Tezkerenin süresi Meclis'te bir yıl daha uzatılırken; teröristler Diyarbakır'da polisleri taşıyan servise saldırdı, beş polisle servis şoförü şehit oldu. Bu satırların yazıldığı esnada, saldırının faillerinden üçünün yakalandığı haberi geliyordu. Tamer Korkmaz
Diyarbakır'daki kanlı eylem, Aktütün Baskını'nı takviye niteliğinde bir provokasyondur.
Terör örgütünü kullanan malum güç; her zamanki tetikçileri vasıtasıyla gerçekleştirdiği bu iki kanlı saldırıyla "Türkiye'yi karıştırmak için elinden geleni ardına koymayacağı" mesajını veriyor.
Kendi üretimi olan Ergenekon örgütünün üzerine gidilmesi sürecinden duyduğu hayati rahatsızlığı da ifade ediyor, böylelikle…
Ergenekon yapılanmasını da PKK'yı da inşa eden aynı merkezdir; her iki örgütü birbiriyle senkronize biçimde kullanan 'Atlantik Ötesi' gücün ta kendisidir.
* * *
Bu yılın başında -3 Ocak'ta- yine Diyarbakır'da gerçekleştirilen provokasyonu hatırlayalım:
Askeri servis aracı geçerken bomba patlatılmış, 5 şehit vermiştik.
O saldırı, 5 Kasım sonrasındaki ilk büyük eylemdi.
"Anlık istihbarat paylaşımı"nın bizimle değil de "başkalarıyla" yapıldığının önde gelen ispatıydı, o hain saldırı…
O eylemin asıl hedefi kamuoyuna yansımamıştı:
Yani?
"Bölgenin üst düzey askeri yetkilisi" bu saldırıdan kılpayı kurtulmuştu…
ABD'nin, -Şubat'taki "kara harekatımız"ın başarısını gölgeleyebilmek için "içimizdeki" iliştirilmişleriyle birlikte neler yaptığını da hatırlayınız.
* * *
"Dağlıca karakterinde bir saldırı olan" Aktütün Baskını'nın her yönüyle sorgulanmasından sonra, medyamızdaki kimi "iliştirilmiş"ler yine telaşlı bir savunma içindeler:
"-Aslında ABD terörist gurubu bize bildirdi. Washington'la istihbarat paylaşımı sıkıntısı yaşamıyoruz" diyerek gerçeği gizliyorlar; itina ile dezenformasyon yapıyorlar.
ABD'nin Ankara Büyükelçiliği basın sözcüsü, kendilerini aydınlatmış: "Türkiye ile istihbarat paylaşımı programı hiçbir kesintiye uğramadan devam ediyor" demiş…
Aynı lafı ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson da söylüyor.
"İliştirilmişler"e göre onlara inanmak zorundayız!
Amerikan Büyükelçiliği elbette bu tür açıklamalar yapacak:
Tersini –yani gerçeği- söyleyecek halleri yok ya!
* * *
Aktütün'e saldırı olacağı yönünde "istihbarat" var ama ABD'den değil!
Üç devlet kurumunun birden istihbaratı var.
Aynen Dağlıca'da olduğu gibi!
Gerekli önlemler alınmış mı? Alınmamış…
"Zaaf" var mı? Hem de nasıl…
Kuzey Irak'tan teröristleri "saldırtan" Perde Arkasındaki Güç "Aktütün Baskını" için düğmeye basarken; içeride de "zaaf" yaşanıyor.
Şu ana kadar olan bütün gelişmeler "Aktütün, Dağlıca karakterinde bir saldırıdır" diye ilk günden itibaren yazdıklarımızı teyit etmiştir.
