gasteci.com
     Ana Sayfa Reklam Tüm Haberler İletişim

Nuh Gönültaş

Nuh Gönültaş Aylardır yurt dışında olan işadamları!
Bir süre once bir dostum bazı önemli işadamlarının aylardır yurt dışında olduğunu, Türkiye’...

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz Camiye saldıran, çocukları öldüren İsrail…
İsrail'in Gazze Katliamı kara harekatıyla devam ediyor. Bir haftadır süren hava bombardımanında ...

Taceddin Kayaoğlu

Taceddin Kayaoğlu Kürtler 10 Eylül 1979 - Birileri 12 Eylül 1980
PKK Terör Örgütü’nün ivme kazanmaya başladığı tarihler 1982-1983’lere rastlar. Kırılma n...

Harun Tokak

Harun Tokak Son akşam yemeği...
Hepsi on iki kişiydi. Bu onlarla son akşamıydı. Son akşam yemeği… ...

Aydoğan Vatandaş

Aydoğan Vatandaş Türkiye’de Dengeler Değişirken…
CHP lideri Deniz Baykal’ın bir süre önce başlattığı ‘Türban’ açılımını nasıl yor...

Hamdullah Öztürk

Hamdullah Öztürk İsrailoğulları'nın kaderi
İsrail'in Gazze'ye düzenlediği hava saldırısı her şeyi altüst etti. İşaretler kara harekatının da ba...

Sebahattin Çelebi

Sebahattin Çelebi Angela Roosevelt!
Dünya bu denli büyük global bir ekonomik krizle yeni karşı karşıya değil. 1933 Mart'ında yaşanan ve ...

Halit Esendir

Halit Esendir Susurluk trafik kaza raporu Ergenekon'u gösteriyor...
3 Kasım 1996’da meydana gelen Susurluk kazasının suikast olduğunu gösteren bir çok iddia ve de...

Mehmet Ali Bulut

Mehmet Ali Bulut Sistemin tanrısına dokunmak!
Her sistemin bir tanrısı vardır. Adı ‘Nemrut’ (bir türlü ölmedi)tur, ‘Firav...

Sezai Şen

Sezai Şen AK PARTİ GÖKÇEK'İ YENİDEN ADAY GÖSTERMEZSE CHP'YE BÜYÜK İYİLİK YAPMIŞ OLACAK!
AK Parti bugünkü tabloda Melih Gökçek'i Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı göstermezse sanki AK...

Gasteci Kulislerde

Gasteci Kulislerde Eğer AK Parti kapatılsaydı...
3.5 aylık baş döndürücü trafik bitti. Ak Parti kapatılacak mı ?, kimler siyasi yasak alacak ? gibi s...

Erol Kavas

Erol Kavas Mini Laptop - Asus Eee PC Türkiye'de!!!
İlk kez hepsiburada.com tarafından satışa çıkarılan ürünün özelliklerini inceliyelim....

“Benim bir hayalim var!”

Harun Tokak 2005'in Sonbaharı…

Beyaz Saray'ın önü…

Amerika Birleşik Devletleri'nde binlerce kişi, tarihin akışını değiştiren kadına karşı son görevlerini yerine getirmek için uzun kuyruklar oluştururlar.
Harun Tokak


Başkan George Bush ve ülkenin önde gelen siyasetçileri sırayla naşı ziyaret ederler.

“Bu güne kadar Beyaz Saray'da iki siyahın cenaze töreni yapıldı.

İlki siyahların genç yaşta öldürülen efsanevi lideri Martin Luter King, ikincisi ise şu anda binlerce insanın önünde huzur ve sükun içinde yatan kadındır.”

Bayraklar yarıya indirilir.

Özgürlük mücadelesini bir otobüste başlatan kadın için, bütün otobüslerin ön koltuklarına siyah kurdeleler bağlanır.

Dışişleri Bakanı Alabama'lı Condoleezza Rice törende;"Eğer bu insan zamanında eşit haklar için mücadele etmeseydi, bugün muhtemelen böylesine önemli bir görevde olmayacaktım” der.

Kış ortası…

Montgomery Şehri'nde sokakların üşüdüğü günler…

1955'in Aralık ayı…

Afro- Amerikan bir terzi olan Rosa Parks, her zamanki gibi iş çıkışı hat otobüsüne koşar.

Ön kapıdan ücretini ödeyerek otobüsten geri iner ve koşarak arka kapıdan siyahların bölümüne geçer.

