"Eve girdiğimde 14 yaşındaki Abir Kazım El Cenabi, yerde bacakları ayrılmış ve çıplak bir biçimde yatıyordu.Bedeninin üst tarafı yanmıştı ve sol gözünün kenarında bir kurşun yarası vardı. Yan odada yatan 6 yaşındaki kız çocuğunun kafasının arkası tamamen havaya uçmuştu. Anne ve babanın bedenleri ise kurşunlarla delik deşik edilmişti." Sebahattin Çelebi
Bu sözler, Amerikan askerlerince tecavüz edildikten sonra hunharca öldürülen
Iraklı kız çocuğunun ardından katliam evine giren Iraklı bir Tıp öğrencisine
ait.
Bu insanlık dışı cinayeti işleyen Amerikalı askerin mahkemede yaptığı
savunma ise akla durgunluk verecek türden. Coniler El Cenabi ve ailesini "Her an ölebiliriz" korkusu nedeniyle tecavüz ettikten sonra yakarak
öldürmüşler...
1965 yılında girdikleri Vietnam'a "özgürlük" getirme adına 250 bin
Vietnamlıyı öldüren yine aynı Coniler değil miydi? "Her an ölebiliriz"
korkusuyla yine aynı cinayetleri işlemediler mi?
1980 yılında Saddam İran'a saldırana dek, her türlü silahı ve mühimmatı
kendisine pazarlayan ve "Her an ölebiliriz" korkusuyla, Bağdat Diktatörü'nün
sırtını sıvazlayan da aynı Coniler'di.
8 yıl boyunca toplam 1 milyon insan hayatını kaybederken, 150 milyar
Amerikan Doları maddi hasar oluşurken.. galibi olmayan bu savaşın "Her an
ölebiliriz" korkusu ile destekçisi yine aynı Coniler olacaktı.
1990'da Saddam kuvvetleriyle Kuveyt'e saldırıp ilhak ettiğinde, "Her an ölebiliriz"
diye bugün İsrail'in aleyhine hiçbir kararın çıkmasına müsade
etmedikleri BM'yi toplayıp, Irak'ı kınayan ve derhal koşulsuz geri çekilmesini isteyen aynı Coniler'di.
Yıllar yılı "terörün atış alanı" haline getirdikleri Afganistan'da Taliban'a
her türlü desteği verip, 11 Eylül'ün arkasından çöreklendikleri topraklarda
Taliban'a karşı "Her an ölebiliriz" diye korkular yaşayan ve BM güçlerini
Afganistan'a konuşlandırmak için yırtılan Washingtonlu Coniler'in ta
kendileriydi.
Yıllarca kukla gibi kullandıkları Saddam'ın nükleer silahlara sahip olduğu
yalanını ortaya atıp, Irak'ı/petrolü kontrol etmek isteyen ve bütün bunları "Her an ölebiliriz" korkuları nedeniyle gerçekleştiren de yine aynı
Coniler'di.
Evet...
Zaman gelip geçiyor ve geride kan ve gözyaşı ile işlenen hunharca
cinayetlerin, bulunabilecek en kötü örtüsü "ölüm korkusu", hiçbir zaman
bitmiyor.
Bütün yalancı çıplaklığı ile karşımızda duruyor bu korku. Irak'ta 14 yaşında
öldürülen Abir Kazım El Cenabi, hiçbir şeyden habersiz evinde beklerken "ülkesine özgürlük getirdiğine" inandığı Coniler tarafından vahşice
katledildi.
Biz.. "üçüncü dünya ülkesi" diye küçümsedikleri biz, böyle cinayetler
işleyen adamları "şizofronik katil" etiketiyle içerde tutuyoruz. Onlar "üniforma ve silah" veriyorlar...
Biz "Tanrı'yla konuştuğunu iddia eden" adamları, "Bakırköy"e tıkıyoruz,
onlar, "Beyaz Saray"da baş köşeye oturtuyor, bir de "başkan" diyorlar...
Ve bütün bunları "Her an ölebiliriz" diye yapıyorlar...
Amerikalılar "ölmesin" diye, "insanlık"; hele de diğer insanlar ölmüş, kimin
umrunda?
Yorumlar Asiye Zehra ABD ;varoşlarda,taşrada yetişmiş, psikolojik rahatsızlığı olan,işsiz gençlerini para ile kandırıp savaşa gönderiyor.Anlaşıldığı üzere Neo Con'ların insanlık anlayışları kendi halklarını da kapsıyor.Kitlesel ölümler umurlarında değil.İkinci Dünya Savaşı'nı bitirmek için(!) Japonya'ya atılan atom bombasıyla ölen yüzbinler ,Amerikalıyı zerrece rahatsız etmiyor.Bizi de kendilerine benzetmemeleri için dua edelim zira varoşlarımızın hali hiç iç açıcı değil.Irkçılık ve anti- semitizm dalgası varoşlarda uygun zemin bulmaya başladı diyebiliriz ki aynı veya benzeri argümanlar emperyal güçlerin de kullanımında. h dogan hay yüreğinize sağlık hislerimize tercuman oldunuz. bu yazı yerli işbirlikcilere, ABD yi dost kabul edenlere, onun kulu kölesi olanlara ,düşman diyer devletler olunca aslan, ABD olunca kuzu olanlara ,sahte milliyetci, yurtsever , atatürkcü , insan hakkı savunucularına müslamanlara ve sıranın hiç bir zaman kendilerine gelmyeceğine inananların kulağına küpe olsun. bize ancak ABD ve israil ve AB ye koşulsuz köleliği kabul edersek, askerimizi gittiği yere sözde demokrasi getiren katil takımının emrinde kriz bölgelerine yani ABD nin askeri olursak o zaman sıra bize gelmez.aman ABD nin demokrasisi bizden uzak dursun...çünkü bu demokrasi insanlara işgence,zulum gözyaşı ve ölüm getiriyor .
Metin Özpolat Bu yazdiklariniz tek disi kalmis canavar batinin gercek cehresini bütün ciplakligi ile sergiliyor. ne demis atalar " zulüm ile abad ounmaz"Mehmet Osmanoglu Sebahattin bey.
Güzel bir yazi yazmissiniz ,
Bana öyle geliyorki bunlar oyunun bir parcasi güya vadedilmis topraklari ele gecirmek icin bir oyun.Biz insallah birlik ve beraberlik icinde olursak, ister seytanla konussun ister periyle konussun. biz millet olarak ne deliler gördük.zoru görünce akillanir bu Aklievvel ler.
Onlari bir bildigi varsa Allahinda vardir elbet bir bildigi.Mevlam ne eylerse Güzel eyler.
Selam ve dua Ile. Battal Gazi Yildirim Tebrikler.
Süper bir yazi.
Bu conileri Pisliklerini görmek istemeyen yerli conilere duyurulur.S.Bengü Sonsaniye.net'te böyle bir yazıyla başlangıç yaptığınız için üzgünüm.Başarılar dileriz.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.