suçlayarak, bu yarışı Bush ve Irak konusunda bir referandum gibi gösteriyorlardı.
En son anketlere göre zaten Amerikalıların yüzde 52’ye karşı yüzde 37 ile Demokratların işbaşına geçtiklerini gösteriyordu. Böylelikle Amerikan halkının Irak savaşına olan desteği ülke çapında üçte bire kadar düşmüş oldu.
Yanlış giden neydi? Kuşkusuz Cumhuriyetçiler güçlü ordu, muhafazakar yargı ve düşük vergi gibi konularda hala Amerika’nın Partisi.
Bu yüzden Demokrat adaylar seçim çalışmaları sırasında yüksek vergi söylemine giremediler hiç. Bush’a yargıç John Roberts ve Sam Alito’yu Yüksek Mahkeme’ye atadığı için saldıramadılar da. Genel olarak Amerikan halkı Bush yönetiminin bu tür politikalarının arkasında oldu hep.
Diğer taraftan Bush yönetimi sınır güvenliği ya da yeni göçmen çalışma programı gibi konularda aşırı politikalardan kaçındı; Hillary Clinton’un bile Meksika sınırına 700 millik güvenlik çitini desteklediği bilinirken.
O halde problemi başka yerlerde aramak gerekiyor.
Görünen o ki Cumhuriyetçiler artık ilkelere ve halkın yüksek ahlak standartlarına göre yaşamayı savunan bir parti olmaktan çıktı. Abramoff Gang, Mark Foley, Duke Cunningham gibi isimlerin maceraları Cumhuriyetçi tabanı ve muhafazakar Orta Amerika’yı rahatsız etti.
İkincisi, makro ekonomi hızla ilerliyormuş gibi gözükürken fakirlik arttı.
Milyonerlerin sayısında yaşanan artış maalesef on yıllardır işçilerin gerçek ortalama gelirlerinde yaşanmadı. Wal-Mart’ta her geçen gün daha çok Çin malı satılırken, buradaki fabrikaların kapanışları da gözden kaçmıyor.
Bush yönetimi artık Senato’yu kaybetti; dolayısıyla ticari konulardaki kararlarda redlerle karşılaşacaklarını ve yeni ticari anlaşmaları da kabul ettiremeyeceklerini tahmin etmek pek zor değil.
Fakat Cumhuriyetçiler’in iktidarı kaybetmelerinin asıl nedeni elbette Irak’tır. İkiye bir oranla Amerikalılar artık savaşın bir hata olduğuna, Saddam’ı devirmenin bedelinin kan olmadığına karar vermiş oldular. Amerikan halkı bu seçimlerle askerlerin eve dönüş vaktinin geldiğine ve Iraklıların kendi demokrasi mücadelesini kendilerinin yapmaları sonucuna varmış oldular.
Yorumlar aklı selim zaten bende aydoğan vatandaş ı bildiğim için böyle bir yazı yazdım.daha aydınlatıcı yazılar bekliyoruz kendisindenAhmet Doğan Arkadaşlar Aydoğan Bey Amerikan seçimleri ile ilgili gözlemlerini yazmış. Konu Irak svaşı değil. Elma işe armutu karıştırmayın. Aydoğan Bey'in bu konulara nasıl baktığını Armagedon adlı kitapta bulabilirsiniz.aklı selim Yahu birileri ırakta istediklerini almadımı.yıllar önce çok büyük bir güç olmasada gücü küçümsenmeyecek iranla 8 sene savaşmış ırak adındaki ülke artık yok.gerçi bu ülkeler sınırları zamanında ingilizler tarafından çizilmiş biraz uyduruk devletler olsada iranla çatır çatır savaşmış ırak yok artık.yanlış anlaşılmasın bwen iranla savaşmasını övmek maksadında söylemiyorum.bu işin tezgahlayıcıları bence ırakta şu ana kadar istediklerini alıyorlar.ben aydoğan vatandaştan daha farklı aydınlatıcı yorumlar bekliyorum.ne farkeder... yazar arkadas cumhuriyetcileri be demokratları farklı zannediyor,yada artık amerikadan ona öyle görünüyor.ikiside sistem partisi olan olan bu partıler,kazanan sonunda hep kasa olur hesabıyla halkı kandırmak icin uydurulmus,iki farklısecenek gibi gösterilen bir palavradır.doldur bosalt sistemine dayanır,biri bir dönem dünyaya kan kusturu,sömürür sonra seytan sempatik ve demokrat,barıscı yönüyle cıkar dünyanın karsısına.hersey unutulur,sonra tekrar digeri falan derken bu filim hep oynar ama seyredenler kanmaktan bıkmaz.abd nin ırakta batakta oldugu yalandır.bu müslüman alemini rahatlatmak,aldatmak icin abd tarafından kasıtlı yayılan bir palavra ki müslümanlar mutlu olsunlar diye.düzenleri kaos olan bu adamlar oldukca büyük isler yaptılar efendileri adına.bir sonraki dönem baskan olacak hillary döneminde dünya daha iyi tanıyacaktır bunları.bu arada abd bu diyalogcuları ne kadar cok seviyormus kardesim,baksana hepsine teker teker kucak acıp abd de topluyor görevlerini bitirdikten sonra ama hep unuttukları sey Allahın da bir planı oldugu...mehmetÖZGÜR YORUM Zaten Bush`un görev süresinin bitmesine iki yıl kaldı.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.