Şöyle bir baktım 29 Ekim 2007 tarihli gazetelere. Çoğu sanki demokratik cumhuriyet ile, yönetilen bir ülkenin gazeteleri değil de dikta ile yönetilen bir ülkenin gazeteleri gibiydiler. Nuh Gönültaş
Aslında böyle günler, “resmi bayramlar” Türkiye’nin rejiminin aslında ne olduğunun açığa çıktığı günlerdir.
Günlük gazetelerin hemen hemen hepsi de Atatürk, bayrak, TBMM vs. fotoğrafları eşliğinde 29 Ekim’i logonun üstüne almışlar Cumhuriyete sürmanşet muamelesi yapmışlar.
İyi hoş da bu manzara pek samimi bir duygunun fotoğrafını vermiyor.
Bir tür mecburiyet hissi ile yapılmış gibi görünüyordu dünkü gazeteler.
“85 yaşındaki genç”. Amma gerçekçi, amma samimi bir başlık!
“En büyük bayram bu bayram”. Acaba? Oysa gazetecilik okullarında “En” kelimesi kullanılırken çok dikkatli olunmalı diye öğretilir.
“Hep birlikte nice yıllara.” 29 Ekim ile birlikte yeniden doğduk ya…
Ve tabii ki “Atatürk olmasaydı”, “cumhuriyet ilan edilmeseydi” başlıklı sıradan köşe yazıları…
Bütün bunlar artık gülmeye değer bulmadığımız şakalar değil, basbayağı köşe yazıları, bayağı manşetler.
Ve tabii ki, artık Atatürk’ün adının anıldığı yerde mutlaka olmazsa olmaz bir isim Can Dündar.
Çektiği “Mustafa” adlı filmi 29 Ekim’de vizyona sokuyor!
Millet gider bu filme gerçek Mustafa’yı görebilecekleri ümidiyle.
Oysa “Artık taşınması ağır bu çağda savunulması güç Kemalizm’in ideolojik yüklerinden kurtulmuş “İnsan Atatürk” ile Can Dündar Türkiye’de nefessiz bıraklımş resmi ideolojiye bir hayat öpücüğü veriyor.”
“İnsan Atatürk” diyorlar Can Dündar’ın filmindeki Mustafa’ya.
Daha önceki Atatürkler insanüstü bir varlık gibi sunuluyordu çünkü.
Filmle ilgili en güzel eleştiriyi İpek Çalışlar yapmış, Latife Hanım kitabının yazarı Çalışlar “Bugün Atatürk merkezli resmi tarih öylesine dayatmacı ki, gerçekçi bir Atatürk filmini galiba bizden sonraki kuşaklar yapacak” diyor.
Demek ki Mustafa da pek gerçekçi değil.
Şöyle anlı şanlı, Atatürk’ün şanına yaraşır bir film yapamamak bu rejimin en büyük eksikliğidir.
Atatürk’ü anma törenlerinde, resmi bayramlarda laiklik ruhu çıkarılabilen kalabalıkların şöyle dört dörtlük bir Atatürk filmi yapamamaları artık kabul edilmiş bir çelişkidir.
Çünkü bu rejime ölü bir bedenden laiklik ruhu çıkarmak, Atatürk filmi yapmaktan daha kolay geliyor.
Dün 29 Ekim’di ve yeni bir Atatürk filmi vizyona girdi. Ve gerçekçi bulunmadı.
Halbuki Atatürk’ün hayat hikayesinden bir değil, on tane taş gibi film çıkar.
Tabii bunun, yani bir Atatürk filmi çekmenin tek bir şartı var. Böylesi bir film, yalanlarla dolu bir inkılâp tarihi kitabının dokümanteri olmamalı!
Yorumlar ali söyler cumhuriyetibende kutlamak isterdim amakutluyamadım ne denmi calişmak zorundaydım cünkü ac kalacaktım sizin gibi yazar gazeteci gecinenler türkiyeyi güllük gülistanlık gösteriyorlar siyasetçimisiniz gazetecimi birilerin uşaklarımı anlayamadım türk seniz adam gibi olun köle olmayın X Men Bu kadar ağır eleştiri yapmayın arkadaşlar. Siz de Nuh Bey.Bir gün gelir o Cumhuriyete sizin de ihtiyacınız olur.
