"Birgün" demişti çirkin kadın... "Birgün hiç tanımadığım bir adam yanıma sokuldu. Tedirgin de oldum hani. Ancak söyledikleri karşısında yüreğimin titrediğini hissettim."
O adam, çirkin kadına, "Şunu biliniz ki" demişti... "Şunu biliniz ki; uzaklarda bir kalp sizin için çarpıyor. Lakin sizin kalbinize bu yükü bırakıp, uzaklaşmaktan ötesine mecali yok..."
Sebahattin Çelebi
"Birgün" dedi ihtiyar adam... "Birgün yüreğindeki sevdaların ne denli küçük olduğunu hissedeceksin. Dünyanın sevgiden daha küçük olduğunu anladığın gün.. büyüklük, küçüklük kavramlarının sende anlamını yitirdiği gün.. yüreğinin de, sevdalarının da ne denli ölümsüz olduğunu göreceksin..."
Anlayamadı gemici bu sözlerin hangi limanları anlattığını.
Her mevsim açıldığı denizlerde, aklı ve hatıraları ile başbaşa kaldığı, yüzleştiği anlarda; nedense sevdiği bütün kadınlar, bulutlar arasında geçer giderdi hafızasından...
Sonra yarım kalmış aşklarını hatırladı. Bir buruk sızı hissetti yüreğinde... Gözlerinin nemlendiğini farkettiğinde, ufka gözlerini dikmiş halde, yitik öykülerini arar gibiydi.
Gittiği ülkeler geçti gözlerinin önünden sonra...
Okyanus ötesi ülkelerden güzel anılar, ruhunu okşadı...
Ve bir uzak ülkede, çirkin bir kadının anlattıklarını, anımsadı birden...
Hiç de güzel olmayan bu kadın, yaşadığı tutku dolu bir anı, hatıralar okyanusundan çıkarıp onunla paylaşmıştı.
"Birgün" demişti çirkin kadın... "Birgün hiç tanımadığım bir adam yanıma sokuldu. Tedirgin de oldum hani. Ancak söyledikleri karşısında yüreğimin titrediğini hissettim."
O adam, çirkin kadına, "Şunu biliniz ki" demişti... "Şunu biliniz ki; uzaklarda bir kalp sizin için çarpıyor. Lakin sizin kalbinize bu yükü bırakıp, uzaklaşmaktan ötesine mecali yok..."
Gemici, bir buruk tebessümle baktı yeniden okyanusa...
Sonra, gözlerinden süzülen yaşları sildi. Ve "Şöyle bir aşkım olmadı" deyiverdi...
"Meğer ben, hiç aşk yaşamamışım, hiçbir kadını böyle sevmemişim..."
Gemici, sevginin ne olduğunu, sevdiklerinden uzakta, bir okyanusa bıraktığı birkaç damla gözyaşıyla hatırlamıştı...
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.