Boş bir koltuğa oturur.

Yorgundur...

Yorgunluğu çok çalışmaktan değil; aşağılanmaktan, ikinci sınıf muamelesi görmekten, insan yerine konulmamaktandır.

O yıllarda; siyahlarla beyazlar otobüslerde ayrı kompartımanlarda yolculuk yaparlar.

Çabuk davranmazlarsa parayı ödedikleri halde tekrar bininceye kadar otobüs hareket edebilir.

Beyaz yolcuların fazla olduğu zamanlarda siyahlar otobüsten indirilir.

Alt kısmı oksit sarısı, üst kısmı ise beyaz bir otobüs…

Montgomery Şehri'nin caddelerinde dura-kalka ilerler.

Biraz sonra beyazlara ait koltuklar dolar.

Bir beyaz, önde yer kalmayınca siyahların bölümüne gelerek ön koltuğun boşaltılmasını ister.

Alışık oldukları için ön koltukta oturan üç siyah, hiç itiraz etmeden hemen kalkarlar.

Aynı sırada oturan Rosa Parks ise pencere kenarına çekilmekle yetinir.

Beyaz adam, o koltuğa oturmaz.

Şoför gelerek kalkmasını söyler.

Rosa, “çok yorgunum” der,

“Hayır, kalkmıyorum.”

“Polis çağırırım”

“İstediğinizi yapabilirsiniz”

İşte bu “hayır” kelimesi siyahlar için bir kıvılcım olur.

Işığın göründüğü ufka doğru bir yolculuk başlar.

Özgürlük yolculuğu…

İlk durakta polisler karga tulumba indirirler Rosa'yı.

Ellerini polise uzatırken sanki özgürlüğe uzatırcasına sakindir.

Hapse atarlar.

Rosa Parks'ın da istediği de budur. Hiç değilse ruhu özgürdür.

Rosa'nın hapiste olduğunu duyan 26 yaşında bir genç, Alabama Eyaleti'nden Montgomery'ye gelir.

Adı Martin Luther King'tir.

Montgomery'de önemli bir topluluk oluşturan siyahların ileri gelenleriyle görüşür.

Uzun tartışmalardan sonra “Rosa Parks 0layı”nın bardağı taşıran son damla olduğu kararına varılır.

Böylece King'in öncülüğünde ABD tarihinin ilk sivil itaatsizlik eylemi başlar.

Toplu ulaşım araçları boykot edilir.

Bir yıl boyunca siyahlar işlerine yaya gidip -gelirler.

Montgomery felç olur.

Bir yılın sonunda Federal Yüksek Mahkeme, 1956'nın son günlerinde otobüslerde ırk ayrımcılığını yasaklar.

Irkçı beyazlar, Parks'ı ölümle tehdit ederler.

Hiç kimse ona iş vermeye yanaşmayınca, berber olan eşiyle birlikte memleketini terk eder.

1957'de Detroit'e göç etmek zorunda kalır ve bir daha dönmez.

Rosa Parks'ın 1955'te yaktığı özgürlük ateşi gittikçe büyür.

1963'de Washington DC' deki yüz binlerin yürüyüşünde ve Martin Luther King'in, ABD'yi sarsan “Bir hayalim var benim” konuşmasında Rosa Parks da vardır.

Yürüyüşün son noktası olan Lincoln Anıtı önünde M. Luther King, bugün bile yürekleri titreten konuşmasını yapar;

“Bir hayalim var benim…

Gün gelecek, bu ulus ayağa kalkacak…

Bir hayalim var benim!…

Gün gelecek, bir zamanlar köle olanların evlatlarıyla yine bir zamanlar köle sahiplerinin evlatları, Georgia'nın kızıl tepelerinde, birlikte kardeşlik sofrasına oturabilecekler.

Gün gelecek, dört büyük çocuğum, derilerinin rengine göre değil, karakterlerinin yapısına göre değerlendirilecekleri bir ülkede yaşayacaklar…

Bizim umudumuzdur bu… Bu umutla Güneye gideceğiz. Bu inançla umutsuzluk dağlarını yontarak bir umut anıtı yapacağız. Ve bunu başardığımızda, her kasabadan ve köyden, her eyaletten ve kentten özgürlük şarkısının yankısını duyduğumuzda, o gün daha da yakın olacak ve Allah'ın bütün kulları siyahlar ve beyazlar, Yahudiler, Hıristiyanlar, Müslümanlar ve Budistler el ele tutuşarak siyahların eski bir ilahisini söyleyecekler.”

