Amerika'nın 44. Başkanı herhalde bu kadar ülkeyi etkileyeceğini hesap etmemiştir. Bütün dünyada müthiş bir "Obamamania" dalgası esiyor. Herkes, her ülke kendisine uysun uymasın bir Obama elbisesi biçiyor. Hatta her ülke kendi azınlığından bir Obama hayal ediyor. Kimileri ise, "değişim" sloganı etrafında dönüyor ve yeni politik reçetenin bu olduğunu düşünüyor.
Sebahattin Çelebi
Almanya'da da, Türkiye'de de ilginçtir, bu konulara aynı paralellikte yaklaşılıyor.
Obama'nın ilk basın toplantısını yaparak küresel krize karşı yapacaklarını açıkladığı günlerde, Almanya Başbakanı Angela Merkel de, gariptir ki, aşırı sağcılığa ve ırkçılığa karşı "savaş" çağrıları yapıyordu. Merkel, Berlin'de Rykestrasse'deki Synagog'un anma gününde, "Yabancı düşmanlığı, ırçılık ve Yahudi düşmanlığı, artık Avrupa'da bir daha asla şans bulmamalı" diyordu.
Muhtemelen birkaç gün evvel medyaya yansıyan haberler de Merkel'i etkilemiş olmalı. Daha birkaç gün önce yayınlanan bir araştırma sonuçları ürkütücü bazı sonuçları açıklıyordu kamuoyuna.
Irkçılık Almanya'da artma eğilimine girmişti ve ürkütücü rakamlara ulaşmıştı. 2008'in ilk dokuz ayında, Almanya genelinde 782'si şiddete başvurulan toplam 14 bin 193 yahudi karşıtı ve aşırı sağ eğilimli suç işlenmişti.
Tagesspiegel gazetesinin bildirdiğine göre, 634 kişi, aşırı sağcıların ve ırkçıların saldırısı sonucu yaralanmış, olaylara karışan 5 bin 720 şüpheli göz altına alınmış, bunlardan da sadece 210'u tutaklanmış.
Obama'nın zaferinin dünyada büyük yankı bulması ve hatta bazı ülkelerde sebebi anlaşılmayan kutlama gösterilerine sahne olması bu nedenle düşündürücüydü. Elbette, Almanya halkının geneline aşırı sağ fikirlerin hakim olduğunu söylemek mümkün değil. Ancak özellikle "Ozi" diye nitelendirilen Doğu Alman halkı arasında aşırı sağın ve şiddetin tırmandığı bir gerçek. Özellikle gençler arasında artan yabancı düşmanlığı dikkat çekiyor. Almanya'nın geleneklerine bağlılığıyla bilinen Bayern eyaleti, ırkçıları yakından izliyor. Son 15 yılda Bayern'de aşırı sağ potansiyelinin düştüğü belirtilirken, toplam bin 100 olarak kaydedilen aşırı sağcı kişinin, nispeten genç ve eyleme ve şiddete meyilli kişilerden oluştuğuna dikkat çekiliyor.
Bütün dünyayı kasıp kavuran Obama, işte bu nedenlerle Almanya'da düşündürücü değerlendirmelere sebep oldu.
"Değişim" hangi yöne doğru gerçekleşecekti?
Artan aşırı sağ eğilim...
Göçmenlerin ülkeye kattıkları dinamikler...
Bir tarafta 150 bin kalifiye işgücü açığının olduğunu açıklayan istatistikler...
Alman hükümetinin, Obamalara ihtiyacı olduğunu halka iyi anlatması gerekiyor. Ve ülkeye, ülke insanına kazandıran Obamaların ülke için büyük bir kazanım, büyük bir artı değer olduğunu iyi ifade etmek gerekiyor. 40 yılını Alman ulusunun refahı için çalışarak geçirmiş göçmenlerin, konjunktür gereği işsiz kalması ve devlete yük oluyor gibi değerlendirilmesi vefasızlık olur.
Popülist politikalar yapan bazı partilerin yabancıları "asalak" gibi göstermesi benzine kibrit çakmak anlamına geliyor.
İşte bütün bunlar değerlendirildiğinde, Obama'nın şahsında gördüğümüz resim çok daha büyük anlam kazanıyor.
Almanya'nın Obama'sı henüz ortalarda görünmüyor...
Almanya'da politika yapan Türklerin sayısı, nüfusa oranla oldukça düşük.
