Ergenekon operasyonunda yeni dalga gözaltılar başladı. Prof. Dr. Uçkun Geray ve Yusuf Buldu dahil gözaltılar var...
Ergenekon terör örgütü soruşturmasında yeni bir dalga daha başladı. İstanbul, Ankara ve Mersin’de gözaltıların yaşandığı bildirildi. Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz’ün talimatı ile başlatılan operasyon kapsamında 17 kişinin gözaltına alınacağı ifade ediliyor.
Gözaltına alınan isimler arasında Mersin’de bulunan Ulusal Kanal Akdeniz Bölge Temsilcisi Yusuf Bulgu ve İstanbul’da bulunan Prof. Dr. Uçkun Geray da bulunuyor…
İstanbul'da 14 isim Ankara'da 3 isim gözaltına alındı. Gözaltına alınan isimler İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne getirildiği bilgisi geliyor. İstanbul'da 3 ayrı noktada operasyon yapıldı... Noktalardan bir tanesi Prof. Dr. Uçkun Geray'ın evinin bulunduğu Ayazağa Oyak Sitesi...
Yorumlar Adem Ünalan Ergenekon Operasyonu; Ülkü Ocaklarına da uzanıyor!..Devlet Bahçeli'nin neden Ocakların bir an önce kapatılmasını istediği ortaya çıktı..İşte EGE'yi haraca bağlayan, çok sayıda Ergenekoncu SAYGIN kişilerin himaye ettiği Ahmet Tekin Baykal Operasyonunda 2. Perde..Haberi, en güzel bugünkü YENİÇAĞ vermiş: Jandarmadan şafak baskını ...
AydIn’daki çiftliğine 100’e yakın polis ve helikopterlerle baskın yapılarak çete kurmak suçundan 50 adamıyla birlikte gözaltına alınan Ahmet Tekin Baykal’ın soruşturması yeni operasyonlarlarla genişletildi. Jandarma; İzmir, Çeşme, Aydın ve Kuşadası’nda düzenlediği “Şafak” harekatı ile çete operasyonunu sürdürdü. Aralarında eski Ülkü Ocakları Ege Bölge Başkanı Abidin Bilgin ile eski İzmir Ocak Başkanı Mahmut Keskin’in de bulunduğu 30 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan Bilgin 2005 yılında da bir çete operasyonu sonucu tutuklanmıştı...Yeniçağ, kendisine Ergenekon Operasyonu korkusu saran Kıbrıs İngiliz Otello-Hamlet mason locası üyesi, Gladyonun çelik çekirdeğini oluşturan TMT'nin kurucusu ve koordinatörü Rauf Denktaş'ı da haber yapmış. Zaten yazarları!
NECİP LÜTFEN NOT ALIN: http://www.oytrabzon.com/oytrabzon/Bu bir web sitesi..Çok ilginç yazarları var. Mesela Yasemin Tutal gibi. Mesela, 7. Ergenekon Operasyonunda gözaltına alınan Radikal Milli Görüşçü)!) Milli Çözüm dergisinin sahibi Ahmet Akgül'ün bu dergisinde de yazı yazan Mustafa N. Sınacı gibi..Sınacı'dan bahsetmeden önce bir dakika bir gazete haberi, Bugün'de çıkmış: "Papaz, Kara Kuvvetleri personeli çıktı" (11/06/2008) "Canlı yayında Müslüman olan papaz İlker Çınar'ın uzman çavuş rütbesiyle istihbarat elemanı olarak çalıştığı belirlendi. Çınar papazlık yaparken primleri Emekli Sandığı'na düzenli olarak yatırılmış." Şimdi şu isimlre bakın: Ahmet Akgül, Haydar Baş, Ali Rıza Bayzan, Mustafa N. Sınacı, Hüseyin Mümtaz Bayazıtoğlu, Arslan Bulut ve gazetesinin Trabzonlu yöneticisi X. Bu kişiler ve yukarıdaki web sitesini hazırlayan kişiler ve yazarları kimler ve kimler adına ne yapmak istiyorlar? Bugüne kadar ne yaptılar?..Görüntülü-yazılı ANTİ-DİYALOG BELGESELLERİ hazırlayıp karşılarına çıkan herkesi bunları verdiler veya seyrettirdiler. Özellikle Süleymancılar, Işıkçılar, İskenderpaşa, Çarşamba, Menzil cemaat ve tarikatları üzerinde yoğun bir baskı oluşturaak büyük bir karşı cephe oluşturmaya çalıştılar..Onları, Ulusalcı-Ergenekoncu Cephede yer almaya zorladılar..Belli ölçüde başarılı da oldular!.. Ama fanatik Atatükçü yayınlar yapan yukarıdaki web sitesi ne kadar samimi acaba?..Trabzon ekolü diye 28 Şubat sürecinde çok etkili olan Trabzonlu hangi Paşa ve onun altındaki subaylar, akademisyenler, gazeteci-yazarlar bu FİTNE tohumlarını attılar?..Neden Trabzon'u üs seçtiler?..
Rahşan Ecevit gibi Amerikan Misyoner tarikat okulu mezunları, neden "misyonerler geliyor!" diye ortalığı velveleye verdiler?! Ve misyoner, papaz ve H. Dink cinayetleriyle Türkiye'nin iç-dış itibar ve imajını kimler sarsttı?..Güven R. Ardal HEY GİDİ GÜNLER, HEY!...12 Eylül 1980 öncesi de tuhaf birtakım örgütler, topluluklar vardı. ÜGD-İGD, TÖB DER-TÖB BİR vs. yasal örgütlenmeler...Bir de illegal. Sağda en ünlüsü de TİT idi. Türk İntikam Tugayı! ETKO da vardı. Başkaları da. Solda da bir sürü örgüt, fraksiyon vardı. Sağda olanlar İzmir'e veya başka yerlere askeri eğitim ve gerilla taktikleri almaya giderlerdi..Solda olanlar da Beka Vadisine El-Fetih Kamplarına!..Faik Bulut gibi kişiler..Veya o günlerde Cengiz Çandar, Gülay Göktürk, Mahir Kaynak, Şahin Alpay gibi Amerikan AFS veya Fullbright bursuyla Amerikan karşıtı eylemler yapan komünistler vardı!..Mesela; o günlerde "Vur gerilla vur, Türk askerini arkadan vur!" tarzı çok tahrik edici şiirler yazan, Partizan adlı kitabıyla meşhur olan AYTUNÇ ALTINDAL vardı..Sonra, şimdilerde FENA HALDE ULUSALCI oldu, Ergenekoncuların, HAYDAR BAŞ'ın akıl hocası oldu! Ali Rıza BAYZAN gibi; Haydar Baş'a MİSYONERLER ile ilgili malzeme sağlayan kitaplar çıkardı seri halde..Onları okuyan gençler gittiler RAHİP vurdular, misyonerleri öldürdüler Malatya'da, İzmir'de saldırdılar..Sinagog bombaladılar..Ermeni asıllı yazar H. Dink'i kurşuna dizdiler..12 Eylül öncesi de bugün de devam ettirmeye çalıştığı gibi, Doğu Perinçek kendine bağlı yayın organlarında birtakın SAYGIN kişileri hedef gösterirdi; birkaç gün sonra da o kişiler ölü bulunurdu veya suikasta uğrardı!..Bir gün 12 Eylül öncesi Tercüman çalışanlarından ünlü bir arkadaşla sohbet ediyoruz. Bana dedi ki: Bir gün gazetedeyim. Öğle sonrası. Akkan Suver ve bir arkadaşı geldi. Ellerindeki tabancayı masanın üzerine attılar. (SEndikacı) Kemal (Türkler)'in işi bitmiştir dediler..Sanırım aynı silahla da bir-iki gün sonra bu defa Ülkücü bir abi veya gençler öldürülecekti...Halk arasında "Miiliyetçi masonlaré olarak bilinen, ne demekse, Akkan Suver ve arkadaşları sonraları Marmara Vakfı'nı kurdu. Amblemleri de zaten masonik..28 Şubat sürecinde başta Çevik Bir, daha sonra da Mehmet Nuri Yılmaz gibi kişileri kadrosuna kattı...Fethullah Gülen'in elinden Orta Asya ve Dinlerarası Diyalog çalışmaları kozlarını almaya çalıştı. Bilhassa Ramazanlarda (genelde oruç tutmayanların