|
|
|
|
|
Yeni inisiyatif ve derinlik avantajı
Mehmet Z. İbrahimgil ve Neval Konuk tarafından Türk Tarih Kurumu yayınları arasında çıkmış olan “Kosova’da Osmanlı Mimarî Eserleri” isimli kitap incelendiğinde görülüyor ki; Kosova’nın 12 bölgesi üzerinde inceleme yapılmış.
Taceddin Kayaoğlu
Bu bölgeler; Cakova, Deçan, Dragaş, Ferizaj, Gilan, Kaçanik, Mitroviça, Nova Bırdo, Pec, Priştine, Prizen ve Vushtri.
Cakova bölgesinde; 15 külliye, 8 camii, 4 tekke, 1 medrese, 1 rüştiye, 1 çarşı, 2 han, 2 debbağhane, 1 çeşme, 3 köprü ve 2 kule olmak üzere toplam 40 adet Osmanlı eseri varken,
Deçan’da; 1 camii ve 1 kale, Dragaş’da; 4 külliye, 1 cami, Ferizaj’da; 1 cami, 1 rüşdiye ve 1 saat kulesi, Gilan’da; 4 cami, 1 türbe ve 1 tekke, Kaçanik’de; 3 külliye, 1 cami ve 1 kale, Mitroviça’da; 2 cami, 1 tekke, 1 hamam, 1 konak, 1 türbe, 1 rüşdiye ve 1 hastane, Nona Bırdo’da; 9 külliye, 1 mescit, 2 çeşme, 2 konak, 9 cami, 1 köprü ve 2 kule, Piriştine’de; 14 külliye, 9 cami, 1 türbe, 4 tekke, 1 hükümet konağı, 1 kışla, 1 saat kulesi, 1 çeşme ve 5 konak bulunuyor. Buraya kadar olanların sayısı ise toplam; 89’dur.
Prizen’de ise; 20 külliye, 19 cami, 1 namazgâh, 6 türbe-mezarlık, 9 tekke, 1 medrese, 1 rüşdiye, 5 hükümet konağı, 1 kale, 1 kışla, 3 saat kulesi, 1 hamam, 8 çeşme, 3 köprü ve 4 konak olmak üzere toplam; 81 Osmanlı eseri vardır.
Bunlara ek olarak Vushtri’de; 1 külliye, 1 cami, 1 medrese, 1 kale, 1 hamam ve 1 köprü olmak üzere 6 eser de toplama katıldığında Kosava’da şimdiye kadar belirlenebilmiş toplam Osmanlı eserlerinin sayısı 216 gibi çok ciddî bir rakama ulaşmaktadır.
Bir başka vesileyle Irak’taki Osmanlı eserlerini saydığımda da 74 rakamı ile karşılaşmıştım.
Çok daha ilginç olan başka bilgilere “BEYAZ DİPLOMASİ-Arşiv Belgeleri Işığında Osmanlı-Vatikan Münasebetleri” isimli eserimizi çalışırken bir arşiv belgesinde rastlamıştık. Osmanlı-Vatikan ilişkilerini incelediğimiz söz konusu çalışmada ortaya çıkan bu belge Sadaret (başbakanlık) makamından Saraya yazılmış olup, 8 Mayıs 1848 tarihlidir. İfadeler aynen şöyle; “Roma’da bulunan Devlet-i Aliyye tebeasının bir manastırları olup, bu manastırın padişah hazretlerinin himâyesinde bulunduğu şerefini ilan etmek ve ebedî olarak iftihar duymasını sağlamak üzere zikrolunan manastırın kapısının üstündeki kitâbesine Devlet-i Aliyye armasının asılmasıyla, üzerine güneş logosu ve saltanat-ı seniyye sancağı açılmasına padişah hazretlerinin müsaade etmesi, adı geçen manastırın ruhbanlarından ve Devlet-i Aliyye tebeasından olup, bahsi geçen elçinin tercümanlığı ile bu tarafa gelmiş olan Arsin tarafından talep edilmiştir.”
Neden bu bilgileri yazdım ve bütün bunlar ne anlama geliyor?
1. 11 Eylül sonrası merkez-kaç kuvvetlerin dağınıklığı ABD’yi zor durumda bırakmıştır.
2. 11 Eylül 2001’den günümüze kadar geçen süreçte ABD, dış politikasında küresel ölçekte bir başarısızlık yaşamaktadır.
3. Bu süreç Türkiye’yi kendi bölgesinin istem dışı önemli bir oyuncusu haline getirmiştir.
4. Türkiye bu küresel oyun sürecinden kaçamaz. Yeni inisiyatifler alarak aktif roller üstlenmelidir. Fakat bir yazımda da ifade ettiğim gibi (bkz. gasteci.com.’daki 17 Ağustos 2008 tarihli TAŞERON yazısı.) bu etkinlik kesinlikle taşeronluk şeklinde olmamalıdır.
5. Türkiye eğer yeni bir inisiyatif alacak olursa -ki bence almaktadır- özellikle geçmiş imparatorluk geleneğinden kalma tarihî bir derinlik avantajına sahiptir ve bu avantajı çok iyi kullanmalıdır.
İşte yukarıda söz konusu ettiğim Osmanlı mimarî eserlerinin tekrar restore edilerek ortaya çıkarılması mümkün olabilirse, Türkiye ilk aşamada bu bölgelerde yaşayan insanların bilinçaltlarındaki tarihlerini canlandırırken, ikinci aşamada canlandırabildiği bir tarih şuuru ile onların şimdiki zaman zihniyetleri arasında başarılı bir bağ kurabilecektir. Kurulmuş olan bu başarılı bağ ise Türk dış politikasına umulmadık derecede büyük avantajlar sağlayacaktır.
Konuyla ilgili önemli bir not daha; Bu yazıyı tasarlayıp kaleme aldıktan sonra şöyle bir bilgiye rastladım ve hadi hayırlısı dedim;
DUYURU
Konu: “Yunanistan’daki Osmanlı Eserleri” konulu konferans
İLGİ: Dışişleri Bakanlığının 14/04/2006 tarih ve B.06.0.İKGY.0.0-863.00-2006/156758/IV sayılı yazısı
Atina Pantion Sosyal Bilimler Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neoklis Sarris’in 10 Nisan 2006 tarihinde Atina Şehir Müzesi’nde “Yunanistan’daki Osmanlı Eserleri ve Bunların Türk Dış Politikasındaki Kullanımı” konulu bir konferans verdiği hakkındaki Dışişleri Bakanlığı’nın ilgili kayıtlı yazısı ekli dosyada yer almaktadır.
Bilgilerinizi saygılarımla rica ederim.
YÖK Başkanlığı
Güzel şeyler olacak gibi, ne dersiniz?
29.Ağustos.2008 19:06:47
|
|
|
|
|