Politika yapanların bir kaçı da Türkler arasında pek sevilmiyor. Bunlar, Türklerin temsilcisi gibi kendilerini göstererek Alman siyasi partilerinden aday olmayı garantiliyor, ardından da gerektiğinde Türkler ve Türkiye aleyhine kararlara onay verebiliyorlar. Bir eyalet parlamentosundaki Türk milletvekili, "Bazen Türkiye aleyhine kararlara, partim istediği için itiraz etmedim" diyerek tarihi bir itirafta bulunmuştu daha birkaç yıl evvel.
Almanya, iç dinamikleri gereği, bir Türkü başbakan koltuğuna oturtmaya henüz hazır değil gibi görünüyor.
Oraya çıkmayı hak eden bir Türk politikacı da, zannımca şu an zaten yok!
Yorumlar mehmet alp Alman Yazili ve görsel basini bariz sekilde ISLAM düsmanligi yapan yerli yabanci kac kisi varsa istisnasiz aktif saatlerde yayina cikariyor. Millette haliyle bu insanlari dinledikce müslümanlardan korkar hale geliyorlar.
ALMAN BASINI
TARAFSIZLIGINI SAYGINLIGINI YITIRMISTIR...FERİDUN OBAMA VE BRONZLAŞMANIN SIRRI
netapno.com - - Wednesday, November 12, 2008 - 00:00:00
ABD seçimlerinden sonra Barrak Obama'nın başa gelmesi ile tüm Dünya'da ve
özellikle İslam aleminde büyük bir ümit hasıl oldu.
Obama şöyle yapacak
Obama böyle yapacak...
Klasik anlatımlara vakit almasın diye girmeyeceğim.
ABD'nin derin politikasının tıkır tıkır işleyeceğinden kimsenin şüphesi olmasın.
İşi farklı bir boyutu ile ele alacagım:
Size bir soru,
Kuzey - Güney savaşı niçin yapılmıştı ?
Köleliğin kaldırılması içindi.
Tüm Dünya enazından bu hadiseyi böyle biliyordu. Özgür ırk ayrımı yapılmayan bir
ABD gibilerinden.
Oysa ki asıl gerçek şu idi:
Amerikan farmasonlar teşkilatı 1800'lerin başında Kabaladaki şu gerçeği diretiyorlardı.
Tabiki gizlice.
Bilinen Şeytan siyahtı..
Bu yüzdendir ki hatırlayınız Şeytani ritüeller siyah elbiselerle ve kara gecelerde yapılır.
Yine karanlık ortamlar onların mekanlarıdır.Bu yüzden birçok Şeytani şahsiyete;
siyahlar prensi, karanlıklar prensi gibi adlar takılmıştır.Yarasalar. Siyah Şeytani tüm
objeler aslında siyahın onlarca Şeytani bir renk oldugunu simgeler.
Örnekler çogaltılabilinir.
Peki farmasonların direttikleri Şeytanın siyahlığı neydi.?
Kuzey -Güney savaşındaki tarihi bilinen karekterleri ve hadiselere zaman kaybı olmasın diye geçmiyorum.
Fakat şimdi soruyu tekrar soruyorum:
ABD'nin Kuzey- Güney savaşı gerçekten köleliğe son vermek için mi yapıldı?
El cevap: İşin temelinde şu yatıyordu.
Şeytan siyahtı (Farmasonlarca) Afrikadan getirilen zenci köleler aslında Şeytanın
çocukları idi.
Dolayısıyla bunlar efendilerini temsil ediyorlardı.
Köle olamazlardı.
Öyle ise bunlar kölelikten kurtarılacak. ve efendilerinin hizmetine sevk edileceklerdi.
ABD'deki zencilerin uyuşturucu cinayet,illagel vs tüm kötü fiillerini gerçekleştirmesi için
bunları planlayan farmasonlar içersinde Giza adlı bir teşkilat vardır.
Yani sucsuz masum zenciler ABD'de sözde kölelikten kurtarıldıktan sonra üçüncü sınıf
varlıklar olarak Amerikan sistemi yapısı içersinde örgütlü ve sistemli olarak tüm bu
fiillerin içersine itildiler. Maksat tabiki yukarıda zikrettiğimiz siyah Şeytanın çocuklarını
Şeytani olan herşeye alet ettirmek ve böylelikle Kabaladaki bu medotu onlara
uyarlamaktı.
