Gazetecilik mesleğinde en zor nokta genel yayın yönetmenliğidir. Nuh Gönültaş
Hangisine sorarsanız sorun hiç biri halinden memnun değildir.
Tam bir stres makamıdır yayın yönetmenliği, tam bir cenderedir.
Aşağıdakiler, genel yayın yönetmeni olabilmek için can atarken, onların çoğu nasıl olurda bu cendereden kurtulabilirim düşüncesinde olurlar!
Anlıyacağınız bu genel yayın yönetmenliği denilen şey patronun verdiği maaş ve sağladığı ek maddi imkanlar için yapılabilecek bir şey değil.
Genel yayın yönetmeni demek iktidar ile patronu arasında çift kaşarlı tost olmak demektir.
Kaşar dedimde, genel yayın yönetmenliği aynı zamanda oldukça kaşarlanmış olmayı da gerektirir.
Hatırlıyorum da bir büyük gazetenin yayın yönetmeni gazetesine ilan alabilmek için bir devlet bakanı'nın önünde diz çökmüştü.
Bakan ona "madem ilan istiyorsun, ben devletim, devletin önünde diz çök bakalım" demişti!
Genel yayın yönetmenliği insanı bu duruma da düşürüyor işte.
Değer mi?
Değmez elbette.
Ama değer tabi diyenler de yok değil.
Mesela bir tanesi uzun yıllardır aynı koltukta. Her mevsim görevden alınıyor, yerine bilmem kim geliyor dedikoduları çıkar, ama o koltuğunu her zaman muhafaza etmeyi başarır.
Çünkü kendisi kendisini jonglör (bir tür cambaz) olarak tanımlar. Zaten istisnalar müstesna, genel yayın yönetmenliğinin cambazlıktan farkı yoktur.
Genel yayın yönetmeninin aynı anda kafasında kırk tilki dolaşmalı ve fakat bu tilkilerin hiç birinin kuyruğu ötekine değmemeli.
Çevirdiği entrikalar bırakın Bizans'ı, Sasani saraylarındakilerden bile kompleks olmalı.
Elinde çevirip durduğu topların hiç birini yere düşürmeden görevini sürdürmeli.
Onun için yayın yönetmenliği kıstasları yeniden yazılmalı ve yayın yönetmeninin görevleri arasına şu noktalar da konulmalıdır:
1-Yayın yönetmeni rüzgar karşısında kavak ağacı gibi olmalı. Rüzgar nereden eserese o yöne eğilmeli.
2-Sadece gazetesiyle değil, patronla, kızıyla, damadıyla uğraşabilmeli, hepsinin gönlünü hoş tutabilmeli.
3-Yediği fırçaların haddi hesabı olmamalı ve fakat kime dert yanacağını iyi bilmeli.
Yorumlar yavuz el garib Kurt puslu havayı sever, Ekremseverler de dumanı.Dumanınız bol olsun arkideşler.Sayın tufanların NUH’u yazısında, “dumanı bol” bazılarını kast etmiştir, demedim zaten. Şimdi size oruçlu oruçlu “be ey dut laleleri” diye hitap edeceğim, zira orijinal hitabı hak etmenize rağmen mübarek ortamlar buna engel. Şimdi lale arkadaşlar, ekremin derdi anlaşılan sizi gerdi ki gerilmişsiniz epey. Bu iş Zaman’a abone olmaya ve abone bulmaya benzemez, meselenin künhüne vakıf değilseniz, öyle don kilot! Pardon! Donkişot gibi atlamayan ortaya.Sirkecideki leyleğin gagasını o arkadaşımızın bi tarafına sokardım ama burası yeri değil,dedim ya mübarek zaman dilimleri, insanı günaha girme adına her şeyi yaparsınız siz dallamalar.Bir kere bu