Siz, bu satırları okuduğunuz esnada muhtemelen Fransa parlamentosunda Sözde Ermeni Soykırımının inkârını suç sayan yasanın görüşmeleri yeni başlıyor ya da bitmiş olacak. Türk’ün aklı son dakikada başa geldiği için her olayda olduğu gibi bu konuda da tepki vermekte geç kaldık.
Yumurta kapıda ve daha yeni yeni heyetler lobi için Paris’e gidiyor, Fransız mallarına boykot sesleri, yasanın görüşülmesine birkaç gün kala gündeme geliyor. Yani yine geç kaldık.
Hâlbuki Ermenilerin nasıl arı gibi çalıştıklarını anlamak için internetin en popüler arama motoru Google’da küçük bir araştırma yapmak yeter. Basitçe Google’a “Armenian Genocide / Ermeni Soykırımı” yazdığınızda konuyla ilgili tam 4 milyon 100 bin başlık çıkıyor. “Lie of Armenian Genocide / Ermeni Soykırım Yalanı” yazdığınızda ise çıkan başlık sayısı sadece 214 bin. Yani Ermeni tezini işleyen başlıkların sayısı, aksini iddia eden tezlerin tam 20 katı. Yaptığım ara metodunun yanlış olduğunu düşünenler başka başlıklar altında farklı aramalar da yapabilir. Sonuç değişmeyecektir.
Ya da boş verin interneti. Sadece Sözde soykırım ile ilgili kaç basılı yayın, tv ve sinema filmi olduğuna bakın. Soykırımın olmadığını, ancak tehcir sırasında birçok insanın öldüğünü anlatan ve Türk tezini savunan kitap ya da görsel yayın sayısı ise ne yazık ki bir elin parmaklarını geçmiyor.
Aslında bu tam anlamıyla bir propaganda savaşı ve ne yazık ki biz bu savaşı çoktan kaybettik. Düşünün, Fransa Sözde Ermeni Soykırımı’nı zaten daha önce kabul etmişti. Şimdi iş, bunun inkârını suç saymaya kadar geldi dayandı. Yarın kim bilir hangi taleplerle karşımızda olacaklar.
BU KEZ ŞEYH DEĞİL MÜRİT UÇTU
Hani meşhur bir söz vardır ya; Şeyh uçmaz, mürit uçurur diye. Bu kez, tam tersi oldu ve şeyh değil, müridi uçtu, hem de ne uçma. Hürriyet’e sızdırılan Cübbeli Ahmet Hoca resimlerini, Hoca’nın en yakınındaki müridi sızdırmış. Sızdırmakla kalmamış, bir zamanlar sağ kolu olduğu insanı arkadan hançerlemekte beis görmemiş ve yaşadıklarını bire bin katarak anlatmış.
Ne yapmış Ahmet Hoca… Alt tarafı jet-skiye binmiş. Ayıp değil, günah değil. Üstelik kendi inancına uygun da bir kıyafet var Hoca’nın üzerinde.
Hürriyet bugün de ailecek denize giren Hoca’nın başka resimlerini yayınladı. Ama sanki Cübbeli Ahmet Hoca bir Mehmet Ali Erbil’miş ya da çok bilinen bir magazin figürü imiş gibi çok mahrem, belki sadece aile içinde bakılan resimleri yayınladı. Bu ayıp da Hürriyet’in yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök’e yeter. Sadece yüzünü buzlamakla bir insanın kızının mayolu görüntüsünü yayınlamak hangi medya etiğine, hangi ahlak anlayışına sığıyor?
Kamusal alanda mı çekilmiş bu resimler? Cübbeli Ahmet Hoca, Alanya’da ya da Antalya’da halka açık bir plajda mı denize girmiş? Eşi ve kızlarıyla ıssız bir yerde denize giren bir insanın mahremine, özeline bu şekilde tecavüz edince hangi İslami problemi çözmüş oluyoruz acaba?
Bir zamanlar sofrasına oturduğu, ekmeğini yediği insanların Cumhurbaşkanlığı seçimleri için malzeme olarak kullanılmasına, aile mahremiyetine tecavüz edilmesinden gizli değil açık keyif duyanlarla ne demeli?
