Türkiye'yi sarsan "en gizli video"nun yankıları sürüyor. Veli Küçük'ün işi bu sefer çok zor.
Ergenekon iddianamesinde delil olarak geçen bir CD’nin görüntüleri ilk kez ortaya çıktı. 2000’de Uşak Cezaevi’nde çıkan isyan sırasında çekilen görüntülerde yeraltı dünyasının ünlü ismi Nuri Ergin Sabancı’nın katil zanlısı Duyar’ı öldürdüğünü söylüyor, infaz emrini emekli general Küçük’ten aldığını ima ediyor.
‘Bu devlet bana Duyar’ı öldürttü, Veli Abi’ye sorun’
9 Ocak 1996’da suikasta uğrayan Özdemir Sabancı’nın katil zanlısı Mustafa Duyar da cinayetten 3 yıl sonra, Afyon Cezaevi’nde öldürülmüştü. Yıllar sonra Ergenekon soruşturmasıyla Duyar’ın infazı yeniden gündeme geldi. Soruşturmanın iddianamesinde Duyar’ı Karagümrük çetesi lideri Nuri Ergin’in öldürdüğü, azmettiricinin ise soruşturmanın bir numaralı zanlılarından emekli general Veli Küçük olduğu iddiası yer alıyordu. Bu iddia soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz’e gönderilen bir ihbar mektubuyla ortaya çıkmıştı. Mektupta bir CD vardı. CD’nin içinde de, Ekim 2000’de, Nuri ve Vedat Ergin kardeşlerin Uşak Cezaevi’nde çıkardığı isyanın şu ana kadar hiçbir yerde yayınlanmayan görüntüleri yer alıyordu.
Görüntü 1 dakika 47 saniye
İddianamede içeriğinden bahsedilen ancak kendisine yer verilmeyen bu görüntüler önceki gün FOX TV tarafından yayınlandı. 1 dakika 47 saniyeden oluşan CD’deki Nuri Ergin ile Vedat Ergin kardeşlerin 1 Kasım 2000’de, cezalarını çektikleri Uşak Cezaevi’nde çıkardıkları isyan anında çekilen görüntüler dehşet verici.
5 mahkumun gözü oyuldu
Nuri ve Vedat Ergin, Afyon Cezaevi’nde yatarken 15 Şubat 1999’da aynı cezaevinde yatan Sabancı Suikastı sanığı Mustafa Duyar öldürülmüştü. Duyar’la aynı odada kalan dolandırıcı Selçuk Parsadan da ağır yaralanmıştı. Bunun üzerine Ergin kardeşler Kartal Cezaevi’ne, ardından da Uşak Cezaevi’ne nakledilmişlerdi. Kavgalı oldukları mafya lideri Alaattin Çakıcı’nın adamları da bu cezaevine nakledilince Nuri ve Vedat Ergin kardeşler isyan çıkarmıştı. Ergin kardeşlerin aynı cezaevinde yatan çete elemanlarıyla çıkardıkları isyanda 118 kişi rehin alınmış, 5 kişi de bıçaklanıp gözleri oyularak öldürülmüştü.
’Şimdi canlı söylüyorum’
İşte bu isyan anından çekilen görüntülerde ilk olarak pencereden atılan iki mahkum göze çarpıyor. Mahkumlardan ilki yüzü peçeli Karagümrük Çetesi üyeleri tarafından atıldıktan hemen sonra pencereye, üzerinde sadece iç çamaşırı olan ikinci bir mahkum çıkarılıyor. Ve bu mahkum aşağı atılmadan önce yüzü peçeli biri tarafından göğüs kısmından 6 kez bıçaklanıyor. Dengesini kaybeden mahkum daha sonra aşağı atılıyor. Duvarları kiremit rengine boyanmış hapishane penceresinden bu kez Nuri Ergin çıkıyor. Ergin, sağ elini havaya kaldırarak, “Bu devlet bana Mustafa Duyar’ı öldürttü. Ben öldürttüm. Şimdi canlı söylüyorum” diye bağırıyor.
"Devlet için öldürdük!" Veli Küçük’ü arayın
Hemen ardından da başka bir pencerede, çevresinde beş-altı yüzü peçeli mahkumla görülen Vedat Ergin ise elinde tabanca ile önce iki kez “Bak” diyor, ardından da, “Veli Abi’yi ara, Veli Küçük’ü ara. Beni sor. Başka da bir şey söylemiyorum. Allah’a emanet olun” diyor. Hem Nuri Ergin hem de Vedat Ergin, bu açıklamayı kendilerini çeken kameraya bu sözleri söylüyor.