gazete(zaman), öyle şu bu genel yayın yönetmeniyle değil, evvel Allah olmak üzere sevenlerinin, çile ve ısdırap inasanlarının omuzlarında bu hale gelmiştir. Yoksa sizler bu tirajı, “dumanı bol” bir zata mı veriyorsunuz? Evvela Allah aşkına bi araştırın, sayın “dumanı bol” bu gazeteye(zaman) abone mi?Ayrıca hekul.org sitesinin, “bamteli” bölümünde arşivden “adanmış ruhlar ve ücret farkları” nı Muhterem Hocamızın ağzından bir dinleyin ve kimleri kast etmiş olabileceğini anlayabilmek, idrak edebilmek için iz’an ve anlayış sınırlanırınızı bi zorlayın bakalım. Ayrıca gönlü “dumanı bol olanlarla” bir olanlar içinse, ne diyeyim, Allah sizi onunla haşretsin, ahirette sizi birbirinizden ayırmasın.”Şaşkın ördek” diye ithamda bulunan kardeş, sana ne diyeyim bilemiyorum ki biz ne diyoruz sen ne diyorsun? Ne saldırısı, ne ördeği?Yahu beni ne diye böyle konuşturuyorsunuz ya? Estağfirullah ya Rabbi! Her türlü iftiradan, saldırıdan, ithamdan Sana sığınırım Ya Rabbi! Şüphesiz Sen, Gafur’sun, Rahim’sin mağfireti bol olansın.AminOnur Kocatan Fanatik ulusalcı, Kemalist ve fanatik Ergenekoncu geçinen Prof. Dr. Alparslan Işıklı'nın derneği TÜMÖD'te ve GATA'da yöneticilik yapan Prof. Dr. Ali Naki Selmanpakoğlu, üst düzey MASON çıktı. Tüm Öğretim Üyeleri Derneği(TÜMÖD) Genel Sekreteri Suay Karaman, Hacıbektaş ve Yükseköğretim Kurumlarına Yardım Derneği Başkanı Naki Selmanpakoğlu ile birlikte İlhan Selçuk gözaltına alınınca ilk Cumhuriyet ziyaretçilerindendi..İşte o Ali NAKİ MASON ÜSTAD ve arkadaşları...
Hür ve Kabul edilmiş Büyük Mason Locasına bağlı, Kutup Yıldızı Locasından başlayarak ülkemizdeki mason biraderleri tanıyalım. Gün ve gün diğer locaları da tanıyacağız. 79 Patent No ile 9.6.1988 yılında kurulan Kutup Yıldızı’nın kurucuları şu isimlerden oluşuyordu:
Hurşit Tamkan
Burhan Apaydın
M. Asım Acar
Can Pulak
Aydın Sefa Akay
Orhan Gazi Vural
O. Zafer Kültürlü
Veysel Baştürk
Önumut Akıner
Ahmet Çakıroğlu
Şekip Kantarcı
A. Korhan Doğu
Hüseyin Engin
Melih Ayraçman
Ümit Esi
Engin Ümit Uzmen
Hüseyin Ünel
Muvaffak Sipahioğlu
Y. Haluk Üçkarışoğlu
Yavuz Erbaş
Kazım Bektaşer
Ercan Çitlioğlu
Ayhan Sefa Akay
Zekeriya Sır
Ahmet H. Batırbaygil
Ali Ersöz
F. Levent Aktuna
Bozkurt Süral
Güneri Ünal
Eren İnal
Kutup Yıldızı Locasında Üstad’lık yapan bazı isimlerde şöyle sıralanıyordu:
Ahmet Çakıroğlu, Şekip Kantarcı, Aydın Sefa Akay, Ahmet Hilmi Batırbaygil, Ömer Faruk Köprülü, Kazım Bektaşer, Ümit Esi, Tevfik Küçükpınar…
Kutup Yıldızı Muhteremlerini Kan Gruplarına göre tanıyalım:
0 Rh (+)’ler:
Hüseyin Engin, Ümit Esi, Eren İnal, Mehmet Ali Su, Kemal Uzgören, Faruk Köprülü, Önder Başaçar, Osman Köseoğlu, Selçuk Kazan, Ümit Zaim Özkefeli, Haluk Altınışık, Özkan Ersel, Ali Tuncay, Uğur Baysal, Ekrem Şenyuva, Faruk Var, Naki Selmanpakoğlu…
0 Rh (-)’ler;
Aydın Sefa Akay, Teoman Bilgiç, Nuri Kale, Haluk Alagöl…