Filme gelince. Büyük şahsiyetler hakkında film yapmak her zaman zor olmuştur. Hz.Peygamber hakkında da sizce çok mu güzel filimler yapıldı. Çok mu gerçekçi filimler yapıldı. Özel hayatını-evliliklerini- de içeren bir film yapmaya ne dersiniz? İyi mi olurdu? Lütfen biraz insaf. Her kulun hatası vardır. Mustafa Kemal de bir kuldur!İlhan Erem HALKSIZ CUMHURİYET!...Bizde yine bir cumhursuz Cumhuriyet, halksız Cumhuriyet kutlamaları vardı ki; Allah düşman başına vermesin!..TV spikerleri, aygırmanları Taksim ve Bağdat Caddesinden canlı yayınlar sundular!..Bir avuç mutlu azınlık vardı sadece kutlamalarda!..Organize ekipler!..Zoraki resmi törenler; öğrenci, öğretmen ve mülki erkan!..Stadyumlar; öğrencilerle ve velileriyle doldu taştı!..BAĞDAT CADDESİ muhteşemdi de; ya Alibeyköy, Gazi Mahallesi, Ok Meydanı, Ümraniye, K. Çekmece-Altınşehir?..Ya ÖTEKİ dünya? Varoşlar? İşsizler Ordusunun yaşadığı semtler!..Ya kurtarılmış bölgeler?..Can Dündar, Mustafa'yı yazdı!..Olay!..Ya o gencecik yaşta terör, uyuşturucu vs. olayların tuzağına düşen, düşürülen Mustafa'lar?..Moda'da her hafta, "Her yer MEYHANE OLSUN!" diye eylem yapanlar; Can Dündar'ın Mustafa'sı ile kendilerinden geçtiler!..ZAFER SARHOŞU oldular!...Ama bugün hala dışarıdan gelen turistlere Osmanlı-Selçuklu eserleri ve Mehter dışında sunabilecekleri bir marifetleri mi var?..85 yılda; son 5-10 yılını saymazsak kaydadeğer ne var?..Nedim Arca Nuh Bey; bizden 100-200 sene sonra gelen nesiller çok şaşıracaklar! Kalıntı ve eserlerimize bakacaklar; bir tarafta her yerde putlar, heykeller, paganist ve şamanist kalıntılar...Bir tarafta da camiler!...Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına bakıyorum: Tam bir PAGAN TAPINMA Törenleri gibi!..Bu tür kutlamalar; eskidan Saddam'ın, Esad'ın ülkesinde oluyordu!..Şimdilerde sadece bazı Asya diktatörlüklerinde ve komünist kaılntılarında var!...Son derece gerici, çağdışı görüntüler!..Bakıyorum; ısrarla bazı TV kanalları vals, dans, tango görüntüleri, canlı kareler yayınlama yarışında!..Ve sürekli 10. Yıl Marşı çalınıyor! Ama biz 85. yılı kutladık!..Ve bu marşta; "10 yılda 15 milyon insan, nesil yarattık!" deniliyor!..Bu ne demek?!..Cumhuriyet'i kuran kadronun tamammı Osmanlı vanadaşı idi!..Bu kriz zamanında İstanbul Büyükşehir Belediyesi; havai fişek gösterileri için; 1.5 milyon YTL bulabilmiş!..Havai harcama!..Gösterileri anlatan STAR TV muhabiri fena coştu: "Şimdi uzaydan Türkiye nasıl görünüyordur acaba?" diyor! Ayyyy, ay!...İsrail; daha dün kuruldu! Ama 15 milyon insan yaratmadılar!..5 milyonla uazyda bize bir gün füze yapıp fırlatacağımız, kenetleneceğimiz yer bırakmadılar!...Hassas uydularımız olmadığı için 300 ağır silahlı PKK sürüsünü güpegündüz göremiyoruz!..Ama dünkü İsrail görüyor!..İşte uzaydan böyle görünüyoruz!..ABD'nin NASA'aı var; bizim kasamız, hatta bir masamız bile yok!..Halbuki bundan 1000 yıl kadar önce de Bağdat'ta, Semerkand'ta ilk UZAY üslerini, rasathaneleri, uzay haritalarını bizim GERİCİ-YOBAZ ecdadımız(!) yapmıştı!...Bugün masonik ve ilkel paganizm kült ve törenlerine; bizden, Türk KÜLTÜRÜNden hiçbir şey olmayan DANS, VALS, TANGO gösterilerine övgüler düzüyor, destanlar yazıyoruz!...Batılılar ve alem de bize gülüyor!...Remzi Ve bu da oldu: HSYK, Savcı Öz'ün terfisini durdurdu!..İlk adım atıldı!...Hükümet ve Adalet Bakanı ise sadece seyretti!..İşte yeni bir Ferhat Sarıkaya olayı daha!...HSYK, TERÖR örgütünün arkasında!...HSYK niçin var?...İşte belli!...Ali Kırca, Uğur Dündar, M. Ali Birand; haberi büyük bir zevk ve şehvetle verdiler!...
Çölün ortasında ışıl ışıl bir kent, 40 yıla yakın süredir ilk defa görülen kar yağışıyla felç oldu. Uluslararası havaalanı ve otoyollar kapandı, okullar eğitim veremez hale geldi.
39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.