Sözlü edebiyatın şaheserleri arasında kabul edilen tarihi konuşma ABD'yi sarsar.

Yazın son günleridir.

Hatibin sözleri, bir bahar esintisi gibi gelmiştir siyahlara.

Bağırlarında biriktirdikleri acılarla gettolarına dönerler.

Washington DC Yürüyüşü sonrası Başkan John Kennedy, Martin Luther'i Beyaz Saray'da ağırlar. “Bir hayalim var benim” konuşmasını takdir eder.

Çok istemesine rağmen ırk ayırımına son vermek Kennedy'ye nasip olmaz.

Çünkü çok değil, üç ay sonra Kasım ayında Dallas'da bir su-ikasta kurban gider.

Siyahların hayali bir başka bahara kalır.

Ertesi yıl halefi Lyndon Johnson, siyahlarla, beyazların eşit haklara sahip olduklarını açıklar.

Kamusal alanlarda ırk ayrımcılığına son veren federal Sivil Haklar Yasası çıkarılır. Onu çalışma, eğitim, konut ve oy hakkıyla ilgili yasalar izler.

Böylece Rosa Parks'ın tutuşturduğu özgürlük kıvılcımı bütün bir Amerika'ya yayılır ve bütün siyahlar haklarına kavuşurlar.

Rosa Parks, bu direnişin sembolü haline gelir.

1990 yılında Nelson Mandela' yı karşılayacak gruba davet edilir.

Resepsiyon sırasında Mandela kendisine sarılarak : “Hapiste olduğum yıllar boyunca benim desteğim oldun” der.

1994' de İsveç Stockholm'de Rosa Parks Barış Ödülüne lâyık görülür.

1996 yılında Cumhurbaşkanlığı Hürriyet madalyasını ve Başkanlık Hürriyet madalyasını alır.

1999'da Time dergisince 20. yüzyılın insan hakları savunucusu seçilir ve 20. yüzyılın en önemli ilk 20 figürü arasında gösterilir.

1999 yılı başında da, Kongre'nin altın madalyasına hak kazanır ve bu ödülü Bill Clinton'un elinden alır.

Rosa Parks'ın ortaya çıkardığı özgürlük kahramanı Martin Luther King de 1964 de Nobel Barış Ödülü'nü alır.

Ve 2005'in Sonbaharı…

Beyaz Saray'ın önü…

Amerika Birleşik Devletleri'nde binlerce kişi, tarihin akışını değiştiren bu kadına karşı son görevlerini yerine getirmek için uzun kuyruklar oluştururlar.

Başkan George Bush ve ülkenin önde gelen siyasetçileri sırayla naşı ziyaret ederler.

Dışişleri Bakanı Alabama'lı Condoleezza Rice törende;"Eğer bu insan zamanında eşit haklar için mücadele etmeseydi, bugün muhtemelen böylesine önemli bir görevde olmayacaktım” der.

Düşünüyorum da…

O gün, Rosa Parks otobüsteki koltuğundan kalksaydı, bu gün Alabama'lı bir siyah olan Barack Obama, Beyaz Saray'daki Başkanlık koltuğuna oturabilecek miydi?

Bilmiyorum.

Bildiğim bir şey varsa, o da; “Benim bir hayalim var” diyenlerin hayalleri, gerçek olmuştur.

09.Kasım.2008 08:49:31

Puan: 4.5/5 (11 oy verildi)