Yıllarcada böyle oldu ve hala böyle olmaktadır.
ABD'deki zenci imajı siyah Şeytanlardır.
Bu kelime aslında bir ırkçı söylem değil ehilleri tarafından bilinçli takılmış bir söylemdi.
Fakat o demin bahsettiğimiz sistem içersindeki,
Kuzey- Güney savaşında sözde kölelikten kurtarılan zenciler Şeytana köleliğe
itilmişlerdir.
Bir not. Buradaki konu zenci oldugu için şöyle itirazlar etmeyin
Beyazlar da Şeytana kölelik yapmaz mı ?
Şeytana köleliğin beyazı siyahı yoktur.
Bir hadis (s.a.v) 'Irkçılık yapan bizden değildir'
Buna dair başka hadis (s.a.v) 'Beyazın siyaha siyahın beyaza bir üstünlüğü
yoktur. Üstünlük amel ve takvadadır'.
Burada anlatmak istediğimiz konu bağlantısı ile meseleyi siyah realitesine bağlıyoruz .
Siyah Şeytanlar kelimesi özelikle ABD'de planlı programlı yayıldıktan sonra sistemin
onları düşürdüğü konumdan dolayıda bir takım kesimde
Irkçı söylem olarak 'Satan negro' olarak kullanılıyor.
Bir hatırlatma en büyük Irkçı Şeytandır.
Peki zenciler tarafından kullanılan kelime neydi.
Beyaz Şeytanlar
Tüm bunlar özü itibarı ile farmasonların bilinçli seçmiş oldukları kendi Kabala
ritüellerinde inandıkları kelimelerdir.
Yani gelişi güzel söylenmiş ırkçı söylemler değildir.
Şimdi gelelim bronzlaşmaya; hatırlayacagınız üzere, Obama seçimi kazandıktan sonra
İtalya Başbakanı Berlisconi bir cümle sarf etti.
Şöyle dedi kısaca
'Obama yakışıklı ve güneşte yanmış bronzlaşmış biri'.
İtalyan halkı ve bir takım cevreler Berlisconi'ye bu sözünden dolayı tepki gösterip, özür
dilemelerini istediler.
Aslında Berlosconi tepki çeken sözlerini bilinçli bir mesaj olarak söylemişti.
Neden mi ?
Başta belirttiğimiz gibi farmasonların inancında büyük Şeytanın siyah oldugunu kısaca
belirtmiştik.
Giza teşkilatından da bahsetmiştik.
Giza teşkilatının Kabalaya bağlı çalışmalarından biride
şu idi: Beyazlar siyahlaştırılmalı....
Ve bu siyahlaştrılma tam siyah değilde, beyaz ile siyah arası olmalı. Yani Kabaca gri.
Yani bronz
Bu ritüel eski Mısır Kabalasında güneşin tene( İnsan teni) nüzülünun gücünü
simgelemektir.
Kainatta bilinen en güçlü ateş kaynagı olan güneşin
Ateş gücü ile insana hükmünü simgeler. Bu yüzden güneş tanrısı olarak bilinen RA
kendi devrinde seçmiş oldugu beyaz şeytani rahipleri
günlerce güneşte bırakır,derilerini karartırır, bu uygulama sonrasında ölmeyenlerini ise
Şeytani konseyine seçerdi.
Dikkat!!!!!!
Ne beyaz ne siyah
ikisinin arası bir renk
Ufuk açsın diye bir hadis:
Hz Peygamber (s.a.v) :''Güneş ile gölge arasında durmayınız ya güneş tarafında
durunuz ya da gölge tarafında durunuz .Çünkü Şeytan aralara yerleşir.''
Devam edilim.
Şu sözler size tanıdık geliyor mu?
Birçok aydın,siyasetçi vs. gibi insanlar sözkonusu ABD oldugunda şöyle söylerler.
Bir tane ABD yok!
Ne tam siyah ne tam beyaz, gri tonları da var .
Bu söylemlerin aslı felsefi manalar taşısa da, kökeni itibarı ile aslında ABD'li
kabalacıların üflemeleridir.
Devam edelim....
Belki kızacaklar ama moda altında özellikle yüksek sosyetenin olmazsa olmazlarından
biride bronzlaşmadır. Bu da Giza teşkilatının görevlerinden biri idi.
