Geçmişte Susurluk Skandalı'nın üzerine gidiyormuş gibi yapmıştı, Hürriyet…
O dönemde Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirilen “Susurluk Zirvesi”nin perde arkasını içeride konuşulanlardan yola çıkarak “Susurluk'ta askerler de var” manşetiyle vermişlerdi!
Beş üst düzey komutanın Amiral Gemisi'nin kaptanını arayıp “yola getirmesinden” sonra Hürriyet, Susurluk sürecinin hasıraltı edilmesinde lokomotif rol üstlenmişti.
Susurluk günlerindeki “Sürekli aydınlık için bir dakika karanlık” sloganlı “ışıkları söndürme” eylemi, kaptan köşkünde oturan zat-ı şahanenin klavyesindeki sakızdı:
Kaptan ve gazetesi, şimdilerde Ergenekon yapılanması hakkındaki gerçeklerin örtbas edilebilmesi için ter döküyor:
Zor durumdalar…
Ergenekon Operasyonu'na karşı elektrikleri söndürmüş, “Sürekli karartma” uyguluyorlar!
Amiral Gemisi'nin kaptanı E.Ö. Nokta dergisi tarafından deşifre edildiği günlerde muhtıra günlüklerine “fasa fiso” muamelesi çekmiş; emekli oramiralin yalanlamasına itibar etmiş; hatta “Bu da sivil andıçtır” demişti.
Org. Hilmi Özkök'ün son açıklamaları darbe girişimleri gerçeğini teyit etti; ancak E.Ö. Bey günlüklerin “hurafe” kabul edilebilmesi için inceden inceye çabalamakta…
Sağ olsun, gazetesinin yazarı Yalçın Doğan kaptanımızın kendisini iyi hissetmesini sağlayacak “pansuman masallar” anlatıyor: Sarıkız, Ayışığı ve Eldiven darbe girişimleri için “Palavra bunlar, asılsız senaryolar” diye yazarak okuyucularını yanıltabileceğini, gerçekleri hasır altı edebileceğini sanıyor.
Ergenekon'dan tutuklu Tolon Paşa bile günlükleri tekzip edememişken, Eruygur Paşa darbe girişimlerini şimdiye kadar tek kelime yalanlayamamışken; Y.D.'nin “Ergenekon'dan çok Ergenekoncu” tavrı fevkalade sırıtıyor.
Hürriyet, hafta başında Emekli Oramiral Özden Örnek'in eşini konuşturarak, hanımefendi üzerinden darbe günlüklerinin “iftira” olduğunu söylemeye çalıştı!
Sevil Örnek “Eşim 16 aydır hayata küstü: Eşimi iftiralarla öldürmek istiyorlar. İki emekli orgeneralin tutuklanmasına da ailece içimiz kan ağlıyor” demişti.
Üzgünüm, ama darbe günlüklerinin varlığı kaçışı olmayan bir hakikat:
Günlüklerin uydurma olmadığı, Özden Örnek Paşa'nın bilgisayarında yazıldığı geçen mart ayında kesinleştiğine göre; emekli oramirali hayata küstüren de “iftira atılması” falan değil, sözünü ettiğim kriminal gelişme olmalı!
* * *
Hürriyet, dün de Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin “emekli” başkanını konuşturarak, Danıştay- Ergenekon bağlantısının kaçışı olmayan gerçekliğini gölgelemek istedi.
Hatırlayacaksınız, ilgili mahkeme böyle bir bağlantının var olmadığına hükmetmişti! Hakim Orhan Karadeniz, Danıştay davasını yürütmüş, kararın çıkmasından on gün sonra da yaş haddinden emekliye ayrılmıştı.
Emekli hakim, Danıştay kararında Ergenekon'la bağlantı kurulmayışının nedeni olarak şu iddiayı seslendiriyor:
“Danıştay saldırısının Ergenekon bağını İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na sordum, üç ay cevap gelmedi…
Bir daha sordum, bağ kurulamadığına dair yazı geldi.”
İddianamenin temel taşı Ergenekon-Danıştay bağlantısı olduğuna göre, emekli hakimin savı havada asılı kalıyor!
Ayrıca, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin dün yazdığım “tuhaf ve net kanıtları hasıraltı edici uygulamaları” mahkeme başkanını doğrulamıyor.
Hepsinden evvel, mahkeme kesin olan bağlantıyı kendi başına neden kuramamış, acaba?
Müebbet hapis cezasına çarptırılan Osman Yıldırım'ın Cumhuriyet'e atılan bombaları Veli Küçük'ten aldıklarına dair ifşaatıyla neden ilgilenme gereği duymamış, mahkememiz?
Ankara'daki mahkeme, buna mukabil Alparslan Arslan'ın “Bombaları Süleyman Esen'den aldım” şeklindeki ifadesini doğru kabul etmişti!
Esen'in bu iddiayı reddettiğini dün yazmıştım:
Mahkemenin, Esen ve avukatının bu çerçevedeki dilekçesini reddetmesine ne demeli, peki?
Finalde, Hürriyet'te dün emekli hakime atfen yayınlanan “Belge yoktu” haberinin sonuna gizlenen son derece aydınlatıcı bölüme dikkatinizi çekmek istiyorum.
Danıştay sanıklarından Süleyman Esen'in avukatı Mehmet Ener Hürriyet'e bakın ne demiş:
“Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı gönderip böyle bir bağ olup olmadığını sordu. Soruşturmayı yürüten savcılık mahkemeye gizli kayıtlı 455 sayfa gönderdi…
14 klasör belgeyi sayfa sayfa biliyorum. Bunların arasında Ergenekon şüphelilerinin Danıştay saldırısıyla ilgisinin olmadığına dair bir belge yok. Olsaydı, mahkemenin kararında bu ışığı görürdük!”
