Şu son Deniz Feneri olayından sonra yazdığım yazılardan dolayı, beni, Doğan grubu gazetecileri gibi bir üslup kullanmakla eleştirenler oldu. Amacım düşmanlık değil. Gerçekler acı da olsa, ortaya dökmeyi, okurlarla paylaşmayı, inandığım doğruları yazmayı bir görev kabul ediyorum. Yanlış gördüğüm şeyleri eleştirdim, tepkimi ortaya koydum... Amacım yıkmak, yok etmek değildi.
Sebahattin Çelebi
Sırf bazı şeyleri açık bir dille yazdığım.. örtbas etmediğim için.. az beddua, az küfür, az hakaret yemedim. Mim'lendim!
Birlikte çalıştığım insanlara, "Bu adamın yanınızda ne işi var?" diyerek ekmeğimle oynayanlar.. "Benim aleyhimde de yazar" diyerek iş vermeyenler oldu, aldırmadım.
Gerçek karşısında susmak; avuçta ateş taşımak gibidir bazen!
İçimde kırgınlık olmadı mı? Elbette oldu. Ben de insanım. 1985'ten bu yana ruhumu hasbelkader bağladığım bir ışık, bana "Hüznümü Allah'a şikayet etmeyi, herşeyi ona havale etmeyi" öğretti!
Ben de ona sığınıyorum! Taşkınlıklarım ve yanlışlarımdan dolayı af diliyorum!
Gerçeği konuşmak, yazmak; bazen böyle yalnızlığa itiyor işte insanı.
Zülf-ü yâre dokununca böyle oluyormuş demek ki!
***
Aslında değerli büyüğüm, ağabeyim Mehmet Ali Bulut'un "Benim hırsızım iyidir!" yazısıyla ilgili yazacaktım. Ama, iki hafta evvel yazdığım "Deniz Feneri paraları Yimpaş'a mı gitti?" başlıklı yazıma ilginç tepkiler alınca, yine kendimi tutamadım. Tabi Türkiye'de bulunup, buradaki gelişmeleri sadece gazetelerden ve "kutsadıkları abilerinden" duyanlar için benim anlattıklarım; aşırı, hatta sert gelecektir.
Suçlamalarda bulunan, kaba üsluplarıyla eleştirenlere cevabım gerçekleri aktarmak olacak...
Yimpaş, Avrupa'da nasıl batırıldı, diye merak ediyor musunuz? Ya batırıldıktan sonra birden türeyen zenginleri.. belediyeye ait ucuz sosyal konutlarda otururken, birdenbire dubleks evler, lüks villalar alanları...
Bilemezsiniz tabii...
Ya iş için Yimpaş'a başvurduğunda hiçbir şeyi olmayan.. Yimpaş batırıldıktan sonra 30'a yakın TIR'la filo kuranları...
Onları da bilemezsiniz...
Çaycı olarak başladığı Yimpaş mağazasında, daha sonra müdürlük koltuğuna oturanlardan da haberiniz yoktur mutlaka...
Bugün Deniz Feneri Davası'ndan mahkum olan Mehmet Gürhan'ın bir dönem taksicilik yaptığını.. bu günlerde en yakın dostu ve arkadaşının daha sonra Yimpaş Almanya'ya müdür yapılan Faik Gürler olduğunu da bilmezsiniz. Faik Gürler'in de Gürhan gibi taksicilik yaparken, birden bire Yimpaş Avrupa'nın başına geçtiğini de.
Şirketin başına oturtulan Faik Gürler'in, Dursun Uyar'ın bacanağı olduğunu.. şirket milyonlarla oynar hale geldiğinde, bunu yönetecek kapasitede olmamasına rağmen, görevde ısrarla tutulduğunu da bilmezsiniz...
Bilemezsiniz...
Size bunları anlatmazlar...
