Aslında kimsenin suçu yok!
Suçlu Recep Tayyip Erdoğan’dır...
Oturup paşa paşa futbolunu oynasaydı, mahalle takımında parlayıp, Fenerbahçe’de top koştursaydı, 80 yıldır her gün tehlikeden başı kurtulmayan rejimimiz bu kadar sıkıntıya girmez, kimse de bu kadar gerilmezdi... Sebahattin Çelebi
Aslında kimsenin suçu yok!
Suçlu Recep Tayyip Erdoğan’dır...
Oturup paşa paşa futbolunu oynasaydı, mahalle takımında parlayıp, Fenerbahçe’de top koştursaydı, 80 yıldır her gün tehlikeden başı kurtulmayan rejimimiz bu kadar sıkıntıya girmez, kimse de bu kadar gerilmezdi...
Kasımpaşa’da büyümenin verdiği varoş ağızlarına da kimse bir şey demez, “Ananı da al git” demesini, kimse bu kadar “sokaktan” bulmazdı belki. Eğer hayatının sonuna kadar Kasımpaşalı kalmayı düşünseydi.. toptancılık, dağıtımcılık, ayakkabıcılık, Mahmutpaşa’da esnaflık, hatta yine Ülker bayiliği bile yapsaydı, kimse gak guk etmezdi...
Evet, suçlu Recep Tayyip Erdoğan’dır...
Dün gibi hatırlıyorum... İstanbul Beyoğlu’ndan belediye başkan adayı idi. Seçimlerde sol partinin yaptığı sandık hilelerinin bizzat şahidi benim. Refah Partisi’nden Beyoğlu Belediye Başkanı adayı iken uğradığı haksızlığa bizzat kendi gözlerimle şahit oldum. İzbe bir köşede kendisine verilen oyların, nasıl sokağa düştüğünü dün gibi hatırlıyorum. Seçimde sandıklardaki oy pusulalarının değiştirildiği ortaya çıktıktan sonra kendisiyle telefonda konuştuğumda, “Her şey ortada. Gelin kendi gözlerinizle yapılan hileyi görün” demişti. Gittim ve gözlerimle bu büyük üçkağıda şahit oldum.
Bu sandık hilelerinden sonra başını iki elinin arasına koyup, “Bana politikayı yar etmeyecekler” deyip, köşesinde otursaydı, biz bugün Recep Tayyip Erdoğan diye birini muhtemelen unutup gidecektik.
Cumhurbaşkanlığı gibi bir derdimiz olmayacak, muhtemelen zinde güçler demokrasisi içinde, “uyum”lu bir arzuhalciyi cumhurbaşkanı seçecektik; o da etliye, sütlüye karışmayacak, önüne geleni gözü kapalı imzalayacaktı. Biz de bu devletlünün ne kadar tarafsız, ne kadar laik olduğundan dem vurup gidecek, dizi arasında yayınlanan reklam kuşaklarını cumhurbaşkanımıza adayacak, “Çok iyi adam” fasılları yapacaktık.
Hem parti içinden, hem dışından zinde güçlerin boy hedefi haline gelen o Kasımpaşalı genç, ilerde Erbakan’ın önünü kesmesine imkan tanıyacak hiçbir söyleme imza atmamaya çok büyük bir özen göstermeseydi.. Hoca’nın kendisine gönderdiği muhbirler, parti ve Erbakan hakkında, Kasımpaşalı’nın görüşlerini öğrenmek isteğinde zokayı yutup, verip veriştirseydi..
Kapalı grupların linci, “Bu arkadaşa dikkat edin” örtülü uyarılarına kurban gideceği için, silik bir Erdoğan ismini, ya duyacaktık, ya duymayacaktık!
Aslında kimsenin suçu yok!
Evet, suçlu Recep Tayyip Erdoğan’dır...
Üniversiteleri, içi boş, koftiden mekanlar haline getiren YÖK'ün, Ulubatlı Hasan rollerine bürünmüş Rektörler Komitesi, kılıcı kalkanı kuşanıp, hilkat garibesi basın toplantıları düzenlemez.. özenle seçtikleri kelimelerle, aba altında sopa gösteren birifingler kaleme almak için bu kadar zahmete girmez.. halka bu kadar posta koymak zorunda kalmazdı...
Evet suçlu Recep Tayyip Erdoğan’dır...
Basının o bildik bazı kalemleri, “üst düzey bir ordu mensubu”na dayandırdıkları ısmarlama haberlerini yazarken bu kadar zahmete girmez, şarap kültüründen, aşktan, çocukluklarının jazz konserlerinden bir şeyler karalarlardı. Bazı arar bulur yazarlar, engin tarih bilgilerini didik didik edip, geçmişteki cumhurbaşkanı profillerini bu kadar araştırmak için kafalarını küf kokulu gazetelere gömmezlerdi muhtemelen.