Bu görüntüleri kim çekti?
Fakat kamera görüntülerini kimin hangi amaçla çektiğine dair herhangi bir ipucu görünmüyor. Ekim 2000’de çıkarılan o isyan sırasında bütün televizyon kameraları tepesinde duman tüten cezaevi binasını uzaktan çekebilmişlerdi. Ve hiç kimse cezaevi yakınına sokturulmamıştı. Fakat Savcı Öz’e gönderilen bu görüntüler cezaevinin bahçesinden çekilmiş izlenimi veriyor.
Tetiği DHKP-C çekti
Sabancı Center’ın 25. katında 9 Ocak 1996 günü Sabancı Holding Yönetim Kurulu Üyesi Özdemir Sabancı, Toyota -Sa Genel Müdürü Haluk Görgün ve Başkanlık Sekreteri Nilgün Hasefe, DHKP-C üyesi Mustafa Duyar, İsmail Akkol ve Fehriye Erdal tarafından öldürüldü. Olaydan sonra uzun süre aranan üç katilden Mustafa Duyar, 6 Ocak 1997’de olaydan tam bir yıl sonra Türkiye’nin Şam Büyükelçiliği’ne teslim oldu. Türkiye’ye getirilen Duyar yargılandıktan sonra Afyon Cezaevi’nde 15 Şubat 1999’da Karagümrük çetesinin üyeleri Ahmet Yargüder, Emin Alakaş ve Sami Tokuş tarafından tarafından silahla vurularak öldürüldü. Fehriye Erdal ile İsmail Akkol, Avrupa’ya kaçtı. Sabancı Ailesi, 15 Şubat 2001’de Belçika’da gözaltında bulunan Fehriye Erdal’ın Türkiye’de işlediği suçlardan dolayı yargılanması amacıyla dava açtı.
SAVCI ZEKERİYA ÖZ'ÜN DEĞERLENDİRMESİ
‘Suikastı planlayan da azmettiren de Küçük’
Bu görüntüleri izleyen Savcı Zekeriya Öz, daha sonra Nuri Ergin ile kardeşi Vedat Ergin’i tanık sıfatıyla Beşiktaş’taki Adliye’ye çağırdı. Ve CD’de Nuri ve Vedat Ergin tarafından yüksek sesle dile getirilen iddiaları bir kez daha bu kez kendilerine sordu. Ardından da, hem bu görüntüleri hem de aldığı ifadelerden hareketle iddianamesine bu konuyu da ekledi. İlk bölümde CD’nin içeriği ile ilgili değerlendirmelere yer veren Savcı Öz, iddianameye şunları yazdı: “Nurişler çetesinin Mustafa Duyar’ı öldürmek için haklı bir nedenlerinin olmadığı, aldıkları talimat gereği bu eylemi gerçekleştirdikleri, cezaevi isyanındaki görüntülerden de Mustafa Duyar’ın öldürülmesi olayını Veli Küçük’ün talimatı ile yaptıkları, eylemin Duyar’ın konuşmasını önlemek için yapıldığı, dolayısıyla eylemi planlayan ve azmettirici olduğu anlaşılan Veli Küçük’ün hem DHKP-C terör örgütü hem de Nurişler çetesi ile koordinasyonu sağladığı anlaşılmaktadır.”
Yorumlar Ahmed Ahmedoğlu Bu eli kanlı katillerin hamisi Ergenekon'a ve o örgütün el kanlı yöneticilerine devletin büyük bir kurumu resmen ziyaretçi gönderiyor ve bundan utanmıyor. Yazıklar olsun!tosbaga kamil insanin kani donuyor, kim bu adamlari bu hale getirdi? camdan attiklari adami nasil delik desik ediyorlar? bir de agizlarinda ALLAH'in adi, edepsiz pislikler!Şevket Nazım Toprak SONER YALÇIN KİM?...Eski Aydınlıkçı Soner Yalçın; Odatv web sitesinde Ergenekon Terör Örgütü'nün dava haberini bile yayınlamadı, yayınlamayacağını yazdı. Deniz Baykal gibi O da Ergenekon Terör Örgütü'nün gönüllü avukatlığını yapıyor...Bir şey daha yapıyor; kendisi gibi Sabetay Uzmanı Yalçın Küçük gibi; Fethullah Gülen'i ve sevenlerini çatmadan duramıyor..İnternette gezinirken bir Atatürkçü web sitesinde Soner Yalçın'la ilgili ilginç yazı buldum. Bir kısmını veriyorum: "ASKERİ İSTİHBARAT: SONER YALÇIN, MİKDAT ALPAY EKİBİNDEN... Askeri İstihbarat’ın 2000 yılında hazırladığı gazeteciler raporunda Soner Yalçın’ın adı da geçiyor ve isminin karşısında bağlı bulunduğu kurum şöyle yazılıyor: (Mikdat Alpay ekibinden). MİT içindeki CIA’cı klik ile yazılı ve görsel basın arasındaki ilişkileri konu alan ve Milli Güvenlik Kurulu’na sunulan raporda önemli saptamalarda bulunuluyor. İstihbarat birimlerinin basın içinde gazeteci sıfatıyla yer almasının Kemalist Cumhuriyet Devrim ilkeleriyle bağdaşmayacağı vurgulanıyor. Raporda, “Ülke ve dünya gerçeklerini yansıtmayan, çıkar odakları ile siyasal-ekonomik güç dengeleri arasında sıkışıp kalan, istihbarat kadrolarının yer aldığı bir yapılanma sonucu, Türk basını onurunu yitirmiştir” deniyor. Devamı için bakınız: http://karsigorus.wordpress.com/2007/03/11/ NOT: MİT'çi Mikdat Alpay sanırım bir süredir ABD'de...Soner, odatv'de MİT/Mikdat Alpay görüntülerini mi yayınlıyor yoksa..?Beyhan Fenmen Irak Türkmen Milliyetçi Hareketi Lideri Hüsamettin Türkmen’in eski dostu ve kankardeşi olarak anılan Emekli Binbaşı Cem Ersever hakkında Susurluk Raporu’nda Irak Türkmenleri ile ilişkilerinin çok iyi olduğu, aslında kendisinin de Kerkük asıllı bir aileden geldiği belirtliyor. 1993′te görevinden istifa eden Ersever, Aydınlık dergisine yaptığı şok açıklamalarla gündeme geldi. Ersever, sevgilisi olduğu öne sürülen bir kadın ve PKK itirafçısı bir arkadaşıyla aynı günlerde kurşunlanarak öldürüldü. Her üçünün cesedi de Ankara’nın farklı bölgelerinde bulundu. Arpacık’ın kitabında Hüsamettin Türkmen ve Ersever’in nasıl tanıştıkları anlatılıyor. “Türkeş’in emriyle buradayım” İlematgah almak için Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne giden Türkmen, aynı gün gözaltına alınarak ırak’a iade edilmek üzere Silopi’ye gönderilir. Burada bir hücrede tutulan Türkmen’in imdadına Alparslan Türkeş yetişir. İade edilmesi halinde idam edileceğinden kuşkusu olmayan Türkmen, bir sesle kendine gelir: “Kerküklü bir hemşerim varmış burada, kimdir o?” Bundan sonrası kitapta şöyle anlatılıyor: “Parmaklığın önünde genç bir subay belirmiş ve pervasızca konuşmaya devam ediyordu: ‘Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk gelse seni Irak’a sürgün edemez. Türkeş’in emriyle buradayım, rahat ol.’ Silopi Jandarma Bölük Komutanı Üsteğmen Cem Ersever o gün izinli olduğu halde kendisi bilgilendirildiğinden derhal görev yerine dönmüş ve olaya el koymuştu.” Ersever’in ekibi dağıtan ilişkisi Kitapta Cem Ersever ile Türkmen’in ilişkisinin silah arkadaşlığına dönüştüğü de anlatılıyor. 