Dünyada özellikle kadınlara yönelik bu uygulama tüm dünya medyasında magazinel
üfleme olarak falan manken filan sosyete denize girip,güneşte
bronzlaştı çok güzel olmuş, Brezilya teni gibi, çikolata rengi gibi vs yakıştırmalarla
konuyu çekici hale getirmektedirler.
Bu tür özendirmelerle bir ritüel olarak moda altında bu tüm Dünyaya
üflendi.Buradaki teknik basit idi.
Tıpkı sözde güneş Tanrısı RA'nın yaptıgı gibi...
Yani insanlar ; plajlara akın edecek, güneş yağlarını sürecek,saatlece güneş altında
bekleyecek,yanıp bronzlaşacaktı.Bu artık günümüzde yapılır hale geldi.
Bu arada, Şeytaniler tıp alanındaki kabala ritüelleri geliştirildi. 1800'lü
yıllarda kurulan Giza birimi çağımızda bunu bir adım öteye götürerek ,
teknolojiden faydalanarak solaryum benzeri cihazlarlada bu işi
(ritüeli insanlara tatbik etmektedirler)
tabiki milyarlarca insanın bunların gizli planlarından ne haberi olsun?
Onların derdi güzel görünmek ve bronzlaşmak.
Aslında bu güneş meselesinden sözetmişken bir sırrı daha Allahın izni ile ifşa edeyim.
İslam inancında güneş tepedeyken namaz kılınmamasının bir sırrıda sözde
RA'nın Güneş ritüelinden kaynaklanmaktadır.
Dünyadaki birçok sözcük ve terimler ve bunlara bağlı olan fiiler Şeytaniler tarafından
Dünyaya üflenmektedir.
Dikkat !!!!!!
Bir takım aydınlarda daha önce hiç duymadıgımız terim ve sözcükleri zikretmeye
başlamışsalar ve bu sözcükler bir virüs gibi
herkesin ağzına yayılıyorsa kökenini araştırın.
Şimdi gelelim Barrak Obama'ya:
Sanıldıgı gibi bir takım sözüm ona ahmakların dediği gibi ABD devrimi filan değildir.
Sözüm ona ey ahmaklar siyah bir başkanı yeni mi zannediyorsunuz ?ABD'de Bush'un
birinci yardımcısı Başkan yardımcısı Başkanın tüm yetkilerini taşıyan Condoleezza Rice
ne renkti? Peki ya Eski Genelkurmay ve Savunma Bakanı Colin Powell ne renkti?
Diğerlerine gerek bile yok...
Bu ABD'nin, Şeytanilerin Eski mısır Kabalasındaki Kabalatik bronz büyüsünden
başka bir şey değildir. Maksat tüm dünya insanlarının zihninde ABD'nin ve
Şeytanilerin aleniyetleşmiş Şeytaniliklerini unutturmak, örtmek için yapılmış bir ilizyon
büyüsüdür. Eski Mısır Kabalatik büyüde simya kodu ile kodlanmış bir büyüdür ki
demirin ya da metallerin Simya sırları ile halden hale geçisini simgeler. Yani şöyle
düşünün,bir paslı demiri bir simya formatı ile bronzlaştırıyorsunuz. O demiri görenler
artık demirin pasını değilde, bronz halini görüyor. Bu da onların zihninde ayrı bir
etki yapıyor.
Aslında demir yine aynı demir. Paslı bir demir. Bu büyü öylesine tutmuş ki, tüm
Dünyadaki insanlık ve hemen hemen İslam aleminin tümü, Barrak Obama ile herşeyi
toz pempe görmeye başladılar. Obama bize şunu iyi yapacak Obama bize bunu iyi
yapacak vs. Ne kadar etkin bir büyü oldugu tesirinden belli.
Tüm insanlık, Irak'taki 1.5 milyon insanın katilini,yapılan
tecavüzleri ve Afganistan ,Pakistan ve Filistin'de yapılan zulumleri unutmuş
görünüyor.İslam alamine yapılan bu zulumler ne çabuk unutuldu?
Ne tesirli bir büyü imiş!!!!
Siz düşünün....
Ama unutulmamalıdır ki Dünyada bu büyülerden etkilenmeyenlerde var.
Bir not: Araştırın Agustos 2008'den bu yana Türk medyasını takip edin. Ama
tümünü.Filistin ile ilgili tek bir haber var mı ?
Sözde ateşkes yapıldıgından beri.
