gasteci.com
 
     Ana Sayfa Reklam Tüm Haberler İletişim

Nuh Gönültaş

Nuh Gönültaş Bu fener başka fener!
Güzel bir isim. Bir hayır kurumu için çok iyi düşünülmüş bir isim...

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz Bombalar
Bu kaçıncı bombalı tezgah? Her tarafa döküp saçmışlar, bombaları… Korku imal edip Kaos'a oy...

Harun Tokak

Harun Tokak Gurbettekiler için ezan vakti
Gece ilerliyor… Yıldızlarda bir telaş… Gökyüzü şehrayin hazırlığında… ...

Aydoğan Vatandaş

Aydoğan Vatandaş Gürcistan ve ABD Seçimleri
Doğrusu ben, Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili’nin Güney Osetya’yı kontrol alt...

Sebahattin Çelebi

Sebahattin Çelebi Deniz Feneri olayı...
Aslında filmin böyle biteceği belliydi. Deniz Feneri olayından bahsediyorum tabii ki. ...

Halit Esendir

Halit Esendir Jandarma teşkilatı sivil ve askeri olarak yeniden yapılandırılmalı...
AK parti iktidarı uzun bir aradan sonra Cumhurbaşkanlığı seçimi, erken genel seçimler ve kapatma dav...

Taceddin Kayaoğlu

Taceddin Kayaoğlu Kurgulanmış zamanlar-öğretilmiş ayrılıklar (Yanlış bir tarih okumasının düzeltilmesi üzerine
“Ermeni meselesi, Ermeniler meselesi değildir.” Sultan II. Abdülhamid...

Mehmet Ali Bulut

Mehmet Ali Bulut Kenya'ya kar yağıyor!
Kenya’ya kar yağmış… Beş altı yıl önce de Arabistan’a yağmıştı. Demek ki ...

Sezai Şen

Sezai Şen Hoşgeldin Ey Şehr-i RamaZAM
Lafa gelince “Yüzde 99’u Müslüman olan Türkiye” oluruz ama acaba icraata gelince d...

Gasteci Kulislerde

Gasteci Kulislerde Eğer AK Parti kapatılsaydı...
3.5 aylık baş döndürücü trafik bitti. Ak Parti kapatılacak mı ?, kimler siyasi yasak alacak ? gibi s...

Erol Kavas

Erol Kavas Mini Laptop - Asus Eee PC Türkiye'de!!!
İlk kez hepsiburada.com tarafından satışa çıkarılan ürünün özelliklerini inceliyelim....

SPOR HABERLERİ

HOCAEFENDİ'Yİ DUYGULANDIRAN SORU

www.sonsaniye.net

Yıllık izinde yolu New York'a düşen gazeteci Nuray Başaran,Gülen Hocaefendi ile 1 saat 15 dakika görüştü.
Başaran bu zor gerçekleştirdiği görüşmeyi Referans gazetesindeki köşesinde anlattı.


SAMANYOLUHABER

"Fethullah Gülen ile 1 saat 15 dakika (2)

Dün kaldığım yerden devam edecek olursam, ABD'ye gidenler bilir ana otoban yollarda numaralar vardır. Gideceğiniz yerin numaralarını öğrenir ve yolunuzu öyle bulursunuz. Elimdeki iki numara ile ben de New York'tan saat 16.00 sıralarında Pennysylvania'ya doğru yola çıktım. Numaralar bittiğinde elimdeki kağıttaki krokide, "benzin istasyonundan sonra sağa sap" diyordu ve adres orada bitiyordu. Buraya kadar geldiğimde anladım ki, Pennysylvania'da birine adres vermek, sokak ve kapı numarası vermek mümkün değil. Bu ormanın içindeki çiftlikleri gerçekten ancak iyi bir tarif ile bulabilirsiniz. Adres istediğimde bazı kişilerin, "Size o adresi vermek mümkün değil, bulamazsınız" diye cevap vermelerini şimdi daha iyi anlıyordum..
Neyse konuya dönersek, benzin istasyonunun sağından döndüğüm yol beni ormanın içinde her iki tarafında, "Office" yazılı küçük beyaz binaların bulunduğu ama içeri giriş için bir özel kapı korumasının da yer aldığı bir yapının önüne getirdi. Bu arada en önemli ayrıntı, bu iki küçük yapının yanında yükselen bir direkteki Amerikan bayrağıydı. Görüntü, burasının ABD'nin bir resmi binası olduğu izlenimi veriyordu. Ama tarif edilen yere de uygundu. (Bu arada sonradan öğrendim ki, kapıdaki ABD bayrağının bulunması, burasının özel olarak korunduğu anlamına geliyormuş.)