Yorumlar GÖKÇE SULARİ ORDUDA NELER OLMUŞ, NELER? İşte belgesi...EMRET KOMUTANIM: bir komutanin isyani... Ülke Tehlikede, Bunları Durdurunuz... Başlangıçta "Alevilik ve Alevilerin Ezilmişliği" gibi duygusal ve birazda hislerimi okşayan sloganlara inanarak aralarına girdiğim grubun, zamanla Alevilikten de öte amaçlar etrafında toplandıklarını gördüm. Katıldığım bir çok toplantıda hep ayni amaçlar etrafında konuşmalar yapılması ve bu doğrultuda kararlar alınması beni de, ailem ve memleketim yönüyle Alevi olmama rağmen, korkuttu. Çünkü; konuşulanlar ve alınan kararlar Alevilik ve alevi halklarıyla ilişkili değildi. Bilakis bu kavramların kendi karanlık amaçları doğrultusunda kullanmaktan öteye gitmiyordu. Gizli toplantılarda ve alınan kararlarda birçok komutanımız ve TSK'nin önde gelen generalleri de hakaret ve küfürlerle gündeme geliyor ve bunların pasifliğinden ise yaramadıklarından bahisle hakaretlere maruz kalıyorlardı. Basta Alevilik adına da ürküntü duyduğum bu karanlık grubun ülke ve devleti de tehlikeye atacakları düşüncesiyle deşifre etmeyi kendi halkım adına bir görev bildim. Bu kişilerin Alevi olduklarına inanmıyorum. Bunlar kendi karanlık amaçları dışında kimseye hayat hakki tanımak istemeyen ve kanlı bir devrimin hayalleriyle yasayan Nusayri ve ülkeyi iç savaşa sürükleyerek şahsi çıkar elde etmek isteyen çıkar gruplarıdır. Hedeflerinde basta önde gelen generaller olmak üzere tüm vatansever insanlar ve ülke idaresi yer almaktadır. Bu bilinçle Mayıs ayı (Mayıs 1977) baslarında gerçekleştirilen ve birçok üst düzey (Gn.Kur. Hrk.D.Bsk. Çetin DOĞAN, KK. Eğitim ve Okullar Daire Bsk. Tuğg. Volkan KAPLAMA ve bazı Albay rütbesindeki Alevi) komutanların da katıldığı bir gizli toplantı notlarını dikkatlerinize arz ediyorum. İŞTE TOPLANTILARDAN ÇIKAN KARARLAR!!!! 1- TÜRKLERİN ÜSTÜN BİR ULUS OLDUĞU SAFSATASINI YIKIN 2- ATATÜRK ALEVİ KÜRT KÖYLERİNİ KATLETTİ GİBİ LÜZUMSUZ SÖZLERİ DURDURUN, BİZİM ATATÜRK'TEN BAŞKA KULLANACAĞIMIZ NEYİMİZ VAR. 3- Güneydoğu'da bizimkiler postu deldirmesin, buna yönelik önlemler alin. TAYIN DAİRESİ MUTLAKA ELİMİZDE OLMALI. CEPHEYE BİZDEN OLMAYAN O NAMUSSUZLARI SÜRÜN. 4- Kürt konusunda öne çıkmayın, Ordu, Alevi Kürt köylerini boşaltıyor, devlet zulüm yapıyor deniliyormuş, bize aydın insan lazım bırak gebersinler. 5- Alevi olmayana hiçbir zaman tam güvenmeyeceksin. Alevi olmayan herkesin Anti-laik olma ihtimali uzun vadede de olsa olabilir. 6- Dincilerin çok kızdığı ÇEVİK PAŞA ve DOĞU AKTULGA'da dahil bu adamların milliyetçilik duygusu sokaktaki adamınki kadar fanatik, dinlediğin zaman faşist zannediyorsun. Asla güvenilmeyecek ama kullanılacak. 7- Ordunun müdahalesini sağlamak için. Ordu'da ve sivil toplumda etnik ve irticai faaliyetleri seyredin, yer yer körükleyin. 8- ORDUDAN ALTI AYDA BİR ADAM ATARAK YARIN DARBE YAPMA GEREKÇENİZİ ORTADAN KALDIRMAYIN, BIRAKIN TEHLİKEYİ MÜDAHALE BOYUTUNDA BÜYÜSÜN. 9- Herkes ne pahasına olursa olsun kendi (okunmuyor). Birliklerde bilinen deşifre olan varsa vitrin yapılsın.kendi söylemlerini seslendirsinler. 10- HER YERDE İRTİCA VAR KAMPANYASI BAŞLATILSIN. SADECE EŞİ KAPALI OLAN, NAMAZ KILAN DEĞİL SAĞCI, MİLLİYETÇİ YARIN İRTİCAYA KAÇMASI VEYA SİZE ENGEL OLMASI MUHTEMEL HERKESİ YAZIN, İLGİLİ MERCİLERE ŞİKAYET EDİN. ONLARIN ADINA DİNCİ DERGİLER GAZETELER GÖNDERİN. AKRABALARININ ADINI ÖĞRENİN, ONLARIN İSİMLERİYLE BASLARINI BELAYA SOKACAK MEKTUPLAR, KARTLAR GÖNDERİN.
11- Alevi olan birlik komutanları yoksa laikleri sıkıştırın. Çokça eğlence düzenleyin, dansöz ve içkiyi zorlayın. 12- Din ve milliyetçilik duygusunu zayıflatan yolların neler olduğu açık, bunları kullanın. 13- Okullarda öğrencilerin kız arkadaşlıklarını teşvik edin. Yapabiliyorsanız Osmanlı hayranlığını kirin. Cinsel konularda sınırları zorlayın, çünkü bu konu insan zaafının basında gelir. VE GİZLİ TOPLANTIDAN KONUŞMA NOTLARI!!!! Konuşma daha çok Genelkurmay Hareket Başkanı Korgeneral Çetin DOĞAN ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim ve Okullar Daire Başkanı Tuğgeneral Volkan KAPLAMA arasında geçiyor. Toplantıya katılan diğerleri ise dinlemek ve not almakla meşgul. Korgeneral DOĞAN: "Türkiye'nin dairesi sanıldığının aksine Ordu'nun kontrolünde değil. Ankara'daki Orgenerallerin politikası son derece yanlış. Darbe yapmayacağına yemin eden bir Ordunun etkisi ne kadar olabilir ki. Tuğgeneral KAPLAMA: "Komutanım, bunları komutanlara ifade edemiyor musunuz? Korgeneral DOĞAN: "Nerede..! sormuyorlar ki, Yanlış yaptığına inanan kim? Bu konular en fazla komutanlar (Orgeneraller) seviyesinde ele alınıyor. Bize soran kim? Ben de fazla karışmıyorum. Basta Alevilik var ya! Bak, Volkan; Bazen en laik sandığın adamlar bile seni hüsrana uğratabiliyor. Bu