Ne çabuk gündemden düşmüş değil mi?
Taki Barrak Obama'nın seçimi kazanıp seçim zafer konuşmasını yaptıgı iki buçuk
dakika sonrası İsrail'in Gazze şeridini bombalayıp ona yakın insanın bu
bombardımanda ölmesine kadar.
Bu da size bir tüyo olsun;
Obama, Giza teşkilatınca (Şeytanilik içersinde Giza Piramidi ile kodlanmış
etkin bir birimdir) çıkarılmış. ABD'nin ve İsrail'in planlarını tıkır tıkır
işletecek yeni bir karekterdir.
Sözüm ona, Barrak Obama'dan mehdi diye söz edenler veya ne de olsa babası
müslümandır diye ümit bağlayanlar şunu unutmasınlar.
İslam alemini nice babası müslüman olanlar perişan etmiştir.
Ve yine yarın öbürgün Barrak Obama'nın gerçek yüzünü görüp,
Peygamber Efendimizin (s.a.v) habeşli zenci köleden bahseden KABE'yi yıkma
hadisini hatırlayıp ona yormasınlar.
Bir not anlatılanların melez ırklar ile bağdaştırılmamalıdır. Ayrıca Eski
Mısır kabalasında onların anti düşmanı beyazdır.
Bu yüzden Hz İsa'ya beyaz şeytan derler.Bir kısım katolik tarikatlarıda ABD'de
Hz İsa'nın siyah oldugunu savunmuşlardır. ABD'de siyah beyaz çekişmesi dinsel
alanda da her alanda oldugu gibi mevcuttur.
Başkan Obama,Beyaz Saray'ın beyni sayılan Genel Sekreterliğe, babası Yahudi terör
örgütü İrgun'da çalışmış bir Yahudi olan Rahm Emanuel'i getirdi.
Emanuel, birinci Körfez savaşında İsrail ordusunda sivil gönüllü olarak çalışmış,
İsrail'le gönül bağları diri bir Amerikalı Yahudi...
Başkan Yardımcısı ise Senato Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı, dış politika ve ulusal
güvenlikte deneyimli Joseph Biden Biden, Türkiye'de 'Ermeni soykırımı' tasarılarına
verdiği destek ve Irak'ın üçe bölünmesi önerisiyle tanındıgını hatırlatmakta fayda var.
Yine devlet politkası dışına çıkan ABD başkanı Kennedy'nin sonunu hatırlatmakta
fayda var .Kısacası ABD'nin değiştiği filan yok, ama unutmayın Allah'ın da bir planı var.
ABD'nin değiştiğine ancak şöyle inanırım ABD devlet sistemi tümü ile lağvedilirse.
Başkan olarak da ABD'nin asıl sahipleri olan Kızılderillerden biri gelir o zaman
düşünürüz.
Bir not: Netpano yazarı Hakan Yılmaz Çebi'nin hazırlayıp sundugu Hazır
Kıta programında şöyle bir şey şöylemiştim. Size bir metafizik bir istihbahrat vereyim.
Yahudiler 13'cü kabilesini arıyorlar. Necip Türk milletini yanına çekmek için diyecekler
ki 13. kayıp kabileyi bulduk Kim bunlar. Onlar Türk mileti imiş meğerse.Sakın
inanmayın demiştim. Hazır kıta programının arşivinden bakabilirsiniz.
İki sene sonra bütün medya'da şu haber yankılandı. Yahudilerin 13'üncü kayıp
boyunun başkenti bulundu. 1000 senelik bulgulara ulaşıldı. Bu kayıp kabile Türkler
imiş dendi.
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/9951698.asp13 kabilenin kayıp başkenti
bulundu. Artık bu da fizik istihbahrata döndü.
Geçen ay İsrail tüm dünyaya şunu açıkladı. 12 bin yıllık şaman mezarı bulundu.
Şaman geleneği en çok Türklerde görülür gibi zırva yayınlar ile yalanlarına delil teşkil
etme çalışmaları yapmaktadırlar.
Duyurulur.
Yahudilerin hiç bir zaman 13. boyu olmamıştır.
13. boy sırrı ileride tarafımızdan Nisan 2009 ayında çıkacak olan kitabımızda konuya
bağlı olarak inşallah deşifre edilecektir.
