|
|
|
|
|
Washington-New York arasında birkaç küçük not
Amerika’da din konusunda kalem oynatan muhabir ve yazarlara yardım amaçlı kurulmuş bir kuruluş var. Adı ‘Religion News Writers Association’. Din konusunda yazan muhabirleri ortak bir çatı altında toplayan bir kurumun 550’den fazla üyesi var. Her yıl Amerika’nın bir eyaletinde toplanıp, üyelerinin yazdıkları konularla ilgili derinleşmelerini sağlamaya yönelik seminer, konferans ve paneller düzenliyor bu meslek örgütü.
Aydoğan Vatandaş
Bu yıl 17-21 Eylül tarihleri arasında Washington’da Hamilton Crowne Plaza Hotel’de gerçekleştirilen toplantıların büyük bölümünün, ‘Covering İslam’ başlığı altında, İslam’ın haberleştirilmesi ilgili sorunlara odaklanması son derece önemliydi. Türkiye’de hiçbir eğitim sürecinden geçmeden, hiçbir terminoloji birikimine sahip olmadan muhabirlerin-yazarların dini konularda her türlü habere imza atabilmeleri kuşkusuz aradaki farkı anlamak bakımından önemli.
4 gün süren toplantıda, genel olarak, ‘İslam’, ‘Kadın ve Amerikan İslamı’, ‘Amerikalı Müslümanların Toplumsal Hayata Katılımı’, Amerikan Müslümanlarını Haberleştirme’, gibi sorunlar tartışıldı.
Toplantıya, gerek Amerikan medyasından gerekse, Amerikalı Müslüman aydınlardan bir çok önemli isim katıldı.
Artık geleneksel hale gelen New York merkezli Turkish Cultural Center’ın bu yılki iftar emeğine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül katıldı.
Waldort Astoria Hotel’de düzenlenen Yemeğe Abdullah Gül ve Zimbabve Devlet Başkanı Robert Mugabe’nin yanı sıra Bosna- Hersek Devlet Başkanı Haris Silajdzic, Makedonya Cumhurbaşkanı Branko Crvenkovski, Tacikistan Devlet Başkanı İmamali Rahmanov ve bazı ülkelerin dışişleri bakanları katıldı. Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Hazineden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Nabi Şensoy, Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçisi Baki İlkin’in de bulunduğu yemekte bir konuşma yapan Abdullah Gül, demokrasi, çoğulculuk, insan haklarına ve onuruna saygı, cinsiyet eşitliğinin geliştirilmesi, hukukun üstünlüğünün yükseltilmesi gibi temel değerlerin uluslararası topluma rehber olmayı sürdürdüğünü belirtti. Türkiye’nin yer aldığı coğrafi konum nedeniyle değişik kültür ve uygarlıklar arasında köprü oluşturduğunu vurguladı.
TCC’nin düzenlediği bu büyük organizasyonlara nedense çeşitli çevreler hep aynı tepkisel tutumlarını sürdürmeye devam ediyorlar. Üretilen değerlerin tüm Türkiye ve Türk insanı adına yapıldığı çoğu zaman unutuluyor ya da görmezden geliniyor. O yüzden bardağın dolu tarafını değil de, hep boş tarafını görmeye ve göstermeye çalışanlar aslında en büyük zararı Türkiye’ye veriyorlar. Farkında değiller. Milliyet, Radikal, Vatan bu büyük organizasyonu, ‘Protokol skandalı olarak verdiler.’ Sabah Gazetesi’nin de benzeri ifadelerle olayı haberleştirmesi kuşkusuz ilginçti zira Sabah’ın NY’ta temsilcisi ya da muhabiri bulunmuyor. Haberi nereden aldıkları da belirtilmemiş nedense.