1970′lerin sonlarında Silopi’de çıkan olaylar sonucunda Cem Ersever de açığa alındığı gibi Hüsamettin Türkmen de deşifre oluyordu. Türkmen, MHP Genel Merkezi tarafından gizlenmesi için Çankırı Çerkeş İlçe teşkilatına gönderilir. Bir süre burada kalan Türkmen daha sonra Manisa Kırkağaç’a tayin edilen Cem Ersever’in yanına gider. Ekibe, daha sonra PKK ile bir çatışmada hayatını kaybeden Yüzbaşı Hakkı Akyüz de katılır. Kitapta sözkonusu ekibin çalışmalarından rahatsızlık duyulduğu, Ersever ile Türkmen’in yanı sıra bazı kişilerin de 1981′de tutuklanarak Ankara Mamak Askeri Cezaevi’ne konulduğu belirtiliyor. Ersever ve arkadaşları 10 günlük bir tutukluluğun ardından Hasan Sağlam Paşa’nın talimatıyla serbest bırakılırlar. Ne varki Ersever ile Türkmen’in arası bir olay yüzünden açılır, iki eski dost yollarını ayırırlar. Kitapta bu olay şu şekilde anlatılıyor: “Cem Ersever’in yıldızının kaydığı günler yaklaşmaktadır. Ayça Gedikoğlu isimli Akçaabatlı ‘Aydınlıkçı’ genç bir kızla ilişki kurmuştur. Bu olay Hüsamettin Türkmen ve arkadaşları tarafından tasvip edilmez. Arkadaşlarının çoğu onu terk ettiler.” Birsen Ulutaş Ankara Cumhuriyet Başsavcısı, Emniyet'i basıyor! İP operasyonunu yasadışı ilan ediyor; güvenlik güçlerini mahkum etmeye çalışıyor!..Bir Korgeneral (GALİP MENDİ), TSK adına, cezaevindeki teröristleri veya ETÖ zanlılarını ziyaret ediyor!..Bir zamanlar Adalet Bakanı Şevket Kazan, benzeri şeyi yapmış; kıyamet kopmuştu!...Çok tehlikeli bir süreç başlıyor!..Yeni komutanların konuşmalarını ETÖ zanlısı Behiç Gürcihan ve babası Ali İhsan Paşa, sitesinde ALKIŞLIYOR!..Aynen BİZ, BİZİM Görüşlerimiz diyorlar!...ETÖ Mahkemesi öncesi çok ilginç girişimler, gelişmeler yaşanıyor!..Ergenekon Terör Örgütü(ETÖ), çökertilMİyor; çökertilemiyor! Hükümetten KORKAKLIK belirtileri var!.. Ergenekoncu'lar bir SAVCI başı daha yemeye hazırlanıyor!..Ulusalcılar, kapsamlı bir hamle ve karşı saldırı-manevra içinde..Son bir aydır, ETÖ Operasyonları sanki durmuş durumda!..KİLİT isimlere DOKUNULMADI !..Yüzlerce ETÖ çetesinden ve hücresinden henüz üç-beş tanesi deşifre edilebildi..Onlar da şu an intikam peşinde!..Evet..Çok tehlikeli bir süreç başlıyor!..Mahkeme öncesi ilginç girişimler!..Ergenekon Terör Örgütü(ETÖ), çökertilMİyor; çökertilemiyor! Hükümetten KORKAKLIK belirtileri.. Ergenekoncu'lar bir SAVCI başı daha yemeye hazırlanıyor!..Ulusalcılar, kapsamlı bir hamle ve karşı saldırı-manevra içinde..Son bir aydır, ETÖ Operasyonları durmuş durumda!..KİLİT isimlere DOKUNULMADI !..Yüzlerce ETÖ çetesinden ve hücresinden henüz üç-beş tanesi deşifre edilebildi..Onlar da şu an intikam peşinde!..
2001 yılında verdiği ifadeler Ergenekon soruşturmasına temel oluşturan Tuncay Güney, Kanada'dan yaptığı açıklamalarla hala gündeme damgasını vurmaya devam ediyor.
Ekranlardaki altın fırtınası bu akşam start alıyor. Yarışmacı olmak isteyenlerin telefonları kilitllediği Yazı-Tura’nın sunucusu Aysun Kayacı, yarışmada güzelliğinden çok bilgisiyle öne çıkacağını söyledi.
NEW York Times Gazetesi’nin Türkiye muhabiri Sabrina Tavernise, özellikle Pakistan’daki Fethullah Gülen okullarına büyük övgü yağdırdığı ünlü yazısından sonra, bu defa da Türkiye’deki türban sorununa el attı.
Son Ergenekon operasyonunda gözaltına alınan 'travestiler kraliçesi' lakaplı Seyhan Soylu ve oyuncu Nurseli İdiz'in yeni bir 28 Şubat süreci için zemin hazırlamakla suçlandığı öğrenildi.
Dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı" (LHC), 13.7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen Büyük Patlama'dan hemen sonraki başlangıç şartlarını oluşturarak maddenin sır perdesini aralayabilmek için yarın çalıştırılacak.
ABD'de yaşayan Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürüyor. Elektriksiz yaşıyor, at arabası kullanıyor, TV ve bilgisayardan uzak duruyor. İşte Amishler'in izole hayatı...