Saygı ve sevgilerimle
ve dualarınızla
Oktan Keleş/netpano.com
oktankeles@gmail.com
Sencer Uluatam TEL ÖRGÜLER ARKASINDA BİR HALK: O haber ve o fotoğraf; GENELKURMAY'a AKREDİTE basında yoktu; sadece ÖZGÜR MEDYADA vardı: Manisa 1. Er Eğitim Tugay Komutanlığına alınmayan 40 YAŞ altı başörtülü asker veya şehit adayı asker anneleri-eşleri, YEMİN Törenine alınmayınca, törenleri TEL ÖRGÜLERDER arkasından izlediler!..Dünya medyasında OLAY olacak bu UTANÇ FOTOĞRAFLARI; özyurdunda PARYA bir halkın resmiydi!.."40 yaşın altı yasak dedik ya hemşehrim!" anlayışı içinde onlar; belli ki halkından nefret eden Halkçılık ve Halk Partisi zihniyetini temsil ediyor, gösteriyordu!. Onlar hiç değişmemişlerdi dünden bugüne..Devleti sadece kendi zümre ve aile çıkarlarına bağlamışlar; öyle devletçilerdi!..Onlar yoksa DEVLET yoktu, varlarsa vardı!..CUMHURsuz oligarşik cumhuriyeti halka rağmen korumaya çalışan bu AZGIN AZINLIK veya ELİT; bu çağda bile insanın kanını donduran bu zulümleri kendi halkına, ulusuna reva görebiliyorlardı!..İlkel, banal, bağnaz ve barbar!..40 yaşın altındaki anneler, oğullarının yemin törenlerini; KAMUSAL ALANdan izleyemediler!..Kamusal alan ne demek, kamu ne demek?..Hiç sormayın!..NATO amaçlı TSK üslerine giren Amerikan-İngiliz subaylarına her alan mübahtı!..İngiliz Düşeşler girer, başörtülü Türk eşler giremez!..TSK; çıtayı yükseltmiş; yaş sınırı 40'a yükselmişti!..Türkiye'nin, yani halkın en çok satılan, abone olunan, okunan gazetesi ZAMAN'ın Genelkurmay tarafından tanınmadığı ve akredite edilmediği bir ülkede; hangi cumhuriyetten, laiklikten, demokrasiden, halktan, ulustan bahsediyorsunuz siz?!..Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ; İzmir'de yine halkın içine girmiş!..İyi de halk, Genelkurmay'ın içine girebiliyor mu?..Halk; TEL ÖRGÜLERİN ARKASINDA!..Hem askerler şimdiye kadar nerelerdeydi, halkın içinde değiller miydi?!..Subayevlerinde ve lüks askeri lojmanlarda yan gelip yatmadılar herhalde!..20-30 yıldır halkın içinde olan, terörle mücadele edenler; yoksa o anneleri YEMİN Törenine alınmayan şehit adayı er ve erbaşlar, çavuşlar; şehit ve şehit adayları mıydı?..İlker Paşa halkın içinde, halk ise tel örgüler arkasında!..Kamusal(halka ait) alana giremiyorlar!..Yaşasaydı; Zübeyde Hanım da, Makbule Hanım da, Latife Hanım da giremeyeceklerdi!..Onlar da eşlerinin, oğullarının, yeğenlerinin askeri törenlerini tel örgüler arkasından izleyeceklerdi!..Türk ordusunu, Türk askerini bu duruma düşüren NATO paşalarından, BÜYÜK KULÜP üyesi mason ve mason maşalarından utanıyorum, hatta iğreniyorum!..Bu millet, bu kadar bölücülüğe ve aşağılanmaya hak etmedi?!..Atatürk'ün Gençliğe Hitabesini okuyun ve şu işgalcileri, mandacıları, sömürge ajanlarını silkeleyin; bir kere daha denize dökün!..Türkiye Türklerin olacak ve Türklerin kalacaktır!..Ne mutlu Türküm diyene!..Türk'e esaret yakışmaz!..Tanrı Türkü ve insanlığı korusun!...NOT: TSK'yı ve şanlı ordumuzu kimler yıpratıyor ve dünyaya rezil ediyor; iyi bakın, görün!..Zübeyir Güngör Uslu *** “ O bizden biri ” ***
O Ba Ma bir zenci, bak “O bizden biri”,*