Cübbeli Ahmet Hoca olayından, (her ne kadar Özkök) inkâr etse de ikinci bir Müslüm Gündüz, Ali Kalkancı, ikinci bir 28 Şubat çıkartma gayretine katkıda bulunmak acaba Ahmet Hakan’a ne kattı? Artık Nişantaşı kafelerine gittiği için eleştirilmek istemiyormuş Ahmet Hakan. Onun yaptığı, Cübbeli Hoca’nın yaptığının yanında cihat kalırmış. Acaba Ahmet Hakan, yarın Allah’a hesap verirken “Ben, Cübbeli Hoca’dan daha az günah işledim” diye mi kendini savunacak? İlkeli duruş(!) böyle bir şey herhalde…
Yorumlar düzeltme Kardeşim kaç kere söyledik. Hatta bunu cübbeli hocanın kendisi bile söyledi : "Ben şeyh değilim ki müritlerim olsun. İki de bir müritleri müritleri diyorlar bozuk plak gibi" dedi. Cübbeli hocanın kendisi müritdir zaten..Gürsel Aydınların,yazarların görevi yaşadıkları ülkenin sistemini,yanlışlarını eleştirmekle kalmayıp;insanlık alemini ilgilendiren her tür sosyal,siyasi ve toplumsal soruna ilgi duymak,işaret etmek ve çözüm arayışlarına destek olmaktır. Oysaki Türkiye'nin aydınları(!);bir yandan 301'i savunurken,diğer yandan Fransızlara ver yansın ediyorlar.Yüksek sesle abuk önerilerde bulunup,gariban Ermenistan yurttaşlarını sınır dışı etmenin gerekliliğini savunuyorlar.Utanç verici bir durum!İttihatçı ruhu hortladı derken,boşa söylenmemiş demek ki.Başbakanımıza katılıyorum,pislik pislikle örtülmez.Fransız mallarını protesto olayına da kuşkuyla bakıyorum.Genelde Fransız Şirketi diye bilinenler,çokuluslu şirkettir.En doğrusu AB içindeki hukuk yollarını sonuna kadar kullanmak diye düşünüyorum,gidilecek en son noktaya kadar mücadeleye devam edilmeli.tesadüfler sadece inanmak istemeyenler icin vardır... ne garip rastlanntıdırki türkiyenin sözde ermeni soykırımı fransada oylanırken,aynı anda orhan pamuga nobel edebiyat ödülü verildi.bu cok manidardır,türkiyeye büyük bir mesajdır.ne tuhaftırki yurdum insanında tık yok,adeta büyülenmis gibi hicbirseyi umursamadan günlük hayatına devam etmektedir.türkiyeyi bu duruma sürükleyen icteki hainleri farkedememektedir.insan oglu böyle iste,basına gelmeden inanmaz olacaklara ,komplo der,gecistirir.birgün ırakın,yugoslavyanın,afganistanın,filistinin basına gelenlerin iranın ve senin basına gelebilicegine nicin inanmazsın ey yurdum insanı.fransada bugün yargılanan osmanlıydı ve onun torunları olarak sen.bitmis bir imparatorluk ve daha soykırım kelimesinin suc olmadıgı bir gecmis, hemde bir iftirayla yargılanıyor,bu dünyada görülmemis bir olgudur.gercekleri ne zaman göreceksin ey müslüman türk?hem türksün,hem çöl kokuyorsun,bu artık dünyada büyük bir suc görmüyormusun...mehmetzeki doğan sayın gönültaş son günlerdeki yazılarınız gerçwkten mükemmel.devamını bekliyoruz.elinize ve yüreğinize sağlık.alakası yok... propagandada gec kaldık,söyle yapsaydık,böyle etseydik vs bunların hepsi masaldır.siz ne yapsanız bu yasa cıkacaktı,yakında daha ne yasalar cıkacak,ne isteklerde bulunacaklar türkiyeden.abd,israil ve avrupa seytanını islam olarak ilan etti.bundan sora islam ülkelerine ve müslümanlara hep iftira olacaktır.bu fitne bütün ortadoguyu ve türkiyeyi saracaktır.globallesme denen küresel dinsiz dünya devleti hayalinde en zorlu kale olan türkiyeye karsı daha bircok iftira atılacaktır,bu soykırım falavrası treni bütün avrupayı dolasacaktır,son durak abd olacaktır.bop kisvesine bürünmüs bip baglamında önümüzdeki yıllar iran ve türkiye adına inanılmaz düsmanlıklar sergilenecektir,icteki hainler ülkemizin bu tuzaga düsmesinde desteklerini yice arttırdılar.türkiyenin yapabilecegi cok sey vardır ama su an hic bisey yaptırmazlar vede millettede bir sey yapacak bilinc ve istek yoktur.herseyin kaybedilgi zaman iran ve türkiye icin hersey yeniden baslayacaktır ve ozaman yaklasmaktadır...mehmetRamazanli Saim Tesekkürler sayin Gönültas,