Arabadan indim, "Office" yazılı küçük kulübeye doğru ilerledim. İçeride iki genç öğrenci duruyordu. Onları görür görmez anladım ki adresi bulmuştum. Derken kapıyı açtım ve bana Türkçe "hoş geldiniz" dediler. Doğrusu resmi bir binayı andıran bu yapının önünde ne bir koruma, ne de özel bir güvenliğe rastlamamak beni şaşırttı. Bir tek Amerikan bayrağı güvenliği sağlıyor olamazdı. Ancak sonra fark ettim ki, kapıda ciddi güvenlik kameraları mevcut. Elbette öğrenci olduğunu sandığım iki genç bana Gülen ile randevum olup olmadığını sordular. Ben de olmadığını söyledim. Kendimi tanıtıp görüşmek istediğimi, buraya tatile geldiğimi ve yarın da ABD'den ayrılacağımı söyledim. Elbette hemen olumsuz cevap verdiler. Ve eklediler: "Sizi hemen kabul edemez. Hem sağlık durumundan, hem de randevular günler öncesinden alınıyor. Hele röportaj, bu nasıl olur? Bugünden yarına� mümkün değil. Bunun için kendisinin özel bir hazırlık yapması gerekir. "

Aslında çok da haksız sayılmazlardı. Ankara'da bile röportaj yapmak istediğimiz kişiler bir iki gün önceden haberdar olmak istiyorlardı. Hatta neleri konuşacağımızın sorulması bile artık bizim için rutin bir yöntemden ibaretti. Bense gelip kapıya dayanmış ve, "Görüşmek istiyorum, bir de röportaj yapmak istiyorum. Yarın da Türkiye'ye geri döneceğim. Çok az da zamanım var" diyordum. Onlar haklıydı ama direnmeye devam ettim. Ve, "Peki lütfen kendisine bunu iletin o, ‘hayır' derse, geri dönerim" dedim. Genç görevli, "bunu yapamam, şu anda müsait değil" dedi. Sonra ekledi, "kendisi bu ara hem biraz rahatsız. Hem de günde ortalama 35-40 ziyaretçisi var" dedi. Kendisine müsait olana kadar bekleyebileceğimi, cevaba göre de hareket edeceğimi söyledim. Neyse ki, 5 dakika sonra genç görevli içeriye gidip bu bilgiyi paylaştı. Geri döndü ve, "Nuray Hanım sizinle görüşecek. Sizi bu süre içerisinde misafirhanemize alalım, biraz orada dinlenin" dedi.

Ormanın içinde başka bir villaya gittik. Bu arada, "Belki sizinle akşam yemeğinde bir araya gelecek" doktorunun tavsiyesine göre hareket edeceğiz denildi. Ancak bir süre sonra, "akşam namazından ve yemekten sonra sizi kabul edecek. Size burada yemek ikram edeceğiz" diyerek yemek masası hazırlandı. Menüde yayla çorbası, kıymalı ıspanak ve mangalda et-közlenmiş domates ve biber vardı. Yemekleri ikram eden kişi, "Hocamız da aynı yemeklerden yiyor şu anda" demeyi ihmal etmedi.
Yemekten hemen sonra kapıya Gülen'in yardımcısı Cevdet Bey geldi ve arabayla Gülen'in yaşadığı eve doğru gittik. "Office" yazılı küçük binaların önündeki güvenlik kapısı açıldı bir süre ormanın içinde ilerledikten sonra yarı karanlıkta gördüğüm ahşap bir villanın önünde durduk. Ev kovboy filmlerindeki ahşap binalar gibiydi. Dış görünüşten yarı karanlıkta hatırladığım evin büyük verandası ve buradaki büyük uzun tik ağacından masa ve sandalyelerdi.

