Şu günlerde 28 Şubat günlerini ve o günlerin aktörlerini hatırlamakta fayda var!
28 Şubat'ta askerlerden daha önemli aktörler vardı. Kimler?
Orta sahada Vamık Volkan, Yıldırım Aktuna!
Televizyonda Reha Muhtar-Ali Kırca. Yazılı basında Güneri Civaoğlu.
Reha, Kırcali çok önemli değil de "Güneri Civaoğlu" kritik bir adam!
Ve Vamık D. Volkan şu günlerde yeniden orta sahada...
Kimdir bu şahıs: Amerika'da yaşayan bir profesör. Başbakanlık Psikolojik Savaş Merkezi'nin kurucusu. Psikiyatri uzmanı. Kıbrıs kökenli... “Ölümsüz Atatürk” adlı bir kitabı Türkiye'de yayınlandı. CIA'ya dünya liderlerinin profillerini, psikanalitik tahlillerini hazırlar. “Ölümsüz Atatürk” kitabı da böyle bir eserdir. Lefkoşe'de doğmuş, Kıbrıs İslam Lisesi'ni bitirmiş, Ankara Üniversitesi'nde tıp okumuş. Psikanaliz'de dünya çapında dahidir. Bu konuda Amerika'nın en prestijli ödüllerinin sahibidir. 2005'te Nobel'e aday gösterilmiş. Bill Clinton'un politik danışmanlığını da yaptı. Türkiye'de pek tanınmaz. Kendisinin en fazla hayranı olan kişi öğrencisi ve yine “politik psikoloji” uzmanı Prof. Dr. Abdülkadir Çevik'tir. Kendi dalında bir çok eseri var, aynı zamanda bir çok da roman yazmış. Güneri Civaoğlu Vamık Volkan'ın Atatürk ile ilgili yazdıkları ve söylediklerini sık sık sütununa taşımıştır.
Anlaşılacağı üzere Vamık Volkan'ın temel çalışma alanı psikopolitik. Politikanın psikolojik boyutları... Politik tercihleri ve “algı”yı belirleyen-etkileyen psikolojik faktörlerin “yönetimi”.
Volkan'ın Başbakan'ın eşi ile birlikte yaptığı son Amerika gezisi hakkında onun ne düşündüğünü yine Güneri Civaoğlu'ndan öğreniyoruz:
"Julien Bryan isimli bir sanatçı, Atatürk ile manevi kızı küçük Ülkü'nün günlük yaşamı paylaştıkları, örneğin birlikte oynadıkları saatlerden görüntülerin filmlerini çekmişti. Bu filmler ABD'ye gönderildi. Türkiye'ye gelecek Amerikan diplomatlarına ve eşlerine gösterildi. Onlara, "yeni Türklerin" Osmanlı kimliğinden nasıl farklı oldukları hakkında fikir vermek amaçlanmıştı. O filmler, dönemin ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt'e de gösterilmişti. Atatürk, pul koleksiyonu için Roosevelt'e Türk posta pulları gönderiyordu. Başkan Roosevelt, Atatürk'e yazdığı teşekkür mektubunda "Türkiye'nin Cumhurbaşkanı'nı Ülkü'yle oynarken gösteren filmleri seyretmekten hoşnutluk duyduğunu" da yazmıştı. Atatürk'ün yabancı liderlere "yeni Türk kimliğini göstermek" isteğini tarihten bu yapraklar yansıtıyor. 2006 sonbaharının "Türkiye zirvesi Beyaz Saray'da" görüntüleri medyada yayımlandı. Atatürk'ün 72 yıl önce tanıtmaya çalıştığı "yeni Türkler" imajıyla örtüşüyor muydu?"
Vamık Volkan geçen hafta (5 Ekim) Ankara Üniversitesi'nde Atatürk'ün 125. doğum yıldönümü töreninde söylüyor bunları.
"Atatürk'ün yarattığı Türk kimliğinin yıpratılması beni çok üzüyor..." (7 Ekim, Milliyet, Civaoğlu)
Aksiyon Dergisi'nin 582. sayısında (30 Ocak 2006) Faruk Mercan imzalı bir röportajda Yıldırım Aktuna 28 Şubat'taki rolünü anlatıyor. Bu röportaj okunduğunda 28 Şubat'ın en önemli aktörlerinden olan psikiyatrist Prof. Dr. Aktuna'nın bir zamanlar Başbakanlık Psikolojik Savaş Merkezi'nin başında bulunduğunu, bu birimin kurucusunun Prof. Dr. Vamık D. Volkan olduğunu, Aktuna'nın bu birimi daha sonra Org. Doğan Beyazıt döneminde Genelkurmay'a devrettiğini öğreniyoruz:
-İş âleminden ziyade basından geliyordu, istifa edin, istifa edin...
