Yeni Şafak gazetesinin haberine göre, Ergenekon savcısı Zekeriya Öz'ün İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek ile tutuklu diğer yöneticilerin dosyalarını gönderdiği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın parti hakkında kapatma davası açabileceği öğrenildi.
BELGELERİ GÖNDERDİ
Ergenekon kapsamında İP lideri Perinçek'in de aralarında bulunduğuğ 9 kişi tutuklu bulunuyor. Ergenekon soruşturmasını yürüten Savcı Öz'ün 4 Nisan'da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na operasyonlarda İP binalarında ele geçirilen silah ve dökümanlarla ilgili farks mesajıyla bilgi gönderdiği öğrenildi. Öz'ün Ergenekon iddianamesinin bir kopyasını da 'gereğinin yapılması' için başsavcılığa gönderdiği belirtildi.
Başsavcılık Siyasi Partilar Masası'nın iddianameyi incelediği, incelemeninin ardından İP hakkında Başsavcı Yalçınkaya'nın kapatma davası açıp açmamaya karar vereceği belirtildi.
Yorumlar certi binboğa siz inanılmazsınız aşağıdaki listeyi okudum da
isterseniz şömle deyin ya biz cumhuriyeti kapatalım rafa kaldıralım
açıkça söyleyin ya yıkılsın cumhuriyet deyinŞEVKET NAZIM SONER YALÇIN’A “EFENDİ”Yİ KİM YAZDIRDI?
CEM ERSEVER'İ KİM ÖLDÜRTTÜ?...
Soner Yalçın hakkında büyük bir iddia ortaya atıldı. Aydınlık Dergisi 25 Şubat 2007 tarih ve 1023 numaralı sayısında “Soner Yalçın’a Efendi kitabını Mit yazdırdı.” Doğu Perinçek ve Soner Yalçın arasında soğuk yeller estiği biliniyordu. Aydınlık dergisinin haberinde Binbaşı Cem Ersever’in katlinden Cem Ersever sorumlu tutuluyordu. Aydınlık dergisinin haberinin Soner yalçın’la ilgili bu haberini okuyunca tüylerim diken diken oldu. Haberi yayınlamak için bekledim. Eski dava arkadaşlarının yurtseverlerin birbirine girmesi oldukça can sıkıcı bir durum.
Aydınlık dergisi İsmail Cem’in Sebatayist olduğunu , Cumhurbaşkanı olmaması gerektiğini yazmıştı. Yalçın Küçük Tekelistan kitabında “Derviş -Makovski komplosunu çözdüğünü,İsmail Cem’in Başbakan olmasını engellediği”yazmıştı.
Aydınlık Dergisinin haberini aynen yaınlıyorum
Gaziantep’in Sam köyünden Ali Savcı, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’e şöyle diyor: “Ben bu kitabı okudum, kendi kendimden şüphe etmeye başladım!” “Efendi’nin hedefi de buydu zaten: Milletin bilincini bulandırmak. Soner Yalçın da kitabı şöyle özetlememiş miydi:
Birinci baskısı 2004 Nisanı’nda yapılan “Efendi- Beyaz Türklerin Büyük Sırrı” başlıklı kitap MİT tarafından oluşturuldu ve Soner Yalçın’a verildi. Kitap, Aydınlık’a ulaşan bilgiye göre, Yalçın’dan önce dört gazeteciye daha teklif edildi, ancak onlar “Efendi”nin altına imza atmayı reddettiler. Reddeden gazetecilerden biri Tuncay Özkan. (Tuncay Özkan bu suçlamayı Kanaltürk’ de yalanladı)
Soner Yalçın ise balıklama atladı.“Efendi”, yayıncı Doğan Grubu’nun olanaklarıyla piyasaya sürüldü. Üç yıl sonra, geçen ay yapılan 72. baskıyla kitap sayısı 148 bine çıktı. Geçen Temmuz’da da Efendi-2 piyasaya sürüldü.