yanılgının sebebi; biz ağzımızdan çıkmasına rağmen hala gereğini yapmamamız. Biz ne diyoruz. "Alevi olmayan herkesin Anti-laik olma ihtimali uzun vadede de olsa olabilir." İşte dincilerin en çok kızdığı ÇEVİK PAŞA. Bu adamdaki milliyetçilik duygusu sokaktaki adamınki kadar fanatik. Bırak Çevik Paşa'yı sen de, ben de AKTULGA PAŞA'YA ne kadar güveniyoruz. Adam, elli kere dini kabul etmediğini söylüyor. Sonra da öyle bir şey söylüyor ki karşında bir faşist var sanıyorsun. Bizden olmayana hiçbir zaman güvenmeyeceksin. Sivilden bir örnek vereyim: Tansu Çiller su anda dini söylemleriyle rol yapıyor da olabilir, ciddi de olabilir, Neden, çünkü; geberesi kadın suni. Dolayısıyla karşı tarafa göçebilir. Mesut Yılmaz için de ayni şey geçerli. Tuğgeneral KAPLAMA: Ne olacak? Ne yapmalıyız? Korgeneral DOĞAN: "Bu soruna bu kadar değişken bulunduğu, bu kadar sistemsiz olan bir ülkede cevap vermek zor. Ancak doğruluğundan emin olduğum bazı şeyler şunlar. Ordunun müdahalesini sağlamak için, Orduda ve sivil toplumda irticanın yükselişini seyredin. Siz öğretmenleri kıtalara sürüyorsunuz, oradan da atılıyor. Duygusal olarak bunlar hoşa giden isler ama yanlış. Bırak tehlike iyice büyüsün. Tuğgeneral KAPLAMA: "Komutanım, geçen sene bu hatayı yaptık, ama bu sene fazla dokunmadık. Balıkesir'de olanlar ise bizim inisiyatifimizin dışındaydı. Korgeneral DOĞAN: "Ama geç kalmışsınız. 6 ayda bir büyük gürültülerle Ordu'dan adam atarsanız, yarin darbe yapma gerekçeniz kalabilir mi? ALI YALÇIN PAŞA bu isi çok iyi götürdü. Ama 2 yıldır üzerine gidiliyor. Nerede yanlış yaptı bilmiyorum. Acaba, yeğeni Aleviliğini ortaya koyucu yanlışlıklar yaptı da mi? Ondan hareketle Paşamız yıpratıldı bilmiyorum. Ali PAŞA, geleceğin komutanı olabilirdi. Beklide yine olabilir ama bizim için su anda fazla yaklaşılacak biri değil. Biz de lekeleniriz. Herkes ne pahasına olursa olsun kendisini gizleyecek. Eğer, birlikte bilinen biri varsa onu vitrin yapın. Ama o da bizimkilerle gezmesin. Her yerde irtica var kampanyası başlatılsın. Sadece eşi kapalı olan, namaz kılan değil, yarin irticaya kaçması muhtemel herkesi yazın, şikayet edin. Onların adına dinci dergiler, gazeteler gönderin. Akrabalarının adini öğrenin, onların isimleriyle baslarını belaya sokan mektuplar gönderin. Hatta kart gönderirseniz okunması daha kolay olur. Tuğgeneral KAPLAMA: "Komutanım, bunları bu sene okullarda kısmen yaptık. Ama artık bu sözlerinizden sonra bunları emir kabul ederiz. Korgeneral DOĞAN: "Bu konularda emir beklenmez. Dedelik sırası değil. Kafanızı çalıştırın. Din, bizim için, bizim için derken aklına ne gelirse gelsin her şeyi kastediyorum, zararlıdır. Bizden olan birlik komutanları, yoksa laik komutanlar sıkıştırılmalı, çokça eğlence düzenlenmeli. Dansöz, Rus revüsü ne bulursanız getirin. İçkiyi zorlayın. Din ve milliyetçilik duygusunun nasıl zayıflatılacağı, nasıl yok edileceği açık. Bunları uygulayın. Okullara da öğrencilerin kız arkadaşlıklarını teşvik edin. Yapabiliyorsanız Osmanlı hayranlığını kirin. TÜRKLERİN ÜSTÜN BİR ULUS OLDUĞU SAFSATASINI YIKIN. Özellikle cinsel konularda sınırları zorlayın. Bu konu insan zaafının başında gelir. Hanımlarımız aile gezmelerinde, eğlencelerde dekolte giysin, hanımlarımız diğerlerinin hanımlarını açık giymeye teşvik etsin. Yetişmiş kızlar için de bu geçerlidir. Felsefe dersleri önemli. Bu dersler bizim için kurtarıcıdır. Güneydoğu'da bizimkiler postu deldirmesin. Buna yönelik önlemleri alin. Tayin dairesi mutlaka elimizde olmalı. Cepheye o namussuzları sürün. Kadrolaşma çok önemli. ÇEVİK PAŞA'NIN YERİNE BİZDEN AKILLI BİRİ OLSAYDI, KARADAYI SÜNEPESİNİN DAHA VERİMLİ OLMASINI SAĞLARDIK. Burası çok önemli. Genelkurmay Başkanı senden olmazsa bile ona sahip olarak kullanabilirsin. Ama olmadı. Tuğgeneral KAPLAMA: "Komutanım, askeri okullarda büyük kadrolaşma yaptık. Özellikle sınıf subaylarının çoğunu bizden atadık. Korgeneral DOĞAN: "Arkadaşlar çok çalışsın. Morallerini bozmasın. Bizim olmayan bu devlet mutlaka bizim olacaktır.
