gasteci.com
 
     Ana Sayfa Reklam Tüm Haberler İletişim

Nuh Gönültaş

Nuh Gönültaş Korkular üzerinden değil, ümitler üzerinden çözüm
Graham Fuller’in BBC’ye Türkiye hakkında yaptığı açıklamalar öyle çok fazla matah şe...

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz Çürüttü ve de ürküttü…
Ergenekon Davası sanığı İlhan Selçuk, gazetesinde hemen her gün “Dava şimdiden çöktü” yo...

Taceddin Kayaoğlu

Taceddin Kayaoğlu Türkiye’nin 200 Yıllık İktidarı / Carborani 1865
Carborani, İtalyancada “Kömür işçileri” manâsına geliyor; Mason kelimesinin &#...

Harun Tokak

Harun Tokak Ey kervancı! Çek kervanı sevgilinin köyüne
Sarışın sonbahar günleri geride kalıyor. Kış kapımızda… Son baharın bu son günlerinde; ü...

Aydoğan Vatandaş

Aydoğan Vatandaş Obama’nın Başkanlığı bir devrim midir?
Barack Obama’nın ABD’nin 44. Başkanı olarak seçilmesi elbette devrim niteliğinde bir o...

Hamdullah Öztürk

Hamdullah Öztürk Sıra dışı zamanlar ve sıra dışı insanlar
Sıra dışı zamanlar ve sıra dışı insanlar vesilesiyle monotonluğun kısırdöngüsü kırılıyor. Alışılmı...

Sebahattin Çelebi

Sebahattin Çelebi Bizden Obama çıkmaz!
Amerika'nın 44. Başkanı herhalde bu kadar ülkeyi etkileyeceğini hesap etmemiştir. Bütün dünyada müth...

Halit Esendir

Halit Esendir Susurluk trafik kaza raporu Ergenekon'u gösteriyor...
3 Kasım 1996’da meydana gelen Susurluk kazasının suikast olduğunu gösteren bir çok iddia ve de...

Mehmet Ali Bulut

Mehmet Ali Bulut CHP nereye koşuyor?
Yıl 1999 - 2000 Kamuran Çörtük beyin BRT televizyonunda çalışıyorum. Rahmetli Şakir Süter’i...

Sezai Şen

Sezai Şen BİZDE ŞEHİT CENAZESİ DE TERÖRE LANET DE NİYE HİÇ EKSİK OLMAZ Kİ!
Bu memlekette, jandarma dahil, 1 milyonun oldukça üstünde asker var. Rütbeli askerlerimizin sayısı b...

Gasteci Kulislerde

Gasteci Kulislerde Eğer AK Parti kapatılsaydı...
3.5 aylık baş döndürücü trafik bitti. Ak Parti kapatılacak mı ?, kimler siyasi yasak alacak ? gibi s...

Erol Kavas

Erol Kavas Mini Laptop - Asus Eee PC Türkiye'de!!!
İlk kez hepsiburada.com tarafından satışa çıkarılan ürünün özelliklerini inceliyelim....

Seyyit Hamit'in yel değirmenleri!

Sebahattin Çelebi “Bilirim,
hele bir düşmeye gör
hasretin halisine,
hele bir de
tam okka dört yüz dirhemse yürek,
yolu yok,
Don Kişot'um benim,
yolu yok,
yel değirmenleriyle dövüşülecek.”


Nazım Hikmet, 1947
Sebahattin Çelebi

Hollanda, peyniri, lalesi ve yel değirmenleri ile ünlü bir Avrupa ülkesi. Özellikle kış aylarında sislerle kaplı kanalların kıyılarında zamana meydan okur gibi duran yel değirmenleri bu küçük ülkeye ayrı bir gizem kazandırıyor. İnsanı sürükleyen, alıp götüren mistik yanıyla, bizi hayatın gizeminde öğütüyor sanki yel değirmenleri. Birbiri ardına sükunetle dizilen değirmenler, insanı zamanın büyülü tütsüsüne, oradan da çoğumuzun unuttuğu hikayelere götürüyor.

“Çolak Cervantes” geliyor aklımıza mesela...