Kanal 7'nin sahibi Zekeriya Karaman'ın, Dursun Uyar'ın yardımcısı olarak çalıştığını.. Kanal 7'nin kuruluşunun henüz gerçekleşmediği zamanlarda, Avrupa'ya gelip para topladığını da anlatmazlar...
Yimpaş'ı nasıl batırdıklarını size anlatacaklarını mı sanıyorsunuz?
Her biri en az 2 bin metre karelik alanlarda çalışan 6 mağaza...
En az yapılan kasa toplamı, aylık 2 milyon mark.
Sadece bir mağazadan beyler, bayanlar!
8 milyon mark kasa yapan şubeler var!
Atlayanlar için tekrarlayım:
Toplam 6 mağaza! Aylık yapılan ciro en az 15 milyon Mark.
Böyle bir şirket kapatılır mı?
Kapatılır...
İç etmek gibi bir niyet varsa bal gibi kapatılır. Normal şirket değerinin çok çok altında.. hatta komik seviyede rakamlara, şirket müdürlerinin birinci derecede yakınlarına peşkeş çekilen milyonlarca marklık mal varlığı!
Hepsi gitti!
"Besmele" çekip yediler hem de abi!
Danışıklı dövüş yaparak, şirket mallarını satın almış görünen, iflas gerçekleştikten sonra tekrar "abileri"ne devretmesi gerekenlerden bazılarının, kayıplara karıştığını bilmiyorsunuzdur tabi.
Bazılarının da, "Vermiyorum" diyerek, rest çektiğini...
Nereden bileceksiniz?
Hayatını inşaatlarda amelelik yaparak kazanan kişilerin, mobilya bölümünde şef yapıldığını, Almanya'ya geleli 15 yıl olmasına rağmen, hiçbir yerde çalışmamış kişilerin mağaza müdürü yapıldığını da, duymamışsınızdır bir yerlerden.
Alman İş ve İşçi Bulma Kurumu'ndan para alarak geçinen kişilerin, Yimpaş'a bağlı değişik şirketlere müdür yapıldığını, bunlara 8 ila 10 bin mark arasında maaşlar verildiğini, size kim söyleyebilir ki!
Siz de bir şey bildiğinizi mi sanıyorsunuz?
Söyleyin Allah aşkına!
Size bunları hiç anlatırlar mı?
Anlatmazlar!
Bütün bu hırsızlıkları yapanlar beni mim'ler, "karşı cepheden" ilan ederler...
O hırsızlar.. o hırsızlıklara göz yumanlar.. o TIR filosu kuranlar.. asfalttan taksici toplayıp, müdür, şef, genel müdür yapanlar.. o milletin parasını iç edenler, "bizden" olma kredisini sonuna kadar kullanırlar!
Mahallenin kötüsü ise, yine ben olurum vesselam!
************
İkinci Yazı
Bu düellodan bir Genel Başkan adayı çıkar!
Şu CHP'ye hayran olmamak elde değil!
Garip Genel Başkan yardımcıları buluyorlardı. Kemal Anadol.. Haluk Koç.. Önder Sav...
Kemal Anadol, neredeyse postu, Anayasa Mahkemesi önüne sermişti. Her bir şey de, kameraların karşısına geçiyor, 1960 model tipleri aratmayacak tavırlar, duruşlar sergiliyordu. Abartılı, içi dolu hissi vermeyen açıklamaları ile, CHP için kötü bir imajdı Kemal Anadol.
Haluk Koç da, ondan çok farklı değildi. Genel Başkanlık yarışında Baykal'a bayrağı açmak gibi bir hata yapınca, ortalarda fazla gözükmemeyi tercih etti nedense.
Önder Sav, Türk halkının komedi ihtiyacını karşıladı. Türk siyaseti, onun kadar sakar.. onun kadar pejmurde bir siyasetçi daha görmedi. Sessiz komedi film kahramanlarını aratmayan bir tiplemeyi canlandırdı bize Sav.
