Şimdilerde konuştuğumuz tezkere bu tezkere değil. 1 Mart’ta TBMM’de reddedilen de bu tezkere değildi.
Askerlik işinde tezkere “Askerliğin bittiğini” gösterir ve sevinçle sürurla beklenirdi. Fakat şimdi “tezkere” deyince başka manalar geliyor akla.
Bırakalım ne anlama geldiğini de görüşümüzü söyleyelim: Gönderelim gitsinler!
Peki bu kadar basit mi?
Elbette gerekçelerimiz var, ve elbette 926 bin askeri sadece barış görevi için beslemiyoruz. Gerekirse savaşırız, gerekirse barışa katkıda bulunuruz.
Unutmayalım ki, eğer ABD’nin Irak’taki varlığını saymazsak bölgedeki en büyük ordu Türk Ordusudur. Balkanlardaki Yugoslavya ordusu ve Ortadoğu’daki Irak ordusu ABD marifetiyle yok edildi. Türk ordusu bölgede neredeyse tek kaldı!
Bir yerde olmayan her yerde olamaz. Gitmediğin yerde yoksundur!
Almanya’da hala 75 bin ABD askeri var. Dünyanın dört bir yanında koşturuyor askerini Süper güç.
Başka türlü de süper güç olması mümkün değil zaten!
Türkiye’nin de bölgesinin orta düzey bir süper gücü olacağına dair işaretler çoğaldı.
Şimdilik bölgedeki en büyük ordu bizim. Diğer büyüklükler bir kaç seneye kadar kendini gösterecek! Nasılsa gideceğimiz yerler çoğalacak. O yüzden daha şimdiden gidebileceğimiz her yere gidelim!
Fakat bir kaç şeyi de göz ardı etmeyelim:
Bunlardan birisi “İsrail’in güvenilmezliği...” Diğeri de, ABD’de Dışişleri ve Pentagon arasındaki görüş ayrılıkları... Uluslararası bir karar verirken ABD yönetiminin iç dinamiklerini çok iyi kavramak gerek!
Sadece İsrail ve ABD istiyor diye gitmemeliyiz. Bölgede İsrail ve Amerika dışındaki güçlerin de isteği önemli. Sadece tek bir tarafa selam duramayız.
Bilelim ki, Türkiye’nin Lübnan’a asker göndermesini ABD Dışişleri bakanlığı istiyor ama Pentagon bu konuda isteksiz. BOP konusunda Dışişleri ve diğer kuruluşlar arasında görüş ayrılığı var. Pentagon ve neoconlar Türk askerini bölgede istemiyor. Ayrıca İsrail’in aşırı sağcıları da Türkiye’nin asker göndermesini istemiyor!
Afganistan’a asker gönderdik de ne oldu, zarar mı ettik?
Elbette hayır, bölgede Türk Askerinin varlığı buradaki iş hacminin yüzde 40’ının Türkler tarafından kontrolüne de yarıyor aynı zamanda.
Gidelim dünyanın dört bir yanına.
Açılalım.
Türk’ü dünyaya tanıtalım.
Bilsinler ki biz kutlu bir imparatorluktan geride kalan milletiz ve gideceğimiz yerlere daha önceden de gitmiştik. Oralar bize biz oralara yabancı değiliz. Gel tezkere gel bitsin bu gurbet!
Şimdi... Bir iki küçük ikaz.
Abdullah Gül’ün kaçırılan İsrail’li asker aileleri ile görüşmesinin yine İsrail tarafından basına sızdırılması gösterdi ki, İsrail’e asla güvenilmez.
Bir kaç provakatör İsrailli Hizbullah kılığında Türk askerine saldırır, bu da Türk Askerinin Hizbullah ile çatışmasına yol açarsa...
Olabilir böyle provakasyonlar. Ama provakasyon olacak diye görevden kaçamayız!
Provakasyonun olabileceğini bilip diğerleri ile ilişkileri de sıkı tutmalıyız!
Doğu Perinçek şahadet getirdi... Neler oluyor be?
Şu günlerin en şaşırtıcı olayı İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in kendisinden kıyamete kadar hiç beklenilmeyecek bir açılıma imza atmış olması...
Doğu Perinçek kendi dergisinde İslam aleyhine o kadar yayın yaptı ki, ona çağımızın Ebu Cehil’i diyenler bile oldu.
Ama bakın ne oldu. Perinçek önceki gün Bugün Gazetesi’ni ziyaret etti. Genel Yayın Yönetmeni Selahattin Sadıkoğlu ile uzun uzun konuştu. Dün de belki de hiç gitmeyeceğini sandığımız bir yere gitti, Zaman Gazetesi’ne...