Üniversiteyi güç şartlarda bitiren, fakir bir İspanyol ailenin çocuğu...

Şiirlerini basacak yayınevi bulamayan, üzgün bir şair...

İnebahtı Deniz Savaşı’nda Osmanlı’ya karşı savaşıp sol kolundan sakat kalan ve “bir yaşanmışlık hatırası” taşıyan mahzun bir asker...

Haçlı zihniyetine karşı olmasına rağmen, geçimini temin etmek için askerlikten başka iş bulamayan bir biçare...

Tunus’tan İspanya’ya giderken Cezayirli Türklere esir düşüp 5 yıl boyunca tutsak hayatı yaşayan bir mağlup...

Don Kişot romanındaki, İslam’dan etkilenmiş fikirleri yüzünden, Engizisyon korkusuyla kitabına, adını dahi koyamayan ve Seyyit Hamit bin Engelî ismini kullanan buruk bir yazar...

Cezayir günlerinde İslam’dan etkilendiği ve müslüman olduğu şüphesiyle afaroz edilen bir dinsiz...

Afaroz edildikten sonra Seville hapishanelerinde ömür çürüten bir mahkum...

Yani; yoksul, sefil ve kırgın bir hayatın sahibi, ama sen-ben gibi bir adam olan; “Çolak Cervantes”...

Fırtınalı bir hayata ve yığınla tantanalı maceraya rağmen, Cervantes’in yaşamı hep buruk geçer. İşsizlik yüzünden orduya katılan, ardından içindeki yeldeğirmenlerine karşı büyük bir savaş veren Cervantes’in yaşadıkları, Don Kişot adlı ölümsüz eserine muhtemelen ilham olacaktır. Kimbilir belki de, kendi Don Kişot’luğunun farkına varmış ve bu romanda kendi resmini çizmiştir.

İlham; kainatın nefesiyle şairin ruhuna düşer. Şairler ise, büyük bir bilgelikle aldıkları bu nefesi yüreklerinde yakıp, hayata üflerler.

Cervantes’in kaçışlarla ve arayışlarla dolu hayatı ona yoksulluk, ezilmişlik ve belki de yenilgileri üflemişti. Don Kişot’ta, yel değirmenleri ile yani canavarlarla savaşacak, kaderin hayattan güçlü olduğunu görecek ve bu büyük devrana meydan okumanın budalalığını keşfedecekti Cervantes.

Rüzgara meydan okuyan yeldeğirmenleri…

Hayata mı demeli yoksa…

Neresinden bakarsak bakalım, nasıl düşünürsek düşünelim, gerçek olan; değirmenlerin çok şey anlattığı.

Insanoğlunun toprakla yarenliğinin derin olduğu çağlarda, buğdayı öğütmek ve un yapmak için icat ettiği bu muhteşem teknik, bizlere aslında yüzyılların kavgasını anlatıyor.

Topraktan gelen ve toprağa giden; kiminin uzun, kiminin kısa öyküsü gizli sanki bu kavganın içinde. Aşık Veysel’imizin “Benim sadık yarim kara topraktır” dediği ve “yar” diye nitelediği bu kara şey, bizleri yüzyılların dehlizlerine çekiyor ve orada “inna lillahi”yi okuyor yüreklerimize...

En büyük dostu rüzgar ise, bize herşeyin “yalanlığı”nı uğulduyor sanki.

Ve Toprak Ana en büyük dostu rüzgarı, yel değirmenleriyle paylaşıyor...

Hayatın başladığı toprak, yalanlığını haykıran rüzgar ve buğdayı öğüten yel değirmenleri... Farkında olmadan bize yazgının sırrını fısıldıyorlar...

Topraktan geldik, kimbilir kaç rüzgarla savrulduk ve kimbilir kaç kez, hayatın acılarıyla yaralandık, esir düştük, açlığı tattık, yokluğu gördük, yenilgi tekkesinde piştik...

Dünya değirmeninde öğütüldük... Sonra rüzgara karışıp, yalan olup gittik.

Hepsinin adı yaşanmışlıktı...

Hepsinin adını hayat koyduk...

Kimimiz Don Kişot olduk.

Kimimiz Sanço’lukla yetindik.