Atatürk, çok çalıştığı için böyle olmadı mı? ATATÜRK DEYİNCE AKLIMA GELDİ. BAZILARIMIZ SAĞDA SOLDA "ATATÜRK, ALEVİ KÜRTLERİ KATLETTİ" GİBİ LÜZUMSUZ SÖZLER SÖYLÜYORMUŞ BUNLARI DURDURMAK LAZIM. BİZİM SU ANDA ATATÜRK DIŞINDA KULLANABİLECEĞİMİZ KİM VAR.? Buna benzer bir hata da Kürt konusunda yapılıyor Bazı Aleviler, hatta askerler "Ordu; Alevi Kürt köylerini boşaltıyor, onlara zulüm yapıyor diyor. Sana ne Alevi Kürt köylerinden. O Alevi bizim istediğimiz çizgide mi? Efendim değiştiririz diyorlar. Değiştiremezsin. Değiştiremeyeceğin gibi Sünni de olabilirler. Bırak gebersinler. Bize aydın insan lazım. Onlar; yüzyıllardır değişmedi, simdi mi değiştirecekler. Bu is lüzumsuz is. Aklıma bir şey getirdi. Önemli olduğu için unutmuyorum. Maltepe'de görev yapan akrabasından öğretmen yüzbaşı Çağdaş Özcivan'a (Balıkesir Teknik Astsubay Hazırlama Okulu) kart gelmiş. Kartın içinde "tavil abi" (Çağdaş Özcivan Yüzbaşının lakabı olarak kullanılan ve daha önce de Sah İsmail'in kullandığı bir isim deniyormuş. İnsan kendisini böyle yakar mi? Bana bu kartı yıllar önce istihbarat dairesinden gösterdiler. Buradaki bir yanlışlık da Sah İsmail'in adinin alınması. Ne uğraşıyorsun artık o adamlarla. Bizim için Iran hangi yönetimde olursa olsun örnek olmak zorunda değil. Biz Türkiye'de İslam ile bağlantılı görülen ama bu dini tamamen değiştirecek bir Türkiye Aleviliği yaratmak zorundayız. Kurban kesen, namaz kılan Alevilik olur mu? Bu İslam değil mi? Zaten böyle yasayanlar Alevilikten çıkarak karşı tarafa gelmiyor mu? VE AYNI GÜNLERDE BİR BAŞKA TOPLANTI Kara Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim ve Okullar Daire Başkanı Tuğgeneral Volkan KAPLAMA, ayni dairede çalışan Kurmay Albay Turgay TEKMEN ve daha birçok subayın yer aldığı toplantıda Volkan KAPLAMA'nın ilginç ve ürkütücü tespitleri dikte ettirilmektedir. Tuğgeneral Volkan KAPLAMA: "biliyorsunuz ki gerçek laiklik ancak Alevi toplumda gerçekleşir. Bunu bütün Alevilere öğretin. Onları canlı tutmalıyız. Aptal komutanlar her gün gündeme gelerek ülkedeki şeriatçı birikimi azaltarak bir müdahalenin önünü kesiyorlar. Bu seklide hiçbir yere varamazlar. Bunu sadece ben söylemiyorum. DOĞU (AKTULGA) PAŞA'DA bu görüşte. Ama dinletemiyor. Gördüğüm en aptal adam ÇEVİK PAŞA'dır. Bu adama dur denilmesi lazım. Yoksa orduyu müdahale yapamaz duduma getirecek. Bunlar Genelkurmay Başkanının salaklığından kaynaklanıyor. Öküz herif biraz akilli olsa ÇEVİK PAŞA'nın güdümüne giremez. Bizden olan (Alevi) Albay SEFA KÖSE (Samsun Orduevi) bana bu herifi İSMAİL HAKKI KARADAYI) uzun uzun anlattı. Yalak ve salak bir adam. Bir zamanlar Çiller'in eteğinin dibinden çıkmıyordu. Erbakan geldi de biraz akıllandı. Ama simdi de ÇEVİK PAŞA'nın ayaklarına sarıldı. Adam desteksiz yapamıyor. Bunları sadece ben düşünmüyorum DOĞU (AKTULGA) PAŞA da ayni düşüncede. Ama yıprandığı için de daha fazla da plana çıkamıyor. Tanıdığım en akilli Alevi olan ÇETİN PAŞA (Genelkurmay Hareket Başkanı) ve YALÇIN PAŞA (ALI YALÇIN, Kıbrıs Türk Birliği komutanı KIBRIS). Bu islere engel olmak istiyor ama başaramıyor. DOĞAN TEMEL PAŞA( Genelkurmay Personel Başkanı) da yükselme sevdasıyla hiçbir şeye karşı çıkmıyor. Ya da harbiye öğrenci amirliği görevinde deşifre oldu ondan çekiniyor. ALI YALÇIN PAŞA bizim umudumuz. Ama o da büyük hata yaptı. Ben hep söylüyorum: Sadece Alevilere güvenin diye. Aslında o da bunu söylüyordu ama yapamadı. Onu gündemde tutun. Kamuflemiz olsun. Ama salak beni dinlemedi. Yüzbaşı ALTAN ile, Üsteğmen YASAR ile. Binbaşı SEDAT ile, Yüzbaşı METE ile ailece görüştü. Aptal herif kendi düsen ağlamaz. SADİ KILIÇ (TUĞGENERAL KARA HARP OKULU G.G.R. BAŞKANI) , ÇETİN SANER (KORGENERAL GENELKURMAY İSTİHBARAT BAŞKANI VE BATI ÇALIŞMA GRUBU BAŞKANI), HASAN MURATLI (KORGENERAL 2. KOR. KOM.), YILMAZ BÜYÜKSEYHAN 8. TUGGENERAL, KARA KUVVETLERİ LOJ.K.KUR.BAŞKANI), CEYHUN FİKRET ARAT (TÜMGENERAL,PERSONEL OKULU, KOMUTANI KONYA) , AYHAN CANSEVGİSİ (TÜMGENERAL, GENELKURMAY M.E.B.S. BAŞKANI) , KURTULUŞ ÖĞÜN (TUĞGENERAL, GENELKURMAY ÖZEL ELEKT. GRUP K.GES.) Bizden yada bize yakın olanlar. Daha yukarıdakileri ise prensiplerime uyup söylemeyeceğim. Amma ne çok güçlü ne de güçsüz olduğumuzu düşün. VE YİNE TOPLANTIDAN ÇIKAN PRENSİP KARARLARI Bizden güvendiklerinize adimi vermeden şunları söyleyin: " Alevilik bu ülkede bir gurur kaynağı olana kadar yani memleketi avucumuza alana kadar herkes kendisini gizleyecek. Bu amaç için her şey doğrudur. Dinsel kavramlar olan hiçbir şey bizi bağlamaz. FİSUNOĞLU, BANA KORGENERAL İKEN "BEN KARIMI OYNATA ZIPLATA BU NOKTAYA GELDİM" DEMİŞTİ. BİZİM İÇİN DE ÖLÇÜ BU OLMALIDIR. " Deşifre olmuş Aleviler söylemlerimizi ortaya koysunlar. Sevgi desinler, insanlık desinler ama ülke için oynadığımızı belli etmesinler. " Alevi dışında kimse, ateist olsa bile güvenmeyecek, ilişki tam olarak kurulacak ama açıklamalar yapılmayacak. Ben DOĞU PAŞA'YA bile tam güvenmiyorum. " Hal hatır soranlara Allah'a şükür densin. Bizden dinci mi diye şüphelenseler ve araştırsalar dinci mi çıkacağız. " PKK'YA KARSI SAVAŞANLARA EL ALTINDAN SU MESAJI GÖNDERİN. "SAKIN HA ÖLMEYİN BIRAKIN ATATÜRKÇÜ OLSA DA SÜNNİLER ÖLSÜN" Tayin dairesine çok adam yerleştirdik. Özellikle okullara bizden çok sınıf subayı gönderdik. Ama PKK'ya karşı bunu yapamıyoruz. Herkes gidiyor. Yine de buraya tayin olanların karargah görevini alması sağlanmalı. KISACA PKK BİZİM İŞİMİZ DEĞİL.