Gazetecilik refleksiyle etrafa dikkat ederken kapının önündeki esas ayrıntıyı sonra fark ettim. Kapıda taburenin üzerinde biri oturuyordu(girişte). Yarı karanlıkta "güvenlik için görevli olabilir" diye düşünürken, ben yaklaşınca ayağa kalktı. Baktım ki, bu kişi Fethullah Gülen. Beni kapıda karşılıyordu. Rahatsızlığı nedeniyle de bir taburede oturmuştu. İnsan ister istemez kendisinden yaşça bu kadar büyük bir insanın ve son yıllarda ne kadar büyüdüğüne dair bilgilerin paylaşıldığı bir cemaatin liderinin böyle bir karşılama yapmasına şaşırıyor. Doğrusu, o anki şaşkınlığım çok büyüktü. İçeride (Gülen tanıştırınca öğrendim) doktoru (Elinde tansiyon aletiyle), İzmir Yamanlar Koleji Genel Müdürü vardı. Belli ki daha önceden belirlenmiş randevu ve kabullerdi.

İçeri geçtik. Burası büyük bir salondu. Tıpkı Anadolu'nun evleri gibi, Türk halıları ve klasik kadife koltuklarla döşenmiş salonun bir tarafında da, daha modern, oldukça uzun ve tekli koltuklardan oluşan ve koltuklar arasına sehpa görevi gören ahşapların da monte edildiği bir bölüm vardı. Oraya oturduk. Karşımda öylesine kibar, öylesine misafirine her haliyle önem veren biri vardı ki, bu beni sohbet boyunca çok şaşırttı. Sadece davranış biçimi değil, konuşmalardaki üslup da bu durumu tamamlayan bir başka unsurdu. Önce neden röportaj vermediğini söyledi. Ülkenin zor dönemden geçtiğinin farkındaydı ve bunun için üzgündü. Hem röportaj vermek için bir hazırlık yapması gerektiğini, hem de bu dönemde söyleyeceği her cümlenin, herkes tarafından farklı yorumlanıp bir de bu nedenle ülkede sorun yaşanmasını ya da yanlış anlaşılmalara neden olmak istemiyordu.

Görünen o ki Yargıtay Ceza Daireleri Kurulu'nun "beraat" kararı kendisini çok mutlu etmişti. Ama yine de bu mutluluk ve rahatlama noktasında bile hassasiyeti ve dikkati elden bırakmıyordu. Sohbete başladım, o sohbet ediyordu ama ister istemez sohbet benden dolayı soru cevap şeklinde ilerliyordu. Baştan konuştuğumuz gibi, "off the record" sohbette her soruya açıklıkla ve çekinmeden cevap veriyordu. Detaylarla anlatıyordu. Laf dönüp dolaşıp elbette türbana geldi. Bu bölümü yazmakta sakınca görmüyorum çünkü kendisinin de dediği üzere, daha önce bu konudaki görüşlerini kamuoyuyla paylaşmıştı. Türbanın dinin ön koşulları arasında olmadığını ve bu konudaki görüşlerini daha önce medya aracılığıyla söylediğine vurgu yaptı. Anadolu'da halkın nasıl bir arada -türbanlı veya değil- birlikte sorunsuz yaşadığı konusunda hemfikir olduk. Ve söylediklerinden, türban ile ilgili gelen yasa değişikliğinin gündeme taşınması noktasında yanlış yapıldığını düşündüğünü anlamak zor değildi. Temel felsefesini "diyalog" üzerine kuran Gülen, her şey ve her konunun konsensüs ile yapılmasından yana olduğunu özellikle vurguluyordu.

Söz o günlerde ABD'deki oturma izni ve yurda dönüp dönmeyeceğine geldiğinde duygusaldı. 2009'a kadar ABD'de yaşamasıyla ilgili bir problemin olmadığını, bu durumun Türkiye'deki bazı medya organlarında yanlış aktarıldığını özellikle vurguladı. Ancak aklı Türkiye'deydi. Daha önce medyaya yansıyan Türkiye'den gelen toprakları nasıl kokladığını söyledi. Gözleri doldu. Dayanamadım sordum ve cevabını da aldım, elbette Türkiye'ye dönmek istiyordu ama şunu da ekliyordu: "Gelişim ülkemde sorun yaratacaksa, bu hasrete dayanmaya devam ederim".