Kimimiz, adam bile olamadık.

Değirmen döndü ve bizler öğütüldük.

“Hasretin halisine” düşen Nazım’ın 1947’de belki kendi Don Kişot’luğunu yazdığı şiir, bizlere aykırı adamların, aykırı düşleri olduğunu anlatıyor bu yüzden...

Toprak Ana kadar dingin, ama rüzgar kadar özgür yanlarıyla, hayatı bir değirmen gören aykırı adamların, Don Kişotluklarına tercüman oluyor Nazım.

Seyyit Hamit’in, toprağın, rüzgarın ve buğdayın dostu yel değirmenlerini buluyor kaçtığı Moskova’da...

Öyle ya!

Hasretin halisini bilmeyen...

Yüreği tam okka, dört yüz dirhem etmeyen...

Yıkılmış umutları, çolak kalmış bir yanı, aşkı ve tutsaklığı tatmış bir gönlü olmayan, fakir düşmeyen, meydan okumayı bilmeyen...

E biraz da içinde Don Kişot ruhu olmayan adamın, yaşadığı da hayat mıdır be kardeşim!



______________________

iletişim:

celebi@celebi.de
www.celebi.de

MSN:


msn@celebi.de

30.Ağustos.2006 15:34:29

Puan: 3.0/5 (274 oy verildi)

Yazıcı Görünümlü Sayfa Arkadaşına Yolla Yorum Yazabilirsiniz
Yorumlar
   barisbalci
Yazılarınızı cevremdekilere okumalarını rica ediyorum.Başarılar.

Sebahattin Çelebi Arşivi
Bizden Obama çıkmaz! 09.Kasım.2008
Das Wunder von Marxloh... (Marxloh'un harikası) 27.Ekim.2008
Tarla kuşları... 17.Ekim.2008
Alman komutanlar golf oynar mı? 10.Ekim.2008
Aktütün'e golf sahası yapılmalı! 08.Ekim.2008
İyi gözetlemeler komutanım! 05.Ekim.2008
Suya sabuna dokunmadan işkembe... 27.Eylül.2008
Size bunları anlatmazlar! 24.Eylül.2008
Photoshop'la nasıl kredi alınır? 22.Eylül.2008
Zahid! 20.Eylül.2008
Deniz Feneri'nde paralar Yimpaş'a mı gitti? 17.Eylül.2008
Qui gladium ferit, gladio perit.. 11.Eylül.2008
Kendi yolsuzluklarımızı sorgulamak! 08.Eylül.2008
Deniz fenerinin ışıkları... 06.Eylül.2008
Deniz Feneri olayı... 04.Eylül.2008
Cüzzamlılar, başörtülü müdür? 28.Ağustos.2008
Oğlanın şeyi... 25.Ağustos.2008
Ölümü gösterip, sıtmaya razı etme kararı! 01.Ağustos.2008
Osman Paksüt'ün kıyamet hesaplarının sırrı belli oldu! 31.Temmuz.2008
Güngören bombaları 1 Numara için mi patlatıldı? 29.Temmuz.2008
O yaz... 28.Temmuz.2008
Ergenekoncu Destanı! 19.Temmuz.2008
Şifreleri okumak için YAŞ'ı beklemek gerekiyor... 16.Temmuz.2008
Dağ mı fare, fare mi dağ doğurur! 14.Temmuz.2008
Sezer, Eruygur'un darbe girişiminden haberdar mıydı? 12.Temmuz.2008
Ben darbecinin, zeki, çevik ve aynı zamanda Powerpoint bilenini severim! 08.Temmuz.2008
Ergenekon diye bir şey yok! 05.Temmuz.2008
Benim savcım, senin savcını döver! 03.Temmuz.2008
Vay anasına... 02.Temmuz.2008
26 Eylül 1980'de ne oldu? 11.Haziran.2008
Echelon 01.Haziran.2008
CHP'nin Sakar Şakir'i, Baykal'ın Watergate hayallerini suya düşürdü... 31.Mayıs.2008
Şey yapmak! 20.Mayıs.2008
"Benim askerim" ya da cami avlusundan iktidar çıkarma hesapları 12.Haziran.2007
Bu diziyi hiçbir yerde izleyemezsiniz! 06.Haziran.2007
Hiçlerde kaybolduk da geldik! 01.Haziran.2007
Dolunayım! 08.Mayıs.2007
Dolmuşçu! 04.Mayıs.2007
Demokrasi istiyoruz... Hemen, şimdi istiyoruz... 03.Mayıs.2007
Kına nasıl yakılır? 02.Mayıs.2007
Sezer, ilk kurultayda, CHP’ye genel başkan seçilmeli! 24.Nisan.2007
Artık Avrupa’da kendimizi anlatmak çok güç! 20.Nisan.2007
Bize, Cumhuriyet okuru bir Cumhurbaşkanı lazım! 15.Nisan.2007
Kasımpaşalısın sen, Kasımpaşalı kal! 10.Nisan.2007
Var sen beni, hiç yaşamadı bil! 21.Mart.2007
Şehirler seni alıp benden götürüyor! 29.Ocak.2007
Malatyalı’nın altı delik ayakkabıları! 20.Ocak.2007
İçimde sensiz şehirler! 13.Aralık.2006
Madencinin sırrı 03.Kasım.2006
Zaten sen yoksun! 21.Ekim.2006
Gemici'nin gözyaşları... 19.Ekim.2006
Kuyudayım Züleyha! 01.Ekim.2006
Hayata dair... 25.Eylül.2006
Sen beni unutursun... 21.Eylül.2006
Memleket Gülüm! 08.Eylül.2006
“Gerçeklik, seni özgür kılar…” 04.Eylül.2006
Guantanamo'dan başka Amerika yok! 01.Eylül.2006
Seyyit Hamit'in yel değirmenleri! 30.Ağustos.2006
Sana yüreğimi bırakıyorum 29.Ağustos.2006
O yağmurlar... 29.Ağustos.2006
"Her an ölebiliriz" diye... 14.Ağustos.2006