KAYNAK: http://www.alevilerbirligi.com/showthread.php?t=1861Gökçe Sulari İnternette doLAşırKEn çok ilginç bir mesaj okudum. Doğru mu bilmiyorum..Doğru olsa ne olur ki..İşte o mesaj: "...asker hiçbir zaman alevilerin düşmanı değil aksine dostu olmuştur.kaldıki benim amcam hava kuvvetlerinde subaydır.bugün bile geldiği zaman şu anda hava kuvvetlerinde bir sürü general kökenli alevi komutan vardır subay olan.askeriyedeki rütbeli kesimin nerdeyse yüzde ellisi en az alevidir...." KAYNAK: http://www.erenlerforum.org/erenler/showthread.php?p=26072Sunay Alpan ÇOK TEHLİKELİ BİR OYUN!..Ulusalcılar ve Gladyo, şimdi bütün güçleriyle orduya yükleniyor, ordu içinde "Fethullahçlar orduyu ele geçiriyor!" yaygarası ile panik havası oluşturup alttan üste doğru topyekün bir isyan havası estirmeye çalışıyorlar. Yüzbaşı ve albayları, Fethullahçı avına çıkarıyorlar, çok geniş bir fişleme kampanyası başlatmışlar. Ya hemen DARBE yapın, ya da daha sert bir muhtırayla hükümeti düşürüp parlamentoyu feshedin baskısı var çok yoğun olarak. Ancak amaçlarına dıştan bakıldığında hiçbir şey yokmuş gibi ve mağlubiyet psikolojisi içerisindelermiş gibi göstererek ulaşmak istiyorlar. Bu sivil kanattan da e-mail mesajı, mektup vs. yapdırıyorlar...İşte web sitelerindeki yazışmalarından iki örnek:
1-http://www.kemalistler.net/viewtopic.php?p=136038#136038
2--http://kemalistler.net/viewtopic.php?t=13935CEVAP EKREM DUMANLI TAMER KORKMAZ'I BAŞKA YERLERDE HİZMET ETSİN DİYE KOVDU ANLADINMI HİZMETUtku Bugün İP'li, İP'siz CHP'lilerin de mitingi vardı. Zorla 500 kişi ancak toplayabildiler. Üyeleri bile katılmadı..Katılanlar kimler? Yine aynı..Amerikan Protestan tarikat ve misyoner okullarının vakfı;Sağlık ve Eğitim Vakfı(SEV).Mütevelli ve Yönetim Kurulu üyeleri kimler? ADD, ÇYDD, ÇEV, TEGV, Büyük Kulüp, Moda ve Tenis Kulübü, Rotary, Lions bilmem ne kulüp üyeleri! Aynı kişiler!..Ama hepsi de ulusalcı!? Atatürkçü! Ne iş? Bir de kamufle ve takıyye için LENİN posteri çekmişler! Size Atatürk posteri az mı geldi? Zavallılar!..YAŞAR OKUYAN'ın orada işi ne ki sap gibi ortada duruyor?! Allah akıl fikir versin!..Lenin'in arkasında yürüyen bir Yaşar Okuyan!..Darbecilerle toplantı yapan İsmail Amasyalı!..CHP'li İlhan Kesici!..mehmet sinan dumanlı ekrem
tamer korkmazı neden kodu bilen varmı acabamehmet sinan bazı yorumlar yazıdan da uzun ilginçCezmi BAYRAK Ergenekon örgütünün ilahiyatçı-İslamcı kanadı ve Ergenekon İlahiyatçıları çok özel, çok ilginç, ama Türkiye gündemini sarsacak bir alan..Bir örnekle başlayayım. Bir haber çıkmıştı bir ara: "İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde her hafta düzenlenen 'Toprak Hattı' adlı cuma sohbetine katıldı." Toprak hattının başilahiyatçı konukları elbette Yümni Sezen ve fakültede öğrencilere kan kusturan Zeki Aslantürk..Peki Doğu Perinçek dışında ilahiyatçı olmayan kimler var?..İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek'in bir defa katıldığı toplantıya Doç. Dr. Emin Gürses sürekli iştirak etmiş. Kanaltürk'ün sahibi Tuncay Özkan da, CHP liderliği için ilahiyatçılara akıl danışmış. Programın ev sahipleri ise Prof. Yümni Sezen ile Zeki Aslantürk. Toplantıların özel olmadığını savunan Aslantürk, cumaya gelenleri misafir ettiklerini belirtiyor. Nurettin Veren, Zekeriya Beyaz gibi başka muhterem ilahiyatçılar da var tabii..Ergenekon'un ateist laikçileri bile cesaretiyle şaşırtan ilahiyatçısı ise; ADD yöneticisi Şahin Filiz!..Son zamanlarda başörtüsü düşmanlarının imdadına Filiz kadar bir başka isim de yetişmişti: Beyza Bilgin. Bilgin'i ilk 12 Eylül generalleri keşfetmişti. Türkiye'nin ilk kadın vaizesi diye..ANKARA EKOLÜ olarak bilinen ve son zamanlarda Milli Eğitim-Talim ve Terbiye'ye, Diyanet'e yayınlarıyla ve programlarıyla hakim olmaya çalışan DİNİ POZİTİVİZM anlayışının beyni..Bilgin'in keşfiyle Bahriye Üçok'ların, Ertuğrul Zekai Ökte'lerle birlikte Kemalist Atılım Derneği kurucularından Neda Armaner'lerin pabuçları dama atılmıştı!..Artık B.Bilgin vardı, İ.Agah Çubukçu vardı..Bizim İslam düşmanı, hatta Türk düşmanı laikçiler, Ergenekoncular, Gladyo örgütlenmesi; eskiden beri İslam düşmanı aydın, tazar, çizer takımını pek sever.. Bu nedenle Turan Dursun'un, İlhan Arsel'in kitapları medyada geniş reklam yapılmıştı. Turgut Özakman'ın ve Yaşar Nuri Öztürk'ün kitapları gibi; bazı askeri okullarda ve sosyete kuruluşlarında bedava dağıtılmıştı veya zorla kütüphanelere veya askeri okul öğrencilerine, subaylara aldırılmıştı..Hatta İslam ve Türkiye-Türklük karşıtı, dini ve etnik bölücülük yapan yayınlarıyla tepki çeken bu türk kitapların yayınlandığı Doğu Perinçek'in Kaynak Yayınlarını malum çevrelerin veya Can Kıraç'ın finanse ettiği öne sürülmüştü..