Yazıcı Görünümlü Sayfa Arkadaşına Yolla Yorum Yazabilirsiniz
Yorumlar
   Adem İnam
BÜTÜN DİNDARLARA ALLAH RIZASI İÇİN ÇAĞRI!..Yetimler, özürlüler, yaşlılar ve organlarla ilgili vakıf ve dernekler; genelde mason localarının, rotary ve lions kulüplerinin, misyonerlerin kuruluşları..Müslümanlar, dindarlar neden bu alanda yoklar?..Müslümanlar, cemaatler; bence DAR'ül EYTAM adıyla bir vakıf-dernek kurup dünyanın her tarafındaki yetimleri, sokak çocuklarını, özürlüleri sahip çıkmalı..Yetimleri okutmalı, hayata hazırlamalı..Bugün Irak'dan Afganistan'a, Somali'den Tayland'a bilmem nereye kadar birçok ülkede her yıl binlerce küçük çocuk fuhşa ve kirli işlere zorlanıyor!..Öldürülüp organları parçalanıp satılıyor!..Hindistan'dan, Çin'den bile YAHUDİ baronlar; pis işler için her gün binlerce çocuk kaçırıyor!..Bugün Güneydoğu'da 14-25 yaş arası gençlerin yüzde 50'si okumuyor, işsiz-serseri dolaşıyor!..Terör, kaçakçılık, fuhuş ve uyuşturucu baronlarına yem oluyorlar!..Diyarbakır, Mardin vs. sokakları işsiz gençlerden geçilmiyor!..En tehlikeli insan işsiz insandır; serseri mayın veya kurşun gibi; ne zaman, nerede patlayacağı hiç belli olmaz! Ey Dindarlar!..Ey DİYANET denilen ucube! Ey Tarikat ve Cemmat efendileri!...Lütfen yetimleri de görün!..Sadece YETİM KIZ ilahisi bestelemekle ve söylemekle dram ve trajediler ortadan kalkmıyor!..Lütfen DÜNYANIN YETİMLERİ için seferber olun!..Fonlar oluşturun!..İlgili vakıf ve dernekler kurun!..Sanatçıların, sporcuların, toplum önderleri ve medyanın da desteğini alarak da ÇOK BÜYÜK YARDIM KAMPANYALARI düzenleyiniz!..
   Zübeyir Güngör Uslu
*** “ O bizden biri ” *** O Ba Ma bir zenci, bak “O bizden biri”,* O bir Ademoğlu, kâlp taşıyan diri,* O ten rengi siyah, sanma sakın kiri,* O bir insanoğlu, fark kara bir deri.* *** O Barack Obama, İslam bir atadan,* O ismi Hüseynî, belli ehl-i kitapdan,* O ihya müjdesi, şii bir kaynaktan,* O zeytinî bir taş, sakın diş kırmaktan.* *** Adamım bir dinle, Hak elbet adildir,* Mazlum çile çeker, sonu ak ahirdir,* Köleler şah olur, şahlar da fanidir,* Beyaz saray ne ki, cennet pek alidir.* *** Barack ak sarayda, siyahi bir başkan,* Amerikan rüyası, düşün hele bir an,* İlk insandan beri, kim kalmış ki saf kan,* Ak, kara bellolur, Hak kurunca mizan.* *** Aşık Uslu garip, öz yurdunda parya,* Din ve örf horlanır, denir ki fasarya,* Biz Kur’an dinleriz, bazısı hep arya,* Türban hor görülür, can çeker angarya.* *** Aşık Uslu Niksarî (ZübeyirGüngörUslu) Ayyıldız Fm & www.ayyildizfm.com Gen.Yay.Yön. (0542.423 00 56) 11/10/2008 12:16:23 Samsun