Gazetelerin 1. Sayfaları

AKSİYON'DAN SÜPER KAPAK: YÜKSEK HEGEMONYA HSYK

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?

İRAN'DA TOPLU İDAM...

İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.

FETHULLAH GÜLEN ONUN YÜZÜNDEN YURT DIŞINA ÇIKTI!

2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR


DÜN EN ÇOK OKUNANLAR

» SEDAT PEKER'İN KARISI HAMİLE
» MEHMET Y. YILMAZ PLAYBOY OLDU!
» RUS GAZETECİNİN İLGİNÇ İDDİASI
» AYŞE ARMAN: BANA ZAMAN'DA YAZDIRIRLAR MI?
» EKREM DUMANLI DOĞAN GRUBU'NU FENERSİZ YAKALADI
» MİT'İN PARASINI PAVYONDA YEDİLER, BORSADA BATIRDILAR
» ERGENEKON MAHKEMESİ HARUN ODABAŞI VE FEHMİ KORU'NUN BİLGİSİNE BAŞVURACAK!

EN ÇOK ARANANLAR

» Ahmet Hakan
» Ali Kırca
» Nurettin Veren
» Galatasaray
» Fethullah Gülen
» Nuh Gönültaş
» Minik Dualar
» Video Haberler

VİDEO HABERLER

» İŞTE VATAN SAĞOLSUN DEMEYECEĞİM DİYEN BİR ŞEHİT ANASI DAHA DAHA!
» ÇILDIRTAN AYNA...
» İŞTE GENELKURMAY BAŞKANI'NIN SERTLİK TARİHİNE GEÇECEK KONUŞMASI
» HOCAEFENDİ İLE GURBETTE BİR BAYRAM DAHA...
» ZAHİT AKMAN MEYDAN OKUDU!
» METALLİCA'NIN OLAY KLİBİ...
» ÇANAKKALE DE TÜRK ASKERİNİN YEMEK LİSTESİ NASILDI? VİDEODOO
» BÜYÜK PATLAMANIN İSPATI İÇİN BÜYÜK DENEY!
» HOCAEFENDİ'NİN BİR ŞİİRİ TRT'DE İLK DEFA OKUNDU
» BU DEVLET BANA ADAM ÖLDÜRTTÜ!
gasteci.com © 2008