Ancak bu cümle, Türkiye'ye bir an önce gelmek istememesi anlamına da gelmiyordu. En çok hangi şehri, nereyi özlediğini sorduğumda ise, "Hemen hemen tüm Türkiye'yi gezdim. Bazı yerlere iki kez gittim. Ama İzmir'in yeri başka. Orada çok kaldım. Çok anılarım var " dedi.

Bir saat hemen geçmişti ki, saat başı ölçülmesi gereken tansiyon için doktor görevdeydi. Tansiyonu ölçüldü ve 16 olarak doktoru kendisine söyledi. Sohbeti 15-20 dakika daha sürdürdük.

Bu arada ikramlar da gelip gitti elbette. Çay ve kuruyemiş ikramından sonra sütle yapılmış Türk kahvesi son ikramdı. Kendisine sohbet için teşekkür edip izin istedim. Ayrılırken de kapıya kadar yolcu etti� Konukları karşılama ve uğurlama özel bir öneme sahipti anlaşılan.

NURAY BAŞARAN/Referans gazetesi

23.Temmuz.2008 21:09:19

Puan: 4.7/5 (23 oy verildi)

Yazıcı Görünümlü Sayfa Arkadaşına Yolla Yorum Yazabilirsiniz
Yorumlar
   ü.akkaya
MEHMET ALİ B. BEYİN KİTAPLARI VAR MIDIR?SAYGILAR

Haber Arşivi
ŞEHİT AİLELERİNE ÇANKAYA'DA İFTAR 05.Eylül.2008
BARAJ KURUYUNCA CEPHANELİK ORTAYA ÇIKTI 05.Eylül.2008
ÖNCE İFTAR SONRA MAÇ... 05.Eylül.2008
ERGENEKONCU PAŞALARI ZİYARET İYİ OLMADI! 05.Eylül.2008
KADIN, PARA, MAKAM... DİKKATLİ OLUN AK PARTİLİLER! 05.Eylül.2008
DİKKAT! KOMUTAN HALKIN ARASINDA 05.Eylül.2008
OĞLUM DEVLET İÇİN 90-95 ADAM ÖLDÜRDÜ! 05.Eylül.2008
SABANCI'NIN KATİLİ'Nİ ÖLDÜRME EMRİ VELİ KÜÇÜK'TEN! 03.Eylül.2008
İFTAR ÇADIRI AMERİKA'YA KADAR ULAŞTI! 03.Eylül.2008
BOĞAZ'A ÜÇÜNCÜ KÖPRÜNÜN GÜZERGAHI BELLİ OLDU 03.Eylül.2008
YARSAV BAŞKANI'NIN HİLELİ ÇÜRÜK RAPORU MSB'NDA! 03.Eylül.2008
ERGENEKONCU EMEKLİ PAŞALARA GENELKURMAY ZİYARETİ 03.Eylül.2008
FLAŞŞŞ FLAŞŞŞ CUMHURBAŞKANI GÜL ERMENİSTAN'A GİDİYOR 03.Eylül.2008
BU DEVLET BANA ADAM ÖLDÜRTTÜ! VİDEOOO 03.Eylül.2008
İLKER PAŞA ANİDEN NEDEN DEĞİŞTİ? 03.Eylül.2008
ESKİ VEKİLİN KIZI VE NİŞANLISI ÖLDÜRDÜ! 02.Eylül.2008
AZGIN TEKE MEHMET YAKUP... ZAMAN BENİ TEHDİT EDİYOR! 29.Ağustos.2008
FLAŞŞŞ FLAŞŞŞ ASKER BAYKALI İÇERİ SOKMAD!!! 29.Ağustos.2008
GELİR GELMEZ CEMAAT DEDİ! 29.Ağustos.2008
BAYAN PAKSÜT ZANLI 28.Ağustos.2008
VAKİT GAZETESİ ÖZKÖK'ÜN KAÇAK İSKELESİNİ YIKTIRTTI 28.Ağustos.2008
İDDİA'YI ÇUKUROVA KAZANDI 28.Ağustos.2008
MÜSLÜMANLAR KÜRESELLEŞMEDEN YANA! 28.Ağustos.2008
İŞTE AZGIN TEKE MEHMET YAKUP'UN METRESİ İLE FOTOĞRAFLARI 28.Ağustos.2008
HEDEFİNİ ŞAŞIRAN TETİKÇİ MEHMET YAKUP FETHULLAH GÜLEN SAPLANTISINI YENEMİYOR! 28.Ağustos.2008
JİTEM TÜRKİYE'YE NELERE MAL OLDU? 27.Ağustos.2008
TRAJEDİ... PKK'LI MİLİTANIN CENAZESİNE ASKERDEKİ KARDEŞİ DE KATILDI 27.Ağustos.2008
ALTAYLI'DAN ÖZKÖK'E... YA SİZİN YAPTIKLARINIZ NE OLACAK! 27.Ağustos.2008
CUNTACI İLHAN AKIL TUTULMASI YAŞAMIŞ! 27.Ağustos.2008
EVET, ERGUN BABAHAN BU İDDİANIN ALTINDAN NASIL KALKACAK? 27.Ağustos.2008
BAYAN PAKSÜT ERGENEKON KAPSAMINDA ADLİYEYE ÇAĞRILINCA... VİDEOOO 27.Ağustos.2008
ERGENEKON TARAF'A DA SIZMIŞ! 27.Ağustos.2008
15 BİN ASKERİMİZ NASIL KÖR EDİLDİ? VİDEOOO 27.Ağustos.2008
CHP'Lİ 'Yİ KARISI ÖLDÜRTMÜŞ! 26.Ağustos.2008
PİYANGO BİLETİ ALSAYMIŞ TALİHLİ OLURMUŞ! 26.Ağustos.2008
MODERN HAYATA BAŞKALDIRAN HALK: AMİSHLER 25.Ağustos.2008
CUMHURİYET'TE SEZER KAVGASI 25.Ağustos.2008
KOLA KURDA'YA İZİN YOK (KÜRT KOLASI) 25.Ağustos.2008
FLAŞŞŞ FLAŞŞŞ KIRGIZİSTAN'DA YOLCU UÇAĞI DÜŞTÜ 24.Ağustos.2008
ERGENEKON, KURTLAR VADİSİNDE... 24.Ağustos.2008
YEŞİL KUNDURA'NIN SAHİBİ ÖLÜ BULUNDU 24.Ağustos.2008
GÜLEN CEMAATİNDE DARBE PLANI! 24.Ağustos.2008
İŞTE OLİMPİYATLARDA EN ÇOK TÜKETİLEN ŞEY! BİRAZ DA OLİMPİYATLARIN GERÇEK YÜZÜ! 24.Ağustos.2008
SAVCI SAĞLAM, RAPOR ÇÜRÜK! 23.Ağustos.2008
YOUTUBE YASAĞI KALKTI AMA... 23.Ağustos.2008
AMERİKALILAR KARADENİZ'E, RUSLAR DA AKDENİZ'E... 23.Ağustos.2008
HEDEFİNİ ŞAŞIRAN TETİKÇİ MEHMET YAKUP! 23.Ağustos.2008
YAŞAR HOCA'NIN EŞİ ÇOK KIZDI 23.Ağustos.2008
ERBAKAN TV5'İ AYDIN DOĞAN'A SATTI 23.Ağustos.2008
VAY ANASINI... HÜLYA, SAADETTİN, FERAYE, KAYA, AYNI TEKNEDE! 23.Ağustos.2008

Gazetelerin 1. Sayfaları

İFTAR ÇADIRI AMERİKA'YA KADAR ULAŞTI!

Uzun yıllardır Türkiye'nin dört bir tarafında kurulan iftar çadırları, ABD'ye kadar ulaştı. Milky Way Education Derneği tarafından bu yıl ilk kez New Jersey Clifton Park'ta kurulan iftar çadırına; Müslüman Türk toplumu yoğun ilgi gösterdi.

