|
|
|
|
|
GÖRÜŞME ODASINDAKİ PATRONLAR
Efendim Ankara’nın gazeteci milleti Ergenekon’u, kapatma davasını bir kenara bıraktı. Herkesin bir gündemi var; ‘acaba benim de kasetim var mı?’ Kaset , Unkapanı’nda döktürülen maharetlerin kaseti değil tabi.
Gasteci Kulislerde
Malum Jandarma’nın eski istihbarat başkanı –aynı zamanda kaçak- olan Tuggeneral Levent Ersöz makamına çağırdığı gazetecileri gizli gizli kaydetip arşivlemişti. Şimdi Ankara gazetecileri ve patronları ‘ acaba paşanın yıldızları gözümü aldı da , dilimin bağı çözüldü ve ben sonradan hesabını veremeyeceğim laflar ettim mi ? ‘ endişesinde.
Tam bu aşamada yeni bir haber yayıldı Ankara Kulislerine. Meğerse Levent Paşa’nın çayını içmeye sadece Ankara temsilcileri ve ‘embeded’ muhabirler gitmiyormuş. Medyamızın amiral gemisinin patronu- bir bakıma Türk medyasının tamamına yakınının sahibi- ile rakibi de gitmiş. Yani ezeli rakipler bir yerde birleşmişler. Kim mi bu medya patronları ? Yayın yasağı var. İsim vermek savcıya hesap vermeyi gerektiriyor. Ama küçük bir ip ucu : Birisi Rodos’u çok sever , öteki de Recep’in tavuğu’nu iyi tanır. Bu kasetlerde neler mi var ? Onun için biraz sabır..
Tabi ele geçen kasetler say say bitmiyor. İncelemek de zaman alıyor. Kasetlerin içinden birisinde de ‘beni zorla başbakan yapacaklar’ diyen Sinan Aygün’e ait. Aygün Bey, Paşa’nın karşısında paşa paşa oturup stratejilerini anlatmış.
Bu filmin bundan sonra nereye doğru gideceğini şimdilik biz biliyoruz. Ama bildiğimiz bir şey var, kritik sanık, Albay Hasan Atilla Uğur'un savcılık ifadesinde önemli itiraflarda bulundu.
Eruygur döneminde Jandarma'nın en kilit birimi sayılan İstihbarat Başkanlığı'nda telefon dinleme ile gizli izlemelerin yapıldığı Mali-Teknik Daire Başkanlığı yapan emekli Kıdemli Albay Uğur'un, "Üstlerimden aldığım talimatları yerine getirdim. Ne yaptıysak devlet için yaptık" dediği öğrenildi. Yani birilerinin bugünlerde uykusu kaçacak ama sıcaklardan yada ‘kene’ den değil.
09.Temmuz.2008 10:43:19
|
|
|
|
|