Güzel bir isim.
Bir hayır kurumu için çok iyi düşünülmüş bir isim Nuh Gönültaş
Hepimizin yüreği titremişti Ramazan günlerinde ekranlarımızın karşısında açlıktan bir deri bir kemik kalmış insanları görmüş, onlar için üzülmüştük.
Belli ki iyi niyetlerle yola çıkıldı.
İçimizden birçoğu gönlünden kopanı gönderdi onlara.
Elbiseler, yiyecek malzemeleri ve mütevazı bağışlar
Hepsi ihtiyaç sahiplerine gidiyor düşüncesiyle Deniz Feneri derneğine verildi.
Sonra birileri niyeti bozmuş olmalı!
Avrupa'daki Deniz Feneri derneğinin varlığını kabul etmekle birlikte, aralarında bir ortaklığın veya işbirliğinin varlığını reddediyor İstanbul'daki yetkililer.
Türkiye'deki Deniz Feneri Derneği'nin reklamlarının en çok yayınlandığı kanal; Kanal 7.
Avrupa'da en çok yayınlanan kanal; Kanal 7 Int.
Reklamlar aynı...
Ama ilgileri yok!
Sunucuları Uğur Arslan, Avrupa'da yapılan birçok organizasyona çağrılıyor, şiirlerini okuyor.
Ama ilgileri yok!
Milyonlarca Euro'yu alıp kasana koyacaksın!
Sonra hiçbir ilgin olmayacak!
Bu konuda muhafazakar medyanın kalem oynatmaya korktuğu, çekindiği durum nedir Allah aşkına!
Bilen varsa, bana biri açıklasın, izah etsin lütfen!
Bunlar bizim yolsuzlarımız, yolsuzluklarımız olduğu için mi?
Adamlar suçlarını itiraf ediyorlar, hatta yargılanma sonucunda Savcılıkla verilecek ceza noktasında anlaşmaya bile varıyorlar.
Ve birileri hala "aptalca bir romantizmle" yapılanlara göz yumuyor, o masum görünümlü Deniz Feneri'ni bir umut ışığı olarak görmeye devam ediyor.
Resmen uyutulmuşuz!
Kandırılmışız!
Çoook üzgünüm çok!
Yorumlar sako Belli ki hayırlı bir işe soyunan uğur arslan magazine bulaştığı esnada denizfeneri de bazı pisliklere bulaşmış...Garibanın fakirin yetimin hastanın ekmeğine göz dikmişler.
Bu şekilde davranarak insanların maneviyatlarını ne derece kırdıklarının farkında değiller
Yazıklar olsun...
Ya Kanal7'ye ne demeli?
İyice cümbüş kanalı oldu çıktı..
Bu tür çığrından çıkmaların cezasız kalacağını mı zannediyoruz yoksa!...
Bu gün denizfeneri rezil oldu kredisini tüketti yarın sıra kanal7 ye neden gelmesin...tgrt örneği ortada dururken..
