|
|
|
|
|
Ver Gladyo'yu Al Ak Parti'yi
Türk Gladyosu Ergenekon (Agartha) Örgütü’nün Alman Thule Örgütü (Kuruluşu: 1917) ile bağlantısı, bu örgütü kuran Baron Rudolf Von Sebottendorff’un (Hoyerswerda, Oberlausitz, 1875-İstanbul 1945) 1933-1945 tarihleri arasında Türkiye’de bulunması ve söz konusu bu Nazici Thule Örgütü’nün Türkiye ayağının Ergenekon olduğu iddiaları üzerinden gidecek olursak bazı noktaların üzerinde durmakta fayda var.
Taceddin Kayaoğlu
Gladyo üzerinde yapılan incelemelerde bu örgütün ilk defa 1952 tarihinde ortaya çıktığı yönünde fikirler vardır. Biz de, Latince’de “Kılıç” anlamına gelen “Gladyo” sözcüğünü kullanan örgütün Amerikan ve İngiliz kontrgerilla örgütlenmesi olan Stay Behind tarafından 1952 yılında kurulduğunu kabul edelim. Evet, CIA tarafından yönetilen ve finansa edilen örgüt 1956 yılında ABD ile işbirliği içinde “casusluk” ve “gerilla savaşı” yapmak üzere örgütlendi. Örgütün ilk eğitim kampı Sardunya’da kuruldu. Resmî adı Müttefik Koordinasyon Komitesi (Allied Coordination Committee) idi.
Şimdi; kökleri 1930’lu yıllara giden ezoterik bir Alman örgütü ile 1952 yılında kurulmuş olan Gladyo arasında nasıl bir bağlantı olabilir? Adına Ergenekon denilen Agartha efsanesinden devşirilmiş bu örgütün kökleri eğer 30’lu yıllara dayanıyor ise Gladyo’yu nereye koyacağız? O zaman şu noktaya geliriz; Gladyo’yu Thule Örgütü kurdu. Mantıklı mı peki? Hayır…
Peki şöyle düşünsek nasıl olur? Acaba, Gladyo denilen Müttefik Koordinasyon Komitesi; Thule, Agartha veya Ergenekon denilen bu örgütleri bir şekilde kendi bünyesine alıp kullanmış olabilir mi? Olabilir.
Alın size şüphelerimizi doğrulayacak bir gazete haberi; “CIA soğuk savaş döneminde Nazi savaş suçlularını örtbas etmiş: Amerikan Merkezî Haberalma Teşkilatı (CIA)’nın Soğuk Savaş döneminde Batı Almanya’daki gizli antikomünist çalışmalarını açığa çıkarabileceği korkusuyla, Nazi savaş suçlusu Adolf Eichmann’ın yerini bildiği halde sessiz kaldığı ortaya çıktı. Gizliliği kaldırılan Millî Arşiv Belgeleri’ne göre; Batı Alman istihbarat yetkilileri 19 Mart 1958’de CIA’e gönderdikleri yazıda; Eichmann’ın saklandığı yeri bildiklerini belirttiler. Alman istihbaratçılar İkinci Dünya Savaşı sırasında Yahudileri ölüm kamplarına göndermede önemli rol oynayan Eichmann’ın 1952’den beri Arjantin’de yaşadığını bildirdiler. Ancak CIA, Amerika’nın Batı Almanya’daki komünizm karşıtı faaliyetlerinde yardımcı olan eski Nazi Hans Globke hakkında konuşabileceği kaygısıyla harekete geçmedi. Bundan iki yıl sonra Eichmann yakalandığında, CIA’in gazetecilere Globke’ye atıfta bulunan kısımların çıkarılması için baskı yaptığı kaydedildi. Gizli belgelerde CIA’in eski Nazi suçlularını casus olarak kullanma girişimlerine ilişkin bilgiler de bulunuyor.” (Zaman, 07.06.2006).
Ne dersiniz?
“Türk Gladyosu” meselesine gelince; anlaşıldığı kadarı ile bu örgütün Türkiye’de ciddî anlamda örgütlenmeye başladığı dönem II. Dünya Savaşı sonrasına dayanıyor. Türkiye’nin NATO’ya üyeliği malumunuz 1952. Bu tarihten sonra özellikle Amerikalılar tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerine verilen raporlarda orduda “reform” ihtiyaçları sık sık gündeme getirilmişti. 27 Mayıs Darbesi bu süreçte bir kırılma noktası olarak belirir. Bu darbeden sonra 5.000 subay emekliye sevk edilerek yerlerine NATO konseptine uygun subaylar getirilmiştir. Bu gelişme bir açıdan Gladyo örgütlenmesinin de temellerini oluşturması açısından önemli görülmelidir.