katıldığı) iftar yemekleri verdiler..Akkan Bey'in hanımı da Ermenistan Lobisinin kadın kolları başkanı gibi çalışır..Başta TİT'ten bahsettim ya! 12 Eylül öncesi, Kemal Türkler cinayetini TİT üstlenivemişti!..O zamanlar TİT'in başında Kağızmanlı Semih Tufan Gülaltay yoktu tabii. Başka abiler, başka maşalar, başka taşeronlar vardı...O gün de TİT başkanı bazı rütbeli subaylar nezdinde pek muteber ve makbuldü, 28 Şubat öncesi-sonrası da! Gülaltay'a parti(UBP) ve komite(UBK) kurdurdular!..Kafkas kökenli askeri istihbaratçılar, MİT'çiler!..Ve şimdi ERGENEKON Soruşturması kapsamında...Ama arkasındakiler, baronlar ya izlerini yok ettiler ya da zaten yoktular(!)..Utku HİZBULLAH BASIN MERKEZİ neresi? Cumhuriyet gazetesinden başka bilen var mı acaba?...BUGÜNKÜ Cumhuriyet gazetesinin komedisi! Allah şaşırtmasın!.. Hizbullah Basın Merkezi(!) açıklama yapmış, Zaman'ın haberini kınamış; Cumhuriyet de tutmuş bunu haber yapmış! Tam bir maskaralık,kepazelik bu!Hizbullah Basın Merkezi; Cumhuriyet'in içinde olmasın! Bombalar gibi! Haberi yapan Mehmet Faraç; öldürülen yazarları A. Taner Kışlalı ve Uğur Mumcu cinayetlerinin aydınlatılması için haberler yapsa ya! Ne oldu, Mumcu öldürüldüğünde bilgisayarında ve disketlerinde yer alan çok önemli bilgilere, belegelere?..İlhan Selçuk, Mustafa Balbay; MUMCU DİSKETLERİNİ bir an önce ERGENEKON SAVCISINA versin bakalım!.. Hayret!...Hizbullahı savunmak, yani DİNCİ TERÖRÜ (!) savunmak Cumhuriyet gazetesine düştü!..Hizbullah'ı, MOSSAD savunacak değil ya!..Aslında niye olmasın, belki de Hizbullah BASIN MERKEZİ, MOSSAD savunmasını yayınlamıştır!..NUR topu gibi bir BASIN MERKEZİMİZ daha oldu!..Sağolsunlar!
Ünlüler geçmişlerini inkar ediyor. Örnek Ebru Şallı... Ünlü manken, "İstanbul'da hangi semtlerde oturdunuz?" sorusuna 'Bebek ve Etiler' yanıtını verdi. Oysa Şallı, ünlü olmadan önce Feriköy'de gecekonduda yaşıyordu.
Gülben Ergen'in içi dışı bir!!! İşte Hürriyet'in en çok okunan haberi!!!
Ne Orman yangını, ne YAŞ kararları, ne de Ergenekon... Gündeme bomba gibi düşen ikinci Sibel Can vakası haberi Kıbrıs'tan geldi!
Her kim bu tatlıdan üç lokma yese, göğsüne şifa, gönlüne nur olur. Dindar, yaşlı ve sevimli bir dostu ziyarete gitmiştik. Ben, hüsn-i hat merakım dolayısıyla duvarlardaki eski-yazı levhalarını incelerken, bir levha özerinde ilgi çekici ve hoş bir ilâç târifnâmesine rastladım, ilâcın hazırlanışı şöyle: