Medya patronlarımızın konuşurken eli ayağı titriyor sinirden!
Ana muhalefet desen, o biçim zaten. Kavga edecek bahane arıyor mahalla kabadayısı gibi...
Sebahattin Çelebi
Diğer muhalefet desen, bağıra bağıra ortalığı velveleye veriyor! Kürsüden haritaları sallarken, sesi titriyor!
Genelkurmay Başkanı desen, "Bir tarafına kodum mu otuttururum lan" demeye getiriyor.
"Yandaş medya" sinirli!
"Yoldaş medya" zaten hepten sinir küpü!
Millet desen sinir hastası zaten!
Cümleten sinirliyiz, asabiyiz, çok bi gerginiz.
Ne depresif millet olmuşuz da haberimiz yokmuş. Baştan ayağa ağır, sinirli bir hava hakim ülkede. Ya konuşmasını, ya susmasını, ya da başkasını dinlemeyi bilmiyoruz!
Taraf, doğruluğu meçhul bir takım görüntüler yayınladı. Nereden aldılar, nasıl temin ettiler bilmiyoruz. Ancak itiraf etmek gerekir ki; bu bir gazetecilik başarısıdır.
Genelkurmay Başkanı zehir zemberek bir açıklama yaparak, medyaya çok ağır bir yüklenmede bulundu. Bazı noktaları haklı olmakla birlikte, Genelkurmay Başkanımızın, ordu hakkında yazı yazan herkesi, "TSK düşmanlığı" ile itham etme hastalığından kurtulması gerekiyor. Bu durum; işin kolayına kaçmak, herkese düşman etiketi yapıştırmak olur ki, bu çağda bu zihniyet oldukça komik duruyor.
Ordu sorgulanır!
Paşa da sorgulanır!
Dağın tepesinde sen, sana emanet edilen 17 çocuğu şehit verirsen.. verirken de komutanlarından biri "ayranımız yok içmeye, tahteravalliyle gideriz golf oynamaya" babından, bir takım işlerle uğraşırsa, sorgulanır!
Buna alışmak, bunu kabullenmek gerekir. Bu; açık toplumun en önemli kriterlerinden biridir.
Sırf hoşunuza gidecek diye "üniformasız gazeteci-yazar" pohpohlamalarını beklemek, yanlış olur. Golfçu Paşa'yı yadırgayanlar da, Aktütün'deki bir zaafiyet olup olmadığını soranlar da, bu vatanı seven insanlardır...
Gazeteciler, her şeyi didiklemeleriyle tarla kuşlarına benzer...
Ne güzel söylemiş Büyük Bilge:
"Orfalis halkı! Davulun sesini boğabilir, udun tellerini gevşetebilirsiniz. Fakat kim var ki, tarla kuşunu ötmekten men edebilsin?"
Yorumlar X Men Ellerinize sağlık.
Herkes sinirli olabilir ama devlet adamlarının sinirli olmaması gerekir. Komutanların ise asla...Murat-Sibel Masonların Ankara'ya LEJYONER BAŞKAN çıkartması!..CHP'nin, lideri Deniz Baykal'ın Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Karayalçın; aslında SOLCU DEĞİL; sadece bir LEJYONER!..Fransız hükümetince Legion D'Honneur Şövalye Nişanı'na sahip SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın'ı Ankara'ya ikna eden SHP Kurucular Kurulu üyelerinin MASON üyeleri: A. Tarık İşmen, M. Ekrem EŞKİNAT, Ahmet Şensılay, Atılay Bingöl, Leon Rafi Bilal ve İshak Mino Debehar(B'nai B'rith-Türkiye yöneticisi)..Çoğu Fransız Masonluk Ritine bağlı..MURAT KARAYALÇIN KİMDİR ?..1943 yılında Samsun'da doğdu. Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat-Maliye Bölümü'nden mezun oldu. İngiltere'de kalkınma ekonomisi üzerine yüksek lisans yaptı. DPT'de uzman olarak çalıştı. 1978-1979 yıllarında Köyişleri Bakanlığı'nda müsteşar yardımcılığı görevini yürüttü. Kent Koop'u ve Batıkent'i kurdu. 1993 yılında Fransız hükümetince Legion D'Honneur Şövalye Nişanı'na layık görüldü. 