ARŞİV YALAN SÖYLEMEZ... ERGENEKONCULARLA ERGENEKON BELGESELİ
Can Dündar'ın çektiği Ergenekon belgeselinde yaptığı toplum mühendisliğinin ayrıntıları...
Ergenekoncularla Ergenekon Belgeseli
Can Dündar Türkiye’deki ilk kez “Ergenekon” isimli kitap yazmış ve ilk kez “Ergenekon” konulu belgesel yapmıştı.
Ancak, Ergenekon Operasyonu başlayıp ta tutuklamalar başlayınca Can Dündar, Ergenekon Operasyonu’nun karşısında yer aldı.
Hatta daha önce bu derin yapılanmanın üstüne giden savcının nasıl da öldürüldüğünü köşesine taşıdı. Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz de bu durumdan rahatsız olmuş ve Can Dündar’ın ifadesini almıştı.
Ancak Can Dündar’ın asıl tepkisi, Ergenekon’un 2. Büyük dalgası başlayınca oldu. Ergenekon’un sol kanadına uzanan ikinci dalgada Orgeneraller dahil önemli isimler içeri alındı.
Bunun üzerine Can Dündar, Ergenekon Savcısı’yla ilgili “elinde tespih vardı” gibi cümleler içeren uzun bir etiketleme yazısı kaleme almıştı.
Can Dündar’ın yıllar boyu “ülkücü çete” olarak lanse ettiği Ergenekon tanımlamasının yıkıldığı andı ikinci dalga Ergenekon operasyonu.
Ergenekoncuları Ergenekon karşıtı gösterdi
Can Dündar yıllar boyu Türkiye’ye “derin ilişkileri aydınlatan yazar” olarak nitelenmiş, Çatlı gibi ülkücülerin üzerine gittiği içinde özellikle sol camiada büyük saygı uyandırmıştı. Ancak babasının MİT mensubu olduğunu bütün bu yıllar boyunca gizlediği iki ay önce ortaya çıkınca işler değişmişti.
Can Dündar’ın, yıllar önce yaptığı Ergenekon belgeseline bakıldığında ise her şey ortaya çıkıyor.
Dündar, Ergenekon içindeki sağ-ülkücü kanadı anlatırken, sol kanadı ustaca gizliyordu. Hatta Can Dündar’ın Ergenekon’u anlatmada mikrofon uzattığı kişiler, Doğu Perinçek ve Erol Mütercimler gibi isimlerdi. Oysa bugün o iki ismin Ergenekon Operasyonu kapsamında içeri alındığını görüyoruz.
Ergenekon’u aydınlatmak için Ergenekon’cuları kullanmak ta ancak Can Dündar gibi bu işi ustaca yapan birisiyle mümkündü.
İşte Ergenekon’u ülkücülerden ibaret göstermek için kurgulanmış belgeselden birkaç bölüm:
Yorumlar Armağan Geçtiğimiz günlerde DTP mitinglerinde yaşanan eli Kur'anlı "PKK'lı İmam" olayı, ne büyük bir PROVOKASYOMUŞ; Ergenekondan tutuklanan Behiç Gürcihan'ın (Babası Ali İhsan Gürcihan Paşa); ünlü web sitesi acıkistihbarat.com'da en son çıkan isimsiz bir yazının bir bölümünü okuyun, görün: "...ABD Başkonsolosluğuna silahlı saldırıdan yaklaşık üç hafta önce; Amerikalı, Budist, USAID (paravan CIA kuruluşlarından biri) görevlisi ve iyi derecede Kürtçe bilir Barbara Anne Lakeberg, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca casusluk suçlamasıyla aranmaya başlandığında buhar oldu uçtu. Kayıtlara göre Türkiye’den çıkış yapmadı.
Lakeberg’in Güneydoğu’da teşrik-i mesaide bulunduğu insanlardan biri, ‘PKK’lı imam’ denilen, Nur cemaati lideri Hüseyin Bulut.
Bulut, aynı zamanda DTP’nin İnanç Komisyonu üyesi ve din dersi bahanesiyle evine gelen kız çocuklarına hakaret eden, anal ilişki teklif eden bir din adamı.
Saidi Nursi müridi, uçkuru sabi sübyana gevşek, PKKlı imam, Amerikalı casus bir kadınla aynı resim karesinde. Işığı üzerimizden eksik olmasın, Uğur Mumcu’nun ‘Kürt-İslam Ayaklanması’nı okumuşun garipseyeceği bir resim değil bu.
Akla ziyan konuşmalarında Atatürk’e ‘Deccal’ diyen Kırım Kongo Kanamalı imam, AB, ABD, DTP, PKK, Akepe’den aldığı cesaretle meydanlara hezeyanlarını şöyle kusmuş;
“Kürdistan'ı kurtaracak Kürtlerdir. Risale-i Nur Kürt'lerin imdadına gönderilmiş. Bizim de devletimiz olsun, dinsiz bir devlet olsun. Şerefime namusuna dinsiz bir devlet bizim Kürtlerin bu halinden hoştur.
Keşke Rusya'nın, İsrail'in işgalinde olsak, İsrail ne kadar vicdanlı, merhametli şefkatli. Yani Türkiye'ye göre ha! Milletimin kurtuluşu için bin tane oğlum olsa demokratik Cumhuriyet için feda edeceğim. Devlet olsun da bizim olsun, dinsiz olsun. Çünkü Türkler meşrutiyette bize zulmetti.”
‘Bana Amerikalı arkadaşını söyle, sana kim olduğunu...’dan hareketle, ‘İngiliz tepeme binseydi, İsrail ebemi öpseydi’ çıkıntılıklarında, ‘söyleyene değil söyletene’ bakıyoruz. İmamın suflörü Amerikalı kadın henüz bulunamadı.
Bu meczubun, konuşmalarında ‘demokratik Cumhuriyet’ten kasdettiği ne ise, AB’nin, ABD’nin, Akepe’nin, PKK’nın tulumbasına su taşıyan-kısa ömürlü-militan gazetelerin etrafında toplanan sözde solliberallerin de ‘demokratik cumhuriyet’ten kasdettiği aynıdır..".
Ünlüler geçmişlerini inkar ediyor. Örnek Ebru Şallı... Ünlü manken, "İstanbul'da hangi semtlerde oturdunuz?" sorusuna 'Bebek ve Etiler' yanıtını verdi. Oysa Şallı, ünlü olmadan önce Feriköy'de gecekonduda yaşıyordu.
Gülben Ergen'in içi dışı bir!!! İşte Hürriyet'in en çok okunan haberi!!!
Ne Orman yangını, ne YAŞ kararları, ne de Ergenekon... Gündeme bomba gibi düşen ikinci Sibel Can vakası haberi Kıbrıs'tan geldi!
Her kim bu tatlıdan üç lokma yese, göğsüne şifa, gönlüne nur olur. Dindar, yaşlı ve sevimli bir dostu ziyarete gitmiştik. Ben, hüsn-i hat merakım dolayısıyla duvarlardaki eski-yazı levhalarını incelerken, bir levha özerinde ilgi çekici ve hoş bir ilâç târifnâmesine rastladım, ilâcın hazırlanışı şöyle: