|
|
|
|
|
AYKUT IŞIKLAR'DAN FARKLI BİR DUYGU ASENA YAZISI
Bugün yazarı Aykut Işıklar Duygu Asena'nın arkasında diğerlerinden çok farklı bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı
Duygu Asena'nın arkasından yazmak da varmış
1973 yılında; önce genç kız gibi güzel ve bakımlı annesi ansızın hastalandı. Ne olduğunu bile anlayamadık. Üç gün içinde vefat etti. Bir keresinde Siyami Ersek Hastanesi'ne beraber gitmiştik. Sadece çok sigara içerdi, solunum yollarında problem olduğunu biliyorduk.
Duygu deliler gibi sevdiği annesini kaybettikten sonra, uzun süre kendine gelemedi. Ama babası daha kötü oldu. Kapı gibi adam sevdiği kadının peşinden hızla gitti. Duygu bir yıl içince, annesiz ve babasız kaldı. O günlerde evli idi. Kimya Mühendisi eşi Gültekin Gürgen elinden gelen her şeyi yaptı. Anlayışlı kocanın en güzel örneğidir Gültekin... İçimden yazmak gelmiyor ama gerçek bu, 'rahmetli Duygu' daha sonraki günlerde sanki bambaşka bir insan oldu. Resmen kişiliği değişti. Hayatını yaşamaya başladı dersem yalan olmaz. Ama ne hayat... O güne dek feminizm, kadın hakları savunmak aklına bile gelmezdi. Hatta böyle kadınlarla dalga geçerdi. Güneydoğulu kadın veya fabrika işçisi gen kız Duygu'nun umurunda değildi... Eşi Gültekin Proftaş Fabrikası'nın Genel Müdürü idi. Devamlı yurtdışına giderlerdi. Dönünce gazetede bize hava atardı. Daha doğrusu şaka yapardı. 'Barcelona'da bir karides yedim ki' veya 'Paris'te içtiğim şarabın tadını unutamadım' gibi. Gültekin çok medeni bir adamdı ama Duygu onu bile kabul edemeyip boşandı. Boşanınca iyice özgür kadın oldu. Hayatına pek çok erkek girdi. Kimi günlük, kimi aylarca süren ilişkiler. Ünlü yönetmenler de var, köşe yazarları da, muhasebeciler de... En az 15 tanesi benim arkadaşım. Okuyanlar hatırlar, ilk kitabı 'Kadının Adı Yok' zaten hayatından kesitlerdi. O anlattıklarının çoğu doğrudur. Yani hayatına giren erkeklerdir. Ama şurası bir gerçek, hiçbir erkek Duygu'yu baştan çıkaramadı. Başlatan da bitiren de hep Duygu oldu. Beğendiği erkeğin dikkatini çekti, baştan çıkardı. Zamanı gelince de kapıyı gösterdi. Hiçbir zaman erkeğin maddi durumuna bakmadı. Hep üretti, hep kazandı. 70'li yıllarda Caddebostan'da sobalı evde oturuyordu. Son zamanlarında lüks villada... Kimseye özenmedi, kimseyi önemsemedi. Sanki genç yaşta öleceğini biliyormuş gibi hayatla dalga geçti. Dolu dolu yaşadı. Gönlünce, istediği şekilde... En çok her zaman kız kardeşi İnci'yi sonra da yeğeni Berfu'yu sevdi. Berfu çocuğu gibidir. Şu kadere bakın, bir gün önce vefat eden eski eniştesi Halit Çapın'ı da bazen çok kırardı. Çapın'ın Berfu ile yeterince ilgilenmediğini söylerdi. Tabii eskiden. Duygu bir gün olsun anne olmayı düşünmedi, istemedi. Hatta doğurmak isteyen kadınlara şaşkın şaşkın baktı. Böyle bir duygusu hiç olmadı. Ben Duygu'yu evli barklı hanım hanımcık zamanında tanıdım, anne ve babasını kaybettikten sonraki değişimini de gördüm. Hatta eşini ve işini bırakmak zorunda kaldığı günlerde hep yanında idim. Şöhret olup, para içinde yaşadıktan sonra ise gezilerde veya belli davetlerde gördüm. Karakterinde çok değişiklik olduğunu tespit ettim. Ama içindeki çocuğu hiç öldürmediğine eminim. Tek cümlede anlat derseniz... Kendine özgü bir insan idi. Özgürlüğünü bu kadar çok seven, toplum kurallarını hiç takmayan bir kadın. Duygu gibi kadın tanımıyorum. Şarkıcı ve artistler buna dahil...