Kendi dergisine verdiği röportajda şahadet getirip, Peygamber Efendimizin Allahın Resulü olduğunu söyledi. Partisinin tüzüğünden programından “Mao’nun bayrağı altında toplanamayız” diye Mao’yu çıkardı, Maoculuğu terk etti!
Bütün bunlara bakarak haklı olarak “neler oluyor be?” diye soruyoruz. Olanlar hakkında bir iki küçük tezimiz var.
1- İşçi Partisi’ne geçen Nurettin Veren Doğu Perinçek’i etkilemiş olabilir mi?
Bir ihtimal...İnsan insandan etkilenir. Bu mümkündür. Öyleyse Nurettin Bey’i tebrik etmek gerekir!
2- Doğu Perinçek en hızlı rüzgar gülüdür. Rüzgara göre yön değiştirmesini çok iyi bilir. Bölgesel gelişmeler onu bu tarafa geçmeye zorluyor olabilir!
3- Yaşar Büyükanıt Paşa ile yıldızları barışmıyordur. Paşa hakkında Aydınlık Dergisi’nde yayınlayacak oldukça fazla dökümanları olduğu kulaklarımıza geliyor. Eğer doğruysa eski konumunda durup Paşa’ya karşı yayın yapması kendisinden beklenmez!
4-Hidayet Allahtandır. Bir kimse şahadet getirip kendini buna göre tanımlıyorsa bize söyleyecek laf kalmaz!
Yorumlar necip hatasız kul olmaz vede hatsız yazanda olmazki kardeşler önyargılı olmayalım bende okuyucuyum uzun zamandır elştirecek bişey yok akın Köşe yazısı yazıyorsunuz ama...çok cahilsiniz çooook....
Kulaklarınında nereye açık olduğu belli...sizin minik kuşlarınız okyanusun öbür tarafında...ali sayın gönültaş doğu bey iyiniyet elçisi olarak gönderilmiş olabilirmi.
veya durumdan vazife çıkarmış olabilirmi.nurettin verenden etkilenip hidayete ermiş olabilir belki.Gülin Evliya Hümeyra'nın Sessiz Gemi'si ve Kördüğüm'ü çok güzel şarkılar.Yazarlar da hata yapabilir.Okurlar uyarır,ya da kendileri farkeder,düzeltirler.Radikal yazarlarından Hakkı Devrim'in Türkçede yapılan hataları düzelten minik bir köşesi de var.Berkant SAATÇİOĞLU Gel teskere gel şarkısını Hümeyra değil, Esmeray söylüyordu. Saygılarımlaesmer çatlak Şarkıyı Hümeyra söylemiyordu.Esmeray söylüyordu.Bu siteyi büyük bir kitle takip ediyor o yüzden bu tür hatalar böyle bir sitede yazan yazarlara da yakışmıyor.Lütfen daha dikkatli olun.Atalar demis ki Her şeyin yenisi,dostun eskisi makbuldür.
Yenilere dikkat edelim.
Gürsel Artık başarı,başarısızlık orada görev yapacak komutanların.Dikkatli olmalarını,gereksiz çay servisi ve ağırlama fasıllarına rağbet etmemelerini dileriz.Hatta davete icabet etmemelerini de önerebiliriz.Fransızlar'ın Hizbullah'ın silahlarının bulunduğu yerleri İsrail'e bildirmeleri ihtimal dahilinde.Hassas görev,Allah yardımcıları olsun.Doğu Perinçek, x+y=xy olarak tanımlayabileceğim bir zat.Belittiğiniz gibi dört madde de ihtimaller dahilinde.
NEW York Times Gazetesi’nin Türkiye muhabiri Sabrina Tavernise, özellikle Pakistan’daki Fethullah Gülen okullarına büyük övgü yağdırdığı ünlü yazısından sonra, bu defa da Türkiye’deki türban sorununa el attı.
Son Ergenekon operasyonunda gözaltına alınan 'travestiler kraliçesi' lakaplı Seyhan Soylu ve oyuncu Nurseli İdiz'in yeni bir 28 Şubat süreci için zemin hazırlamakla suçlandığı öğrenildi.
Dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı" (LHC), 13.7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen Büyük Patlama'dan hemen sonraki başlangıç şartlarını oluşturarak maddenin sır perdesini aralayabilmek için yarın çalıştırılacak.
ABD'de yaşayan Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürüyor. Elektriksiz yaşıyor, at arabası kullanıyor, TV ve bilgisayardan uzak duruyor. İşte Amishler'in izole hayatı...