1989'da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na seçildi. Erdal İnönü'nün çekilme kararı üzerine Eylül 1993'te SHP Genel Başkanı seçildi ve belediyeyi bıraktı. Hükümete girdi ve Başbakan Yardımcısı oldu. SHP'nin CHP ile birleşmesi üzerine hükümetten ayrıldı. 1995'te Samsun'dan milletvekili seçildi. CHP'de Parti Meclisi üyesi iken Deniz Baykal yönetimine tepki göstererek arkadaşlarıyla birlikte istifa edip Sosyal Demokrat Halk Partisi'ni(SHP) kurdu. Karayalçın, evli ve bir çocuk babası. 12 mart muhtırası öncesindeki gençlik hareketlerinde sağ görüşlü öğrencilerin başını çeken kişidir. Mülkiye de yapılan öğrenci derneği seçimlerinde sağ grupların başkan adayı olmuştur. O seçimde sol görüşlü öğrenciler Uluç Gürkan'ı aday göstermiştir. Yine bu seçimde Murat Karayalçın'ı destekleyenler arasında Hasan Celal Güzel Abdülkadir Aksu ve Mesut Yılmaz da bulunmaktadır. Tabii sonra karaoğlan jr. olarak karşımıza çıkmış, aslan sosyal demokratların umudu olmuştur. morhan korhan Garip
bir dönemden geçiyoruz galiba SAFFların netleşeceği bir dönemden..
Angutlar bi tarafa devekuşlar bi tarafa ..Zere kadar insafı ve vicdanı olanlar kahrından sara nöbetlerine girer akan masum kanlarından dolayı..30000-40000 kurban verilmiş kurbağa değil bunlar..
3-5 milyon da verilir bu gidişle..
Hergün ağlaşan analar..Hepsi T.C. vatandaşı.Amerikanın Avrupanın İsrailin keyfi için bu kurbanlar..
Eğitimin en kalitelisini en yoğununu en örgün ve yaygınını Güneydoğuya götürelim bu iş aniden biter ..Bin yıldır..milyon yıldır..Kal-u beladan beri hepimiz kardeşiz..Bu kardeşliği bozamayan iblisin yoldaşları masumları kırdırıyor..Nasıl ki 12 eylül öncesi akan kan biranda durdu bu kanda istenirse hemen duruverir ..Yeter ki istenilsin..
Duamız salim kafalı iyi niyetli arı duru vatansever kişilerin çözüme yönelik gayretlerinin hayırla sonuçlanması..
ümmet Kükremek,Milleti palavralarimizla korkutmak genlerimizde mevcut.cocuk yasta aslan oglum.Koc gibi masaallah sözleriyle büyüyen cocuktan efendilik beklemek safdillik olur.herseyi bu katakoride degerlendirmek gerek.gelelim öze:bir insan her duyduguna hemen savunmaya geciyorsa bilki bir halt etmistir.sucluluk piskolojisi insani savunmaya iter.hele birde sucu özüründen büyükse o zamada kendinden baska herkesi yok etmeye calisir.bir diger tabirle diplomali cahilliktir bu kim olursa olsun.kücük hatalari örtmek icin ugrasanlar bilmelidirler ki ileride daha büyük hatalari savunmak zorunda kalacaklardir.Komutanlara gelince onlar bu zamana kadar kendilerini hep dev aynasinda gördüler.cenaze namazinda Er kisi sözünü dahi kabul edemediler malesef.bu olaylardan sonra azicik onur sahibi olsqalardi kimseyi konusturmaz basbakanida onlari savunmaya zorlamadan istifa eder yesil sahalara dönebilirlerdi.bu millet onlara golf sopasi da alirdi golf topuda.ama bu saatten sonra sadece milletin nefreti ni alirlar selam bilöe alamazlar.bu da digerlerine ders olsun vesselam.
Çölün ortasında ışıl ışıl bir kent, 40 yıla yakın süredir ilk defa görülen kar yağışıyla felç oldu. Uluslararası havaalanı ve otoyollar kapandı, okullar eğitim veremez hale geldi.
39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.