Harun Tokak Arşivi
Son akşam yemeği... 05.Ocak.2009
Adsız Oğlan'a babasından haber var 29.Aralık.2008
Eve dönen adam... 21.Aralık.2008
Ve gül yüzü gülüyordu Güllerin Efendisi'nin 08.Aralık.2008
Ey kervancı! Çek kervanı sevgilinin köyüne 30.Kasım.2008
Güneş doğuyor Akdeniz'den... 23.Kasım.2008
Beyaz Saray'da siyah bir rüya 16.Kasım.2008
“Benim bir hayalim var!” 09.Kasım.2008
Bir türkü tutturmuş gidiyor bozkırda... 02.Kasım.2008
Sevgiden bir yuva 26.Ekim.2008
Güz gecelerinde üşüyen ümitler... 19.Ekim.2008
Sükutun çığlıkları 12.Ekim.2008
Ramazan çocukları 05.Ekim.2008
Musibet meteorlarını parçalayan kadın 29.Eylül.2008
Mozambik'te Ramazan Esintileri 21.Eylül.2008
O arslan ayakta öldü 14.Eylül.2008
İslam'ın sesi Bilal 09.Eylül.2008
Gurbettekiler için ezan vakti 31.Ağustos.2008
'Yine ayakların üşüyor mu?' 24.Ağustos.2008
Babacığım! Ceketin 'Sen' kokuyor 22.Haziran.2008
“Adsız oğlan” öldü 15.Haziran.2008
Veda busesi 08.Haziran.2008
Bir sevdadır Türkiye 01.Haziran.2008
Anasız acılar 25.Mayıs.2008
Bizim iller sensiz… 18.Mayıs.2008
Meleğimin adını söyler misin? 17.Mayıs.2008
Yoldakiler 11.Mart.2008
O Küheylan… Süvarisiz döndü ülkesine 10.Haziran.2007
Önden Giden Atlılar ki... Geçtiler Ülkelerinden 03.Haziran.2007
Güneş yeni bir çağa doğar 27.Mayıs.2007
Krizantem Çiçeği 22.Mayıs.2007
Güller de yanar dumansız 13.Mayıs.2007
Hüzünlü bir tebessümdür ki… Dondu anıların dudaklarında 06.Mayıs.2007
Coşkun'dur Türkçe'nin gül günleri 30.Nisan.2007
Allah'a yazılan mektup 22.Nisan.2007
ALDANIŞ DEDE... 16.Nisan.2007
Lefter... 10.Nisan.2007
Bir Pribadi ölür, bin Pribadi doğar 01.Nisan.2007
Ölümü bir yorgan gibi çekti üzerine… 25.Mart.2007
Yiğitlerin saçları bakımlı olmalı… 18.Mart.2007
Çığlıklar yükselirdi yanık çöl gecelerinden 11.Mart.2007
Yusuf Yüzlüler Dolaşıyor Nil Kıyısında 04.Mart.2007
Ölüm treninden bozkıra savrulanların aşkı biter mi? 25.Şubat.2007
Benden sonra ölüm gelir 18.Şubat.2007
Rû- be- Rû 11.Şubat.2007
Suya Düşen Kan: Kerbela 04.Şubat.2007
DELİK AYAKKABILAR VURDU BENİ 29.Ocak.2007
Ayçürök 21.Ocak.2007
Bir Kınalı Küheylan 14.Ocak.2007
Yeşeren düşler 08.Ocak.2007
Baba gitmesen olmaz mı? 01.Ocak.2007
Ateşinde üşüdüm bir meçhul adamın 17.Aralık.2006
Yollar derin uçurumlara varmadan 11.Aralık.2006
Kanlı postallar 03.Aralık.2006
Gözümün nuru, canım ağabeyim! 27.Kasım.2006
“Damarlarımda Türk kanı var” 19.Kasım.2006
YORGUN GÜVERCİN 12.Kasım.2006
MAGADANLI EMİNE 06.Kasım.2006

Gazetelerin 1. Sayfaları

KÜRT SORUNUNUN FİLMİ GELİYOR

Mahsun Kırmızıgül'ün yazıp yönettiği ve rol aldığı "Güneşi Gördüm"deki Altun ailesini yakında tüm Türkiye konuşacak...

HERKES BU SESE HAYRAN KALIYOR

Bu çocuktaki müthiş sesi dinleyen herkes takdir ediyor. Müthiş yetenek, umarım hayırlı bir yolda değerlenir!

40 YIL SONRA ÇÖLE İLK KEZ KAR YAĞDI

Çölün ortasında ışıl ışıl bir kent, 40 yıla yakın süredir ilk defa görülen kar yağışıyla felç oldu. Uluslararası havaalanı ve otoyollar kapandı, okullar eğitim veremez hale geldi.

ÇARŞAFLI STAND UP CI

39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR


DÜN EN ÇOK OKUNANLAR

» Aylardır yurt dışında olan işadamları!
» Sistemin tanrısına dokunmak!

EN ÇOK ARANANLAR

» Ahmet Hakan
» Ali Kırca
» Nurettin Veren
» Galatasaray
» Fethullah Gülen
» Nuh Gönültaş
» Minik Dualar
» Video Haberler

VİDEO HABERLER

» KÜRT SORUNUNUN FİLMİ GELİYOR
» İŞTE PROVAKASYONUN KRALI... BÖYLE PROVAKASYON GÖRÜLMEDİ...
» HERKES BU SESE HAYRAN KALIYOR
» BU BAYKAL'I MUTLAKA DİNLEYİN
» İŞTE VATAN SAĞOLSUN DEMEYECEĞİM DİYEN BİR ŞEHİT ANASI DAHA DAHA!
» ÇILDIRTAN AYNA...
» İŞTE GENELKURMAY BAŞKANI'NIN SERTLİK TARİHİNE GEÇECEK KONUŞMASI
» HOCAEFENDİ İLE GURBETTE BİR BAYRAM DAHA...
» ZAHİT AKMAN MEYDAN OKUDU!
» METALLİCA'NIN OLAY KLİBİ...
gasteci.com © 2008