iki konuyu ne kadar baglantili ve ayni sayfada islemissiniz. Adamlar, kendi içlerindeki bütün problemleri halletmisler, ülkeleri için baska ülkeleri sömürü altina alabilmenin ugrasini veriyorlar Fransa ve Ermeni örneginde oldugu gibi. Fransa'nin böyle bir yasayi yasalastirmasi, Ermenistan'daki her türlü ihalenin Fransa'ya gideceginin kanitidir. Diger taraftan bizim GERZEKLER, halen daha adamin biri niye Jetsky yapmis, niye denize girmis, mis mis mis TABIIKI GEÇ KALIRIZ, sizler duydunuz mu? Daha 1 hafta önce IRTICA diye bir taraflarini yirtanlardan bu konuda herhangi bir açiklama veya kinama açiklamasi geldi mi? HANI NERDE IRTICANIN CUMHURBASKANI niye sesini çikarmiyor. Geçen hafta basbas bagiriyordu, Türkiye irtica tehdidi altinda diye, milletvekili azarliyordu. IRTICANIN BABASIaslan gür Ertuğrul özkök ve Hüüriyetin ne olduukları belli zaten..o zihniyetin sorunu ahmetle, mehmetle veya bir başka şahısla değil ..onların sorunu dinle..ellerinden gelse dindarlara Allah'ın atmosferindeki oksijenden bile istifade ettirmeyecekler..ama Ahmet Hakan' gelince, Bediüzzaman Hazretlerinin müslümanın tereyağına benzediği, bozulması durumunda hiç bir işe yaramayacağı değerlendirmesi aklıma geliyor ve sadakte ey üstad diyorum..işte size bozulmuş bir tereyağı..bedir baran sayin gönültas hüriyet gazetesi ne zaman basin kurullari ihlal etmemiski ahmet beyde istisna yabsin bu hadiseden müslümanin en kücügü hayatini iyicene süzgecde gecirmesilazim birde islama saldiranlar direk islama saldirmiyorlar ilk önce müslümanlarin sahsinda islama saldiryorlar bu nedenle müslümanlar yasadigi hayati baskasi tarafinda kellesi gidecek sekilde olmamasi icin gözünü dört acmali birde bu zamanda yeri gelince bir müslüman icin sahsi hayati olmamali oluncada el alemin dilinde kaleminde kamerasinda bes paralik olmamasina cooook dikat etmesi zaruri birde biz müslümanlar islama gölge yabmiyalim islam kendi kendini muazzam sekilde mudafa eder
ABD'de yaşayan Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürüyor. Elektriksiz yaşıyor, at arabası kullanıyor, TV ve bilgisayardan uzak duruyor. İşte Amishler'in izole hayatı...
Ünlüler geçmişlerini inkar ediyor. Örnek Ebru Şallı... Ünlü manken, "İstanbul'da hangi semtlerde oturdunuz?" sorusuna 'Bebek ve Etiler' yanıtını verdi. Oysa Şallı, ünlü olmadan önce Feriköy'de gecekonduda yaşıyordu.
Gülben Ergen'in içi dışı bir!!! İşte Hürriyet'in en çok okunan haberi!!!
Ne Orman yangını, ne YAŞ kararları, ne de Ergenekon... Gündeme bomba gibi düşen ikinci Sibel Can vakası haberi Kıbrıs'tan geldi!
Her kim bu tatlıdan üç lokma yese, göğsüne şifa, gönlüne nur olur. Dindar, yaşlı ve sevimli bir dostu ziyarete gitmiştik. Ben, hüsn-i hat merakım dolayısıyla duvarlardaki eski-yazı levhalarını incelerken, bir levha özerinde ilgi çekici ve hoş bir ilâç târifnâmesine rastladım, ilâcın hazırlanışı şöyle: