Kandil Dağı’nda PKK Kongra - Gel militanlarıyla konuşup fotoğraflayan Hürriyet muhabiri Sebati Karakurt ve gazetenin sorumlu yazıişleri müdürleri ‘terör örgütü propagandası’ suçundan toplam 100 bin YTL para cezası verildi.
Karakurt örgüt lideri ve kadın militanlarla söyleşi yapmış, militanların Kürt sorunu için Atatürk’ün doğru çözümü, militanlar arasında kadın-erkek ilişkileri, dağda çok izlenen Türk dizileri ve kadın militanlar açısından feminizmin kazanımları gibi konular hakkında görüşlerini aktarmıştı.
Hürriyet gazetesinin 10 Ekim 2004 tarihli pazar ekinde çıkan ‘Kadın bilinci Kürtçülüğü aştı’ başlıklı haber nedeniyle Karakurt önce gözaltına alınmış, savcılıkça ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmıştı. Daha sonra gazetenin sorumlu yazıişleri müdürleri Necdet Tatlıcan ve Hasan Kılıç ile haberi yapan Sebati Karakurt hakkında dava açılmıştı.
‘Haber niteliği taşıyordu’
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’deki davada dün karar çıktı. Duruşmada söz alan avukat Nurcan Çalışkan, muhabir Karakurt’un yaptığı söyleşinin terör örgütünün bilinmeyen yönlerini ortaya koyduğunu ve tamamının haber niteliği taşıdığını söyledi.
Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, sanıklardan Necdet Tatlıcan’ı sayılı Terörle Mücadele Yasası’na göre ‘basın ve yayın yoluyla yasadışı örgüt propagandası yapmak’ suçundan 20 bin YTL para cezasına çarptırdı. Hasan Kılıç ve Sebati Karakurt’a ise hem ‘basın ve yayın yoluyla yasadışı örgüt propagandası yapmak’ hem de ‘basın ve yayın yoluyla yasadışı örgüt açıklaması yapmak’ suçlarından toplam 40’ar bin YTL adli para cezası verildi.
Kandil’deki yaşamı anlattı
Karakurt’un fotoğrafları da kendisine ait olan haberinde, Kandil Dağı’nda 2000’den beri birlikte yaşayan kadın ve erkek militanlarla yaptığı görüşmeler yer alıyordu. Söyleşilerde bir militanın “Bizim milliyetçi duygularımız yok. Türkiye’den ayrı bağımsız bir devlet istemiyoruz” sözleri ile Murat Karayılan’ın konuşmaları dikkat çekmişti. Sebati Karakurt ayrıca kadınlarla takip ettikleri Türk dizileri, maçlar ve magazin programları, dağda kadın-erkek ilişkileri, feminist hareketin kazanımları gibi konularda konuşmuştu. Hürriyet gazetesi avukatları kararı temyiz edeceklerini söyledi.
Yorumlar demir bu hürriyet gazatesi snelerdir hep ayni zihniyet ne oldugu belli degil ergenkonun sesi
Songül ARLI GATA'da MASONİK ÇETENİN bir "Çürük" Skandalı daha! Anadolu'nun gariban ve acemi çocukları, sapır sapır ŞEHİT olurken; Masonik Çete ve Ergenekon Terör Örgütü; askerlikten kaçıp ÇÜRÜK raporları almaya devam ediyor!..Buna rağmen ASKERİ ve SAVUNMA ihaleleri de onlara gidiyor ha!..Önce YAR-SAV Başkanı; çok kötü örnek olarak HALKI ASKERLİKTEN ve ORDUDAN SOĞUTTU, soğutmanın yolunu hızlandırdı..Adamını bulan ASKERLİKTEN YIRTIYOR!..demek...
Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nden bir grup doktor daha, askerden kaçmak isteyenlere sahte çürük raporu vermekten yargılanıyor.
Yargılama 1. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nde yapılıyor. Ancak bu dava sıradan bir dava değil. Yargılananlardan Neşe Başer, GATA Komutanı Tümg. Tuncay Çakan'ın akrabası olduğunu iddia ediyor. Başer ilişkilerini kullanarak pek çok kişinin "işini" halletmiş...
"Alo buyurun, çürük danışma hattı, darda kalan, zorda kalan, Mehmetçik olmak istemeyenler, doğru yerdesiniz, doğru adrestesiniz, doğru adama geldiniz, en geç 15 gün içinde işiniz bitecektir, ama bana biat etmelisiniz" sözleri Neşe Başer'e ait. Bu sözler 9 Haziran 2007'de saat 18:29'da yapılan bir telefon konuşmasında kaydedildi. Konuşmayı dinleyenler Edirne İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı birimlerdi. Bir istihbarat almışlardı, Edirne'de bazı kişilerin, askerlikten kurtulmak için çürük raporu verdikleri bilgisine ulaşmışlardı. Bu kişiler için başlatılan soruşturma derinleştikçe şaşırtıcı bilgilere ulaşıldı.
En şaşkınlık vereni ise Neşe Başer'in fütursuz telefon konuşmaları idi. Başer 14 klasörü tutan telefon konuşmaları içerisinde devirmedik çam, kırılmadık pot bırakmamıştı. Ama bu işin şahikası telefonlarını "Alo çürük hattı" diyerek açmasıydı. Başer aynı zamanda TEPEDEN TIRNAĞA MANDACI MASONLARIN ELİNE GEÇEN Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nin (GATA) komutanı Tümg. Tuncay Çakan'ın akrabası olduğunu söylüyordu. Davanın kilit ismi Neşe Başer'in bir başka bağlantısı ise Osman ve Volkan Çakar kardeşlerdi. Edirneli iki kardeş hem Başer'in başını yaktı, hem de Askeriyede MASONİK ÖRGÜTLENMENİN üssü olan GATA'da yakın zamanda "ikinci çürük skandalı"nı patlattı.
50 bin YTL verdi...
Aktüel dergisinin haberine göre, aralarında tabip albay ve yarbayların da bulunduğu 53 kişi yargılanıyor bu davada. Ancak davanın baş kahramanı Tabip Yarbay Habil Tunç. Tunç ile bağlantıyı kuran isim ise Osman Çakar. Çakar, Tunç ile 1999 yılında tanıştı. Osman Çakar, 1999'da İzmir'de askerliğe başladı. Ancak kısa süre sonra rahatsızlandı. Önce İzmir Mevki Asker Hastanesi'ne, daha sonra da GATA'ya sevk edildi. İzmir Mevki Hastanesi, Çakar'a birer buçuk aylık iki rapor vermişti. Ancak bu raporlar Çakar'ın derdine derman olmamıştı ki, GATA Çamlıca Göğüs Hastalıkları Hastanesi'ne başvurdu. Burada geçirdiği ameliyat sonrasında ise iki ay daha hava değişimi aldı. Hemen ardından da 28 Mart 2000'de "çürük"e ayrıldı. Ameliyatını yapan ve raporu veren daha sonra sıkı dost olacağı Habil Tunç Yarbay'dı. Genelkurmay Başkanlığı; GATA'daki kıpkızıl TÜRK DÜŞMANI, laik Cumhuriyet düşmanı MANDACI-MASON çetelerini hala dağıtmıyor; işi ağırdan alıyor..Şu anki Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ'un da Atatürk'ün kapattığı ve reddettiği MASONLARIN ve MANDACILARIN üye olduğu BÜYÜK KULÜP üyesi olması ise çok tuhaf bir ironi olsa gerek!..Demek emperyalistler, mandacı laik Cumhuriyet düşmanları nerelere kadar sızmış ve hangi kaleleri ellerine geçirmişler!..Ata'nın emanetine nasıl ihanet etmişler!..Ahhhh, Ah!...Nurhan Asal KAÇAKÇI AYDIN DOĞAN!..Doğan'ın 11 Kanalı Kaçak!..
Doğan Grubu'nun 11 kanalının lisanssız olarak yayın yaptığı belirlendi. Grup, sözkonusu kanallara lisans alabilmek için RTÜK'e yoğun baskı yapıyor. İşte o kanallar.
Doğan Medya Grubu'na ait D-Smart adlı dijital platformdaki bazı kanalların lisanssız yayın yaptığı öğrenildi. Doğan Grubu'nun, kanunsuz yayın yapan toplam 11 kanalın lisans hakkını alabilmek için 2005 yılından beri RTÜK nezdinde ısrarlı girişimlerde bulunduğu belirtildi.
3984 Sayılı RTÜK Kanunu'nun 16.maddesine göre “özel televizyonlara kanal ve frekans bandı tahsisi ile yayın izni ile lisansı vermek ve bu tahsis ve izni iptal etmek yetkisi” Üst Kurul'da bulunuyor. Buna karşılık bazı D-Smart kanallarının RTÜK'ten yayın izni ve lisansı almadan yayına başladıkları öğrenildi.
D-Smart dijital platformunda bulunan Moviesmart, D Çocuk, Comedy Smart, Passion Tv, Fanstasy, Loca 2, Luli, D Spor, HD Tv Smart, Coolsmart, D Shopping, Beyazperde, Pembesmart, T.A.Y Tv, Cartoon Network ve Yeşilçam kanallarının lisanslarının olmadığı bildirildi.
Lisansı olmadığı halde yayınını sürdüren D-Smart kanalları arasında yer alan D Spor, Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe'nin Avrupa kupalarında oynadığı maçların da yayınını gerçekleştiriyor. Mevzuat Üst Kurul'a, lisanssız yayın yapan bu tür kanalların yayınını durdurma yetkisi, on milyara kadar para cezası ve yayın cihazlarının müsadere etme yetkisi tanıyor.
aykut hürriyet daha öncede çocuklara oyun olarak dağıttığı cd lerde Türkiye nin güneydoğusunu yok saymıştı..bence Türkiye nin en büyük sorunu hürriyet gazetesi onun yazarları ve karanlık sahibidir..bu karanlık olayı benim takdığım isim değil..destek olduğu darbeciler bile ona kod ad olarak karanlık doğan ı vermişler.darbecilere destek olduğu halde bu ismi alıyorsa varın siz bu adamın iç yüzünü siz düşünün..
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.
Ekranlardaki altın fırtınası bu akşam start alıyor. Yarışmacı olmak isteyenlerin telefonları kilitllediği Yazı-Tura’nın sunucusu Aysun Kayacı, yarışmada güzelliğinden çok bilgisiyle öne çıkacağını söyledi.
NEW York Times Gazetesi’nin Türkiye muhabiri Sabrina Tavernise, özellikle Pakistan’daki Fethullah Gülen okullarına büyük övgü yağdırdığı ünlü yazısından sonra, bu defa da Türkiye’deki türban sorununa el attı.
Son Ergenekon operasyonunda gözaltına alınan 'travestiler kraliçesi' lakaplı Seyhan Soylu ve oyuncu Nurseli İdiz'in yeni bir 28 Şubat süreci için zemin hazırlamakla suçlandığı öğrenildi.
Dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı" (LHC), 13.7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen Büyük Patlama'dan hemen sonraki başlangıç şartlarını oluşturarak maddenin sır perdesini aralayabilmek için yarın çalıştırılacak.
ABD'de yaşayan Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürüyor. Elektriksiz yaşıyor, at arabası kullanıyor, TV ve bilgisayardan uzak duruyor. İşte Amishler'in izole hayatı...