Evet, kabul etmeliyiz ki, en iyisi, en dolusu, en sinirlerine hakim olmadan, politika yapanı.. konuşurken eli, ayağı, gözü titremeyen sadece CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu idi. Dengir Mir Mehmet Fırat ile yaptığı büyük düolloda da çok iyi bir performans sergiledi.
Düeollonun içeriği yazılacak, çizilecek, konuşulacak daha. Ben Kılıçdaroğlu'nun dikkatli olmasını önereceğim sadece. Çünkü gaz verme işlemini çok iyi yapan CHP'liler, ilk genel kurul toplantısında Kılıçdaroğlu'nu, Baykal'a karşı aday yaparlarsa, yazık olur!
Türk siyaseti, Kılıçdaroğlu'nu kaybetmemeli!
Genel başkanından ümidini kesmiş bir hareketin, hiç değilse Grup Başkanvekili siyaset yapmalı!
(25.9.2008)
************
Okurlarla hasbihal
Kültigin rumuzlu okura cevap
Sevgili Kültigin dost,
Burada bazı Yimpaş'a ait şirket isimlerini de vermek mümkündü. Ancak hukuki şartlar gereği bunları veremezdim. Ayrıca, bu bilgiler, o zaman Yimpaş bünyesinde görev yapmış kaynaklarımca da doğrulanmış bilgilerdir.
Yazımda teyit edilmemiş hiçbir bilgi/satır yoktur. "Geçmişte taksiciydi, şimdi geniş ofislerde oturuyorlar" cümlesi bana ait bir cümle değil. Ben işin ehli olmamalarına rağmen, üst düzey görevlendirilmeleri eleştirdim. Bu eleştirimin de arkasında duruyorum. Yoksa taksicilikten oraya yükselmelerine itirazım yoktur. İşten, ticaretten anlar başa geçer. Buna kimse birşey diyemez. Ben de demem. Ama sırf yakınlık derecesinden dolayı bu atamalar yapılmıştır, diyorum.
Metin rumuzlu okura cevap
Değerli Metin dost,
Elbetteki çürüklerle sağlamları ayırmak lazim. Ben Türkiye'deki Deniz Feneri'ni hedef alan bir yazı yazmadım. Sadece "bağlantımız yok" şeklindeki ifadenin gerçeği yansıtmadığını söyledim. Zira özellikle 2003-2005 arasında yayınlanan TV reklamlarına bakarsanız, Almanya şubesi olarak burdaki Deniz Feneri'nin adres ve telefon bilgilerinin verildiğini görürsünüz.
Doğru olalım. Doğruları konuşalım...
Bağlantı konusundaki açıklamaları dışında, Türkiye'deki Deniz Feneri'nin bütün aktivitelerini yürekten destekliyorum. Özellikle Habeşiştan'a yapılan yardımı gözyaşları içinde izlemiş bir kardeşinizim. Necaşi'nin yaptığı yiğitliği, büyüklüğü hatırladım, o yardımları izlerken. Türkiye Deniz Feneri'nin faaliyetleri ile ilgili bir şey demem söz konusu olamaz. Lütfen yazımı birde bu açıdan bakarak tekrar okuyunuz. Benim hedefim buradaki Deniz Feneri'dir.
Suçunu kabul eden, hayırları yerine ulaştırmadığını beyan eden Mehmet Gürhan'ı savunmamı beklemeyin lütfen!
Yorumlar gercekler acidir ne oldu kardeslerim? gercekleri duymak zorunuza mi gitti? Unutmayin gercekler acidir. Birileri bizi keriz yerine koyuyor...Allahimiz, peygamberiz,kitabimiz üzerinden dinimizi sömürüyor o zorunuza gitmiyorda, birinin cikip bu insanlarin yaptiginin namussuzluk oldugunu söylemesi niye zorunuza gidiyor. VERGIGIMIZ PARALARIN NEREYE NASIL HARCANDIGI KONUSUNDA KIM BIZE KAC KERE BILGI YADA HESAP VERDI ?????????......hakan Yimpas veya Deniz Feneri kendilerine guveniyorlarsa bagimsiz bir firmaya kendilerini denetletsinler ve raporu basin toplantisi ile aciklasinlar, her yil Deniz Feneri butun mali tablosunu aciklasin, seffaf olsun, canimi yesin..