Şükürler olsun Ya Rabbi(!), ülkemiz son zamanlarda İslamcı-İslami cemaatler ve tarikatlar uzmanı iki gazeteci-yazar daha kazandı: Hala sosyalist olduğunu söyleyen Ruşen Çakır ve Apo dostu Yalçın Küçük'le birlikte Sabetayizm çığırtkanlığı yapan Soner Yalçın!..Eskiden bu işleri rahmetli Şardağ yapardı! Başkaları da vardı..Çok sinsice objektif olduğu imajı vermeye çalışan Çakır, hiçbir cemaat ve tarikat lideriyle görüşmeden AYET ve SLOGAN adlı kitabı yazmış; ne yazık ki, Türkiye Yazarlar Birliği tarafından da ödüllendirilmiş, meşhur edilmişti..MGK eski danışmanı, üst düzey masonları dahi partisine alan, kitapları Kur'an'ı Kerim'den 5 kat daha pahalı olan, insanları Allah ile aldatıp inanılmaz paralar ve servet kazanan Yaşar Nuri Öztürk üzerinde durmayacağım..Diyanet'ten ayrıldıktan sonra Milliyetçi masonlar(!) olarak bilinen AKKAN SUVER'in Marmara Vakfı'nda e. generallerle birlikte olan Hürriyet'in eski yazarı Mehmet Nuri üzerinde de hiç durmayacağım...Ancak beni şaşırtan Ankara İlahiyat'tan Hayrani Altıntaş olmuştu..Hayrani Hocayı; Ergenekoncuların yüksek referansla girilen basına kapalı 1.ULUSALCI Kongresinde görmüştüm..Cumur Evcil Paşa da, Emin Gürses de, Enis Öksüz ve Mustafa Erkal Hocalar da, Anıl Çeçen ve İ. Çetin Yetkin de, Vural Savaş gibi hukukçular da oradaydı..Vural Savaş; imam hatip okulları aleyhinde çok sert bir konuşma yaptı; ne yazık ki, Hayrani Hoca hiç itiraz etmedi o gün!..Çok üzülmüştüm..Şimdi yerim dar, Ergenekoncuların ateşli hatip ve teorisyenlerinden olan Hüseyin Mümtaz Bayazıtoğlu Paşa'nın yakını, hemşehrisi Haydar Baş'tan, malum medyanın itibar etmediği NEW AGE tarikat modasına uyan tarikatçılar'dan; (Uzan'ların eski gazetecisi)Ahmet Hulusi Akten, İskender Evrenesoğlu'ndan ve diğerlerinden bahsetmeyeceğim...Bunlar MEHDİ, MESİH, Peygamber!..Ama olsun!..ZAmanı gelir, işe yararlar; zaten yarıyorlar..NETİCE: Ergenekonu halkla buluşturan ve sürükleyen aslında DERİN İLAHİYATÇILAR, Diyanetçiler'dir desem hiç yalan olmaz!..İnanmazsanız, bir araştırıverin!..Bir de bizzat Gladyonun kurdurduğu YEMİNLİ-GÜDÜMLÜ, uyduruk silsileli tarikatlar vardır; bazısı çok radikal, bazısı Kürtçü, bazısı çok modern ve kadın-erkek iş yapan-tam sapık, bazısı da sızma ve sonra saptırma şeklinde! Bazısı aşırı milliyetçi-ulusalcı çizgide görünen, bazısı çok hümanist..Yüzlerce var..Çok sıkışırlarsa peşisıra bombalarını patlatırlar ha!..Gladyonun Aleviler üzerindeki oyunları, işleri ise akıllara ziyan..Neyse..Cezmi BAYRAK Ergenekon örgütünün ilahiyatçı-İslamcı kanadı ve Ergenekon İlahiyatçıları çok özel, çok ilginç, ama Türkiye gündemini sarsacak bir alan..Bir örnekle başlayayım. Bir haber çıkmıştı bir ara: "İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde her hafta düzenlenen 'Toprak Hattı' adlı cuma sohbetine katıldı." Toprak hattının başilahiyatçı konukları elbette Yümni Sezen ve fakültede öğrencilere kan kusturan Zeki Aslantürk..Peki Doğu Perinçek dışında ilahiyatçı olmayan kimler var?..İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek'in bir defa katıldığı toplantıya Doç. Dr. Emin Gürses sürekli iştirak etmiş. Kanaltürk'ün sahibi Tuncay Özkan da, CHP liderliği için ilahiyatçılara akıl danışmış. Programın ev sahipleri ise Prof. Yümni Sezen ile Zeki Aslantürk. Toplantıların özel olmadığını savunan Aslantürk, cumaya gelenleri misafir ettiklerini belirtiyor. Nurettin Veren, Zekeriya Beyaz gibi başka muhterem ilahiyatçılar da var tabii..Ergenekon'un ateist laikçileri bile cesaretiyle şaşırtan ilahiyatçısı ise; ADD yöneticisi Şahin Filiz!..Son zamanlarda başörtüsü düşmanlarının imdadına Filiz kadar bir başka isim de yetişmişti: Beyza Bilgin. Bilgin'i ilk 12 Eylül generalleri keşfetmişti. Türkiye'nin ilk kadın vaizesi diye..ANKARA EKOLÜ olarak bilinen ve son zamanlarda Milli Eğitim-Talim ve Terbiye'ye, Diyanet'e yayınlarıyla ve programlarıyla hakim olmaya çalışan DİNİ POZİTİVİZM anlayışının beyni..Bilgin'in keşfiyle Bahriye Üçok'ların, Ertuğrul Zekai Ökte'lerle birlikte Kemalist Atılım Derneği kurucularından Neda Armaner'lerin pabuçları dama atılmıştı!..Artık B.Bilgin vardı, İ.Agah Çubukçu vardı..Bizim İslam düşmanı, hatta Türk düşmanı laikçiler, Ergenekoncular, Gladyo örgütlenmesi; eskiden beri İslam düşmanı aydın, tazar, çizer takımını pek sever.. Bu nedenle Turan Dursun'un, İlhan Arsel'in kitapları medyada geniş reklam yapılmıştı. Turgut Özakman'ın ve Yaşar Nuri Öztürk'ün kitapları gibi; bazı askeri okullarda ve sosyete kuruluşlarında bedava dağıtılmıştı veya zorla kütüphanelere veya askeri okul öğrencilerine, subaylara aldırılmıştı..Hatta İslam ve Türkiye-Türklük karşıtı, dini ve etnik bölücülük yapan yayınlarıyla tepki çeken bu türk kitapların yayınlandığı Doğu Perinçek'in Kaynak Yayınlarını malum çevrelerin veya Can Kıraç'ın finanse ettiği öne sürülmüştü..