O bir Ademoğlu, kâlp taşıyan diri,*
O ten rengi siyah, sanma sakın kiri,*
O bir insanoğlu, fark kara bir deri.*
***
O Barack Obama, İslam bir atadan,*
O ismi Hüseynî, belli ehl-i kitapdan,*
O ihya müjdesi, şii bir kaynaktan,*
O zeytinî bir taş, sakın diş kırmaktan.*
***
Adamım bir dinle, Hak elbet adildir,*
Mazlum çile çeker, sonu ak ahirdir,*
Köleler şah olur, şahlar da fanidir,*
Beyaz saray ne ki, cennet pek alidir.*
***
Barack ak sarayda, siyahi bir başkan,*
Amerikan rüyası, düşün hele bir an,*
İlk insandan beri, kim kalmış ki saf kan,*
Ak, kara bellolur, Hak kurunca mizan.*
***
Aşık Uslu garip, öz yurdunda parya,*
Din ve örf horlanır, denir ki fasarya,*
Biz Kur’an dinleriz, bazısı hep arya,*
Türban hor görülür, can çeker angarya.*
***
Aşık Uslu Niksarî (ZübeyirGüngörUslu)
Ayyıldız Fm & www.ayyildizfm.com
Gen.Yay.Yön. (0542.423 00 56)
11/7/2008 10:14:33 Samsun
Zübeyir Güngör Uslu *** “ O bizden biri ” ***
O Ba Ma bir zenci, bak “O bizden biri”,*
O bir Ademoğlu, kâlp taşıyan diri,*
O ten rengi siyah, sanma sakın kiri,*
O bir insanoğlu, fark kara bir deri.*
***
O Barack Obama, İslam bir atadan,*
O ismi Hüseynî, belli ehl-i kitapdan,*
O ihya müjdesi, şii bir kaynaktan,*
O zeytinî bir taş, sakın diş kırmaktan.*
***
Adamım bir dinle, Hak elbet adildir,*
Mazlum çile çeker, sonu ak ahirdir,*
Köleler şah olur, şahlar da fanidir,*
Beyaz saray ne ki, cennet pek alidir.*
***
Barack ak sarayda, siyahi bir başkan,*
Amerikan rüyası, düşün hele bir an,*
İlk insandan beri, kim kalmış ki saf kan,*
Ak, kara bellolur, Hak kurunca mizan.*
***
Aşık Uslu garip, öz yurdunda parya,*
Din ve örf horlanır, denir ki fasarya,*
Biz Kur’an dinleriz, bazısı hep arya,*
Türban hor görülür, can çeker angarya.*
***
Aşık Uslu Niksarî (ZübeyirGüngörUslu)
Ayyıldız Fm & www.ayyildizfm.com
Gen.Yay.Yön. (0542.423 00 56)
11/7/2008 10:14:33 Samsun
Zübeyir Güngör Uslu *** “ O bizden biri ” ***
O Ba Ma bir zenci, bak “O bizden biri”,*
O bir Ademoğlu, kâlp taşıyan diri,*
O ten rengi siyah, sanma sakın kiri,*
O bir insanoğlu, fark kara bir deri.*
***
O Barack Obama, İslam bir atadan,*
O ismi Hüseynî, belli ehl-i kitapdan,*
O ihya müjdesi, şii bir kaynaktan,*
O zeytinî bir taş, sakın diş kırmaktan.*
***
Adamım bir dinle, Hak elbet adildir,*
Mazlum çile çeker, sonu ak ahirdir,*
Köleler şah olur, şahlar da fanidir,*
Beyaz saray ne ki, cennet pek alidir.*
***
Barack ak sarayda, siyahi bir başkan,*
Amerikan rüyası, düşün hele bir an,*
İlk insandan beri, kim kalmış ki saf kan,*
Ak, kara bellolur, Hak kurunca mizan.*
***
Aşık Uslu garip, öz yurdunda parya,*
Din ve örf horlanır, denir ki fasarya,*
Biz Kur’an dinleriz, bazısı hep arya,*
Türban hor görülür, can çeker angarya.*
***
Aşık Uslu Niksarî (ZübeyirGüngörUslu)
Ayyıldız Fm & www.ayyildizfm.com
Gen.Yay.Yön. (0542.423 00 56)
11/7/2008 10:14:33 Samsun
Çölün ortasında ışıl ışıl bir kent, 40 yıla yakın süredir ilk defa görülen kar yağışıyla felç oldu. Uluslararası havaalanı ve otoyollar kapandı, okullar eğitim veremez hale geldi.
39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.