Sayın Adem Başer'e Sayın Adme kardeş... Nereden kel alaka bağlantılar ve alınganlıklar kuruyorsunuz ayrı bir şey..Ama bizim camiada da abi makamına getirilmiş insanlardan yanlış yapanlar yok mu.. Bizde "ABİ" ve "HİZMET" kelimelerinin ve kutsallarının (!!!) arkasına saklanıp sanki hocaefendi söylemiş gibi sanki istişare kararı imiş gibi kendi fikirlerini veya yanlışlarını empoze etmeye çalışanlar yok mu ?..Eleştiri yapınca "abiler böyle dedi" deyip kel alaka "ABİ ve "HİZMET" kalkanlarını kullananlar yok mu ? Hz. Ömer gibi hutbede iken hesap soran cemaate hesabı açıklayan Ömer gibi durmak gerekmez mi? Hz. ömer kalkıp da ben halifeyim, ben büyüğüm, ben görevliyim, ben sizin abinizim deyip benden hesap soramazsınız gibi bir tavır mı sergiledi yoksa hutbe gibi önemli bir anda gereken izahatı yapıp şüpheleri giderip cemaatin kalbi mutmain olup şüphesi gittikten sonra şükrederek hutbeye devam mı etti ? Madem sahabe hayatı örnek ise ve sürekli bu örnekler anlatılıyor ise abi makamında kim olursa olsun cemaatte su-i zan oluşturmamalı , şüphe bırakmamlıdır... AKSİ SU-İ ZANDIR, FİTNEDİR... Doğru söyledi diye veya aklına şüpheli bir durum geldi ve beyan etti diye cemaatteki o soru soranların ayağı kaydırılmaz, ayak oyunları ile cemaatten uzaklaştırılmaz... KİMSE KUTSAL DEĞİLDİR ... İslami hizmetlerde ve Kamuya ait hizmetlerde halkın ve cemaatin emanetleri, parası birine teslim edilirken HÜSN-Ü ZAN ESASTIR AMA ADEM-İ İTİMAT DA GEREKTİR... Yani güvenerek teslim edilir emanet ama Milletin emaneti olduğu için mutlak itimat olmaz ve denetlemenin kralı gerekir... BU HAMUR ÇOK SU GÖTÜRÜR.. Deniz Feneri benzeri olaylarda milyonların emeğini üç beş kişi yüzünden lekedar etmemeli ettirmemeli.. Bu da emanet tevdi edilenlerin iyi denetlenmesi gerekir... KİM OLURSA OLSUN... Kılıfları da HİZMET olsa da falan feşmekan olsa da.. KILIFA DEĞİL ÖZ VE DAVRANIŞA VE SONUCA BAKILIR... Adem kardeş kalkıp da NUH ve SEBAHETTİN beyleri niye eleştiriyorsunuz, SİZ NİYE GOCUNUYORSUNUZ.. ? İstersen ben sana bazı hikayeler anlatayım diyeceğim ama burası yeri değil.. ABİLERİMİZE SAYGIMIZ SONSUZDUR... ALLAH RIZASINI GÖZETENLERİN AYAKLARI ALTINDADIR BAŞIMIZ AMA YANLIŞ YAPANIN KARŞISINA DA HZ. ÖMER EFENDİMİZİN DEDİĞİ GİBİ DERİZ EĞRİ KILIÇLARLA DOĞRULTURUZ YOLDAN EĞRİLİRSİN DİYE....Hayati Günes Kanaatimce de dolandirici hangi kesimden olursa olsun dolandiricidir. Dindar icinde kurt kesilen dolandiricilar da ifsa edilmeli ve bir temizlik yapilmali. Müslüman ayni delikten iki defa sokulmamali degil mi? Kul hakkini ihlal eden bu tipler yine aynisini yapabilirler. Ne diyelim Rabbim onlara kabil-i islah iseler istikamet buyursun, degillerse de hak ile yeksan etsin. sako Bence yazının başlığı problemli...
Yazı bir şikayet yazısı.Fakat şahsen bilinçlenmek nevinden deniz fenerine bağış yapanlar abilerini nasıl kutsuyorlar? Bu kutsamalar nasıl önlenilir? gibi soruların da cevaplarını okumak isterdim.
Adem Beşer YİMPAŞ'la "kutsadığımız(!) abiler"in ne alakası var "Selahattin Abi" Allah aşkına? Tamam sizi biraz kırmışlar o abiler, belli ki size haksızlık yapıldığını düşünüyorsunuz; ama özellikle sizin ve Nuh "Abi"nin yazılarındaki bu her fırsatta "abi"lere çakma şehveti de artık kabak tadı verdi abi. Sanki yazılarınızda "keşke 'abi'lerden birinin bir pisliği ortaya çıksa da 'biz demiştik' diyelim" diye bir hırs var... E bunları yazılarınızda okuyunca da "demek ki herşeyde bir hayır varmış" demekten kendimizi alamıyoruz Selahattin "Abi"... Lütfen; hakperestlikten ayrılmayın, ama bu "bir haksızlığı dile getirirken başka haksızlıklar yaptırmasın" size.. Abi...Kandemir Cüneyt Anlatinlarini okurken Yimpas Ludwigshafen aklima geldi. Daha ilk acilisinda kokulari gelmisti. Atanan müdür Köln de oturuyor mübarek Köln den Ludwigshafen Yimpasi yönetiyor. Belliydi bu. Yimpasi göz göre göre batirdilar. Ehliyetsiz adamlar. Offenbachtaki merkezi de bilirim. ama neyse. Sevgili Sebahattin bey bence siz kaleminizi dogru kullaniyorsunuz. Gercekleri dinlemek bazilarini elbette yerinden ziplatacak. Hatta nefeslerini kesecek. Ama olsun. Dogrulari anlatacak yigidolar elbette olmasi gerekir. Siz rahat olun. Rahatsiz olanlar ettikleri günahin hesabini zor vereceklerMehmet Zeki Tek kelimeyle helal olsun, bravo tebrik ederim. Bunlar kabul edilmek istenmese de gerçekler. Sağlam olmayan her yapı muhakka çöküyor. Bu yanlışları savunmak inan insanlara zarar verir...Yusuf Alper Sizi sonuna kadar destekliyor ve dua ediyorum.. İçimizdeki çakalları deşifre ettiğiniz için..Badem bıyıkla , salavatla dolaşıp müslümanın parasını Allah rızası için toplayıp iç ettikleri için... Haydar Baş denen 28 Şubatçı-Ulusalcı-Ergenekoncu Fason-Naylon Tarikat şeyhini anlatan ve deşifre eden "ALLAH RIZASI ANONİM ŞİRKETİ" kitabının ismi gibi bir şey bu yimpaşçıların, Kombassancıların, Deniz Fenericilerin yaptığı.. Tabi Büyük kitlelerin iyi niyetlerini su-i istimal eden çakallaradır hıncımız sözümüz yoksa gerçekten Allah rızasını gözetenlere, çalışanlara, fedakarlara değil... İflas etmiş ise bir şirket o şahısların da iflas edip mal varlıklarını sıfırlaması gerekirken nasıl oluyor da Karun hazinelerine konmuşçasına zengin oluyorlar... Vatandaşın hisseleri erirken ve hisseleri buharlaşırken iflasla bu yönetici takımının hisseleri nasıl oluyor da katmerlinin katmerlisi katlanıyor... Az bile yazmışsın kıymetli kardeşi az... Allah kaleminizi keskin etsin.. Yazdıklarınız sayesinde cemaat ve gruplarda Milletin malını iç etmeye