Şükürler olsun Ya Rabbi(!), ülkemiz son zamanlarda İslamcı-İslami cemaatler ve tarikatlar uzmanı iki gazeteci-yazar daha kazandı: Hala sosyalist olduğunu söyleyen Ruşen Çakır ve Apo dostu Yalçın Küçük'le birlikte Sabetayizm çığırtkanlığı yapan Soner Yalçın!..Eskiden bu işleri rahmetli Şardağ yapardı! Başkaları da vardı..Çok sinsice objektif olduğu imajı vermeye çalışan Çakır, hiçbir cemaat ve tarikat lideriyle görüşmeden AYET ve SLOGAN adlı kitabı yazmış; ne yazık ki, Türkiye Yazarlar Birliği tarafından da ödüllendirilmiş, meşhur edilmişti..MGK eski danışmanı, üst düzey masonları dahi partisine alan, kitapları Kur'an'ı Kerim'den 5 kat daha pahalı olan, insanları Allah ile aldatıp inanılmaz paralar ve servet kazanan Yaşar Nuri Öztürk üzerinde durmayacağım..Diyanet'ten ayrıldıktan sonra Milliyetçi masonlar(!) olarak bilinen AKKAN SUVER'in Marmara Vakfı'nda e. generallerle birlikte olan Hürriyet'in eski yazarı Mehmet Nuri üzerinde de hiç durmayacağım...Ancak beni şaşırtan Ankara İlahiyat'tan Hayrani Altıntaş olmuştu..Hayrani Hocayı; Ergenekoncuların yüksek referansla girilen basına kapalı 1.ULUSALCI Kongresinde görmüştüm..Cumur Evcil Paşa da, Emin Gürses de, Enis Öksüz ve Mustafa Erkal Hocalar da, Anıl Çeçen ve İ. Çetin Yetkin de, Vural Savaş gibi hukukçular da oradaydı..Vural Savaş; imam hatip okulları aleyhinde çok sert bir konuşma yaptı; ne yazık ki, Hayrani Hoca hiç itiraz etmedi o gün!..Çok üzülmüştüm..Şimdi yerim dar, Ergenekoncuların ateşli hatip ve teorisyenlerinden olan Hüseyin Mümtaz Bayazıtoğlu Paşa'nın yakını, hemşehrisi Haydar Baş'tan, malum medyanın itibar etmediği NEW AGE tarikat modasına uyan tarikatçılar'dan; (Uzan'ların eski gazetecisi)Ahmet Hulusi Akten, İskender Evrenesoğlu'ndan ve diğerlerinden bahsetmeyeceğim...Bunlar MEHDİ, MESİH, Peygamber!..Ama olsun!..ZAmanı gelir, işe yararlar; zaten yarıyorlar..NETİCE: Ergenekonu halkla buluşturan ve sürükleyen aslında DERİN İLAHİYATÇILAR, Diyanetçiler'dir desem hiç yalan olmaz!..İnanmazsanız, bir araştırıverin!..Pusatli Sayın Utku bu bilgileri nerden aldınız Radikal mi yazmış çok enteresan geldi kaynak verirseniz. Tşk.Suat Karadayı Rahmetli Olcayto Paşa'nın ve ODTÜ'nün Kemalist cunta örgütlenmesinin mimarı İnkılap Tarihi Hocası Gürbüz Tüfekçi'nin yakın akrabası olan Doğu Perinçek; dünden bugüne 2000'e Doğru, Teori, Aydınlık, Ulusal TV gibi yayın organlarında kimleri hedef gösterdi? Ve çoğu general, komiser, MİT mensubu, gazeteci-yazar, bürokrat ve akademisyen olan bu hedef gösterilen kişiler zaman içerisinde bir bir öldürüldü!..Lütfen arşiviniz varsa, sözkonusu yayın organlarının hiç değilse kapaklarından hedef gösterilen ve sonra da öldürülen Türk devleti görevlilinin ve Atatürkçü-laik Türk aydınlarının isimlerini çıkartıp haber yapınız! Dehşete kapılacaksınız! Doğu Perinçek misyonunu daha iyi tanıyacaksınız!Utku İşçi Partisi'nin 'Karargâh Evleri'
Polis, Doğu Perinçek'e İşçi Partisi'nin Genel Merkezi'nin 4. katında yapılan arama sırasında bulunan 'Konu: İP/Karargâh Evleri' başlıklı beş sayfalık belgeyi de sordu. Söz konusu belge, "İşçi Partisi ve Alevi kesimin yanı sıra bazı TSK mensupları ve memurların da katılımıyla, emperyalistlerle Cumhuriyet karşıtları, yıkıcıları ile mücadele amacıyla bir hareket başlatıldığı yönünde hassas kaynaktan bilgiler intikal etmiştir. Yürütülecek bu çalışmalarda hiçbir kurum ve oluşumun zarar görmemesi için 'Karargâh Evleri' adı altında, çekirdek kadroların oluşturulmasının öngörüldüğü alınan bilgilerdendir" deniliyor. Karargâh Evleri başlığı altında hazırlanan şemanın en üst kısmında İbrahim Aslan var. Buna bağlı isimler olarak da (İ.Yaşar Hacısalihoğlu-Türkiyem topluluğu), (Askeri kesim- Albay Cengiz Köylü), (Alevi kesim - Dede) yazılı. Şemada, askeri kesimin altında yerleştirilen iki oktan birisinin altında Harp Akademisi, diğerinde ise Hava Harp Okulu başlıkları ayrılmış. Harp Ademisi başlığı altında da Albay Cengiz Köylü, Albay Yavuz Göker, Albay Turan Toker, Fırat Kaymakçıoğlu, Hasan Günay Aktaş, Osman Şen, Mahmut Mehil Başdemir, Turan, Kemal, Y.Selim Özmen ve Rıza Okur isimleri yazılı. Hava Harp Okulu başlığı altında da, Binbaşı Bülent yazılı. Öğrenciler başlığı altında ise, Ozan Nizam, Gökhan Gülşen, Cihan Akyol, Alper Özkan, Emre Yılmaz, Çağdaş Doğan, Onur Sönmez, İbrahim Polat gibi isimler var. Şemada ayrıca 'Destek sağlayan', 'Memur kesimi' gibi ek uzantılarda da bazı isimler yazılı.