MODERN HAYATA BAŞKALDIRAN HALK: AMİSHLER

ABD'de yaşayan Amishler, dünyadan tecrit edilmiş bir hayat sürüyor. Elektriksiz yaşıyor, at arabası kullanıyor, TV ve bilgisayardan uzak duruyor. İşte Amishler'in izole hayatı...

DEVLETTEN MAAŞLI ACZEMENDİ!

"Aczimendilerin Yalova'da Askeri bir kışlada eğitildiği" bilgisi daha sıcaklığını korurken, devlet görevlisi bir aczimendi ortaya çıktı.

MÜSLÜMAN ŞİRİNLER!

Avrupa, Şirinler'in Türkiye'de bazı TV kanallarında “İslami usul”de yayınlanmasını konuşuyor.

DAYAK YEMEKTEN BIKTI!

Sunucu Ece Erken, sürekli olarak dayak yediği kocasından boşanmak için davayı açtı. Erken oldukça yüksek bir tazminat istiyor.

GECEKONDUDA OTURDUĞU GÜNLERİ ÇABUK UNUTUYORLAR

Ünlüler geçmişlerini inkar ediyor. Örnek Ebru Şallı... Ünlü manken, "İstanbul'da hangi semtlerde oturdunuz?" sorusuna 'Bebek ve Etiler' yanıtını verdi. Oysa Şallı, ünlü olmadan önce Feriköy'de gecekonduda yaşıyordu.

NE ORMAN YANGINI, NE YAŞ NE ERGENEKON... İŞTE HÜRRİYET'İN EN ÇOK OKUNAN HABERİ!

Gülben Ergen'in içi dışı bir!!! İşte Hürriyet'in en çok okunan haberi!!! Ne Orman yangını, ne YAŞ kararları, ne de Ergenekon... Gündeme bomba gibi düşen ikinci Sibel Can vakası haberi Kıbrıs'tan geldi!

BİR İLAÇ VE TATLI TARİFNAMESİ...

Her kim bu tatlıdan üç lokma yese, göğsüne şifa, gönlüne nur olur. Dindar, yaşlı ve sevimli bir dostu ziyarete gitmiştik. Ben, hüsn-i hat merakım dolayısıyla duvarlardaki eski-yazı levhalarını incelerken, bir levha özerinde ilgi çekici ve hoş bir ilâç târifnâmesine rastladım, ilâcın hazırlanışı şöyle:

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

» Kenya'ya kar yağıyor!

DÜN EN ÇOK OKUNANLAR

» KADIN, PARA, MAKAM... DİKKATLİ OLUN AK PARTİLİLER!
» ERGENEKONCU PAŞALARI ZİYARET İYİ OLMADI!
» Bu fener başka fener!
» OĞLUM DEVLET İÇİN 90-95 ADAM ÖLDÜRDÜ!
» BARAJ KURUYUNCA CEPHANELİK ORTAYA ÇIKTI
» DİKKAT! KOMUTAN HALKIN ARASINDA
» ÖNCE İFTAR SONRA MAÇ...
» ŞEHİT AİLELERİNE ÇANKAYA'DA İFTAR

EN ÇOK ARANANLAR

» Ahmet Hakan
» Ali Kırca
» Nurettin Veren
» Galatasaray
» Fethullah Gülen
» Nuh Gönültaş
» Minik Dualar
» Video Haberler

VİDEO HABERLER

» BU DEVLET BANA ADAM ÖLDÜRTTÜ!
» BAYAN PAKSÜT ERGENEKON KAPSAMINDA ADLİYEYE ÇAĞRILINCA...
» 15 BİN ASKERİMİZ NASIL KÖR EDİLDİ?
» GÖZYAŞLARIYLA İZLEYECEĞİNİZ BİR VİDEO
» EY DOST BİZE ÖLÜMDEN BAHSET!
» RUS SNİPER GÜRCÜ MUHABİRİ BÖYLE VURDU
» ÖLECEKLERİNİ DÜŞÜNEREK ŞAHADET GETİRDİLER, SONRA PRES PRES DİYE BAĞIRDILAR
» KABE İMAMINA NAMAZ SIRASINDA SALDIRI!
» YAŞAR BÜYÜKANIT'A BİR TRİLYONLUK OTOMOBİL
» ENKAZDAN SAĞ ÇIKTI
gasteci.com © 2008