niyetlenmiş asalaklara da gözdağı olsun... Umarım cemaatler böylesi asalaklara karşın iyi tedbir alırlar...Kültigin Sebahattin bey,İleri sürdüğünüz argümanlar çok cılız. söyledikleriniz havada kalıyor. Bir şirket kötü yönetiliyorsa yüksek çiroya rağmen batar, batabilir. Hırsızlık iddiası ciddi bir iddiadır. Ortaya delil koymanız gerekirdi. ''Geçmişte taksiciydi şimdi geniş ofislerde oturuyorlar'' delil olamaz. Daha güçlü delil bekliyorum sizden. aykut işte bunun yüzünden gurbetçileri kaybetmedik mi?bunun yüzünden uluslararası piyasada güvenilmez insanlar değilmiyiz?bunun için dindar insanlara bile kimse inanmıyor,inanamıyor.bunların vebali çok büyük hemde çok fazlahayrettin07 bekleyelim... Ahirette sahitligini yapacagimiz daha ne pislikler cikacak. Benim halis niyetle verdigim paranin bir kurusunu dahi bana söylediklerinin disinda baska yere kullanan her kim olursa olsun: ahirette iki elim yakalarinda olacak. hakkimi ne bu dünyada nede ahirette helal etmiyorum. kemal Sebahattin bey elinize saglik. bildiginiz gercekleri yazinki kendini müslüman gibi gösteren menfaat tüccarlarinin maskesi düssün. ve bu müslüman maskeli sahtekarlar yüce dinimizi kullanamasinlar yazık Sebahattin Bey yazmaya devam edin. kafa ve beyinlerini ipotek altına almış, düşünme yetisi olmayan ve bir cemaat içinde olmasa kıymeti harbiyesi olmayacak insanların saldırılarını önemsemeyin derim.. dindar olmayı kişiliksiz ve beyinsizlik olarak algılayanlar yapıyor tüm bu haltları. Bu tip kifayetsiz insanlar maalesef islami çevrelerde fazlası ile var.Ersan Ah benim arkadasim Selahattin bey niye bunlari simdi yaziyorsun daha once niye yazmiyordun. Testi kirildiktan sonra...metin selahattin bey bende sizi doğanın kalemşörü değilsin herhalde diye eleştirmiştim.siz yine anlamamışsınız.çünkü doğan medyası bunları gündeme getirdiğinde sizde aynı şeyleri yazıyorsunuz ve sanki onlardanmış gibi bir görüntü veriyorsunuz.yine diyorum haksızlık yapanı soysuzluk yapanı yazın ama dikkatli olun.deniz fenerinin hangisi olduğunu yazınki millet karıştırmasın.çünkü bu gibi derneklerden faydalanan binlerce kardeşimiz var o yüzden biraz daha duyarlı olun.teşk edrim.okan kalemeinize saglık müslümanık ama keriz değiliz .yapan kim olusa olsun cezasını çeksin.bumin yılmaz haksızlık karsısında susan dilsiz seytandır.. sen bildigin yoldan devam et abi yolun açık olsun gerçekler zamanla anlaşılır nasıl olsa.....babacan Sebahattin Bey
yazdiklarinizin hepsi bilinen,ama gizli gizli konusulan gercekler. Meslegini söylerken GAZETECIYIM diye kasilarak söyleyen YALAMALAR birilerine YALAKALIK yapmak icin iste bu gercekleri görmezlikten gelip yazmiyorlar. Sizi tebrik ederim. Elinize saglik
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.