Onlara teşekkür borcumuz var
İsmi lazım değil, bir meslektaşımızın yaptıklarına bakıp bakıp bazı kişilerden özür dilemek, bazı kişileri kutlamak ve onları halkımıza daha iyi anlatmak istiyorum. Bu içimden gelen bir kuvvetli duygu...
'Meğerse siz ne büyük adamışsınız. Bu kadar kadının kızın arasında yaşadınız, çapkınlığın alasını yaptınız ama bir gün olsun bu komik durumlara düşmediniz. Kendinizi, aşkınızı, sahip olduğunuz veya yönettiğiniz gazete ve TV kurumunu bu duruma düşürmediniz. Halkın gözündeki saygınlığınızı hep korudunuz. Popülizm adına ucuz showlar yapmadınız. Ve en önemlisi mensup olduğunuz gazetecilik mesleğinin onurunu korudunuz, TV'ci dendiği zaman akıllara soytarı gibi insanların gelmesine izin vermediniz.' demek istiyorum. Fena mı yani? Bunu siz de istemez misiniz?
Hatırladığım insanların listesi çok uzun. Hepsini yazmam imkânsız. Sadece birkaç önemli kilometre taşını anacağım. En çapkın sanatçı olarak kabul edilen İbrahim Tatlıses, olaylar ve kişiler karşısında her zaman delikanlı gibi durdu. Doğum günlerinde Boğaz'da teknelerde dolaşmadı, yanak yanağa pozlar vermedi. Sevdiği kadına isimler takmadı. Kadir İnanır ve Tarık Akan'a binlerce güzel kız platonik aşk yaşadı. İki delikanlı aktör de ilişkileri veya duyguları hakkında konuştu mu? 'Onlar şimdi olgun erkek. Belli tecrübeleri var' diyenlere sesleniyorum, 23 yaşından beri onları tanıyorum. Hep aynı Tarık ve Kadir'ler... Peki günümüzün popüler şarkıcılarına ne demeli? Özcan Deniz hiç böyle şeyler yapıyor mu? Mahsun Kırmızıgül sevgilisi hakkında konuştu mu? Ya o genç popçulara ne demeli? Mustafa Sandal'ın aşklarını biliyorsunuz. Hepsi dünya güzeli kızlar. Sandal bir gün olsun özel yaşamını böyle vıcık vıcık ortaya koydu mu? Emre Altuğ gibi gençler bile aşk ile işini karıştırmadı. Bir şarkıcı kız uğruna mesleğini satmadılar.
Zafer Mutlu'nun yönettiği gazetede!..
Ya popüler TV'ci veya gazetecilere ne demeli?.. Uğur Dündar aktörler kadar beğenildi yıllar boyu. İş hayatında can yaktığı için sevmeyeni mutlaka vardır. Ama özel yaşamına söz edecek var mı? Her zaman dimdik durdu. Mithat Bereket, Ali Kırca, Cüneyt Özdemir, Can Dündar, Kadir Çelik, Şansal Büyüka, Erman Toroğlu, Acun Ilıcalı, Beyazıt Öztürk, Okan Bayülgen gibi TV yıldızları bir gün olsun özel yaşamları ile ön plana çıkmayı düşündü mü? Medya önünde soytarılık yaptılar mı? 'Reyting almak, kızlar tarafından beğenilmek, açıkçası popülizm tuzağına düştüler mi? Hepsi işlerinle popüler olmaya çalıştı. Ama özel yaşamı ile işini böyle komik olaylarla birleştirmesi. Doğuştan gazete patronu olan Dinç Bilgin böyle kişilere köşe verdi mi? Hatta onları kapısından içeri sokmadı. Mehmet Ali Ilıcak daha 25 yaşında iken olası tehlikeyi fark etmişti. Gazetesinden neden göndermişti? Zafer Mutlu genel yayın müdürlüğü yaptığı gazetede, şarkıcı sevgilisi için yazı yazan köşe yazarını bir dakika tutar mıydı? İsterse patronun en yakın arkadaşı olsun. 'Ya ben ya o' demek için yürek ister. Zafer Mutlu'da da bu mangal gibi... Hadi bir kez yaptı, ikaz edildi. İkinci kez sevgilisi için yazı yazanı Mutlu tekme tokat döverek işten atardı. Kim olursa olsun.
Özetle; Allah hiçbir gazeteciyi, pardon aslında kimseyi bu duruma düşürmesin. Ne demek istediğimi anlamayanlara da 101 FM'de Cem Ceminay'ın programını dinlemesini öneriyorum. Şimdiye kadar (ben dahil) pek çok gazeteci ile dalga geçildi. Ama böylesini ne gördüm, ne duydum. İnanılır gibi değil.
İnleyen nağmeleri oynamaya başladılar
Şarkıcılar aynen sporcular gibi olmalı. Yani kendine bakmalı. Yediğine, içtiğine, uykusuna özen göstermeli, diyaframını her zaman sporcu gibi açık tutmalı. 'Ben şarkıcıyım ama sanatçı gibi yaşarım' diye bohem hayata takılırsan veya hiç spor yapmadan yaşarsan... Bir gün gelir sesindeki problemlere çok ağlarsın. Son zamanlarda TV'lerde canlı yayın programlarında bazı tanıdık sesleri daha dikkatle dinliyorum. Osman Yağmurdereli'nin programında Bülent Ersoy'un haline çok şaşırdım. Nerede o dik sesler... Detone olmasına az kaldı. Zaten kendi de fark etti. Muazzez Ersoy'a bir hastalık geldi, bütün şarkıları 'Samanyolu' gibi okuyor. Sanki hiç nota filan bilmeyen acemi solist. Ne o güzelim gırtlağı kaldı ne ses rengi... Muazzez Abacı da sesine antrenman yaptırmıyor. Ayda yılda bir şarkıya girince deÖ Herhalde kendi de şaşırıyor. Koca ülkede üç beş şarkıcı var. Onlar da kendine bakmıyor.
Gülben gerçeği itiraf etti
'Biri Bana Anlatsın' reyting alabilmek için yine magazine sığındı. Konuklar Beyazıt Öztürk'ün kendini anlatmasından pek fırsat bulmadılar. Bulsalardı kendilerine göre 'Şöhretin Bedelini' anlatacaklardı. Program süresince en mantıklı konuşan Gülben Ergen oldu. Gülben, şöhretin bedelini kavramış. Çünkü kendiyle savaşmayı aşmış. Seyyal Taner ablasının anlattıklarından sonra söyledikleri çok hoşuma gitti. 'Bütün bunlar 20 yıl önce yapılmış. O kuşak bir başka imiş. İnanamıyorum' dedi. Yaa işte... Eski gazeteciler yenileri bu yüzden beğenmiyor, hep eleştiriyor. Daha iyisini 20-30 yıl önce gördüğü için, şimdikiler ile tatmin olmuyor. Haklı değil miyiz?
Oturduğu yerden oyuncu olabilir
NTV'de '24 Saat' isimli haber programını sunan Banu Güven'in dergilerde çok sağlam arkadaşları var. Herhalde kolej günlerinden kalma arkadaşlar. Tam unutulacağı zaman bir kıyak yapıyorlar. Geçen gün yine bir kıyak yaptılar. Oyunculuk teklifi yaptırdılar. Başlığı görünce bir TV dizisine filan başlayacak sanıyorsunuz. Stüdyoda çekilen havalı fotoğrafları ile süslenen haberde eksikler vardı. Banu Güven'in boyu kaç santim? Bunu hiç belirtmemişler. Otobüs bekleyen kız rolü için düşünülmüşse çok uygun. Jön kadının iyi kalpli kardeşi de olabilir. Ama sevgili asla olamaz.