kabardey fakire fukaraya yardım amaçlı kurulmuş bir dernek nasıl olurda delilsiz ve mesnetsiz karalanır anlamak zor,,uğur arslan isimli şahsın bu dernekle ne alakası var allah aşkına,kendisi bir program sunucusu,dün yardım programlarında boy gösteriyordu şimdi yılın annesini seçiyor,hatta bir ara felanca tv de çöp çatanlık yapıyordu,,şimdi bu kişinin almanyada kurulmuş deniz feneri ismini almış bir derneğin davetine icabet etmesinden yola çıkılarak bahse konu diğer dernekle ilintilendirmek en hafif ifadeyle(hafiflik )olur,iki dernek arasında bir bağ kurmak isteyenler bu vesileyle yardımlaşma duygusunu köreltmek ve yok etmekte olup çok büyük bir vebalin altında kalmaktan kurtulamayacaklardır,almanyada kurulmuş olan dernek şu an itibariyle mahkemelik olmuştur,türkiyemizde faaliyet yürüten deniz feneri yardımlaşma derneği ise yardımseverlerden ne toplamışsa ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaya devam etmektedir,şunun şurasında kaç dernek var allah aşkına yardımlaşma duygusunu şaha kaldırmak için kurulmuş??elbetteki her büyüyen oluşumda mutlak surette istismarcılar türer ve o oluşuma çok büyük zararlar verirler ancak bu türeyen virüsler yüzünden mevcut oluşum gelişi güzel karalanmaz ve yıpratılmaz,,,,,Saime Kutal MÜMTAZ SOYSAL'ın EŞLERİ-2: Sevinç Soysal..Bir zamanların Disişleri Bakani Mümtaz Soysal'in eşi Unicef Turkiye Milli Komitesi Genel Müdiresi Sevinç Soysal kimdir?..Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası'na üye MİT patronu, 1974 yılında ölen Celalettin Tevfik Karasapan, 1959-1960 yılları arasında sekiz ay süreyle MİT'in başında kaldı. 1899 Medine doğumlu olan Karasapan, Afyon senatörlüğü ve turizm bakanlığı da yaptı. Karasapan'ın kızı Sevinç Karasapan Prof. Dr. Mümtaz Soysal'la evlendi. Tevfik Karasapan'ın oğlu Ahmet Erdinç Karasapan da bir büyükelçi idi...Celalettin Tevfik Karasapan, sivil bir diplomattı. Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreter Yardımcılığı ve Romanya Büyükelçiği yaptı. 1959'da MİT'in başına getirildi. Eşi Nevzat Karasapan ile birlikte Ankara sosyetesinin renkli simaları arasındaydı. Şık, kültürlü, zarif bir adamdı. Güzel dans ederdi. Paris Siyasi ve Sosyal Bilimler Okulu mezunuydu. İngilizce, İtalyanca ve Fransızca konuşurdu. Mason'du.
27 Mayıs İhtilali'nden sonra görevinden alınan Karasapan'ın darbeden haberi olup olmadığı konusunda iki ayrı görüş var. Biri; Bayar ile Menderes'i darbeden haberdar edemediği. İkinci görüş ise eski damadı gazeteci Mehmet Ali Kışlalı'ya ait: "MAH, Celalettin Tevfik Karasapan döneminde askeri müdahale hazırlıkları hakkında işaret almış, müsteşar Çankaya Köşkü'ne, Bayar ve Menderes'e bu bilgileri vermek için çıkmıştır. Bu olayın kişisel şahidi de, zamanın Basın Yayın Genel Müdürü Altemur Kılıç'tır. Ama müsteşarın naklettiği bilgiler ciddiye alınmamış, haberi getiren 'şeamet tellalı' olmakla zirvedekilerce suçlanmıştır."
Karasapan, ihtilalden bir yıl sonra Afyon'dan senatör seçildi. Turizm Bakanlığı yaptı. Talat Aydemir'in 21 Mayıs 1963 tarihinde hükümeti yıkmak için giriştiği harekattan haberi olmadığından, kırmızı plakalı makam arabasıyla dolaşırken az kalsın gözaltına alınıyordu. Karasapan anılarını da yazdı. Torunları, dedelerinin anılarını kitap yapmak için uğraşıyorlar.
Prof. Dr. Mümtaz Soysal, Amerika'da öğrenimini tamamladıktan sonra Türkiye'ye dönünce, eşinden ayrılan Sevinç Karasapan ile tanıştı ve evlendi. İki kızları oldu. Halen mutlu bir evlilikleri var. Zonguldak-Merzeci'den Mümtaz Soysal; Galatasaray Lisesi'nden mezun olmasına rağman öğrenimini ABD'de tamamladı, ABD ile çok özel ilişkiler geliştirdi!...Aynen İlhan Selçuk gibi..Mümtaz Soysal; geçtiğimiz aylarda yine ABD'deydi!...Arif Anlar Cumhuriyet gazetesi, Türkiye-Ermenistan maçını birinci sayfadan şöyle vermiş: ULUSALLAR İYİ BAŞLADI! Bu ne, ne demek istiyor diye uzun süre düşündüm..Meğer "Milliler iyi başladı" demek istiyormuş! Ulusalcı ya! Pes doğrusu!dan brown bir müslüman olarak, en fazla müslüman dan tedirgin oluyorum bu yüzden,,tabiki baskalarida benden..,maalesef....onun icin herkese esit mesafe...Erdo Mimduahikmet Icinde fener gecen her kurulustan süphe edin. Dolandirilicilik, döneklik, sike, sahtekarlik,bölücülük, tehdit ve korkaklik en cok bu isimde olanlarda vardir. Örnek mi?
Alin size Örnek. DenizFENERi, FENER Rum Patrikligi, Azizenin FENERbahcesi....Yusuf Alper http://www.gasteci.com/yazar14907.htm SEBAHATTİN ÇELEBİ beyin bu sitedeki yazısına bir de NUH GÖNÜLTAŞ'ın cesur yazısı güzel olmuş... Maalesef toplumdaki her kesim içinde PARANIN KOKUSUNUN OLDUĞU YERLERE BİRİLERİ YANDAN YANDAN YANAŞIR VEYA HİÇ ÖYLE NİYETİ YOK İKEN İRADESİ VE İMANI ZAYIF VE ZAAFLARI DA VAR İSE ŞEYTANA UYUP PARALARI HÜPLETMENİN KILIFINI BULURLAR... ÖRNEĞİN CAMİ YAPTIRMA DERNEKLERİNE BAKARSIN ÜYE OLARAK ZORLA BİRİLERİ KENDİLERİNİ YAZDIRMAYA HATTA PARASAL İŞLERİ KONTROL ETMEYE HEVESLENİR İŞTE ONUN ENSESİNE YUMRUĞU İNDİRMEK GEREK... YATILI OKULLARA BAZILARI ISRARLA MÜDÜR VEYA MÜDÜR YARDIMCISI VEYA MEMUR OLMAYA PEK HEVESLENİRLER .. SEBEBİ BOL PARA DÖNDÜĞÜNDEN.. ASKERİYEDE Kİ ALIM SATIM İŞLERİ İLE İLGİLİ YERLERE BİRİLERİ ZORLA GEÇMEK İSTİYOR İSE MUTLAKA BİR HİNLİK VARDIR.. .CEMAATLER VE TARİKATLER İÇERİSİNDE BİLE AKÇELİ İŞLERE BİRİLERİ KENDİNİ ZORLA SÜRTÜYOR İSE ORADA DİKKAT ETMELİ.. ÇÜNKÜ BİNLERCE SAMİMİ, İYİ NİYETLİ, İHLASLI İNSANLARIN ÇOLUK ÇOCUĞUNUN RIZKINDAN VERDİĞİ YARDIMLARI BAZI ASALAKLAR VE LAĞIM FARELERİ TIRTIKLAMAYA NİYET EDEBİLİR.. ÇOOOOK DİKKATLİ BİR KONTROL MEKANİZMASI KURMAK GEREKİR... HELE CEMAAT, TARİKAT VE DİNİ GRUPLAR 100 KAT DAHA FAZLA DİKKAT ETMELİ... YOKSA MİLLETİN ALINTERİNİ EMANET ETTİĞİNİZDE TIRTIKLANIYORSA BİLMİYORDUM DESENİZ DE VEBALİNDEN KURTULAMAZSINIZ ----- MİLLETE AİT EMANETLER TEVDİ EDİLİRKEN İLKE ŞUDUR === HÜSN-Ü NİYET LAKİN ADEM-İ İTİMAT=== Yani iyi niyetle emaneti vereceksiniz ama asla itimat etmeyeceksiniz yani kralı olsa, evliyası olsa, haşa ehl-i beyt dahi olsa denetliyeceksin... Onlara da bu yakışır... Hazreti Ömer efendimizin Hutbe okurken cemaatten birisinin çıkıp Hutbeni dinlemiyoruz önce üzerindeki elbisenin hesabını ver diyen sahabiye diyor ki ganimetlerden düşen paylardan oğlum da hakkını bana verdi ondan bu iki parça elbise oldu.. Sahabe efendimiz şüphesi gidiyor ve Hz. Ömer Allaha şükrederek hutbeye devam ediyor.. Hz. ÖMER EFENDİMİZ HESAP VERMEKTEN VE HESAP SORULMASINDAN GOCUNMUYOR BİLAKİS ŞÜKREDİYOR.. SAHABE EFENDİMİZ DE HALİFEDEN HESAP SORARKEN KORKMUYOR ÇEKİNMİYOR.. İÇİNE DÜŞEN ŞÜPHE SU-İ ZANLAŞMADAN SORUYOR... İşte bizlere ölçü....Zübeyir Güngör Uslu Deniz feneri, feneri,*
Yine götürdün güheri,*
Yaptın define seferi,*
Nedir ? cukkanın beheri.*
***
Arslanım uğur, fenerlim,*
Ganimet sana dönerlim,*
Şan Şöhret, at sim eğerlim.*
Deniz feneri, köşk yerlim.*
***
Hadi yine, pek yahşisin,*
Duymuşuz ki, hem vahşisin,*
Aman dikkat mahvişsin,*
Kul hakkına girmişsin.*
***
Ne o, aşklı, meşkli sözler,*
Baykın bakışlı, o gözler,*
Yardım için, titrer özler,*
Vayy mangırı, cebe düzler.*
***
Aşık Uslu, bu ne iştir,*
Damardan vurgun, şer biliştir,*
Yetim hakkını, kem yemiştir.*
Sönmüş fener, iş bitmiştir.*
***
Aşık Uslu Niksarî (ZübeyirGüngörUslu)
Ayyıldız Fm & www.ayyildizfm.com
Gen.Yay.Yön.0542.4230056.SamsunSadi Nuh kardeşim, bu Uğar Arslam kimdir, neyin nesidir biraz bilgi verebilir misiniz lütfen!disobedient bu deniz feneri olayı Zaman'da veya diğer muhafazakar gazetelerde hiç çıkmadı mı? yoksa ben mi kaçırdım?ali yılmaz sayın nuh gönültaş kalbimiz beraber atıyor, gerçekten süper yazı olmuş, bunlar insanı dinden soğutuyor artık kime inanacağımızı şaşırdık...samimi insanların umut tacirleri Evet birkaç yıl öncesi Afyon şubesinde de benzer bir şaibe yaılmış ve en kısa zamanda kapatılmıştı.Bu olay yeni değil! Bazıları kafayı bu toplanan hayırlar takmış nasıl olsa enayi müslümanlar verirler(allah rızası deyince) akan sular durur.SAYIN DENİZ FENERİ YÖNETİCİLERİ.BÜTÜN IŞIKLARIIZI SÖNDÜRDÜNÜZ,BİZLERİ DE TOPLUMUDA IŞIKSIZ BIRAKTINIZ.BUNUN VEBALİNİ VE TOPLUMDAKİ İYLİK DUYGULARINI SÖMÜRDÜĞÜNÜZ İÇİN BU TOPLUM HEPİNİZE BİRDEN MEHŞERDE HAKLARINI HELAL ETMİYECEKTİR.BENDE ETMİYORUM... sezai bu yazınıza şaşırmamak işten bile değil..bir dönem öğrencilere belediye bursu vermeyen, Hoca'mızın gittiği yerlerden kendini geri çeken gitmeyen, adeta nefret eden bir insanın başkanlığını yaptığı akp iktidarına kurulduğu günden beri kendiyle çelişircesine destek veren bir yayın grubuna mensup bir yazar olarak bu yazıyı yazmanız beni şaşırttı..
tebrik ediyorum..Zira '' gerçekler kor da olsa avuçlamaktan çekinmeyiniz'' düsturunu onaylamışsınız.. bu üslup yayın organınızın akp öncesi ESASLI ÜSLUBUDUR; ÖZLENENEN ÜSLUBUDUR..
Çölün ortasında ışıl ışıl bir kent, 40 yıla yakın süredir ilk defa görülen kar yağışıyla felç oldu. Uluslararası havaalanı ve otoyollar kapandı, okullar eğitim veremez hale geldi.
39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.