Manşetten verilen bu haberlerde, ülkesinde yolsuzluklar ve soykırım suçlarıyla anılan Zimbabve Devlet Başkanı Robert Mugabe’nin Abdullah Gül ile aynı masaya oturması bir skandal olarak yansıtıldı. Doğrusu ben, bunun Dış İşleri Personeli açısından bir sürpriz olduğunu sanmıyorum. Zira TCC yetkililerinin Konsolosluk yetkilileriyle tüm detayları görüştüklerini, adı geçen devlet başkanının da Abdullah Gül ile aynı masada oturacağını bildiklerini biliyorum. TCC yetkililerinin Mugabe’nin siyasi durumunu bilmemeleri bir hataysa, Dış İşleri ve Konsolosluk yetkililerinin TCC’yi bu konuda uyarmamış olmaları da kuşkusuz başka bir hata.
Bill ve Hillary Clinton’un video mesajları Abdullah Gül’ün konuşmasından önce elbette verilebilirdi. Protokol adabı bakımından doğrusu elbette budur. Burada bir iletişim probleminin yaşandığı anlaşılıyor.
Beni şaşırtan NY’ta muhabiri bulunmayan Sabah Gazetesi’nin haberi oldu. Sabah Gazetesi, ‘Türk Kültür Merkezi tarafından Waldorf Astoria Oteli'nde onuruna verilen iftar yemeğinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül övgülerle kürsüye davet edildi ancak protokol ayıbı ile uğurlandı. Amerikan-Türk Toplumu temsilcileri bir davetteki en önemli kuralı uyarılara karşın çiğnedi.’ İfadelerini kullandı. Haberin kaynağı belirtilmiyor. Gazeteciğin en temel kuralıdır taraflardan görüş almak.
Yeni Şafak yazarı, Taha Kıvanç ise, ‘New York'ta bir iftar’ başlıklı yazısında şunları yazdı:
‘New York'ta Kültür Merkezi'nin iftarı daha üçüncü yılında 'geleneksel' olma özelliğini yakalayacak gibi. Düzenleyenler “Bütün önemli sıfat taşıyanlar gelsin” ısrarcılığından vazgeçip daha seçkinci tercihlerde bulunurlarsa uzun ömürlü bir gelenek olacağına da iddiaya girerim. Bu yıl Zimbabve Devlet Başkanı Robert Mugabe'nin salondaki varlığı, adamın 'savaş suçlusu' damgası yüzünden, iftara katılan her ülkeden diplomatlar arasında soğuk bir rüzgâr estirdi. Mugabe'nin kim olduğu bilinmeden davet edildiği besbelliydi.’
’
Ancak Kıvanç şunları da yazmayı ihmal etmedi:
‘Waldorf Astoria Oteli büyük davetlere aşina bir mekân. Burada balolar, mezuniyet geceleri düzenleniyor, zengin düğünleri yapılıyor, çeşitli şirketler de davetleri için burayı tercih ediyor. “Öteki etkinliklerde zamana yayılan bir servis anlayışı gerekiyor, acaba iftar gibi yemeklerin birbiri ardına getirilmesi gereken bir olaya adım uydurabilecekler mi?” sorumu havada bırakan bir cevvaliyet servis elemanlarına sinmişti.
Geceyi sunan Amerikalı genç bayan, Türkiye'ye özel meraklı biri çıktı. Sunumunun sonuna doğru bir baktık, kürsünün altından yan flütünü çıkardı, “Şimdi size bir Karadeniz parçası” diyerek 'Çanakkale' türküsünü çalıverdi.
Yurtdışında da iyi tanınan tasavvuf musikisi üstadı Ömer Faruk Tekbilek ve arkadaşları herkesi mest eden bir repertuvarla geceye katıldılar.
Dağılırken baktım, herkesin göğsü gururla kabarmıştı.’
Geceyi en başarılı şekilde haberleştirenler ise Zaman muhabirleri Sezai Kalaycı ve Mehmet Demirci oldu. Hiçbir detayı atlamadan, eksiksiz.
TCC üç yıldır son derece önemli etkinliklere imza atıyor. Bir çok alanda ilkler gerçekleştirildi. TCC yetkilileri de Türkiye’nin tanıtımına ve imajına etkisi olan bu tür büyük etkinliklerde mutlaka bir durum değerlendirmesiyle, yapılan eleştirileri objektif bir şekilde masaya yatırmalı. Daha iyiye gitmek için bu şart.
27.Eylül.2008 13:19:27
|
|
|
|
|