31.Temmuz.2006 12:41:41
|
|
|
|
Gazetelerin 1. Sayfaları |
|
AHMEDİNEJAD LARY KİNG'İN KONUĞU OLDU! |
Dünyaca ünlü 'talk showcu' ağır politik konulardan, özel yaşamına kadar Ahmedinejad'a pek çok soru sordu.. |
|
FADİME ŞAHİN OLAYINDA SİSİ KOORDİNATÖRDÜ! |
Son Ergenekon operasyonunda gözaltına alınan 'travestiler kraliçesi' lakaplı Seyhan Soylu ve oyuncu Nurseli İdiz'in yeni bir 28 Şubat süreci için zemin hazırlamakla suçlandığı öğrenildi.
|
|
METALLİCA'NIN OLAY KLİBİ...  |
Metallica'nın son klibi Amerika'yı karıştırdı. Klipte iki Amerikan askerinin Irak ya da Afganistan'da yaşadıkları anlatılıyor. |
|
YANILMIŞIM, TANRI VARMIŞ! |
Ünlü ateist artık Tanrı’ya İnanıyor: Dünyanın önde gelen ateistlerinden biri artık, büyük ölçüde, bilimsel kanıtlara dayanarak Tanrı’ya inanıyor.” |
|
BÜYÜK PATLAMANIN İSPATI İÇİN BÜYÜK DENEY!  |
Dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı" (LHC), 13.7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen Büyük Patlama'dan hemen sonraki başlangıç şartlarını oluşturarak maddenin sır perdesini aralayabilmek için yarın çalıştırılacak.
|
|
HOCAEFENDİ HAKKINDA YENİ BİR KİTAP: ABD'DE GEÇİRDİĞİ 9 YILIN HİKAYESİ |
Gülen ile Amerika'da yapılan uzun görüşmeler sonucu, yayıma hazırlanan Faruk Mercan'ın geniş gazetecilik çalışması...Titizlikle hazırlanan bu kitapta; Gülen'in çocukluğundan bugüne, sıradışı ve etkileyici hayatını yer yer kendi ağzından yer yer yazarın ağzından okuyacaksınız. |
|
İFTAR ÇADIRI AMERİKA'YA KADAR ULAŞTI! |
Uzun yıllardır Türkiye'nin dört bir tarafında kurulan iftar çadırları, ABD'ye kadar ulaştı. Milky Way Education Derneği tarafından bu yıl ilk kez New Jersey Clifton Park'ta kurulan iftar çadırına; Müslüman Türk toplumu yoğun ilgi gösterdi.
|
|
MODERN HAYATA BAŞKALDIRAN HALK: AMİSHLER |
ABD'de yaşayan Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürüyor. Elektriksiz yaşıyor, at arabası kullanıyor, TV ve bilgisayardan uzak duruyor. İşte Amishler'in izole hayatı... |
|
BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR |
|
|
|
DÜN EN ÇOK OKUNANLAR |
» İyi gözetlemeler komutanım!
» Aktütün, Karatütün...
» Neden askerler hiç mesul olmazlar?
» Aktütün denklemi, Zehirli bal...
» Ramazan çocukları
|
| |
EN ÇOK ARANANLAR |
» Ahmet Hakan
» Ali Kırca
» Nurettin Veren
» Galatasaray
» Fethullah Gülen
» Nuh Gönültaş
» Minik Dualar
» Video Haberler
|
VİDEO HABERLER |
» HOCAEFENDİ İLE GURBETTE BİR BAYRAM DAHA...
» ZAHİT AKMAN MEYDAN OKUDU!
» METALLİCA'NIN OLAY KLİBİ...
» ÇANAKKALE DE TÜRK ASKERİNİN YEMEK LİSTESİ NASILDI? VİDEODOO
» BÜYÜK PATLAMANIN İSPATI İÇİN BÜYÜK DENEY!
» HOCAEFENDİ'NİN BİR ŞİİRİ TRT'DE İLK DEFA OKUNDU
» BU DEVLET BANA ADAM ÖLDÜRTTÜ!
» BAYAN PAKSÜT ERGENEKON KAPSAMINDA ADLİYEYE ÇAĞRILINCA...
» 15 BİN ASKERİMİZ NASIL KÖR EDİLDİ?
» GÖZYAŞLARIYLA İZLEYECEĞİNİZ BİR VİDEO
|
|