-Arayıp mı söylüyorlardı?
-Arayıp da söyleyen vardı, gazetesinde köşesinde yazanlar da vardı.
-Karadayı Paşa ile daha sonra bu konuyu konuştunuz mu?
-Konuştum, hatta şöyle söyledim. Dedim ki, valla bakın galiba bizi kandırdılar. Medya bizi zorluyordu koalisyonun bozulması için... Karadayı Paşa'ya dedim ki, sizi ve bizi acaba gaza mı getirdiler, kandırdılar mı?... Orayı yıkmak için (Refahyol hükümetini) üzerine şeriat, irtica-mirtica deyip körükleyip yüklendiler. Müsait malzeme de vardı ellerinde. Sincan'daki olaylar, Erbakan'ın başbakanlık konutu'na tarikat başkanlarını, cemaat liderlerini çağırdı. Onlar sarıklarla Çankaya'ya çıktılar... Eski konuşmaları alıyor getiriyor televizyondan veriyor. Bizim Reha Muhtar her gece bunlarla bombardıman ediyor. Bütün bunların sonunda ne bekliyorsun...
-Karadayı 'Paşa galiba bizi kandırdılar' dediğinizde ne cevap verdi?
-Hiç tepki vermedi.
-Başbakanlık Psikolojik Savaş Merkezi size mi bağlıydı?
-Evet devlet bakanı iken bana bağlıydı.
-Size bağlı olan tam olarak neydi?
-Daire değil, bir kuruluş diyelim. O kurul PKK olayları ile ilgilenirdi, herşeyle ilgilenirdi. Sonra baktım bu kuruluş benim başıma siyaset açısından bir problem olacak. Bana bağlı olan bu kurulu Genelkurmay'a devrettim. Genelkurmay 2. Başkanı o zaman Doğan Bayazıt paşaydı. Doğan Bayazıt ile konuştum, onlara devrettim.
-Bu kurul neden icap etmiş?
Siyasette psikolojinin önemi üzerine oluşturulmuş. Siyasetin her alanında psikoloji fevkalade önemlidir. Psikoloji ihmal edilmemelidir. Politik Psikoloji mutlaka öğrenilmeli, bilinmelidir gibi düşüncelerle kurulmuş. Amerika'da da vardı galiba. Sanıyorum Vamık Bey oradan aldı ve Türkiye'ye adapte etti..."
Neler oluyor değil mi?
Son olarak NATO Avrupa Müttefik Kuvvetler Karargahı'nın PSİKOP (psikolojik operasyonlar) Başkanı olan Yarbay Steven Collins'in bir makalesinden küçük bir alıntı yapalım:
"Algı yönetimi yabancıların tutumlarını ve tarafsız düşünme yeteneklerini etkilemek için girişilen her türlü eylemi kapsar ve kamu diplomasisi, Psikolojik Operasyonlar (PİKOP) kamu bilgilendirme, aldatma ve gizli eylem faaliyetlerinden oluşur.
Bugün Amerikan politikası ve savunma faaliyetleri konusunda olumlu bir izlenim yaratmak için tasarlanan çalışmaları Beyaz Saray'ın Global İletişim Dairesi yönlendirmektedir. Ayrıca ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Politika Grubu da Beyaz Saray, Dışişleri Bakanlığı Kamu Diplomasisi Dairesi ve Pentagon tarafından geliştirilen politika ve mesajların koordinasyonunu yürütmektedir. Bu üç organ Amerika'nın 1980'lerden sonraki en iyi koordine edilmiş, en iyi kaynaklara sahip stratejik algı yönetimi yapısını ortaya çıkarmışlardır. Bu yapı İslam dünyası üzerine odaklanmış ve sadece Orta Doğu için 750 milyon dolarlık bir fon ayrılmıştır.”
Yorumlar hasan ulu bilmiyor, bilmedigini de bilmiyor. anadolunun egitimi dusuk ama piril piril, apak insani vardir. cok severim cok. bu hayvan, kendini musluman sanan munafik ise bilsin ki kafirlerden daha beter yerinde cehennemin, yerin hazir. Rabbim nifaktan, gunahi cok acik da olsa muslumana iftiradan korusun bizi!mirza bayramoglu Hoca efendinin ayakkabilarinin bu yaziynan ne alakasi var birde temiz giyinen elbise olsun ayakkabi olsun lüksle ne alakasi var belki birileri kendi müslümanligini baskasina catmaknan iftira atmak ve görüntüleri carpik göstermekte kullaniyorlar dügmeci ali kircanin müritleri anlasilan bu günlerde yeni isgüzarlik yabma pesindeler ayib utanin varsa namus ilerigiri konusmaya utanirsiniz Ramazanli Saim Çok güzel bir atasözümüz var; it iti isirmaz, veya it itin ayagina basmaz diye. Allah rahmet etsin atalarimiza, multeremler sanki bugünleri görerek konusmuslar. Türkiye'deki itlerde ayni, hangi cins olursa olsun ister mason olsun, ister rotary olsun, ister sivil olsun, ister resmi olsun bütün itler ayni. Cinsleri ayri ama hedefleri ayni. TÜRKIYEYI yok etmek.
IRTICA ile ilgili bilmece ve fikralara devam: IRTICA BABASINI ARIYORMUS NEREDE BULMUS? Cevap: Çanlarin asildigi Kayada.
Fransiz LAIK ve Türk LAIK karsilasmislar, Fransiz baslamis övünmeye; "Ben ülkemde devlet okullarina müslüman kizlarin basörtüsüyle girmesini yasakladim" diye, Türk LAIK; o da bir sey mi demis: Ben insanlarin YATAK ODASINDA BASÖRTÜSÜNÜ bile yasakladim. Sancar Tavli Bu vesile ile olsun birazcik serikanli dusunelim. Bu yoksul ancak imanli halkimizin serencamina kafa yoralim; akl i selim ile donanalim. Kimin ve kimlerin sahne aldigi hic onemli degil. Baglilarina bes on yil once yattigi yataklari, Resul i Ekrem'in hasirda uyudugundan bahisle terk etmeye cagiran Fethullah Gulen'in bugun Amerika'da ciftlklerde hangi tazimle bir yasam surdurdugu, evicinde hali ustu sik ayakkabilarla basina hangi pozlar verdigi herkesin malumu.Bu uyanik meczub'ta bu halkadan sadece birisi.
Milletimizi sevelim, yardimlarimizi kapi komsumuza, tanidik es-dost ve ahbablara yapalim, icimizdeki yoksulluga care olalim, bulalim, hesbirimiz bir digerinin yar ve yardimcisi olsun, bizi, inancimizi kimselerin kullanmasina biz izin vermeyelim, milletimizi daha cok sevelim.
bedir baran demek yeni ayak oyunlarla halka ayakta uyutacaklar müslümanlarda takavada o kadar derin olmaliki her türlü psikolojik oyunu görsün ve oyuna gelmemesi icin yoksa cübbeli lakablarla sarikli tanimlamalarla halka yeni ayak oyunlarla halki dinde sogutacaklar ve bu soguktan sonra islama saldiracaklar halkta tebkisiz kalacak bu cinci kabalacilar PSIKOP kurulusuynan senaryolari coktan hazirlamislar
Ünlüler geçmişlerini inkar ediyor. Örnek Ebru Şallı... Ünlü manken, "İstanbul'da hangi semtlerde oturdunuz?" sorusuna 'Bebek ve Etiler' yanıtını verdi. Oysa Şallı, ünlü olmadan önce Feriköy'de gecekonduda yaşıyordu.
Gülben Ergen'in içi dışı bir!!! İşte Hürriyet'in en çok okunan haberi!!!
Ne Orman yangını, ne YAŞ kararları, ne de Ergenekon... Gündeme bomba gibi düşen ikinci Sibel Can vakası haberi Kıbrıs'tan geldi!
Her kim bu tatlıdan üç lokma yese, göğsüne şifa, gönlüne nur olur. Dindar, yaşlı ve sevimli bir dostu ziyarete gitmiştik. Ben, hüsn-i hat merakım dolayısıyla duvarlardaki eski-yazı levhalarını incelerken, bir levha özerinde ilgi çekici ve hoş bir ilâç târifnâmesine rastladım, ilâcın hazırlanışı şöyle: