Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Alman Der Spiegel'e verdiği beyanat Kürt sorununda büyük ölçüde gerçeği yansıtıyor. Nuh Gönültaş
Gül, genel olarak "Kürtler geçmişte ayrımcılığa uğradı" demiş.
Yani... Bu bir realite. Bu sözler "Kürt realitesini kabul ediyoruz" sözünden daha ileri bir nokta değil ama, T.C. Cumhurbaşkanı'nın ağzından bu sözleri duymak meselenin çözümü adına ümit verici oluyor.
Bir kere... Kürt sorunun PKK teröründen bağımsız düşünülmesi lazım!
Her ne kadar birbiri ile ilintili, yapışık, ikiz gibi görünse de Kürt sorununu farklı daha merhametli ve hakkaniyetli bir şekilde ele almalıyız. Aksi takdirde Kürt meselesinin çözümüne terör sebebiyle karşı çıkacak bir cephe buluruz karşımızda. "Eline silah almış, memleketimin dağlarında taşlarında evlatlarını öldüren eşkıya ile pazarlık yapamayız" diyenler çözümü engelleyecek güçte ortaya çıkarlar.
Kürt meselesini PKK'dan bağımsız biçimde demokratik zeminde çözümü için çalışıldığında PKK denilen kanlı terör örgütünün hiçbir şekilde Türkiye toprakları içinde zemini kalmayacak!
Ama öyle 30 yıldır devam eden, kimilerine göre de Cumhuriyetin kuruluşundan beri devam eden bu sorunu çözmek kolay değil.
Çünkü, terörden, Kürt sorunun aldığı bu şekilden beslenen yapılar oluştu ülkede...
30 yıldır süren bu sorunun bitmesini istemeyenlerin varlığıdır zaten bu sorunun bitirilememiş, çözüme kavuşturulamamış olmasının sebebi.
Yoksa 30 yıl çözüm için çok fazla gereğinden fazla bir süre...
Öncelikle terörün bitmesinin kendi varlıklarını da tehlikeye düşüreceğini düşünen, varlıklarına meşruiyet kazandıran bu yapılar çözülmeli.
Ve tabii ki her şeyden önce bu sorunun çözümüne geniş bir mutabakatla karar verilmesi lazım.
Mutabakat ararken milliyetçilere, milli devlet tutkunlarına da pek kulak asmamak gerekiyor.
Sorunla mücadeleyi askerin tekelinden almak, askerin bu konuda emreden değil, emir alan konuma getirilmesi lazım.
Belki de sorunun çözümünde en önemli nokta budur.
Ne var yani, bırakın Kürtler kendi türkülerini söylesinler.
Bağıra bağıra söylesinler hem de.
Biz de tempo tutalım ne olur yani, mutluluklarını paylaşalım, ülke mi bölünüyor!
Hangi Kürt vatandaşımız ülkemizin bölünmesini arzu ediyor. Yok böyle bir şey.
Öyle düşünenler belki vardır, ama onlar ihmal edilecek kadar azdır ve kayda değmezler.
Sivil iradenin çözüm için inisiyatif alması gerekiyor ve şu hususların yerleşmesini sağlamak lazım:
"Öyle Diyarbakırspor'u birinci lige almakla bitmiyor iş. Kürtler bu ülkede her tarafta olsunlar, siyasette de olsunlar. Kürt sorunu sadece şarkı, türkü, futboldan ibaret değil... Meseleyi kültürel ve siyasi haklardan başlayarak, Anayasa da dahil, Türkiye'nin hukuk metinlerinde Kürtler'i rahatsız eden bütün başlıklar yeniden yazılmalı. Kürtlerle Türkler etle-tırnak lafı hukuka yansıtılmalı. Ayrıca Kürt meselesini çözmek için Abdullah Öcalan'la görüşülmeli..."
Hepsi bu işte...
Var mı bundan başka bir şey isteyen Kürt.
Varsa ona en önce karşı çıkan ben olurum, söz, kanımla ve dahi canımla...
Yorumlar turkogluturk daha ne hakki vereceksiniz bu kurtlere ya.sende mi kut=rtsun nesin.bu kurtler oyle bir millet ki elini versen kolunu kaptirirsin,sen nasill bir yazarsin ki apoyla konusalim diyosun ya.hem adam gencecik insanlari sehit etsin hemde hala adama yalvaralim olaylari bitir diye.sanki onun demsiyle bitecek bu is,o serefsiz sadece bir kukla.sen bunu gorememissen yaziklar olsun sanada senin yazarliginada,lanet olsunŞuurlu olabilmek Allah sizlerden razı olsun, bugün yazmış olduğunuz ve henüz buraya aktarmadığınız yazınıza söylenebilecek tek söz var. MUHTEŞEM,.... Bu milletin çektiği bu illetin MÜKEMMEL İZAHI, Evet"ALLAH bizi biz devletiz diyen DEVLETİMİZDEN!!! korusun. Allah yardımcınız olsun, kaleminize sağlık.
sevdin tokoğlu sağ olun sn cumhurbaşkanım sizede zaten bu yakışır doğuya yardımları esirgemeyin inanın devlet doğuya yardım etikçe terör kendiliğinde bitersevdin tokoğlu sağ olun sn cumhurbaşkanım sizede zaten bu yakışır doğuya yardımları esirgemeyin inanın devlet doğuya yardım etikçe terör kendiliğinde biterselami Yazının sonundaki "öyle" diye başlayan ve "görüşülmeli..." diye biten paragraf tırnak içerisine alınmış. Sayın yazarın kendi görüşü mü, yoksa başkasından alıntı mıdır. Alıntı ise, kimden olduğu açıklanırsa seviniriz.
Zübeyir Güngör Uslu *** Gönül ver Baki’ye ***
Yirmi iki ekim çarşamba, merhaba deriz,*
Selamünaleyküm can dostlar, gül söz bezeriz,*
Sakınmayız sözü dudaktan, Hak yolda gideriz*
Adem ve Havva neslindeniz, hep kardeşleriz
***
Hiç et, tırnaktan ayrılır mı, Türk, Kürt kardeştir,*
Hısım ve akraba olmuşuz, bölmek kem iştir,*
Aynı hamurdan yoğrulmuşuz, öz bir geliştir,*
Muhabbet devam etsin, aşk söz veriştir,*
***
Aşık Uslu Allah için sev, tabi ol Nebi’ye,*
Yaratılanı hoş görelim, can Hak’tan hediye,*
Kardeş öz kardeşi vurmasın, bu kavga ne diye,*
Birlikte dirilik var canlar, gönül ver Baki’ye,*
***
Aşık Uslu Niksarî (ZübeyirGüngörUslu)
Ayyıldız Fm & www.ayyildizfm.com
Gen.Yay.Yön. (0542.423 00 56)
10/22/2008 09:19:11 Samsun
yorum bunlarin hepsi zaten var. kurtler sadece samimiyetsiz ne zaman toplu halde teroru lanetlemisler Ömer Pala Olacak şey değil!..Dün SUSURLUKçuları sorgulayan M. Elkatmış; şimdi onları savunacak!..Hem de Ak Partili olarak!...Ergenekon davasında yargılanan tutuklu sanık Behiç Gürcihan’ın nişanlısı gazeteci Fatma Sibel Yüksek, Ergenekon savcıları aleyhinde dava açtı. İşin ilginç tarafı Yüksek’in avukatları iki eski AKP’li milletvekili. Biri geçen dönem TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanlığı da yapan Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış. Diğeri ise yine AKP’li eski milletvekili Osman Seyfi.
Yargıtay yetkili Hukuk Dairesi Başkanlığı’na sunulmak üzere 13 Ekim günü Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’ne sunulan dilekçeyle, Ergenekon savcılarından Zekeriya Öz, Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın dava edildi.
AKP’li iki eski milletvekilinin avukatlığını yaptığı Fatma Sibel Yüksek, tazminat davasına gerekçe olarak telefon konuşmalarının dinlenmesi, iddianame ve eklerinde bunlara yer verilmesini gösterdi. Dava dilekçesinde şöyle denildi:
“Müvekkilem bu davanın sanıklarından Behiç Gürcihan'ın nişanlısıdır. Bu sebepten olsa gerek telefon konuşmalarının dinlenmesi kararı alınmış ve konuşmalar dinlenerek, tutanak tanzim edilmiştir. Kendisi bu davanın tanığı veya sanığı da değildir. Yapılan konuşmalar da hem nişanlısı Behiç Gürcihan'la, hem de kendi hısım, akraba ve arkadaşlarıyla yaptığı konuşmalardır. Dilekçe ekinde sunduğumuz bu konuşmalar, görüleceği üzere hiçbir delil niteliği olmayan, tamamen sohbet niteliğindeki konuşmalardır. Buna rağmen sözkonusu konuşmalara hem iddianamede, hem de eklerinde yer verilmek suretiyle müvekkilemin varolduğu iddia edilen ve çeşitli suçlamalara muhatap olan bu örgütle ilişkili olduğu intibaı verilmiştir. Halbuki Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 137. Maddesi gereği delil niteliği taşımayan ve sanık olmayan kişilerin konuşmalarının imha edilmesi gerekmektedir. Davalılar, özel sohbet niteliğindeki bu konuşmaları imha etmeyerek, olduğu gibi iddianame ve ekine koymak suretiyle Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 137.madde emredici hükmüne aykırı hareket etmek suretiyle, müvekkilemin özel hayatının ve haberleşme hürriyetinin gizliliğini ihlal etmişlerdir. Yargıtay'ımızın kökleşmiş içtihatlarına göre, emredici yasa hükümlerine riayet etmemek ve onun gereğini yapmamak, başlı başına şahsi kusur olarak değerlendirilmektedir.”
AKP’nin önde gelen isimlerinden olan Mehmet Elkatmış ile Osman Seyfi müvekkileleriyle ilgili şu görüşlere yer verdi:
“Müvekkilemiz Fatma Sibel Yüksek şimdiye kadar yazdığı yazılarla, yaptığı programlarla demokrasiye bağlılığını ve demokratik ilkelerden asla taviz vermeyen bir kişiliğe sahip olduğunu, hiçbir delile ihtiyaç olmayacak şekilde ortaya koymuştur. Anti demokratik her usule, şiddetin ve terörün her türlüsüne karşı çıkan, Türkiye'de demokrasinin tam ve kamil manada uygulanmasını savunan bir isimdir.”
kürtlere değilama apoya müsmaha hayır Sayın gönültaş işte bu sefer sapla samanı karıştırmışsınız,Biz kürtleri zaten türkler olarak dışlamadıkki; hangi kurumda kürt yok? Hangi şehird kürt yok? nerede kürde sen kürt sün bu ülkeyi(şehri) terket dendi? Sizin kürt deyince aklınıza sadece pkk ve Apo mu gelir? bu ülkede 5-7 milyon kürt varsa PKK ve apoyu destekleyen kaçbin ateist ve terörist pkk lı vardır? da ben Apoyu muhatap kabul edeyim? Gerçek kürt kardeşlerimizle ve onların müslüman temsilcileri ile oturup herzaman mutabakata varabiliriz: bizim sorunumuz ülkede PKK ve Terör dür.Ve bunu Türkiye içinde destekleyen ve nemalanan çıkar çevreleri bitirmek istemiyorlar.Bunun içinde Askerde, Polisde,Bürokrat ta ve Milletvekilleri de var! bunun bilinmesi gerekir...
Çölün ortasında ışıl ışıl bir kent, 40 yıla yakın süredir ilk defa görülen kar yağışıyla felç oldu. Uluslararası havaalanı ve otoyollar kapandı, okullar eğitim veremez hale geldi.
39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.