Evet, suçlu Recep Tayyip Erdoğan’dır...
Başına bir fötür şapka alıp, “Benim vatandaşım” deyip, yeğenine devleti peşkeş çekmeyi beceremediği için.. Bir Cavit’e sahip olamadığı, mason olmadığını savunan bir “Loca antetli tezkere”si olmadığı için... Bütün bunları beceremeyip, boyundan büyük şeylere niyetlenip, hepimizi gerdiği için...
Tayyip Erdoğan, bu kadar milleti germese, bu kadar agresif olmasa, “dinci” geçmişine rağmen cumhurbaşkanlığı gibi tarafsız bir makam için adı geçmeseydi... Hepimiz derbileri, dizileri konuşur, “Yav Polat Alemdar büyük adam. Başbakan olacak adam valla” geyikleri yapardık.
Evet, suçlu Recep Tayyip Erdoğan’dır...
Kasımpaşa’dan adam çıkar ama, başbakan, cumhurbaşkanı çıkmamalıdır gerçeğini göremeyip, halkın hiçbir şeye karar veremeyeceğine inanan “güçleri” ürkütecek şeylere niyetlendiği için suçludur... Oysa, biz, on yıllardır halkın cumhurbaşkanı seçemeyeceği, ona o hak verilirse, kafasına göre birini seçeceği kabusları ile demokrasimizi taçlandırmadık mı? Darbeci generaller “Başlarım çoğunluğunuzuna” deyip, kendilerini cumhurbaşkanı seçtirirken, bugün "yeterlik sayısından" dem vuranlar, o günlerde Meclis Locası’ndan alkış tutmadı mı? Onların kaypak, tek yanlı demokrasi kültürüne alışmadık mı?
Evet, suçlu Recep Tayyip Erdoğan’dır...
Bir kerecik olsun Cem Karaca’yı dinleseydi, “Kasımpaşalısın sen, Kasımpaşalı kal” sonuçlamasına gider.. Biz de ara verdiğimiz bütün dizi geyiklerine devam ederdik...
Yorumlar barisbalci Kimin oğlu bursla okumuşta döner dönmez memlekette gemi almış kendine.Diyeceksiniz devlet bu devede kulak doğrudur.Bu gördüklerimiz.Ülkede bi zeki bunlarmı.Sıralama yapsanız İlk milyona bile giremez bunlar iddaa ediyorum.Bu kadar insan yapamıyor bunlarmı yapıyor.Anasını ağlattıkları belli ihalelerin.Bunlar milli servetler.Yolda bulunan cüzdan değil.Herkesi aklı selim olmaya davet ediyorum.Eleştirmeden lütfen bir daha düşünün.Sizin niye ticari gemileriniz yok?vatandaş Doğru yada yanlış yazdıkların ama tek bişey var oda sayın yazarımız kimi şeylerden rahatsız olmuş, batmış(!) gibi.Kendisine söyleyeceğim şu ağzı olan konuşuyor...bekir Cok guzel bir yazi olmus. Hem bilgi hem fikir hem de hiciv dolu boylesi guzel bir yaziyi uun suredir okumamistim. Tesekkurler.
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.
Ekranlardaki altın fırtınası bu akşam start alıyor. Yarışmacı olmak isteyenlerin telefonları kilitllediği Yazı-Tura’nın sunucusu Aysun Kayacı, yarışmada güzelliğinden çok bilgisiyle öne çıkacağını söyledi.
NEW York Times Gazetesi’nin Türkiye muhabiri Sabrina Tavernise, özellikle Pakistan’daki Fethullah Gülen okullarına büyük övgü yağdırdığı ünlü yazısından sonra, bu defa da Türkiye’deki türban sorununa el attı.
Son Ergenekon operasyonunda gözaltına alınan 'travestiler kraliçesi' lakaplı Seyhan Soylu ve oyuncu Nurseli İdiz'in yeni bir 28 Şubat süreci için zemin hazırlamakla suçlandığı öğrenildi.
Dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı" (LHC), 13.7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen Büyük Patlama'dan hemen sonraki başlangıç şartlarını oluşturarak maddenin sır perdesini aralayabilmek için yarın çalıştırılacak.
ABD'de yaşayan Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürüyor. Elektriksiz yaşıyor, at arabası kullanıyor, TV ve bilgisayardan uzak duruyor. İşte Amishler'in izole hayatı...