Kan grupları belli olmayanlar:
Funda Akkerman, Haldun Güner, Fatih Ağalar, Bülent Tıraş…
A Rh (+)’ler:
Orhan Gazi Vural, Şekip Kantarcı, Engin Uzmen, Hüseyin Ünel, Muvaffak Sipahioğlu, Haluk Üçkarışoğlu, Kazım Bektaş’er, Ayhan Safa Akay, Sururi Bingöl, Tevfik Küçükpınar, Turan Alkan, Metin Ogan, Rumi Doğay, Nail İnel, Mustafa Tataroğlu, Behçet Kamoy, Vedat Alver, Birol Tekgil, Fuat Tanlay, Erhan Bingöl, Sabri Bolışık, Erkan Şahmalı, Ünal Erdal, Ali Karaduman, Cüneyt Akova, Şibay Tuğsavul, Güner Aykan…
B Rh (+)
Güneri Ünal, Mustafa Ertem, Bülent Demirbaş, Fikri Şişmanoğlu, Aydın Dalgıç, Haluk Yeğenoğlu…
AB Rh (+)
Hilmi Batırbaygil, Orhan Aras, Fatih Atalay, Hüseyin Ekmekçioğlu…
Cahit Kaytan Nuh Bey; bu Cüneyt Arcayürek kimdir? Demirel'le, Derin Devletle, Ergenekonla ilişkileri nedir? Yazabilir misiniz?TÜMER İstanbul Emniyeti'nde şok!
Emniyet Amiri Muttalip Günay görevinden alındı. Ergenekon Soruşturması'nın beyni Emniyet Amiri Muttalip Günay'a sürgün şoku.
Türkiye'yi sarsan Ergenekon Soruşturması'nın beyni olarak bilinen Emniyet Amiri Muttalip Günay'ın geçtiğimiz günlerde İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün yapmış olduğu fuhuş opersasyonunda elebaşı Kolsuz Bülent lakaplı Bülent Elaldı ile yemek yediği fiziki takiple belirlenmişti.
Konuyla ilgili ifadesi alınan Günay, İstanbul Emniyet Müdürü Cellalettin Cerrah tarafından Büyükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne sürgün edildi.
sirkecideki leylek akraban mı? Ekrem bey okumuş ve genel itibariyle itidalli politika izliyor. Sana giren cikan ne kardes?KENAN onlar bu işin sevdalısı.yavuz bey siz ne kadarda ekrem beyi kastetmek istesenizde onlar bu işin sevdalısı.bu ülke nasıl iyiye gider onun derdinde.yoksa adım gibi eminmki ekrem bey sizin kastettiğiniz biçimde olamaz.onlar bu işi bıraksa bile bizim gönşümüzde yayın yönetmenlği devam eder o bile az gelir o makamlar geçici fakat ekrem beyler gönlümüzde kalıcı
Metin Ak Parti ve İslam düşmanlığı; Bekir Coşkun'u Hürriyet'in 1. sayfasına taşıdı. Ertuğrul Özkök'ün imdadına B. Coşkun yetişti..2. başyazarlığa yükselen B. Coşkun; yaşlı ve bunaklık belirtileri gösteren başyazar Oktay Ekşi'nin ayağını kaydıracak mı? Göreceğiz...Turhan Kayacı Bugünkü Hürriyet gazetesine baktınız mı? Bülent Arınç'ın sözlerini haber yapmışlar; ilk defa Arınç'a küfretmeden, sövmeden, aşağılamadan, yalan ve iftira atmadan!..Çok KATI ve ACIMASIZ Bülent Arınç DÜŞMANI; Aydın Doğan Grubu ve bilhassa Hürriyet ve yazarları; şimdilerde Arınç'ı pek sevdiler!...Abdüllatif Şener'i pek sevdikleri gibi!..Nzlı Seray Cumhuriyet gazetesi; İÇKİ BASKISI artıyor diyor! Aksine dünden bugüne içmeyenlere baskı artıyor! E. Özkök; Başbakanı KADEH KALDIRMADIĞI için demediğini bırakmıyor...Cumhuriyet; TESETTÜR DERS KİTAPLARINDA demiş!..Herhalde tesettür ayetleri, Din Kültürü Kitaplarında olacak! Ayet ve hadisler Din Kültürü kitaplarında olmayacaksa ne olacak; Matematik problemleri mi?Yücel Karamercan Ahirette hesap Allah'a verilir. Dünyada da bağımsız mahkemelere. İslam'da duvarlara resim asmak geleneği pek yoktur. Daha ziyade Alevi-Şii İslam anlayışlarında vardır...Hz. Muhammed(s.a.v.) hiçbir zaman Medine'de Devlet Yönetirken ne resmini yaptırdı ve astırdı, ne de heykelini...Asıl olan özdür. Bir insanın resim ve heykellerini her yere asmak, dikmek ona şeref kazandırmaz...Kötü sanat yapıtları da israftır. Atatürk yaşasaydı, heykel ve büstlerinin çoğunu kendisi yıkardı, yıktırırdı..Bunları yapanları cezalandırırdı..Atatürk çağdaş, akıllı bir adamdı...Şimdiki sahte Atatürkçüler ve tüccarlar gibi yobaz, dogmatik, ilkel değildi...O yaşasaydı; KABİR ziyaretlerini de sınırlardı. Ölülere çiçek götürtmez-çelenk koydurtmaz, yabancı konuklara çelenk koymadılar diye aşağılatmaz, ölülerden yardım diletmez, ölülerin önünde nöbet tutturmazdı...Hiçbir Batı ülkesinde böyle rezalet ve ilkel tapınma seremonileri yok artık...Bazı coğrafyalarda dar dairede ilkel kabilelerde var böyle tapınma törenleri..Hem ANITKABİR, bir tapınak değil..Güven Karaman Türkiye'de başarılı Genel Yayın Yönetmeni MASON ılur..Yoksa ilişkileri ve başarısı sınırlı kalır..Aydınlık'ın Yöneticisi Doğu Perinçek'in ilişkilerini ve çevresini bir düşünün örneğin. Çünkü...Ergenekon delil klasörlerinde yer alan belgeler şaşırtmaya devam ediyor. Klasörlerdeki bilgilere göre İP Genel Başkanı Doğu Perinçek üst düzey bir mason!
Ergenekon tutuklusu Erkut Ersoy'a ait belgeler arasında bulunan ve Ümit Sayın ile Adnan Akfırat arasında geçen MSN konuşmalarını içeren belgede doğu Perinçek'in mason olduğundan bahsediyor.
Sayın aynı klasördeki bir mektup da ise hoşlanmadığı bir kişinin mason locasına girmesine engel olması için Perinçek'ten yardım istiyor. Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile samimi fotoğrafları yayınlanan Doğu Perinçek'in üst düzey bir mason olduğu ortaya çıktı.
Ergenekon tutuklusu Erkut Ersoy'un elektronik postalarının incelenmesi sonucu ulaşılan belgeler arasında Doç. Ümit Sayın ile gazeteci Adnan Akfırat'ın msn yazışmaları bulunuyor. Konuşmalarda Ümit Sayın mason olmak için uğraşan Akfırat'a masonluk ritüellerini anlatıyor ve Doğu Perinçek'in de mason olduğunu söylüyor.
ADNAN SAYS( ADNAN AKFIRAT): İç gruba girmek için ne gerekiyor.
XYZ( ÜMİT SAYIN): Ananı babanı bile gözden çıkaracak kadar davamıza sahip olduğunda iç gruba girebiliyorsun. Çekirdek grup çok gizlidir. Doğu Bey'de çekirdekte.
Akfırat, Sayın'ın sözleri karşısında şaşkınlığını gizleyemiyor.
ADNAN SAYS( ADNAN AKFIRAT): Bana bile bugüne kadar belli etmedi.
XYZ( ÜMİT SAYIN): belli etmeyecek tabi. sen katılınca sen de belli etmeyeceksin.
ADNAN SAYS( ADNAN AKFIRAT) : Fark edilirse bir şekilde?
XYZ( ÜMİT SAYIN): Gizleyemeyecek duruma gelirsen benim yaptığımı yaparsın. Locadan bilgi sızdırıyorum dersin.
ADNAN SAYS( ADNAN AKFIRAT): Bu işe ısınmaya başladım.
Mason adayı Akfırat'a 1990 yılında mason locasına kayıt olduğunu anlatan, sürekli olarak gizlilik ve emir komuta zincirinin altını çizen Sayın, Perinçek'in masonluğunun İngiltere üzerinden olduğunu söylüyor.
XYZ SAYS( ÜMİT SAYIN): İngiltere'de mı5 ve mı6 büyük ölçüde masonlardan oluşur. Doğu beyin asıl tanışıklığı da oradan geliyor.
Msn yazışmalarında, mason localarının üyelerini gizlemek için başvurduğu ilginç yöntemler hakkında bilgi veriliyor.
ADNAN SAYS( ADNAN AKFIRAT): Üyeler dernekler masasına bildiriliyor mu?
XYZ SAYS( ÜMİT SAYIN): İçişleri Bakanlığı'na bildirilmeleri lazım. Ama yaşayanlar yerine ölen eski üyelerini bildiriyorlar merak etme:) hem öyle herkesin listesi locada tutulmuyor. Asker mitçi gazeteciler savcılar polis müdürleri büyük işadamları bürokratlar rektörler siyasetçiler falan.
"KARDEŞ SEVGİLERİMLE"
Perinçek'in masonluk bağlantısını gösteren deliller msn yazışmaları ile sınırlı değil. 98. klasörde bulunan ve Ümit Sayın tarafından Doğu Perinçek'e yazılan mektup şaşırtıcı bir sonla bitiyor. Amerika'da yaptığı faaliyetleri Perinçek'e rapor eden Sayın, 1997 tarihli mektubunu masonlar arasında kullanılan "kardeş sevgilerimle" ifadesiyle bitiriyor.
Ümit Sayın 1997 tarihli bir başka mektupta Tuncay Uslu isimli üst düzey bir masona övgü ve iltifatlarda bulunduktan sonra bazı problemleri için yardım istiyor. Birçok yazışmada adı sadece Doğu Bey olarak geçen Doğu Perinçek bu mektupta soyadı ile birlikte anılıyor.
ÜMİT SAYIN: Ben masonum diye mason olmadan dolaşan Cerrahpaşa farmakolojiden Gökhan akkan isimli haricinin bizim cemiyete girdiğini öğrendim. Halbuki... Büyük locaya mektup yazarak bu kişinin cemiyete alınması konusundaki sakıncaları belirtmiştik sizi ve doğu Perinçek'i de durumdan haberdar etmiştik. HASAN ÇELİK GARİB BİR ŞEKİLDE YAVUZCA SALDIRAN ARKADAŞ....
ŞAŞKIN ÖRDEK MİSALİ YAZIYI YANLIŞ YERDEN ANLAMIŞSIN...
YAZIDAKİ HİÇBİR VASIF SENİN ARZU ETTİĞİN KİŞİYİ YANSITMAZ.HADİ BAŞKA KAPIYA.yavuz el garib Elbette sayın yazarın hangi gazete/leri kast ettiğini tahmin edebilirsiniz ancak ben bu eleştiriye "dumanı bol" olan bazı genel yayın yönetmenlerini de eklemek isterim. Her ne kadar Nuh tufanlarının dahi bu "dumanları" dağıtmaya gücü yetmemiş, kimseden "korkmazların" bile çekip gitmesi iktiza etmiş olsa da bu "dumanı bol" kardeşimiz de bir ulvi rüzgar eşliğinde elbet bir gün çekip gidecektir. İhtimal vakti merhunu gelmemiştir.Kendisini "işi bitmiş genel yayın yönetmenleri çöplüğü"nde en kısa sürede görmek dileği ve umuduyla....
Çölün ortasında ışıl ışıl bir kent, 40 yıla yakın süredir ilk defa görülen kar yağışıyla felç oldu. Uluslararası havaalanı ve otoyollar kapandı, okullar eğitim veremez hale geldi.
39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.