Yorumlar Şule mit'te dedeleri bir türlü müsteşar olamayam mezhepçi bir grup deşifre etmeye devam ediyor..Önce Z. Öz'ün ilişkileri, sonra UTAH-Ordu bağlantısı..ODATV.COM TÜRKİYE'NİN MERAK ETTİĞİ, KONUŞTUĞU, CEMAATİN MERKEZİ DEDİĞİ UTAH'A GİRDİ!
1) MİT bursuyla UTAH’ta doktora yapan Taraf yazarı kim?
2) Emniyet dinlemeleri UTAH üzerinden mi Türkiye’ye geliyor? Kilit isim polis mi?
3) Turkish Cultural Foundetion UTAH’a 900 bin dolar niye verdi?
4) Cemaatten UTAH Üniversitesi’nde olduğu söylenen öğrenci sayısı kaç?
5) UTAH’taki cemaate okullarındaki öğrenciler kimler? ABD hangi ülkeden öğrenci getirip buraya yerleştiriyor?
İşte tüm bu soruların cevapları yakında sadece Odatv.com’da olacak.
Odatv.com
11 Ekim 2008.Perihan Perinçek bugün hâlâ ülkeyi karıştırmaya yönelik faaliyetlerini sürdürüyor ve belli ki sürdürmeye devam edecek. Ama bütün kamuoyu artık onun gerçek yüzünü biliyor. Taktikleri artık tamamiyle sırıtıyor. Geçmişte Ordu ve MİT’e yönelik faaliyetlerinden sonra, 1999’un başından bugüne kadar neden Emniyet Teşkilatı’nı hedef aldığını ve Emniyet’i parçalamaya yönelik yayınlara başladığını artık sokaktaki çocuk bile biliyor. Çünkü TSK Perinçek’in dostu Öcalan’ı yakaladı ve PKK’nın belini kırdı. Doğal olarak Perinçek Ordu’ya karşı kampanyasında 1998’de büyük bir yenilgiye uğradı. O aşamadan sonra Perinçek’in Ordu ile uğraşmasının bir anlamı yoktu. Terör olgusu olarak geriye klasik sağ ve sol terör gruplarının şehirlerdeki olayları kalmıştı. Bunlarla mücadele görevi de Emniyet’ti. Aydınlık grubunun 1999’dan beri sürekli Emniyet’i bölmeye ve güçten düşürmeye yönelik yayın ve çabalarının sebebi işte buydu. Perinçek’in bu kampanyasında da yine hüsran yaşayacağı kesin, olsa olsa bu kirli faaliyetleriyle kısa vadeli sonuçlar elde edebilir...Bir subay çocuğu olan Gün Zileli, 1968’den 1989’a kadar hep Doğu Perinçek’in yanında oldu, onun kurduğu yeraltı ihtilal örgütünün Merkez Komite üyesiydi ve kız kardeşi Feyza Perinçek’le evlendi...Gün'ün yeğeni Ümit Zileli; şu an fanatik Ergenekon'cu, Perinçek destekçisi...
İşte Perinçek'in çok ilginç ORDU-MASONLUK-MİT-Yurtdışı bağlantılarını okumak isteyenler için kaynak: http://www.nasname.com/index.php?news=1922
Serdal Futbolcu Nihat'ın babası, yaşayan en büyük NUSAYRİ önderlerinden ŞEYH DAVUD TÜMKAYA..NİHAT TÜMKAYA:
1971 DOĞUMLUYUM. 1984 YILINDA FUTBOLA BAŞLADIM. 1984-1988 YILLARI ARASINDA ESEN SPORDA 1988-1992 YILLARI ARASINDA İSKENDERUN SPORDA, 1992-1998 YILLARI ARASINDA TRABZONSPORDA OYNADIKTAN SONRA 1998 YILINDA ALTAY'A TRANSFER OLDUM....
Çölün ortasında ışıl ışıl bir kent, 40 yıla yakın süredir ilk defa görülen kar yağışıyla felç oldu. Uluslararası havaalanı ve otoyollar kapandı, okullar eğitim veremez hale geldi.
39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.