SONER YALÇININ İKİ ÖZELLİĞİ
Soner Yalçın’ın 2000’e Doğru ve Aydınlık’taki çalışma sürecinde mesai arkadaşlarının dikkatini çeken iki özelliği var. Birincisi İngilizce bilmediği halde konuşmasının aralarına sık sık Ingilizce kelimeler sıkıştırması. İkincisi ise çok daha vahim bir kişilik problemi: Soner Yalçın, bilgi alabilmek için arkadaşlarını başkalarına kötülemeyi meşru sayıyor. Böylece kendisini Aydınlıkçılıktan da ayırmış oluyor. Bu huyu eleştirildiğinde de şu yanıtı veriyor: “Ben gazeteciyim, haber alabilmek için bunu yaparım.”
NE ZAMAN KONTROL ALTINA GİRDİ
Soner Yalçın’ın kontrol altına girdiği dönem de net. Olayın öyküsü şöyle: Aydınlık’ın günlük gazete olarak çıktığı dönem. Tansu Çiller Başbakan, Gazetenin dağıtımı engelleniyoı paketleri açılmadan kalıyor ve öylece iade muamele rüyor. Bu engellemenin Çi MGK’dan kaynaklandığı Aydınlık’a ulaşıyor ve olayı araştırma görevi de Soner Yalçın’a yor. Soner Yalçın dönemin Genel Sekreteri Orgeneral Ahmet Çörekçi’yle hemşehri olduk bu vesileyle kendisine ulaşabileceğini söylüyor.
Aydınlık bu arada eline haberi de yapıyor ve MGK’da herhangi bir yalanlama gelmiyor. Bu süreçte Soner Yalçın, 1994′te larında Çörekçi’yle Ankara dışında hafta sonunda özel bir röportaj gerçekleştiriyor. Aydınlık’taki çalışma arkadaşalrı, “Soner Yalçın o görüşme sonra temelli değişti” diye anlatıyorlar.
KARADAYI ALEYHİNE YAPTIĞI KAPAK HABERİ
Soner Yalçın’ın Aydınlık’ta kritik haberi 1994’te gazete haftalığa döndükten sonra. Kapaktan verilen haberin başlığı: “Özal’ın Ordudaki halefi Karadayı”. Yalçın’ın Aydınlık’a yaptırdığı bu provokatif haberin konusu olan Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, gerçekte Türk Silahlı Kuvvetleri’ni 12 Eylül sürecinden çıkartan ve asli görevi olan içte ve dışta vatan savunması çizgisine oturtan komutanların başında geliyor.
Soner Yalçın’ın getirdiği yalan bilgiyle yapılan habere göre Karadayı Türk-İslam sentezci! Bu sıfat sonradan 28 Şubat sürecinin Genelkurmay Başkanı olan Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı için kullanılıyor. Soner Yalçın kitaplarını da işte böyle yazıyor!
AYDINLIK’TA MİSTER KOMPLO, SONER YALÇIN’DA BAY PİPO
Soner Yalçın’ın “Efendi”den önce stajını tamamladığı eseri “Bay Pipo”. Konusu, MİT eski müsteşarlarından Hiram Abas. Abas’ın Soner Yalçın’ın gazeteciliğe girdiği Aydınlık çevresindeki adı “Mister Komplo”. Ama Soner Yalçın’ın kitabında “Mister Komplo” oluyor “Bay Pipo”! Soner Yalçın’ın kitabına göre, Hiram Abas, CIA’nın MİT’e soktuğu başından beri ABD’nin hizmetinde bulunan biri değil; romantik fakat aşırılıkları olan, meslekten bir istihbaratçı
Soner Yalçın, “Efendi”yle yetinmedi “Efendi 2”yi de çıkardı. Bu kitap da aynı tema üzerinden gidiyor. Bu kez alt başlığı “Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı”. Kitap tarikatların tepesindeki isimleri konu ediyor. İddia yine aynı: Hepsi Sabetayist. Ama ilginç bir durum var. Kitaba göre Sebatayist olmayan bir tek Fetullah Gülen.
Aydınlık, “Efendi” kitabının sponsorluğunun İshak Alaton tarafından yapıldığı, Yahudi cemaatinin diğer önemli isimleri tarafından da desteklendiğini yazmıştı. Alaton, kitaba malzeme olan bilgilerin bulunmasında da rol aldı. Yahudi cemaatinin önemli ismi Alaton. TESEV Vakfı’nın da önem
ii isimlerinden. TESEV Vakfı ise, geçen yıl “Güvenlik Sektörü ve Demokratik Gözetim” raporuyla gündeme gelmişti. Rapor’da açıkça Türk Ordusu hedef alınıyor, Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanı olmasının nasıl önleneceği tartışılıyordu.
Yan tarafta gördüğünüz fotoğrafta, Alaton-Karen Fogg’la yine bir TESEV etkinliğinde birlikteler. Karen Fogg kim? “AB Türkiye Temsilcisi” sıfatıyla Türkiye’de ajan faaliyeti yürütmüş bir “diplomat”! Aydınlık, 2002 yılında foyasını ortaya çıkarınca, Fogg ülkemiz terk etmek zorunda kaldı. Ancak Türkiye’de bulunduğu yıllar boyunca, başta medya içindekiler olmak üzere irticacı, bölücü güçlerle ve bazı sendikalarla sıkı ilişkiler kurup, onları kışkırtmıştı.
ASKERİ İSTİHBARAT: SONER YALÇIN, MİKDAT ALPAY EKİBİNDEN
Askeri İstihbarat’ın 2000 yılında hazırladığı gazeteciler raporunda Soner Yalçın’ın adı da geçiyor ve isminin karşısında bağlı bulunduğu kurum şöyle yazılıyor: (Mikdat Alpay ekibinden).
MİT içindeki CIA’cı klik ile yazılı ve görsel basın arasındaki ilişkileri konu alan ve Milli Güvenlik Kurulu’na sunulan raporda önemli saptamalarda bulunuluyor. İstihbarat birimlerinin basın içinde gazeteci sıfatıyla yer almasının Kemalist Cumhuriyet Devrim ilkeleriyle bağdaşmayacağı vurgulanıyor. Raporda, “Ülke ve dünya gerçeklerini yansıtmayan, çıkar odakları ile siyasal-ekonomik güç dengeleri arasında sıkışıp kalan, istihbarat kadrolarının yer aldığı bir yapılanma sonucu, Türk basını onurunu yitirmiştir” deniyor.
“MİT-MEDYA İLİŞKİSİNE SON VERİLMELİDİR”
Askeri İstihbarat Raporu’nda, gazetecilerle ilgili raporun neden hazırlandığı şöyle ifade edliyor: “Gazetecilik mesleğini, meslek ilkeleri ve onuruna yakışır hale getirmek öncelikle gazetecilerin olmalıdır. Ancak, ulusal güvenlik sorunu haline gelen medyanın yapılanması ve Kemalist Cumhuriyet Devrimlerinin korunabilme Türkiye Cumhuriyeti ulusal güvenliğinin korunabilmesi önemlidir.
“Negatif gelişmelerin ulusal çıkarları zedelemesine ve kamu vicdanında yaralar açmasına fırsat verilmeksizin, istihbarat örgütü ile ulusal medya arasındaki eski gün geçtikçe daha da dejenere olarak dal budak salıp kontrolü dahi olanaksız hale gelen ilişkiye son verilmelidir.
CEM ERSEVER’İN KATLEDİLMESİNDE SORUMLU
Bir general ise, Soner Yalçın Aydınlık gazetesinden ayrıldıktan uzun bir zaman sonra, şunları söylemişti:“Biz, Yüzbaşı Cem Ersever’i Aydınlık’ a hayatını kurtarması gönderdik. Ancak Aydınlık ör bir hata yaparak, Yüzbaşı Cem Ersever’le görüşme işine Soner Yalçın’ı da kattı. Bu yanlış, Cem Ersever’in hayatına maloldu.”
KAYNAK:
http://karsigorus.wordpress.com/2007/03/11/
Tekin Ay Ergenekon'u asıl aydınlatacak BİLGE adamlar üzerine neden gidilmiyor? Örneğin: Hemen hemen bütün toplantılarda Veli Küçük'ün sağındaki yerini alan; kasketli, takım elbiseli, paltolu, uzun boylu beyefendi olan Kıbrıs Milli Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Özenliler A.Ş. yöneticisi Yakan Cumalıoğlu, Rauf Denktaş, Kıbrıs'tan Hüseyin Macit Yusuf, Prof. Dr. Ertuğrul Zekai Ökte, Prof. Dr. Alparslan Işıklı(TÜMÖD Yöneticisi), Prof. Dr. İbrahim Çetin Yetkin, Prof. Dr. Ercan Çitlioğlu, Prof. Dr. Ahmet Örs, Prof. Dr. Yekta Okur, Nuri Çolakoğlu, Nail Güreli, Tufan Türenç, Prof. Mustafa Erkal, Prof. Dr. Turan Yazgan, Marmara Grubu Vakfı Başkanı Akkan Suver, Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Prof. Dr. Ahmet Ercan, Prof. Dr. Sina Akşin, Servet Cömert Paşa, Cumhur Evcil Paşa, Hasan Kundakçı Paşa, Korkut Eken, Mehmet Ağar, Necdet Menzir, Teoman Koman, Yavuz Ataç, Mehmet Eymür, Sönmez Köksal, Şenkal Atasagun, Prof. Dr. Erdoğan Teziç, Prof. Dr. Kemal Gürüz, Oktay Ekşi, Ertuğrul Özkök, Arslan Bulut, Sabahattin Önkibar, Tuğrul Keskin gören, Ali İhsan Gürcihan Paşa, İdris Koralp Paşa, Volkan Kaplama Paşa, Erdal SarıZeybek ve Osman Pamukoğlu Paşalar, Aziz Ergen, Tahir Tamer Kumkale, Oğuz Kalelioğlu, Altay Tokat, Necati Özgen, Ali Yalçın, Hasan Muratlı, Dursun Bak, İbrahim Fırtına, Aytaç Yalman, İsmail Hakkı Karadayı paşalar, Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, Ahmet Kurtaran, Hıncal Uluç, Onur Öymen, Aydın Doğan, Rahmi Koç, Ali Şen, Cavit Çağlar, Dr. Hasan Ünal, Prof. Dr. Ural Akbulut, Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu, Prof. Dr. Bülent Berkarda, Prof. Dr. Nur Serter, Prof. Dr. Nazan Moroğlu, Prof. Dr. Necla Arat, Prof Dr. Aysel Ekşi, Prof. Dr. Türkan Saylan, Gülseven Yaser, Süleyman Sefer Cihan, Prof. Dr. Ümit Özdağ, Enver Altaylı, Behiç Kılıç, İrfan Ülkü, Zahide Uçar, Neval Kavcar, Mustafa Yıldırım, Cengiz Özakıncı, Uğur Dündar, Ali Kırca, Mehmet Ali Birand, Can Dündar, Muhsin Yazıcıoğlu, Prof. Dr. Süheyl Batum, Sedat Bucak, Ruhat Mengi, İbrahim Şahin, Ertuğrul Ogan, E. Güven, Erol Çakır, N. Nihat Kubuş, Adil Serdar Saçan, Şevket Ayaz, Çevik Bir, Doğu Silahçıoğlu, ERol Özkasnak, Osman Özbek, Zeki Bingöl, Cevdet Saral, Osman Ak, Sadettin Tantan, Namık Kemal Zeybek, Bedrettin Dalan, Yaşar Okuyan, Gökçe Fırat Çulhaoğlu, Volkan Vural, Yekta Güngör Özden, Nusret Demiral, Nuh Mete Yüksel, Mümtaz Soysal, Ahmet Necdet Sezer, Nüzhet Kandemir, Bülent Orakoğlu, Cem Uzan, Aziz Yıldırım gibi..
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.
Ekranlardaki altın fırtınası bu akşam start alıyor. Yarışmacı olmak isteyenlerin telefonları kilitllediği Yazı-Tura’nın sunucusu Aysun Kayacı, yarışmada güzelliğinden çok bilgisiyle öne çıkacağını söyledi.
NEW York Times Gazetesi’nin Türkiye muhabiri Sabrina Tavernise, özellikle Pakistan’daki Fethullah Gülen okullarına büyük övgü yağdırdığı ünlü yazısından sonra, bu defa da Türkiye’deki türban sorununa el attı.
Son Ergenekon operasyonunda gözaltına alınan 'travestiler kraliçesi' lakaplı Seyhan Soylu ve oyuncu Nurseli İdiz'in yeni bir 28 Şubat süreci için zemin hazırlamakla suçlandığı öğrenildi.
Dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı" (LHC), 13.7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen Büyük Patlama'dan hemen sonraki başlangıç şartlarını oluşturarak maddenin sır perdesini aralayabilmek için yarın çalıştırılacak.
ABD'de yaşayan Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürüyor. Elektriksiz yaşıyor, at arabası kullanıyor, TV ve bilgisayardan uzak duruyor. İşte Amishler'in izole hayatı...