Peki adına Müttefik Koordinasyon Komitesi (Allied Coordination Committee) denilen bu örgütün misyonu neydi? Türk devletini Amerikan çıkarları doğrultusunda ne pahasına olursa olsun yönlendirmek. Başardılar mı? Kesinlikle evet. Askerî darbeler tarihimiz bunu ispatlıyor.
O halde şu günlerde ülkemizde cereyan eden olayları nasıl okumalıyız? Herkesin bildiği gibi “Türk Gladyosu”, “Ergekon” ismi ile deşifre ediliyor. Gelinen bu noktada taraflar kılıçlarını çekmişler gibi. Türk milli kuvvetleri bu gayr-i millî hareketi ve uzantılarını etkisiz hale getirmenin ciddî gayreti içindeler. Fakat, böylesine derin ve ciddî bir örgütün hemen teslim olması beklenemez. İhtimâl ki; Gladyocular, yeni strateji ve taktikler ile söz konusu operasyonlardan en az hasarla çıkmak istiyorlar. Meselâ “Agartha” sulandırması gibi! Neden? Sizce bir kısım Amerikan derin devleti (CIA’in bir kolu) Türkiye’yi yönlendirmek için etkin olarak kullandığı teşkilatından kolay kolay vazgeçer mi? Hayır… Gerçi ben CIA’in yerinde olsam bu Ergenekoncuların hepsini “El-Kaideci” yapardım! Hem yıpranmış olan ulusalcılıktan kurtulur, hem de evrensel bir Gladyo örgütü üzerinden Türkiye’de daha etkin olmanın yollarını arardım!..
Şu noktayı gözden kaçırmamakta fayda var; Gladyo bir CIA uzantısı ise -ki öyledir-, bazı şeyleri Amerika merkezli düşünmekte fayda var. Söz konusu olan bir çeşit Amerikan derin devlet yapılanmasıdır. Bu bize şunu gösteriyor; ABD’nin içinde de karşıt güçler ve gruplar bulunuyor ve bunlar mutlak surette birbirleriyle mücadele halindeler. Şu an sisteme hakim olan şahin Neo-Conlar olsa bile bu grupların Amerika’yı götürdüğü kötü akıbetten memnun olmayan karşıt gruplar mutlaka vardır. Ve ihtimal ki geleceğin tarihi bu karşıtların çatışmaları üzerinden şekil alacak.
Sürecin Türkiye ayağına bakacak olursak, Ergenekon operasyonları bize gösteriyor ki; Türkiye yaklaşan Amerikan başkanlık seçimlerine de bağlı olarak bu gruplardan birisine taraf olmuş durumda. İhtimal ki taraf olunan grup Neo-Conlar değil, ya da Türkiye Neo-Conlara şu mesajı veriyor; “bizi bölgemizde oyunun dışında tutacak hesapların içinde olmayın.”
Her iki halde de Neo-Con şahinlerin bu gelişmelerden rahatsız olması kaçınılmaz, çünkü; gelinen bu noktada Türkiye onların hesaplarını bozan yeni oyuncu konumunda.
Meselâ; ABD-İran gerginliğinde Türk Dışişleri etkin bir inisiyatif alarak tarafları Cenevre’de masaya oturttu. Lakin Amerikalılar pek uzlaşmaktan yana gözükmüyorlar. Rice’ın açıklamaları bu yönde; Sanki her ne surette olursa olsun İran’ı yemek için karar kılmışlar.
Tam bu noktada Anayasa Mahkemesi, AKP’nin kapatılması ile ilgili karar için görüşmelere başlayacağı tarihi 28 Temmuz olarak verdi. 1 Ağustos’ta başlayacak Askerî Şûrâ’dan önce yani. “Tehdit”, “strateji” ve “pazarlık” kokan bir tarih bu. Şûrâ’da etkin bir AKP ağırlığı acaba önceden kurgulanmış hangi askerî hiyerarşik denklemleri bozabilir ve bu kimleri rahatsız eder? Acaba gelinen aşama; “ver Gladyo’yu al AKP’yi” aşaması mıdır?
Son olarak, bu Sırp lider Radovan Karadziç meselesi de nerden çıktı acaba? Baksanıza ABD ve NATO’ya tebrik yağıyor. 13 yıldır yakalanamayan(!) bu adam ne oldu da aniden ortaya çıkartıldı? Karadziç’in yakalanmasında hangi istihbarat örgütleri yardımcı olmuş dersiniz? Batılı yayın organlarına göre ABD ve İngiliz istihbaratı. Galiba yeni bir derin devletler operasyonu ile karşı karşıyayız. Birileri bazı nedenlerden dolayı Rusya’nın başını mı ağrıtmak istiyor ne?..
25.Temmuz.2008 13:12:57
|
|
|
|
|