Günay Kutlutaş Lütfen bu yazıyı sabırla okuyunuz!...İstanbul-Saraçhane'de Türk Dünyası Araştırmaları Merkezinde oturuyorum. Turan Hocanın vakfı. Ziyaretçiler arasında, sohbette kimler yok ki: Veli Küçük Paşa, Necdet Sevinç, Arslan Bulut, Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı(TMT) Koordinatörü Yakan Cumalıoğlu, Nihal Atsız'ın has arkadaş ve talebeleri Erk Yurtsever, sanatçı Sumru'nun babası Sami Yavrucuk beyler vs..Bir ara avluya çıktım. Bir grup Deniz Harp Okulu öğrencisi..Başlarında da onları örgütleyen, ilgili kişilerle tanıştıran keçi sakallı birisi. Hımm dedim!..Bir ara içeriye girdim. Muhtemelen emekli bir subaydı; "Artık dağa çıkma vakti geldi!" dedi. Şaşırdım. Paşamız, muvazzafken zaten dağda değil miydi?!..Vakıfta; daha ziyade Turan Hoca'nın referansıyla örgütlenme faaliyetleri ve yapılacak işler konuşulur..Bir ara Azerbaycan, Özbekistan ve Kazakistan'da muhalifler kışkırtılmış, mevcut yönetime karşı darbeler planlanmıştı. Hepsi fiyasko ile sonuşlandı! Türkiye büyük zarar gördü! Muhammed Salih'i saklayanlar; Türkiye-Özbekistan ilişkilerini kökünden sarstılar!..Kimlerdi bu kişiler acaba?!..İran Azerilerini kışkırtıp örgütleyip E. Elçibey'e gaz verenler kimlerdi? Irak'ta Türkmenleri kışkırtıp provokasyon yaptıranlar, Batı Trakya'da bütün MİT mensuplarını fişletenler ve Türk menfaatlerine kontra işleriyle büyük zararlar verenler kimlerdi?! Bütün bunlar ayrı konular...Asıl konum; TSK, ordu-askeriye içinde örgütlenme! Bir ara Radikal gazetesinde okudum. İşçi Partisi(İP), TSK-ordu içinde subayları, harp okullarında öğrencileri örgütlüyormuş; hücre evleri, örgüt dershaneleri kurmuş! Bu evlere devam eden harbiyeli öğrencilerin ve abilerinin isimlerini vermiş Radikal. Bir-iki ay kadar önce okudum daha. Şok oldum!..Doğu Perinçek, içeride tutuklu, ama parti-örgüt ya da cunta faaliyetlei ordu içinde bile devam ediyor demek! Peki Apo'ya sempati ve sevgiyle çiçek ve saygı sunan, PKK'lıları selamlayan Perinçek, neden bazı subaylar nezdinde bu kadar muteber? Son seçimler öncesi İP'e çok sayıda emekli subay girmişti, neden? Hiçbir seçilme şansları olmadığı halde!..On yıllardır, onlarca parti kapatıldığı halde binde birlerde oy alan İP neden hiç kapatılmadı?! Kongrelerini muntazaman yapıyorlar demek!...Çok önemli bir isim; Servet Cömert Paşa, neden İP'in en üst yöneticisi? Belçika-NATO Karargahında eğitim gören, 1964-66'da Kıbrıs'ta TMT mücahitlerini örgütleyip yetiştiren SErvet Cömert Paşa, İP'e nereden geldi? Ertuğrul Zekai Ökte'nin Tarihi Araştırmalar ve Dökümantasyon Vakfı'ndan; yani DERİN DEVLET MERKEZİnden! Ökte kimdir? Hangi BÜYÜK KULÜPÇÜ, CIA ve MOSSAD'çı generaller Ökte ile çalışmış ve çalışmaktadır?..Ve asıl önemlisi ne çalışmasıdır bu?! Ökte'nin arşiv niteliğinde 300 ila 500 bin tane kitabı varmış! Türkiye'de böyle resmi-özel başka bir kütüphane var mı acaba?..Ve, ve yüzbinlerce gizli belge, yazışma ve mikro film! Hemde Çankaya Arşivi ve bütün askeri arşivlerin en gizli-özel belgeleri dahil! Peki niçin bunlar?..Ökte ve ekibi; mevcut devlete güvenmiyor mu yoksa?..Ökte'nin adamı subayların hemen hepsi aynı zamanda Mustafa Kemal Derneği, Encümei Daniş ve Büyük Kulüp üyeleri!..Gelelim, yine Turan Hocanın vakfına!..Burada Perinçek, Kemal Alendaroğlu, Rauf Denktaş, Hüseyin Yusuf Macit'in en büyük destekçisi olan MGK eski Genel Sekreteri Tuncer Kılıç Paşa ve tabii ki Hurşit Paşa da çok muteberdir. Hüseyin Mümtaz Bayazıtoğlu, Emin Gürses gibi ateşli konuşmalar yapar! Yakan Cumalıoğlu'nun yakın çevresidir hep!..Ya TMT'nin son 50-60 yıldır Kıbrıs'taki eylemleri? Dipsiz kuyu!..Kıbrıs-KKTC; hem TMT merkezi, hem eğitim-istihbarat-planlama üssüdür. Erol Manisalı, Anıl Çeçen, İbrahim Çetin Yetkin ve Mümtaztaz Soysal solcudur; ama bu çevrelerde, KKTC'de çok saygındır! ZAten Deniz Baykal bu saygın kişilei koruma telaşı içinde ya1 Bakalım; yeraltı saltanat ne zamana kadar sürecek? "Hükümette kim olursa olsun; asıl devlet her zaman biziz! Bize kimse bir şey yapamaz!" kesin inancı ne kadar devam edecek?Ertan İrem Gladyo-Ergenekon bir ahtapottur. Aslında çelik çekirdek mason ve NATO paşalarından oluşan binlerce hücreden ibarettir. 1.5 milyon örgütlü elemanı vardır. Hepsi yeminli değil.Şu an daha 2-3 üç hücre deşifre oldu. Ordu içinde en az rütbeli 600-700 subay var. TESUD ve Büyük Kulüp üyelerinin çoğu çete içinde yönetici! Kod adları da var. TMT, çelik çekirdek ve KKTC Gladyo eğitim, irtibat, istihbarat ve global pazarlıklar üssü! MİT, Ordu, medya, yüksek yargı, yüksek bürokrasi ve üniversite yönetimlerinde ipler halen ellerinde. Şu ana kadar güçlerinden pek bir şey kaybetmediler. Sadece biraz sarsıldılar ve moral kaybettiler. Ancak topyekün bir intikam operasyonu veya yeni manevralar da yapabilirler. Gladyonun binbir kirli oyunu ve her kesim içinde kendini fedaya hazır ajanları vardır. Ertuğrul Zekai Ökte, Rauf Denktaş, S. Demirel, Turan Yazgan, Yakan Cumalıoğlu, Mustafa Erkal, İ. Çetin Yetkin, B. Berkarda, Necla Arat, Nazan Moroğlu, Türkan Saylan...Bunlar sivil kanatta; Gladyoyu kamufle eden çok önemli isimlerdir. Ökte, tam bir beyindir. Servet Cömert, Ali İhsan Gürcihan, Cumhur Evcil gibi Gladyonun üst numaraları paşalar hep ÖKTE, Robert Kolej ve Boğaziçi Ü.-TÜSİAD arkasında saklanırlar! SEV, TEGV, ÇYDD, ÇEV...hepsi aynı merkezden idare edilir. Çetenin en güçlü kanadı; ABD-İngiltere-İsrail kanadıdır. Rusya, İtalya, Almanya, Fransa...kanatları da vardır...Fransa kanadında GALATASARAY ekolleri ve SAİNT ile başlayan okullar çok önemlidir..
39 yaşındaki Hatice Çöpoğlu aslında bir laborant. Ama başörtüsü nedeniyle işinden ayrılmak zorunda kalmış. Yaşadığı tüm sorunları ti'ye alan Çöpoğlu, 'Kadınca Kararınca Şakalar' adlı stad-up gösterisiyle ilk kez bugün sahneye çıkacak.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türk adalet sistemini yöneten tek organ. 10 bin hâkim ve savcının kaderi bu kurulun elinde. Yapısı, uygulamaları ve aldığı ‘mutlak’ kararlar sebebiyle hep eleştirilerin hedefi oldu. Peki, dokunulamayan bu yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?
İran'da, cinayet suçundan idama mahkum edilen biri kadın, 10 kişi infaz edildi. İran'daki yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın haberinde, başkent Tahran'daki Evin hapishanesinde cezaları asılarak infaz edilen mahkumlar arasında, 2001 yılında eşini öldürdükten sonra parçalara ayıran bir kadının da bulunduğu belirtildi.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.